İçeriğe geç

Blog / Miras Hukuku

Miras Taksim Sözleşmesi (Rızaî Paylaşma) Nasıl Yapılır?

· ≈4 dk okuma · Miras Hukuku

Mirasçıların anlaşarak yaptığı taksim sözleşmesinin şekil şartı, kapsamı, sonuçları ve dava yoluyla paylaşmadan farkı ele alınmaktadır.

Miras ortaklığı sona erdirilirken mirasçıların en pratik yolu, terekeyi kendi aralarında anlaşarak paylaştırmaktır. Bu işlem, mahkeme kararına gerek olmaksızın taraflar arasında miras taksim sözleşmesi ile gerçekleştirilir. Uygulamada “rızaî taksim” olarak da anılan bu sözleşme, mirasçılar arasında tam bir anlaşma bulunduğunda dava yoluna göre çok daha hızlı ve maliyetsiz bir çözüm sunar.

i. Miras Taksim Sözleşmesi Nedir?

Mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında terekeye ait mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti doğar. Bu ortaklık, kanunda veya sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadıkça, mirasçılardan her birinin istemi üzerine sona erdirilebilir. Sona erdirmenin en doğal yolu, tüm mirasçıların iştirakiyle yapılan ve terekedeki malların kime, hangi değerle ve hangi koşullarla verileceğini belirleyen bir sözleşme kurulmasıdır.

Taksim sözleşmesi, terekenin tamamını kapsayabileceği gibi yalnız belirli mallarla sınırlı da yapılabilir. Mirasçılar, kısmi taksimle bazı malları paylaştırıp geri kalanı elbirliği mülkiyetinde bırakmayı da kararlaştırabilir.

ii. Şekil Şartı: Yazılılık

TMK madde 676 uyarınca mirasçılar, terekedeki malların tamamı veya bir kısmı üzerinde diledikleri biçimde bir paylaşma sözleşmesi yapabilir; ancak bu sözleşmenin geçerli olabilmesi yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Sözlü anlaşma veya zımni davranışlarla yetinilmesi, ileride ciddi ispat sorunları doğurur.

Yazılı sözleşmede en azından şu unsurların açıkça yer alması önerilir:

  • taraf mirasçıların kimlik bilgileri,
  • paylaşıma konu mal ve hakların ayrıntılı listesi,
  • her mirasçıya isabet eden mal, hak veya bedel,
  • varsa denkleştirme amacıyla yapılacak ödemeler,
  • tapu, banka ve şirket pay devirlerine ilişkin yükümlülükler,
  • sözleşmenin imza tarihi ve tüm mirasçıların imzası.

Taşınmaz devri içeren taksim sözleşmelerinde tapuda resmî şekilde işlem yapılması ayrıca gerekebilir; adi yazılı taksim sözleşmesi tarafları bağlasa da tescil için resmî senet düzenlenmesi gerekebileceği unutulmamalıdır.

iii. Kimler Taraf Olmalıdır?

Taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm mirasçıların sözleşmeye katılması ve iradelerini uygun biçimde açıklaması gerekir. Mirasçılardan birinin dışarıda bırakılması, sözleşmeyi o mirasçı yönünden bağlayıcı kılmaz ve elbirliği mülkiyetinin tamamen sona ermesini engelleyebilir.

Kısıtlı veya küçük mirasçılar bulunuyorsa yasal temsilcinin katılımı ve gerektiğinde vesayet makamının izni aranır. Mirasçılardan biri miras payını üçüncü kişiye devretmişse, devralan da taksim sözleşmesinde taraf olarak yer almalıdır.

iv. Beklenen Miras Hakkında Sözleşme Yasağı

TMK madde 678 uyarınca miras henüz açılmadan, yani mirasbırakan hayattayken beklenen miras hakkı üzerinde yapılan sözleşmeler, mirasbırakanın katılımı veya izni bulunmadıkça geçerli değildir. Bu nedenle taksim sözleşmesi ancak mirasın açılmasından, yani mirasbırakanın ölümünden sonra yapılabilir. Mirasbırakan hayattayken mirasçılar arasında yapılan “ileride şöyle paylaşalım” nitelikli anlaşmalar hukuken bağlayıcı bir taksim sözleşmesi doğurmaz.

