Blog / Ceza Hukuku
Ceza Davasına Katılma Nedir? Katılan Sıfatı Nasıl Kazanılır?
· ≈5 dk okuma · Ceza Hukuku
Kamu davasına katılma şartları, katılma talebinin zamanı ve usulü, katılanın hakları, vekil görevlendirilmesi, kanun yoluna başvurma ve katılmanın hükümsüz kalması.
Ceza davasına katılma, mağdurun veya suçtan zarar görenin, savcı tarafından açılmış kamu davasında taraf sıfatı kazanarak yargılamaya etkin biçimde katılmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 237 ve devamında düzenlenmiştir. Uygulamada "müdahil olmak" olarak da anılır.
Katılma olmadan mağdur, dosyada yalnız bir delil kaynağı konumundadır: Beyanı alınır, tanık gibi dinlenir, ancak kanun yoluna başvuramaz. Katılan sıfatı kazanıldığında ise mağdur, hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna gidebilen bir süje hâline gelir. Bu yönüyle katılma, mağdurun yargılamadaki en önemli hakkıdır.
i. Kimler Kamu Davasına Katılabilir?
CMK m. 237 uyarınca katılma hakkı olanlar şunlardır:
- Mağdur: Suçtan doğrudan zarar gören ve suçun konusu olan hukuki değerin sahibi kişi,
- Suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler: Suç nedeniyle doğrudan zarara uğrayan kişiler; şirketler, dernekler ve vakıflar da bu kapsamda olabilir,
- Malen sorumlu olanlar: Yargılama sonunda verilecek karara göre mali sorumluluğu doğabilecek kişiler.
Buradaki ölçüt, zararın doğrudan olmasıdır. Suçtan dolaylı biçimde etkilenmiş olmak katılma hakkı vermez. Örneğin bir şirket aleyhine işlenen dolandırıcılık suçunda katılma hakkı kural olarak şirkete aittir.
Kamu davasına katılabilecek kişinin ölmüş olması hâlinde, kanunda gösterilen yakınlarının şikâyet ve katılma hakları ayrıca değerlendirilir.
ii. Katılma Talebi Ne Zamana Kadar Yapılabilir?
Katılma, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında, hüküm verilinceye kadar mümkündür. Soruşturma aşamasında katılma söz konusu olmaz; çünkü henüz bir kamu davası yoktur. Bu aşamada mağdur, şikâyetçi sıfatıyla haklarını kullanır.
Kanun yolu muhakemesinde, yani istinaf ve temyiz aşamasında katılma isteminde bulunulamaz. Ancak üç istisna vardır:
- İlk derecede katılma istemi karara bağlanmamışsa,
- Katılma istemi reddedilmişse,
- Katılan sıfatını alabilecek kişi, davaya katılma isteminde bulunmaksızın doğrudan kanun yoluna başvurmuşsa.
Bu hâllerde katılma istemi hakkında kanun yolu merciince karar verilir. Bu düzenleme, ilk derecede talebi gözden kaçırılan mağdurları korur.
iii. Katılma Talebi Nasıl Yapılır?
Talep iki biçimde ileri sürülebilir:
- Duruşmada sözlü olarak; beyan tutanağa geçirilir,
- Dilekçeyle; mahkemeye sunulur.
Talep üzerine mahkeme, Cumhuriyet savcısının, sanığın ve varsa müdafiin görüşünü aldıktan sonra kararını verir. Katılma talebi hakkında karar verilmesi için yargılama ertelenemez.
Katılma dilekçesinde şunlar bulunmalıdır:
- Mahkeme, dosya esas numarası ve sanık bilgileri,
- Talep sahibinin kimliği ve adresi,
- Suçtan hangi bakımdan zarar görüldüğünün açıklanması,
- Katılma talebi ve gerekçesi,
- Varsa vekâletname ve zararı gösteren belgeler.
Katılma talebinin dayandırılacağı en kritik nokta, suçtan doğrudan zarar görme ilişkisinin somut biçimde açıklanmasıdır. Uygulamada taleplerin reddi çoğunlukla bu ilişkinin ortaya konulamamasından kaynaklanır.
iv. Katılma Talebinin Reddine Karşı Ne Yapılabilir?
Katılma talebinin reddine ilişkin karar bir ara karardır. Bu karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür.
Ayrıca talep hiç karara bağlanmamışsa veya reddedilmişse, kanun yolu aşamasında yeniden değerlendirilmesi istenebilir.
v. Katılanın Hakları Nelerdir?
Katılan sıfatı kazanan kişi, davanın süjesi hâline gelir ve şu haklara sahip olur:
- Duruşmalara katılmak ve dosyayı incelemek,
- Delil sunmak, tanık dinlenmesini ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmek,
- Tanıklara, bilirkişilere ve sanığa doğrudan soru yöneltmek,
- Esas hakkında görüş bildirmek,
- Koruma tedbirlerine ilişkin taleplerde bulunmak,
- Hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak,
- Lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini istemek,
- Uzlaştırma sürecinde taraf olarak yer almak.
