Miras Hukuku · · ≈5 dk okuma
Terekenin Resmî Defterinin Tutulması
Terekenin resmî defterinin tutulması, bir aylık başvuru süresi, sulh hukuk mahkemesi, icra takiplerine etkisi ve mirasçının sorumluluğu açıklanmıştır.
Miras bırakanın borçlarının malvarlığından fazla olup olmadığı bilinmiyorsa mirası hemen reddetmek veya kayıtsız şartsız kabul etmek zorunda kalmak mirasçı açısından ciddi risk yaratır. Türk Medeni Kanunu, bu belirsizliği gidermek için terekenin resmî defterinin tutulmasını isteme hakkı tanımıştır. Kurumun amacı yalnızca mal ve borç listesinin çıkarılması değildir; mirasçının sorumluluğunu öngörülebilir hâle getirmek ve bilinçli bir seçim yapmasını sağlamaktır.
Terekenin Resmî Defteri Nedir?
TMK madde 619 ve devamında düzenlenen resmî defter, miras bırakanın aktiflerinin ve borçlarının hâkim gözetiminde belirlenerek kayıt altına alınmasıdır. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı bu yolu kullanabilir. Mirasçılardan birinin başvurusu diğer mirasçılar hakkında da sonuç doğurur.
Resmî defter, TMK madde 589 ve 590 kapsamında koruma amacıyla yapılan tereke tespiti ve defter tutma işleminden farklıdır. Koruma önlemi, tereke mallarının kaybolmasını veya el değiştirmesini önlemeye yöneliktir. TMK 619 kapsamındaki resmî defter ise mirasçının mirası kabul veya ret tercihine ve borçlardan sorumluluğuna doğrudan etki eder.
Başvuru Süresi Ne Kadardır?
Resmî defter, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde istenir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcı, mirasın reddi süresinin başlangıcıyla bağlantılıdır.
Yasal mirasçı bakımından kural olarak miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduğunu öğrendiği tarih; atanmış mirasçı bakımından tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarih önem taşır. Ölüm daha sonra öğrenilmişse bu iddianın somut delillerle ispatlanması gerekir. Yalnızca “geç öğrendim” beyanı yeterli değildir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Başvuru, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır. İş, çekişmesiz yargı niteliğindedir. Talep sözlü veya yazılı olarak ileri sürülebilse de aktif ve pasiflerin araştırılmasını kolaylaştıracak belgelerin dilekçeye eklenmesi uygulamada önemlidir.
Mahkeme kendiliğinden araştırma yapar; ancak mirasçı da bilinen banka hesaplarını, taşınmazları, araçları, şirket paylarını, icra dosyalarını, vergi borçlarını, kredi ve kefalet ilişkilerini bildirmelidir.
Defter Tutma Usulü
Mahkeme, terekeye ait aktif ve pasifleri araştırır. Bankalara, tapu ve trafik sicillerine, vergi dairelerine, sosyal güvenlik kurumlarına, ticaret siciline ve gerekli görülen diğer kurumlara müzekkere yazılabilir.
TMK madde 621 uyarınca miras bırakanın alacaklıları ve borçluları, alacak ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki kez ilanla çağrılır. İlan usulünün eksik yapılması, defterin hukuki işlevini zedeler. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarihli, 2016/14855 E. ve 2020/5042 K. sayılı kararında tek ilanla yetinilmesi ve mirasçıların kanundaki usule uygun biçimde beyana çağrılmaması bozma nedeni sayılmıştır.
Deftere yalnızca bildirilen borçlar değil, resmî kayıtlardan veya tereke belgelerinden anlaşılan borçlar da yazılır. Alacaklıların ilanı görmemiş olması, mahkemenin bilinen borcu yok saymasına imkân vermez.
Defter Tutulurken İcra Takipleri ve Davalar
TMK madde 625'e göre resmî defter tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamaz; başlamış takipler durur. Bu dönemde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında davalara devam edilemez ve yeni dava açılamaz.
