İçeriğe geç

Blog / Ceza Hukuku

Ceza Yargılamasında Temyiz Nedir? Hangi Kararlar Temyiz Edilebilir?

· ≈5 dk okuma · Ceza Hukuku

Ceza davalarında temyiz edilebilen ve edilemeyen bölge adliye mahkemesi kararları, on beş günlük süre, mutlak hukuka aykırılık hâlleri ve Yargıtay incelemesi anlatılıyor.

Temyiz, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin verdiği hükümlerin yalnız hukuka uygunluk yönünden Yargıtay tarafından denetlendiği olağan kanun yoludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 286 ve devamında düzenlenmiştir.

Temyizde maddi olay yeniden incelenmez. Yargıtay tanık dinlemez, keşif yapmaz, delilleri yeniden değerlendirmez. Denetim, hükmün ve yargılama sürecinin hukuka uygun olup olmadığıyla sınırlıdır. Bu yönüyle temyiz, bölge adliye mahkemesindeki istinaf incelemesinden esaslı biçimde ayrılır.

i. Hangi Kararlar Temyiz Edilebilir?

Kural, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebilmesidir. Bozma kararı temyiz edilemez, çünkü dosya yeniden ilk derece mahkemesine dönmüştür ve yargılama devam etmektedir.

İlk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı doğrudan temyiz yolu bulunmaz. Önce istinaf başvurusu yapılmalıdır.

ii. Hangi Kararlar Temyiz Edilemez?

CMK m. 286/2, temyiz yolunu ciddi biçimde sınırlar. Bu sınırlamaların özü şudur:

  • İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
  • İlk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
  • Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar,
  • Kanunda üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü karar,
  • Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin kararlar,
  • Sadece eşya veya kazanç müsaderesine ya da bunlara yer olmadığına ilişkin kararlar,
  • On yıl veya daha az hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları,
  • Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına veya güvenlik tedbirine ilişkin belirli kararlar.

Kanun, bu sınırlamalara belirli suç tipleri bakımından istisnalar da getirmiştir. Bu nedenle temyiz yolunun açık olup olmadığı, dosyadaki suç, ceza miktarı ve karar türü birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Bölge adliye mahkemesi kararının sonuç kısmında hangi kanun yolunun açık olduğu gösterilir; ancak bu bildirimin hatalı olması hakkı ortadan kaldırmaz.

iii. Temyiz Süresi Kaç Gündür?

Temyiz süresi on beş gündür. Süre, hükmün açıklanmasından itibaren işler. Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar.

Başvuru, hükmü veren bölge adliye mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Tutuklu sanık, başvurusunu ceza infaz kurumu müdürüne yapabilir.

Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse, başvuru süresinin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde nedenleri içeren ek dilekçe verilir. Bu ek dilekçe, uygulamada temyiz layihası olarak anılır ve incelemenin kapsamını belirlemesi bakımından büyük önem taşır.

iv. Temyiz Sebebi Nedir?

Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Hukuka aykırılık, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır.

Temyizde ileri sürülebilecek başlıca aykırılıklar şunlardır:

  • suçun unsurlarının yanlış değerlendirilmesi ve hatalı hukuki nitelendirme,
  • cezanın kanuna aykırı biçimde belirlenmesi, artırım ve indirim maddelerinin hatalı uygulanması,
  • lehe kanunun uygulanmaması,
  • zamanaşımının gözetilmemesi,
  • güvenlik tedbirlerinin hukuka aykırı uygulanması,
  • hükmün gerekçesinin dosya içeriğiyle çelişmesi,
  • hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanılması,
  • savunma hakkının kısıtlanması.

v. Mutlak Hukuka Aykırılık Hâlleri

CMK m. 289, bazı aykırılıkları her hâlde hukuka aykırılık sayar. Bunlar ileri sürülmemiş olsa dahi Yargıtay tarafından gözetilir. Başlıcaları şunlardır:

  1. Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,
  2. Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereği yasaklanmış hâkimin hükme katılması,
  3. Reddi üzerine ret istemi kabul olunan hâkimin hükme katılması,
  4. Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi,
  5. Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması,
  6. Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlal edilmesi,
  7. Hükmün gerekçe içermemesi,
  8. Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
  9. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.

Bu hâllerden birinin varlığı, hükmün bozulması için yeterlidir.

vi. Yargıtay İncelemesi Nasıl Yapılır?

Dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Başsavcılık tebliğname düzenler ve dosyayı ilgili ceza dairesine tevdi eder. Tebliğname, sanığa veya müdafiine tebliğ edilir; buna karşı yazılı görüş sunulabilir.

İnceleme kural olarak duruşmasız, dosya üzerinden yapılır. Temyiz olunan hükmün on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin olması hâlinde, sanık veya müdafii ya da katılan veya vekili duruşma talep edebilir. Bu talep üzerine daire duruşma açabilir.

Yargıtay ceza dairesi şu kararlardan birini verir:

  • Temyiz isteminin reddi: Başvuru süresinde yapılmamış, hüküm temyize tabi değilse veya başvuran bu hakka sahip değilse istem reddedilir.
  • Onama (temyiz isteminin esastan reddi): Hükümde hukuka aykırılık yoksa hüküm onanır ve kesinleşir.
  • Bozma: Hukuka aykırılık tespit edilirse hüküm bozulur ve dosya, hükmü bozulan mahkemeye gönderilir.
  • Davanın esasına hükmetme: Fiilin suç oluşturmaması, zamanaşımının dolması, cezanın kaldırılmasını gerektiren bir durumun bulunması ya da hesap hatası gibi hâllerde Yargıtay yeniden yargılamaya gerek görmeden doğrudan karar verebilir.

vii. Bozmadan Sonra Ne Olur? Direnme Kararı

Bozmadan sonra dosya, hükmü veren mahkemeye gönderilir. Mahkeme iki yol izleyebilir:

  • Bozmaya uyma: Bozma gerekçesi doğrultusunda yeniden yargılama yapılır ve yeni hüküm kurulur.
  • Direnme (ısrar): Mahkeme, önceki hükmünde ısrar edebilir. Direnme kararı üzerine dosya, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gider. Ceza Genel Kurulunun kararına karşı direnilemez.

Bozmadan sonra da aleyhe değiştirme yasağı geçerlidir: Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine temyiz edilmişse yeniden verilecek hüküm, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz.

viii. Temyiz Başvurusunun Diğer Sanıklara Etkisi

Hüküm sanık lehine bozulmuşsa ve bozma sebebi temyiz isteminde bulunmamış diğer sanıklara da uygulanabiliyorsa, o sanıklar da temyiz etmiş gibi bozmadan yararlanır. Buna uygulamada sirayet denir. Bu kural, aynı olayda birden fazla sanığın bulunduğu dosyalarda önemli sonuçlar doğurur.

ix. Temyiz İnfazı Durdurur mu?

Süresinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller; kesinleşmeyen hüküm infaz edilemez. Ancak temyize kapalı bir karar bölge adliye mahkemesi aşamasında kesinleşir ve doğrudan infaza gönderilir. Bu nedenle kanun yolunun açık olup olmadığının doğru belirlenmesi hayati önemdedir.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Temyiz dilekçesini Yargıtay'a göndermeye çalışmak,
  • on beş günlük süreyi gerekçeli kararın tebliğinden başlatmak, oysa hüküm yüze karşı açıklanmışsa sürenin açıklama tarihinden işlediğini gözden kaçırmak,
  • ek dilekçe için tanınan yedi günlük süreyi kullanmamak ve temyiz sebeplerini hiç yazmamak,
  • temyizde maddi olayın yeniden inceleneceğini sanarak yeni tanık ve delil talep etmek,
  • temyize kapalı bir dosyada savunmayı istinafta eksik bırakmak,
  • tebliğnameye karşı görüş sunma imkânını kullanmamak,
  • mutlak hukuka aykırılık hâllerini dilekçede ayrıca vurgulamamak.

xi. Hukuki Değerlendirme

Ceza yargılamasında temyiz, dar bir kapıdır. Hem kanun yolu birçok dosyada kapalıdır hem de inceleme yalnız hukuka uygunlukla sınırlıdır. Bu nedenle temyiz dilekçesi, delil tartışması yerine hukuk kuralının nasıl ihlal edildiğini gösteren teknik bir metin olmalıdır.

Temyiz sebeplerinin doğru seçilmesi, mutlak hukuka aykırılık hâllerinin ayrı başlıklar altında ortaya konulması ve tebliğnameye karşı zamanında görüş sunulması sonucu doğrudan etkiler. Temyiz yolunun dosyanızda açık olup olmadığının değerlendirilmesi, temyiz layihasının hazırlanması ve Yargıtay duruşmasında savunma için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

CMK m. 286 · CMK m. 288 · CMK m. 289 · CMK m. 291 · CMK m. 302