Katılan, Cumhuriyet savcısından bağımsız hareket edebilir. Savcı hükmü kanun yoluna götürmese dahi katılan kendi başvurusunu yapabilir. Bu, katılmanın en somut pratik faydasıdır.
vi. Katılana Baro Tarafından Vekil Görevlendirilir mi?
Evet. Mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, belirli suçlar bakımından barodan kendisine vekil görevlendirilmesini isteyebilir. Kanun bu imkânı özellikle cinsel saldırı suçları ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından öngörmüştür.
Ayrıca mağdur veya suçtan zarar gören onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul ise ve vekili de yoksa, istemi aranmaksızın vekil görevlendirilir. Bu vekilin ücreti devlet tarafından karşılanır.
vii. Katılan Sıfatı ile Şikâyetçi Sıfatı Arasındaki Fark
| Ölçüt | Şikâyetçi / mağdur | Katılan |
|---|---|---|
| Aşama | Soruşturma ve kovuşturma | Kovuşturma |
| Taraf sıfatı | Yok | Var |
| Kanun yoluna başvurma | Kural olarak yok | Var |
| Doğrudan soru yöneltme | Sınırlı | Var |
| Vekâlet ücreti | Kural olarak hükmedilmez | Lehine hükmedilebilir |
| Karar alma zorunluluğu | Yok | Mahkeme karar verir |
Bu tablo, katılma talebinin neden mutlaka ileri sürülmesi gerektiğini açıkça gösterir. Duruşmada "şikâyetçiyim" demek, katılma talebi yerine geçmez; ancak uygulamada bu beyan çoğu kez katılma istemi olarak yorumlanır ve mahkemece karara bağlanır.
viii. Katılma Hangi Hâllerde Hükümsüz Kalır?
- Vazgeçme: Katılan, katılmadan vazgeçerse katılma hükümsüz kalır.
- Ölüm: Katılanın ölümü hâlinde katılma hükümsüz kalır. Ancak mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya devam edebilirler.
Katılmadan vazgeçme, şikâyetten vazgeçme ile aynı şey değildir. Takibi şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine yol açarken, katılmadan vazgeçme yalnız taraf sıfatını sona erdirir; kamu davası devam eder.
ix. Katılan Lehine Vekâlet Ücreti
Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hâlinde, katılan kendisini vekille temsil ettirmişse lehine vekâlet ücretine hükmedilir. Beraat hâlinde ise katılan aleyhine sanık lehine vekâlet ücreti gündeme gelebilir. Bu nedenle katılma kararı verilmesi, yargılama giderleri bakımından da sonuç doğurur.
x. Tüzel Kişiler Davaya Katılabilir mi?
Evet. Suçtan doğrudan zarar gören şirketler, dernekler, vakıflar ve kamu kurumları kamu davasına katılabilir. Katılma talebi, tüzel kişiyi temsile yetkili organ tarafından veya vekâletname ile yetkilendirilmiş avukat aracılığıyla yapılır. Temsil yetkisini gösteren güncel belgelerin dosyaya sunulması gerekir.
xi. Sık Yapılan Hatalar
- Katılma talebini hiç ileri sürmeyip yalnız şikâyetçi olarak kalmak,
- talebi soruşturma aşamasında yapıp kovuşturmada yenilememek,
- suçtan doğrudan zarar görme ilişkisini dilekçede açıklamamak,
- vekâletnameyi veya temsil belgelerini dosyaya sunmamak,
- katılma talebinin reddine karşı itiraz süresini kaçırmak,
- hüküm verildikten sonra katılma isteminde bulunmaya çalışmak,
- katılmadan vazgeçme ile şikâyetten vazgeçmeyi karıştırmak,
- vekil görevlendirilmesi talep edilebilecek hâllerde bu imkânı kullanmamak.
xii. Hukuki Değerlendirme
Ceza yargılamasında mağdurun etkisi, büyük ölçüde katılan sıfatını kazanıp kazanmadığına bağlıdır. Katılan olmayan mağdur, beraat kararına karşı hiçbir kanun yoluna başvuramaz ve dosya, savcının tercihine bırakılmış olur.
Katılma talebinin zamanında, doğru gerekçeyle ve gerekli belgelerle birlikte sunulması; reddedilmesi hâlinde itiraz yoluna gidilmesi bu nedenle kritik önemdedir. Ceza davasına katılma talebinin hazırlanması, katılan vekili olarak yargılamanın yürütülmesi ve hükme karşı kanun yolu başvurusu için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
CMK m. 237 · CMK m. 238 · CMK m. 239 · CMK m. 242 · CMK m. 243
Bu yazı Ceza Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Ceza Hukuku — İlgili Yazılar
- İddianamenin Kabulü ve İadesi Nedir? Şartları, Süresi ve Sonuçları
- Suç Duyurusu Nasıl Yapılır? İhbar ve Şikâyet Arasındaki Fark Nedir?
- Takipsizlik Kararı Nedir? Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz
- Şikâyetten Vazgeçme Nedir? Sonuçları ve Geri Alınabilir mi?
- Ceza Yargılamasının Yenilenmesi Nedir? Şartları ve Aşamaları
- Ceza Yargılamasında Temyiz Nedir? Hangi Kararlar Temyiz Edilebilir?