İçeriğe geç

Ceza Hukuku · · ≈8 dk okuma

Koşullu Salıverilme ve Geri Alınması

Koşullu salıverilme şartları, infaz oranları, iyi hâl, geri alma nedenleri, görevli infaz hâkimliği ve iki haftalık itiraz süresi açıklanmaktadır.

Koşullu salıverilme, hapis cezasının kanunda belirlenen kısmını iyi hâlli olarak infaz eden hükümlünün kalan süreyi ceza infaz kurumu dışında geçirmesine imkân veren bir infaz kurumudur. Uygulamada “şartlı tahliye” olarak da anılır. Hangi tarihte uygulanacağı; suç tarihi, suçun niteliği, ceza miktarı, tekerrür durumu, geçici maddeler, iyi hâl değerlendirmesi ve başka ilamların bulunup bulunmadığına göre değişir.

İnfaz hesabında yalnızca mahkûmiyet süresine bakılması doğru değildir. Suç tarihinin ve infaz rejiminin yanlış belirlenmesi, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin hatalı hesaplanmasına yol açabilir.

Koşullu Salıverilme Nedir?

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesine göre koşullu salıverilme, mahkûmun kurumda geçirmesi gereken süreyi iyi hâlli olarak tamamlaması üzerine infaz hâkimliği kararıyla uygulanır.

Koşullu salıverilme beraat, cezanın kaldırılması veya af değildir. Mahkûmiyet hükmü ve cezanın infazı devam eder. Hükümlü, hak ederek tahliye tarihine kadar denetim süresi içindedir ve kanundaki koşullara aykırı davranırsa koşullu salıverilme kararı geri alınabilir.

Koşullu Salıverilmenin Temel Şartları

Koşullu salıverilme için üç temel unsur aranır:

  1. Hükümlünün tabi olduğu infaz oranına göre ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi tamamlaması,
  2. İnfaz süresini iyi hâlli olarak geçirdiğinin idare ve gözlem kurulu değerlendirmesiyle ortaya konulması,
  3. İnfaz hâkimliğinin koşullu salıverilmeye karar vermesi.

Bu şartların hesaplanmasında cezanın türü, suçun işlendiği tarih, suçun kanuni niteliği ve hükümde tekerrür uygulaması bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir.

Güncel Koşullu Salıverilme Oranları

Genel Oran

Süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı, 5275 sayılı Kanun m.107/2 uyarınca cezanın yarısıdır. Ancak Kanun’da sayılan bazı suçlar ile özel kanun kapsamındaki mahkûmiyetlerde daha ağır oranlar uygulanır.

Üçte İki Oranına Tabi Hâller

Kasten öldürme, Kanun’da belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, bazı cinsel suçlar, özel hayatın gizliliğine karşı bazı suçlar ve devlet sırlarına karşı suçlar gibi 5275 sayılı Kanun m.107/2’de sayılan mahkûmiyetlerde üçte iki oranı uygulanabilir.

Suç listesinin maddi olaya uygulanması, yalnızca suç adının karşılaştırılmasıyla yapılamaz. İlgili TCK maddesi, fıkra ve bent ile suç tarihi birlikte incelenmelidir.

Dörtte Üç Oranına Tabi Hâller

Bazı cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, terör suçları ve özel infaz rejimine tabi diğer mahkûmiyetlerde dörtte üç oranı gündeme gelebilir. Terörle Mücadele Kanunu ve 5275 sayılı Kanun’un özel hükümleri ayrıca uygulanır.

Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis

Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarında koşullu salıverilme için kurumda geçirilmesi gereken süreler sabit yıl olarak düzenlenmiştir. Birden fazla müebbet veya müebbet ile süreli hapis cezasının birlikte bulunması hâlinde üst sınırlar ve toplama kararları ayrıca incelenir.

Suç Tarihi Neden Önemlidir?

İnfaz hukukunda kanun değişikliklerinin zaman bakımından uygulanması, maddi ceza hukukundan farklı ve teknik sonuçlar doğurabilir. Özellikle 2005, 2014, 2020, 2023 ve 2025 yıllarında yapılan değişiklikler ile geçici maddeler, suç tarihine göre farklı rejimler oluşturmuştur.

Aynı suçtan aynı miktarda ceza alan iki hükümlünün koşullu salıverilme tarihi, suç tarihleri veya tekerrür durumları farklıysa aynı olmayabilir. Bu nedenle internet üzerindeki genel infaz hesaplama tabloları tek başına yeterli değildir.

İkinci Defa Tekerrür Konusunda 2025 Değişikliği

4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’dan önce ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüler koşullu salıverilmeden yararlanamıyordu. 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun m.108 değiştirildi.

