İçeriğe geçİçeriğe geç

Miras Hukuku · · ≈6 dk okuma

Mirasta Denkleştirme Davası Nedir?

Mirasta denkleştirme davasının şartları, altsoya yapılan kazandırmalar, ispat yükü, görevli mahkeme, zamanaşımı ve tenkisten farkı. Güncel uygulama.

Mirasta denkleştirme, mirasbırakanın sağlığında bir yasal mirasçısına miras payına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmanın, paylaşım sırasında hesaba katılmasını sağlar. Uygulamada “mirasta iade” olarak da anılan kurumun amacı, mirasçılar arasında mirasbırakanın öngördüğü dengeyi kurmaktır. Her bağış denkleştirmeye tabi değildir; kazandırmanın kime, hangi amaçla ve hangi hukuki iradeyle yapıldığı belirleyicidir.

İlgili Mevzuat Hükümleri

Türk Medeni Kanunu’nun 669-675. maddeleri mirasta denkleştirmeyi düzenler. TMK madde 669’a göre yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları denkleştirmeyi sağlamak amacıyla terekeye geri vermekle yükümlüdür.

Altsoya yapılan çeyiz, kuruluş sermayesi, malvarlığı devri, borçtan kurtarma ve benzeri kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Altsoy dışındaki yasal mirasçılar yönünden ise kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığını ileri süren tarafın bunu ispatlaması gerekir.

Denkleştirme Davasının Şartları

Bir kazandırmanın denkleştirmeye tabi olması için şu unsurlar birlikte bulunmalıdır:

  • Kazandırma mirasbırakanın sağlığında yapılmış olmalıdır.
  • Kazandırma karşılıksız olmalıdır.
  • Kazandırmadan yararlanan kişi yasal mirasçı olmalıdır.
  • Kazandırma miras payına mahsuben yapılmış olmalıdır.
  • Mirasbırakan, yararlanan mirasçıyı denkleştirmeden muaf tutmamış olmalıdır.

Ölüme bağlı tasarruflar kural olarak denkleştirme değil, vasiyet ve tenkis hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Yasal mirasçı olmayan üçüncü kişilere yapılan kazandırmalar da denkleştirmenin konusu değildir; şartları varsa tenkis, muris muvazaası veya başka bir hukuki sebep gündeme gelebilir.

Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar

Öğretide mirasta denkleştirme, mirasın paylaşılması sırasında yasal mirasçılar arasında hesap eşitliğini sağlamaya yönelik özel bir miras hukuku kurumu olarak ele alınır. İmre ve Erman, denkleştirme bakımından karşılıksız kazandırma, kazandırmanın mirasbırakanın malvarlığından sağlığında yapılması ve miras payına mahsup amacının bulunması unsurlarını öne çıkarmaktadır (Zahit İmre - Hasan Erman, Miras Hukuku, Der Yayınları, İstanbul 2016, s. 524).

Uygulamadaki temel tartışma, mirasbırakanın bağış iradesi ile miras payına mahsup iradesinin nasıl ayrılacağıdır. Altsoy yönünden kanuni karine ispat yükünü değiştirirken, altsoy dışındaki yasal mirasçılar bakımından kazandırmanın mahsup amacı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Altsoya Yapılan Kazandırmalarda İspat Yükü

TMK madde 669/2, altsoya yapılan belirli karşılıksız kazandırmalar bakımından denkleştirme karinesi getirir. Kazandırmanın miras payına mahsuben yapılmadığını veya mirasbırakanın kendisini denkleştirmeden muaf tuttuğunu ileri süren altsoy, bu iddiasını ispatlamalıdır.

Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda aynı karine yoktur. Bu durumda denkleştirme isteyen mirasçı, kazandırmanın miras payına mahsup amacı taşıdığını ortaya koymalıdır. Mirasbırakanın iradesi kural olarak her türlü delille ispatlanabilir; banka kayıtları, tapu işlemleri, yazışmalar, tanıklar, şirket pay devirleri ve tarafların ikrarları birlikte değerlendirilir.

Somut Olaylarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Denkleştirme terekeye yapılır; davacı mirasçıya doğrudan kendi payı oranında ödeme yapılması kurumun yapısına uygun değildir. Denkleştirme borçlusu, kural olarak kazandırılan şeyi aynen geri vermek veya değerini terekeye eklemek arasında seçim yapabilir. Değer üzerinden denkleştirme yapılacaksa TMK madde 673 gereğince denkleştirme anındaki değer esas alınır.

Mirasbırakan üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirasçısı adına tescil ettirmişse, kazandırmanın konusu her olayda taşınmazın kendisi olmayabilir. Mirasbırakanın ödediği bedel ile sonradan yaptığı inşaat ve iyileştirme giderleri ayrı ayrı hesaplanabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli, 2013/19539 E. ve 2014/1669 K. sayılı kararı bu ayrımı açık biçimde uygulamıştır.

Mirasta Denkleştirme ile Tenkis Arasındaki Fark

Denkleştirme, yasal mirasçılar arasında miras payına mahsuben yapılan kazandırmaların hesaba katılmasını amaçlar. Tenkis ise saklı payı ihlal eden tasarrufların tasarruf edilebilir kısmı aşan bölümünün azaltılmasına yöneliktir. Tarafları, şartları, süreleri ve hesap yöntemi farklıdır.

Mirasta denkleştirme davası kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli, 2016/15900 E. ve 2019/5589 K. sayılı kararında da bu ayrım vurgulanmıştır. Dava dilekçesinde koşulları varsa denkleştirme, olmadığı takdirde tenkis şeklinde terditli talep kurulabilir.

