Miras Hukuku · · ≈4 dk okuma
Terekenin Tespiti Davası ve Koruma Önlemleri
Terekenin tespiti talebinin amacı, sulh hukuk mahkemesinin görevi, bir aylık sürenin niteliği, deliller ve resmi defterden farkı açıklanmıştır.
Terekenin tespiti, mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığı unsurlarının belirlenmesi ve gerektiğinde korunması amacıyla yürütülen çekişmesiz yargı işidir. Uygulamada “terekenin tespiti davası” olarak adlandırılsa da bu süreç, kural olarak mirasçılar arasındaki mülkiyet veya alacak uyuşmazlığını kesin biçimde çözen bir eda ya da istihkak davası değildir.
Terekenin tespiti neyi kapsar?
Türk Medeni Kanunu m.589 uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya gerekli hâllerde kendiliğinden, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için gereken önlemleri alır. Bu önlemler mal ve hakların yazımı, mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamenin açılması gibi işlemleri kapsayabilir.
Mahkeme; tapu, banka, araç, şirket payı, vergi, sosyal güvenlik, icra dosyası, menkul kıymet ve gerektiğinde yurt içindeki diğer resmî kayıtları araştırabilir. Fiilen bulunan para, döviz veya ziynet eşyasının muhafazası; bozulabilir malların satılması; diğer malların yediemine bırakılması da koruma ihtiyacına göre gündeme gelebilir.
Tereke tespiti ile resmi defter aynı işlem değildir
TMK m.589 ve devamındaki koruma amaçlı tespit, ölüm anındaki tereke görünümünü belirlemeye yöneliktir. TMK m.619 ve devamındaki resmi defter ise mirasın kabulü veya reddi konusunda karar verecek mirasçının terekenin aktif ve pasifini öğrenmesine hizmet eden farklı bir kurumdur.
Koruma amacıyla tutulan defter, yazılan her malın kesin olarak terekeye ait olduğunu veya yazılmayan bir malın terekeye ait olmadığını kanıtlayan maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Mirasçılar ve üçüncü kişiler, sonradan mülkiyet, alacak, istihkak, tenkis, denkleştirme veya paylaşma uyuşmazlığı çıkarabilir.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
Başlıca hükümler TMK m.576, 589, 590 ve 594; resmi defter bakımından TMK m.619 ve devamı; çekişmesiz yargı, görev, yetki ve usul bakımından HMK m.382, 384 ve 385 hükümleridir. Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük ile ilgili yönetmelik hükümleri de yapılacak işlemin türüne göre uygulanır.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.03.2017 tarihli, 2016/5141 E. ve 2017/1918 K. sayılı kararında; koruma önlemi olarak terekenin tespiti ile TMK m.619 kapsamındaki resmi defter açık biçimde ayrılmıştır. Daire, TMK m.590/3'teki bir aylık sürenin koruma amaçlı tereke tespiti yönünden hak düşürücü olmadığını; tespit olanaksız veya yararsız hâle gelmedikçe ve tereke paylaşılmadıkça talebin ileri sürülebileceğini kabul etmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.06.2019 tarihli, 2016/6394 E. ve 2019/5096 K. sayılı kararı da tereke tespitinin delil tespiti ve koruma niteliğini vurgular. Mahkemenin görevi, bildirilen ve araştırmayla saptanan malvarlığı unsurlarını kayıt altına almak ve gerekli koruma tedbirlerini uygulamaktır; bu süreçte mülkiyet uyuşmazlığının kesin çözümüne gidilmez.
Süreler, görevli ve yetkili merci
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetki, kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yerine göre belirlenir. Mirasbırakan başka yerde ölmüşse ölüm yerindeki sulh hâkimi acil koruma önlemlerini alıp dosyayı yerleşim yeri hâkimine gönderir.
TMK m.590/3, mirasçı veya ilgilinin ölümden itibaren bir ay içinde istemde bulunması hâlinde defter tutulmasını düzenler. Yargıtay uygulamasında bu süre, koruma önlemi niteliğindeki tereke tespiti için hak düşürücü kabul edilmemektedir. Buna karşılık resmi defter, mirasın reddi ve diğer miras hukuku kurumlarının kendine özgü süreleri birbirinden ayrılmalıdır. Gecikme, süreden bağımsız olarak delillerin kaybolması veya malın el değiştirmesi nedeniyle fiilî hak kaybına yol açabilir.
İspat, delil ve usul sorunları
Ölüm belgesi, nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesi temel belgelerdir. Bilinen taşınmazlar, banka ve şube bilgileri, araçlar, şirketler, dijital varlıklar, kira ilişkileri, alacak ve borçlar mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır. Ev veya işyerindeki eşyanın kaybolma tehlikesi varsa fotoğraf, video, tutanak, tanık ve kolluk başvuruları önem kazanır.
Mahkeme resen araştırma yapabilse de başvurunun yalnız “tüm malvarlığının tespiti” şeklinde soyut bırakılması incelemeyi güçleştirir. Araştırılması istenen kurum ve değerler açıkça gösterilmelidir.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- Koruma amaçlı tereke tespiti ile resmi defteri aynı kurum sanmak.
- Tespit dosyasında mülkiyet veya alacak hakkında kesin hüküm kurulmasını beklemek.
- Bilinen banka, taşınmaz, şirket ve zilyet bilgilerini başvuruda somutlaştırmamak.
- Mirasın reddi süresi ile tereke tespiti talebinin süresini birbirine karıştırmak.
- Koruma ihtiyacı acil olduğu hâlde başvuruyu geciktirmek.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-medeni-hukuk-terekenin-tespiti-davasi-nedir-f69e70bc.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
İlgililik ve mirasçılık sıfatının belgelenmesi gerekir. Mahkeme nüfus kayıtlarını resen de araştırabilir; uygulamada mirasçılık belgesi başvuruyu hızlandırır.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.