İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

HMK Madde 388: Çekişmesiz Yargı Kararlarının Niteliği

Çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaması, değiştirilebilmesi ve hak sahipleri üzerindeki etkisi ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Kanunda aksine açık hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bu, kararların değersiz veya uygulanamaz olduğu anlamına gelmez; değişen şartlar ve yeni deliller karşısında aynı konuda yeniden inceleme yapılabilmesine imkân verir.

İlgili mevzuat hükmü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.388:

(1) Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.

Maddi anlamda kesin hüküm ne demektir?

Maddi anlamda kesin hüküm, aynı taraflar arasında aynı konu ve sebebe dayalı davanın yeniden görülmesini engeller. Çekişmesiz yargıda çoğu zaman karşılıklı iki taraf ve klasik uyuşmazlık yapısı bulunmadığından kanun, aksi belirtilmedikçe bu katı etkiyi kabul etmemiştir.

Karar yine de verildiği anda geçerlidir, uygulanır ve şekli anlamda kesinleşebilir. Sonradan değiştirilmesi için ilgilinin hukuki yararı, yeni olgu veya kararın dayanağındaki değişiklik değerlendirilir.

Hâkim kararı değiştirebilir mi?

Çekişmesiz yargı hâkimi gerekçesini göstermek kaydıyla önceki kararı değiştirebilir, düzeltebilir veya kaldırabilir. Ancak bu yetki keyfî değildir. Üçüncü kişilerin kazanılmış hakları, tapu siciline güven ve özel kanundaki sınırlamalar korunmalıdır.

Kanun belirli bir çekişmesiz yargı kararına maddi kesin hüküm etkisi tanımışsa HMK 388'in genel kuralı uygulanmaz.

İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler

HMK m.382 çekişmesiz yargı işleri, m.385 uygulanacak usul, m.387 karar ve m.389 kanun yolları; somut kuruma ilişkin Türk Medeni Kanunu ve özel kanun hükümleri birlikte incelenir.

Yargıtay uygulaması

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.09.2018 tarihli, 2015/14917 E. ve 2018/12220 K. sayılı kararında, kayyım atanmasına ilişkin kararın çekişmesiz yargı işi olduğu ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği belirtilmiştir. Kayyım kararının kesinleşmemiş olmasının, kayyımla idare süresinin başlamasını engellediği yönündeki ilk derece yaklaşımı doğru bulunmamıştır.

Karar, çekişmesiz yargıda şekli kesinleşme ile maddi kesin hüküm kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini gösterir.

Süreler, görevli ve yetkili merci

İlgili kişi, kararı veren çekişmesiz yargı merciine yeni olguları ve hukuki yararını açıklayan dilekçeyle başvurabilir. Görevli ve yetkili mahkeme, ilgili işin özel düzenlemesine göre belirlenir. Vesayet, miras, kayyımlık veya nüfus işlerinde farklı kurallar bulunabilir.

Kanun yolu süresi ile sonradan değişiklik talebi birbirine karıştırılmamalıdır. Kararın verildiği tarihteki hukuka aykırılık kanun yolunda; sonradan doğan değişiklik ise yeni başvuruda ileri sürülür.

İspat, delil ve usul sorunları

Yeni belge, şartların değişmesi, ilgilinin sonradan ortaya çıkması veya kararın dayanağının ortadan kalkması değişiklik talebini destekleyebilir. Önceki dosya, tebligatlar ve kararın uygulanma biçimi dosyaya getirtilmelidir.

Üçüncü kişilerin haklarını etkileyen değişikliklerde bu kişilerin dinlenmesi ve hukuki güvenliğin korunması gerekir.

Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme

Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Maddi kesin hüküm yokluğunu kararın hiç bağlayıcı olmaması sanmak.
  • Kanun yolu ile sonradan değişiklik talebini karıştırmak.
  • Üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını göz ardı etmek.
  • Özel kanunun kesin hüküm veya değişiklik sınırlamasını incelememek.

Hukuki değerlendirme

Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.

Günser + Partners ile iletişim

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve doğrulama notu

  • Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-388-kararlarin-niteligi-0ffd8615.pdf
  • Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
  • Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
  • Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Şekli anlamda kesinleşebilir; HMK 388 esas olarak maddi anlamda kesin hüküm etkisini düzenler.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.