Güncel düzenlemeye göre ikinci defa tekerrür hâlinde de m.108/1’deki koşullu salıverilme süreleri uygulanır; süreli hapis cezaları bakımından oran dörtte üçtür. Dolayısıyla “ikinci defa mükerrir olan hiçbir hükümlü koşullu salıverilemez” bilgisi 4 Haziran 2025 sonrasında güncel değildir.

Bununla birlikte terör suçları, ağırlaştırılmış müebbet cezalar ve özel kanunlardaki istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir. Değişikliğin somut ilama etkisi müddetname, toplama kararı ve geçiş hükümleri üzerinden incelenmelidir.

İyi Hâl Nasıl Belirlenir?

5275 sayılı Kanun m.89 uyarınca iyi hâl, yalnızca disiplin cezası bulunup bulunmadığına göre belirlenmez. Hükümlünün kurum kurallarına uyumu, eğitim ve iyileştirme programlarına katılımı, çalışma düzeni, diğer hükümlüler ve personelle ilişkileri, aldığı ödüller, disiplin durumu, yeniden suç işleme ve başkalarına zarar verme riski birlikte değerlendirilir.

İdare ve gözlem kurulu kararı soyut, kalıp veya yalnızca suçun niteliğine dayalı olamaz. Değerlendirme hükümlünün infaz sürecindeki somut tutum ve davranışlarına dayanmalıdır. Olumsuz iyi hâl kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet mümkündür.

Koşullu Salıverilme Kararını Hangi Merci Verir?

Hükümlü hakkında ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine gönderilir. İnfaz hâkimi raporu uygun bulursa koşullu salıverilmeye dosya üzerinden karar verir; uygun bulmazsa ret gerekçesini açıklamak zorundadır.

Karar, yalnızca kurum idaresinin önerisiyle kendiliğinden doğmaz. Koşullu salıverilme için infaz hâkimliği kararı gereklidir.

Denetim Süresi

Koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi kural olarak infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır; ancak süreli hapis cezalarında hak ederek tahliye tarihini geçemez.

İnfaz hâkimliği, hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumunu dikkate alarak denetim süresinde rehberlik, belirli programlara katılma, bir başkasının gözetiminde çalışma veya belirli bölge ve yerlere ilişkin yükümlülükler belirleyebilir.

Denetim süresi ile denetimli serbestlik aynı kurum değildir. Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihinden önce cezanın belirli kısmının dışarıda infaz edilmesine ilişkin ayrı bir düzenlemedir. Koşullu salıverilme ise koşullu salıverilme tarihinden hak ederek tahliye tarihine kadar devam eden infaz rejimidir.

Koşullu Salıverilme Hangi Hâllerde Geri Alınır?

5275 sayılı Kanun m.107/12’ye göre koşullu salıverilme kararı iki temel durumda geri alınabilir:

  1. Hükümlünün denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi,
  2. Kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi.

Yeni suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması gerekir. Yargılama veya mahkûmiyetin denetim süresinden sonra kesinleşmesi tek başına engel değildir; belirleyici olan suç tarihidir. Buna karşılık suç hak ederek tahliye tarihinden sonra işlenmişse önceki koşullu salıverilme geri alınamaz.

Yeni suç nedeniyle sonuç olarak yalnızca adli para cezasına hükmedilmişse, koşullu salıverilmenin geri alınması için gereken hapis cezası koşulu oluşmaz. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi hâlinde de sonuç cezanın niteliği dikkate alınır.

Geri Alma Hâlinde Aynen İnfaz Edilecek Süre

Koşullu salıverilmenin geri alınması hâlinde eski sistemde denetim süresinin tamamının aynen infazı söz konusu olabiliyordu. Güncel m.107/13 düzenlemesine göre hesap ihlalin sebebine göre yapılır.

Yeni kasıtlı suç nedeniyle geri alma hâlinde, yeni suçun işlendiği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek şartıyla yeni suç için verilen hapis cezasının iki katı kadar süre aynen infaz edilir.

Yükümlülük ihlali hâlinde ise ihlal tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki süreyi geçmemek üzere, ihlalin niteliğine göre infaz hâkimliğince bir süre belirlenir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/1063 sayılı kararında, denetim süresi içinde bir veya birden fazla kasıtlı suç işlendiğinde her suç için m.107/13 kapsamında ayrı hesap yapılması ve hak ederek tahliye tarihinin aşılmaması gerektiği ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Geri Alma Kararında Görevli ve Yetkili İnfaz Hâkimliği

Koşullu salıverilmenin geri alınmasına, koşullu salıverilmeye esas hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği karar verir. Hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâllerinde 5275 sayılı Kanun m.107/15’teki özel yetki kuralları uygulanır.