Takibin resmî defter talebinden sonra başlatılması ile daha önce başlatılmış olması aynı sonucu doğurmayabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2016 tarihli, 2014/1036 E. ve 2016/551 K. sayılı kararı, resmî defter talebinden sonra başlatılan takip bakımından iptal sonucunu benimsemiştir. Daha sonraki kararlar, takip tarihi ve usulî durumuna göre erteleme veya iptal ayrımının dikkatle yapılması gerektiğini göstermektedir.
Defterin İncelenmesi ve Mirasçının Seçenekleri
Defter tamamlandıktan sonra ilgililerin incelemesine açık tutulur. Ardından mahkeme her mirasçıyı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağırır. Mirasçı bu süre içinde:
- Mirası reddedebilir,
- Terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir,
- Mirası resmî deftere göre kabul edebilir,
- Mirası kayıtsız ve şartsız kabul edebilir.
Süresinde beyanda bulunmayan mirasçı, kural olarak mirası resmî deftere göre kabul etmiş sayılır.
Resmî Deftere Göre Kabulün Sonuçları
Mirası resmî deftere göre kabul eden mirasçı, deftere yazılmış borçlardan hem tereke mallarıyla hem de kendi malvarlığıyla sorumludur. Koruma, sorumluluğun yalnızca deftere yazılı borçlar yönünden doğmasıdır; sorumluluğun sadece tereke ile sınırlanması değildir.
Süresi içinde deftere yazdırılmayan borçlar bakımından mirasçının sorumluluğu kural olarak doğmaz. Ancak alacaklının kusuru olmaksızın alacağını yazdıramaması veya borcun mirasçı tarafından bilinmesi gibi kanundaki istisnalar ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle “defterde yoksa borç kesin olarak sona erer” şeklindeki genelleme doğru değildir.
İspat ve Belge Yönetimi
Başvuruda özellikle şu belgeler önem taşır:
- Ölüm ve mirasçılık belgesi,
- Ölümün veya mirasçılığın öğrenildiği tarihi gösteren belgeler,
- Banka ve kredi kayıtları,
- İcra dosyaları ve ödeme emirleri,
- Vergi borcu yazıları,
- Tapu, araç ve şirket kayıtları,
- Kefalet, ipotek ve garanti belgeleri,
- Miras bırakanın ticari defter ve faturaları.
Bir aylık sürenin kaçırıldığı iddiası varsa öğrenme tarihine ilişkin deliller başvurunun merkezinde yer alır.
Sık Yapılan Hatalar
En sık hata, resmî defter ile basit tereke tespitini aynı işlem sanmaktır. Bunun yanında bir aylık sürenin üç aylık ret süresiyle karıştırılması, tek mirasçının başvurusunun diğerlerine etkisinin gözden kaçırılması, ilanların eksik yapılması, bilinen borçların mahkemeye bildirilmemesi ve deftere göre kabulün kişisel sorumluluğu tamamen kaldırdığı zannı ciddi sorunlara yol açar.
Hukuki Değerlendirme
Terekenin resmî defteri, borç durumu belirsiz miraslarda en etkili koruma araçlarından biridir; fakat başvuru süresi son derece kısadır ve usul eksikliği sonradan kolayca giderilemez. Başvurunun doğru hukuki kuruma dayanması, bütün aktif ve pasiflerin araştırılması, ilanların kanuna uygun yapılması ve mirasçının son seçim beyanının sonuçlarının anlaşılması gerekir.
Sürelerin kaçırılması, resmî defter yerine yanlış bir tereke tespiti talebinde bulunulması veya borçların eksik bildirilmesi mirasçının kişisel malvarlığını doğrudan etkileyebilir. Somut mirasın güncel kayıtlar ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Evet. Bir mirasçının resmî defter talebi diğer mirasçılar hakkında da etkili olur.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.