v. Taksim Sözleşmesi ile Ortaklığın Giderilmesi Davası Arasındaki Fark

Mirasçılar arasında tam bir anlaşma sağlanabiliyorsa taksim sözleşmesi tercih edilir; anlaşmazlık varsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açılması gerekir. Taksim sözleşmesinde paylaşımın içeriği tamamen mirasçıların iradesine bağlıyken, dava yoluyla paylaşmada mahkeme, kanundaki ilkelere göre malların aynen bölünmesine, ortaklardan birine tahsisine veya satışına karar verir.

Uygulamada bazı mirasçılar dava açtıktan sonra da yargılama sırasında anlaşarak taksim sözleşmesi yapabilir; bu durumda dava, sulh veya feragat yoluyla sonuçlandırılabilir.

vi. Taksim Sözleşmesinin Sonuçları

Geçerli bir taksim sözleşmesiyle elbirliği mülkiyeti, sözleşmede öngörülen mallar bakımından sona erer ve her mirasçı kendisine düşen malın veya hakkın sahibi olur. Taşınmazlarda mülkiyetin fiilen geçmesi için tapu sicil müdürlüğünde tescil işlemi yapılması gerekir; taksim sözleşmesi tek başına tescil yerine geçmez.

Sözleşmede belirlenen denkleştirme bedelinin ödenmemesi, sözleşmenin geçerliliğini kural olarak etkilemez; alacaklı mirasçı, genel hükümler çerçevesinde ifa veya tazminat talebinde bulunabilir.

vii. Tereke Borçlarının Durumu

Taksim sözleşmesi, mirasçıların tereke borçlarından üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Sözleşmede borçların paylaşımına ilişkin düzenleme yapılsa bile bu düzenleme, kural olarak yalnız mirasçılar arasındaki iç ilişkide hüküm doğurur; alacaklılar bakımından kanundaki sorumluluk kuralları geçerliliğini sürdürür.

viii. Sonradan İptal veya İrade Sakatlığı İddiaları

Taksim sözleşmesi de genel sözleşme hükümlerine tabi olduğundan yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlığı hâllerinde iptal edilebilir. Mirasçılardan birinin tereke malvarlığı hakkında yanlış veya eksik bilgilendirilmesi, sözleşmenin iptali için ileri sürülebilecek sebeplerden biridir. Bu tür iddialarda sözleşmenin kurulma süreci, mirasçılara sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların o tarihteki durumu birlikte incelenir.

ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taksim sözleşmesinin geçerliliğine veya ifasına ilişkin uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinde görülür. HMK madde 11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Taksim sözleşmesini sözlü veya zımni biçimde yapmaya çalışmak,
  • mirasçılardan birini sözleşme dışında bırakmak,
  • mirasbırakan hayattayken beklenen miras hakkında sözleşme yapmak,
  • taşınmaz devri için tapuda ayrıca tescil işlemi yapılması gerektiğini gözden kaçırmak,
  • tereke borçlarının sözleşmeyle üçüncü kişilere karşı da sona erdiğini varsaymak.

xi. Hukuki Değerlendirme

Miras taksim sözleşmesi, mirasçılar arasında gerçek bir uzlaşma bulunduğunda dava sürecine göre çok daha hızlı ve az maliyetli bir çözüm sunar. Ancak sözleşmenin şekline, taraf teşkiline ve tereke borçlarının durumuna dikkat edilmemesi, sonradan yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.

Miras paylaşımının sözleşme yoluyla mı yoksa dava yoluyla mı yürütülmesinin daha uygun olacağı konusunda somut olayınızın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kanun yazılı şekli yeterli görür; ancak taşınmaz devri içeren işlemlerde tapuda resmî şekil ayrıca gerekebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.