Yeni suça bakan mahkeme, kural olarak önceki koşullu salıverilme kararını aynı hüküm içinde geri alamaz. Yeni suç mahkûmiyetinin kesinleşmesi üzerine görevli infaz hâkimliğine bildirim yapılır.

Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Kararına İtiraz

İnfaz hâkimliği kararlarına karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi tarafından incelenir.

Bu süre 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen kararlar bakımından iki haftadır. Eski kaynaklarda yer alan yedi günlük süre güncel değildir.

İtiraz dilekçesinde yalnızca kararın haksız olduğu belirtilmemeli; suç tarihi, koşullu ve hak ederek tahliye tarihleri, yeni mahkûmiyetin kesinleşme durumu, sonuç cezanın hapis olup olmadığı, mahsup ve müddetname hesabı somut olarak gösterilmelidir.

İspat ve Dosyada İncelenmesi Gereken Belgeler

Koşullu salıverilme ve geri alma uyuşmazlıklarında özellikle şu belgeler önemlidir:

  • Kesinleşmiş mahkûmiyet ilamları,
  • Toplama veya içtima kararları,
  • Müddetname,
  • Ceza infaz kurumu idare ve gözlem kurulu kararları,
  • Disiplin kararları ve kaldırılma tarihleri,
  • Denetimli serbestlik dosyası ve uyarı tutanakları,
  • Koşullu salıverilme kararı,
  • Yeni suça ilişkin kesinleşme şerhli hüküm,
  • Suç ve infaz tarihlerini gösteren UYAP kayıtları,
  • Tutukluluk ve gözaltı mahsup belgeleri.

Hesap hatalarının önemli bölümü kararın kendisinden değil, yanlış veya eksik toplama kararı ile müddetnameden kaynaklanır.

Doktrindeki Tartışmalar

Koşullu salıverilmenin hukuki niteliği öğretide tartışmalıdır. Bir görüş kurumu hükümlüye tanınan şartlı bir infaz avantajı olarak ele alırken, diğer görüş kanuni şartları gerçekleşen hükümlü bakımından idarenin keyfi takdirine bırakılamayacak bir statü hakkı olduğunu vurgular.

Uygulamada esas sorun, iyi hâlin suçun niteliğine veya soyut risk değerlendirmesine indirgenmesidir. İyi hâl değerlendirmesi, mahkûmiyet hükmünün yeniden tartışılması değildir. Kurum içindeki güncel davranış, rehabilitasyon süreci ve somut risk göstergeleri esas alınmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Suç tarihini dikkate almadan yalnızca bugünkü infaz oranını uygulamak.
  2. Denetimli serbestlik ile koşullu salıverilmeyi aynı kurum sanmak.
  3. İkinci defa tekerrür konusunda 4 Haziran 2025 öncesi bilgiyi kullanmak.
  4. İtiraz süresini hâlen yedi gün kabul etmek.
  5. Yeni suçun işlendiği tarih yerine mahkûmiyet veya kesinleşme tarihini esas almak.
  6. Adli para cezasıyla sonuçlanan yeni suç nedeniyle otomatik geri alma talep etmek.
  7. Hak ederek tahliye tarihini aşan aynen infaz hesabı yapmak.
  8. Toplama kararı ve müddetnameyi incelemeden yalnızca tek ilam üzerinden hesap yapmak.

Hukuki Değerlendirme

Koşullu salıverilme uyuşmazlıkları bir “oran hesabı”ndan ibaret değildir. Suç tarihi, özel infaz rejimi, tekerrür, geçici maddeler, mahsup süreleri ve birden fazla ilamın etkisi birlikte incelenmelidir. Özellikle 2025 yılında ikinci defa tekerrür yönünden yapılan değişiklik, eski müddetname ve değerlendirmelerin yeniden kontrolünü gerekli kılabilir.

Günser + Partners ile İletişim

Yanlış infaz oranı, eksik mahsup, hatalı müddetname veya süresinde yapılmayan itiraz, hükümlünün ceza infaz kurumunda gereğinden fazla kalmasına neden olabilir. Somut infaz dosyanızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde incelenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynak ve Güncellik Notu

Metin; 5275 sayılı Kanun m.89, 105/A, 107 ve 108, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6, 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat dikkate alınarak 30.07.2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Geri alma hesabına ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/1063 sayılı kararındaki ilkeler esas alınmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Kanuni koşullar gerçekleşmeden kendiliğinden doğan mutlak bir tahliye hakkı değildir. Ancak koşulların oluşup oluşmadığı hukuka uygun, somut ve denetlenebilir ölçütlerle değerlendirilmelidir; idare veya infaz hâkimliği keyfi biçimde karar veremez.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.