Blog / Miras Hukuku
Nişanlının ve Fiilen Birlikte Yaşanan Kişinin Miras Hakkı Var mıdır?
· ≈6 dk okuma · Miras Hukuku
Nişanlılık ve fiili birliktelik ilişkilerinin yasal mirasçılık doğurmaması, bu kişilere miras bırakmanın yolları anlatılır.
Uzun süreli nişanlılık ilişkileri veya resmî nikâh olmaksızın yıllarca birlikte yaşanan birliktelikler, toplumsal hayatta evlilikle benzer bir aile birlikteliği görünümü verebilir. Ancak Türk miras hukuku bakımından bu ilişkiler, yasal mirasçılık doğurmaz. Bu yazı, bu ilişkilerin neden mirasçılık sonucu doğurmadığını ve tarafların birbirine miras bırakmak istemesi hâlinde hangi hukuki yolların kullanılabileceğini açıklamaktadır.
i. Yasal Mirasçılık Hangi Bağlara Dayanır?
Türk miras hukukunda yasal mirasçılık, kan hısımlığına (zümre sistemi), evlatlık ilişkisine veya resmî evlilik bağına dayanır. TMK m. 495 ve devamı hükümleri, mirasçıları bu üç temel bağ üzerinden düzenler; sağ kalan eşin mirasçılığı da TMK m. 499 uyarınca yalnızca resmî ve hukuken geçerli bir evlilik ilişkisine bağlanmıştır.
ii. Nişanlı, Yasal Mirasçı Sayılır mı?
Hayır. Nişanlılık, evliliğe hazırlık niteliğinde bir ilişki olup kendi başına miras hukuku bakımından herhangi bir sonuç doğurmaz. Nişanlılardan biri, nikâh gerçekleşmeden önce vefat ederse, diğer nişanlı bu kişinin yasal mirasçısı olamaz; ne kadar uzun süre nişanlı kalınmış olursa olsun bu sonuç değişmez.
iii. Fiilen Birlikte Yaşayan (Evlilik Dışı Birliktelik) Kişi Mirasçı Olur mu?
Hayır. Resmî nikâh olmaksızın uzun yıllar birlikte yaşamak, ortak çocuk sahibi olmak veya toplum içinde eş gibi tanınmak, tek başına yasal mirasçılık doğurmaz. Türk hukuku, evlilik birliğini yalnızca resmî nikâhla kurulmuş bir ilişki olarak tanır; fiilî birliktelikler bu bağı ikame etmez. Bu durum, özellikle uzun süreli birlikteliklerde taraflardan biri vefat ettiğinde ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir.
iv. Bu Kişilerin Ortak Çocukları Mirasçı Olur mu?
Evet, farklı bir değerlendirme gerekir. Nişanlı veya fiilen birlikte yaşayan çiftlerin ortak çocukları, ebeveynleriyle aralarında soybağı kurulduğu ölçüde mirasçı olur. Anne yönünden soybağı doğumla kendiliğinden kurulur; baba yönünden ise tanıma, babalık davası veya sonradan gerçekleşen evlilik gibi bir işlemle kurulması gerekir. Yani ebeveynler birbirine mirasçı olamasa da, aralarındaki çocuk, soybağı kurulmuşsa her iki ebeveyninin de mirasçısı olabilir.
v. Bu Kişiler Birbirine Nasıl Miras Bırakabilir?
Nişanlı veya birlikte yaşanan kişiye miras bırakmak isteyen taraf, bu iradesini ancak vasiyetname veya miras sözleşmesi düzenleyerek gerçekleştirebilir. Bu yollarla kişi, kanunda saklı payı bulunan mirasçıları (varsa çocukları, ana-babası veya resmî eşi) dışlamamak kaydıyla, nişanlısına veya birlikte yaşadığı kişiye belirli bir mal veya terekenin belirli bir oranını bırakabilir.
Saklı paylı mirasçı bulunmadığı durumlarda (örneğin kişinin hiç çocuğu, ana-babası veya resmî eşi yoksa), vasiyetname yoluyla terekenin tamamı da nişanlıya veya birlikte yaşanan kişiye bırakılabilir.
vi. Vasiyetname Düzenlenmezse Ne Olur?
Vasiyetname veya miras sözleşmesi düzenlenmeden vefat eden bir kişinin terekesi, yalnızca yasal mirasçılarına (kan hısımlarına, evlatlığına, resmî eşine) geçer. Nişanlı veya fiilen birlikte yaşanan kişi, yasal mirasçı olmadığından bu paylaşımın dışında kalır; ölüm sonrası ortaya çıkan aile içi anlaşmazlıklarda da bu kişinin hukuki konumu zayıftır.
vii. Bu Kişiler Terekeden Hiçbir Şey Talep Edemez mi?
Kural olarak hayır; ancak somut olayda mirasbırakanla birlikte yürütülen bir işletmeye emek verilmesi, ortak edinilen ancak yalnızca mirasbırakan adına kayıtlı mallar bulunması gibi özel durumlarda, sebepsiz zenginleşme veya adi ortaklık gibi miras hukuku dışındaki genel hükümlere dayalı taleplerin ileri sürülüp sürülemeyeceği ayrıca değerlendirilebilir. Bu tür talepler miras hukukundan değil, borçlar hukukundan doğan bağımsız iddialardır ve ayrı ispat koşullarına tabidir.
viii. Ölüme Bağlı Tasarrufun Sınırları Nelerdir?