Süreler, Görevli ve Yetkili Merci

Yargıtay uygulamasında miras paylaşımı tamamlanmadığı sürece denkleştirme isteminin zamanaşımına uğramayacağı kabul edilmektedir. Paylaşım yapılmışsa, talebin niteliğine göre on yıllık genel zamanaşımı değerlendirmesi gündeme gelir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/11128 E. ve 2016/820 K. sayılı kararında, taksimden önce denkleştirme isteminin zamanaşımına tabi olmadığı; taksimden sonra on yıllık sürenin tartışılacağı belirtilmiştir.

Bununla birlikte “paylaşımın tamamlandığı tarih” her dosyada açık olmayabilir. Fiilî paylaşım, yazılı taksim sözleşmesi, ortaklığın giderilmesi kararı veya mirasçıların kesin hesaplaşması ayrı ayrı incelenmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasta denkleştirme davası kural olarak malvarlığına ilişkin çekişmeli bir davadır ve görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından HMK’nın genel ve miras hukukuna ilişkin özel yetki kuralları uygulanır. Terekenin paylaşılmasına ilişkin sulh hukuk mahkemesinin görev alanı ile denkleştirme alacağına ilişkin çekişmeli dava ayrılmalıdır.

Taşınmazın aynına yönelik tapu iptal ve tescil talebi de kurulmuşsa kesin yetki ve görev ayrıca değerlendirilmelidir. Sırf kazandırmanın taşınmazla bağlantılı olması, her denkleştirme davasını ayni dava hâline getirmez.

İspat, Delil ve Usul Sorunları

Denkleştirme davalarında banka hesapları, para transferleri, tapu ve şirket kayıtları, vergi kayıtları, kredi ödeme belgeleri, yazışmalar, tanık anlatımları ve mirasbırakanın ekonomik gücü önem taşır. Kazandırmanın miktarı ve güncel değeri için finans, gayrimenkul, inşaat veya şirket değerleme uzmanlarından bilirkişi raporu alınabilir.

Bilirkişi raporu yalnız matematiksel güncelleme yapmamalı; kazandırmanın türünü, başlangıç tarihini, aynen iade imkânını ve tarafların miras paylarını ayrı ayrı göstermelidir. Paranın satın alma gücü hesaplanırken kullanılan yöntem denetime elverişli olmalıdır.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2016/9034 E. ve 2019/3584 K. sayılı kararında, denkleştirme talebinin tenkis talebinden farklı olduğu ve talep sonucunun doğru kurulması gerektiği ele alınmıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli, 2016/15900 E. ve 2019/5589 K. sayılı kararında, miras paylaşılmadığı sürece denkleştirme isteminin zamanaşımına uğramayacağı ve davanın kendiliğinden tenkise dönüştürülemeyeceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli, 2013/19539 E. ve 2014/1669 K. sayılı kararında, murisin üçüncü kişiden alıp mirasçı adına tescil ettirdiği taşınmaz ile sonradan yaptığı katların maliyetinin ayrı hesaplanması; değer iadesi seçilirse denkleştirme anındaki değerin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sık Yapılan Hatalar

Denkleştirme yerine doğrudan davacının miras payı oranında para istemek, davalı kişinin yasal mirasçı olup olmadığını araştırmamak, bağış ile miras payına mahsuben kazandırmayı ayırmamak, tenkis talebini terditli kurmamak, paylaşım tarihini tespit etmeden zamanaşımı hesabı yapmak ve bilirkişi hesabında denkleştirme tarihindeki değeri göz ardı etmek başlıca hatalardır.

Hukuki Değerlendirme

Mirasta denkleştirme uyuşmazlıkları, çoğu kez “mirasbırakan kime ne verdi?” sorusundan daha karmaşıktır. Belirleyici olan kazandırmanın hukuki niteliği, mirasbırakanın mahsup iradesi, yararlananın yasal mirasçı sıfatı, paylaşım tarihi ve güncel değer hesabıdır. Dava, tenkis veya muris muvazaasıyla karıştırıldığında doğru deliller toplansa bile talep hukuki sebepten reddedilebilir.

Sonuç

Bu tür uyuşmazlıklarda yanlış talep kurulması, paylaşım tarihinin hatalı belirlenmesi veya kazandırmanın değerinin usulüne uygun hesaplanmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

<!-- EDİTÖRYAL DOĞRULAMA NOTU - YAYIN ÖNCESİ KONTROL TMK m. 669-675; HMK görev ve yetki hükümleri. Yargıtay 8. HD, 04.02.2014, 2013/19539 E., 2014/1669 K. Yargıtay 14. HD, 18.04.2019, 2016/9034 E., 2019/3584 K. Yargıtay 14. HD, 23.09.2019, 2016/15900 E., 2019/5589 K. Yargıtay 14. HD, 2015/11128 E., 2016/820 K. (karar tarihi kaynakta 2016; tam tarih yayından önce UYAP/Lexpera üzerinden yeniden kontrol edilmelidir). Kaynak PDF: blog-medeni-hukuk-mirasta-denklestirme-iade-davasi-6d4db944.pdf Kontrol tarihi: 31.07.2026. -->

Sık Sorulan Sorular

Her olayda otomatik olarak değil. Bedelin mirasbırakan tarafından ödendiği, kazandırmanın karşılıksız olduğu ve miras payına mahsuben yapıldığı belirlenmelidir. Altsoya yapılan kazandırmalarda kanuni karine önem taşır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.