Nişanlıya veya birlikte yaşanan kişiye yapılacak vasiyet, saklı paylı mirasçıların saklı payını ihlal edemez. Saklı pay ihlal edilirse, saklı paylı mirasçılar tenkis davası açarak fazla kısmın kendilerine iadesini isteyebilir. Bu nedenle miras planlaması yapılırken, saklı paylı mirasçıların kimler olduğu ve oranlarının ne kadar olduğu önceden değerlendirilmelidir.
ix. Sigorta ve Emeklilik Hakları Bu Durumdan Farklı mıdır?
Evet. Hayat sigortası lehtarlığı, bazı emeklilik ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi bazı haklar, miras hukukunun genel kurallarından bağımsız, sözleşme veya özel kanun hükümlerine göre belirlenen ayrı düzenlemelere tabi olabilir. Bu haklarda lehtar olarak nişanlı veya birlikte yaşanan kişi gösterilmiş olabilir; bu durum miras hukukundaki mirasçılık statüsünden farklı bir hukuki temele dayanır.
x. Ortak Alınan Mallarda Kimin Adına Kayıt Olduğu Neden Önemlidir?
Nişanlı veya birlikte yaşayan çiftler, evlilik sırasında olduğu gibi ortak birikimlerle mal edinebilir; ancak bu mallar genellikle yalnızca bir tarafın adına tescil edilir. Taraflardan biri vefat ettiğinde, diğer taraf yasal mirasçı olmadığından, kayıt hangi kişinin adınaysa tereke de o kişinin mirasçılarına (kan hısımlarına) geçer; katkı sağlayan ancak kayıt sahibi olmayan taraf, kural olarak mal üzerinde doğrudan bir hak iddia edemez. Bu risk, birlikte yaşayan çiftlerin en çok karşılaştığı pratik sorunlardan biridir ve mal edinirken kayıt biçiminin baştan planlanmasını gerektirir.
xi. Aile Mahkemesi Kararları Bu İlişkilere Uygulanır mı?
Hayır. Nafaka, mal rejimi tasfiyesi, aile konutu şerhi gibi evliliğe özgü aile hukuku kurumları, resmî nikâhla kurulmuş evlilik ilişkisine özgüdür ve nişanlılık veya fiilî birlikteliklere kıyasen uygulanmaz. Bu nedenle birlikte yaşayan çiftlerin hukuki konumu, evli çiftlere göre önemli ölçüde daha zayıf ve öngörülemezdir; bu açığı kapatmanın yolu, sözleşme ve vasiyetname gibi kişisel hukuki araçlardan geçer.
xii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle nişanlıya veya birlikte yaşanan kişiye yapılan kazandırmaların geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklar, vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası kapsamında asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
xiii. Sık Yapılan Hatalar
- Uzun süreli nişanlılığın veya birlikteliğin, evlilikle aynı miras hakkını doğurduğunu düşünmek,
- ortak çocuğun mirasçılığı ile ebeveynlerin birbirine mirasçı olmasını karıştırmak,
- vasiyetname düzenlemeden, birlikte yaşanan kişiye miras bırakılacağını varsaymak,
- saklı paylı mirasçıların bulunduğu durumlarda terekenin tamamının vasiyetle bırakılabileceğini sanmak,
- sigorta lehtarlığı gibi ayrı düzenlemeleri miras hukukundaki mirasçılıkla karıştırmak.
xiv. Hukuki Değerlendirme
Nişanlılık veya fiilî birliktelik ilişkilerinde, tarafların birbirine miras bırakmak istemesi hâlinde önceden ve doğru şekilde bir vasiyetname veya miras sözleşmesi düzenlenmesi büyük önem taşır. Bu adım atılmadan gerçekleşen bir ölüm, uzun süreli bir birlikteliğin sonunda diğer tarafın terekeden hiçbir pay alamamasına yol açabilir. Miras planlamanızın doğru yapılması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır, nişanlılık tek başına yasal mirasçılık doğurmaz.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Soybağı
- Veraset ve İntikal Vergisi
- Saklı Pay
- Miras Sözleşmesi
İlgili mevzuat
TMK m. 495 · TMK m. 499
Bu yazı Miras Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Miras Hukuku — İlgili Yazılar
- Zümre Sistemi Nedir? Yasal Mirasçıların Sırası Nasıl Belirlenir?
- Boşanma Sürecinde ve Sonrasında Mirasçılık Hakkı Ne Zaman Kaybedilir?
- Evlatlığın ve Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Mirasçılığı Nasıl Belirlenir?
- Sağ Kalan Eşin Yasal Miras Payı Ne Kadardır?
- Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerindeki Seçimlik Hakkı Nedir?
- Altsoyda Halefiyet (Temsil) İlkesi Nedir? Miras Payları Nasıl Bölünür?