İçeriğe geç

Blog / Miras Hukuku

Mirastan Çıkarılanın (Iskat Edilenin) Altsoyu Saklı Pay Alabilir mi?

· ≈6 dk okuma · Miras Hukuku

Mirastan çıkarılan kişinin altsoyunun mirasçılık ve saklı pay hakkı, ıskat edilenin payının nasıl hesaplandığı açıklanır.

Mirasbırakan, kanunda öngörülen ağır sebeplerin varlığı hâlinde saklı paylı bir mirasçısını mirastan çıkarabilir (ıskat edebilir). Ancak bu işlem, ıskat edilen kişinin çocuklarının da mirastan pay alamayacağı anlamına gelmez. Kanun, ıskat edilenin kusurunun onun altsoyuna yansımaması için özel bir düzenleme içerir. Bu yazı, mirastan çıkarmanın genel şartlarından çok, ıskat edilenin altsoyunun durumuna odaklanmaktadır.

i. Mirastan Çıkarmanın (Iskatın) Kısa Hatırlatması

TMK m. 510 uyarınca mirasbırakan, saklı paylı bir mirasçısını, o mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi gibi kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde, ölüme bağlı bir tasarrufla mirastan çıkarabilir. Iskat, mirasçının yalnızca saklı payını değil, tüm miras hakkını ortadan kaldıran ağır bir sonuç doğurur.

ii. Iskat Edilenin Payına Ne Olur?

TMK m. 511 uyarınca mirastan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi hesaplanır. Bu, ıskatın hukuki sonucunun, halefiyet ilkesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir.

iii. Iskat Edilenin Altsoyu Mirasçı Olur mu?

Evet. Aynı hüküm uyarınca ıskat edilen kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur ve kendi saklı paylarını isteyebilir. Bu düzenleme, mirasbırakanın bir kişiye duyduğu haklı öfkenin veya o kişinin ağır kusurunun, hiçbir kusuru bulunmayan torunlara yansıtılmamasını sağlayan önemli bir adalet mekanizmasıdır.

Bu sonucun pratik anlamı şudur: Mirasbırakan bir çocuğunu ıskat etmiş olsa bile, o çocuğun kendi çocukları (mirasbırakanın torunları), sanki ebeveynleri mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur ve halefiyet yoluyla kendi saklı paylarını talep edebilir.

iv. Iskat Edilenin Altsoyunun Payı Iskat Edilenin Payıyla Aynı mıdır?

Iskat edilenin altsoyu, halefiyet ilkesi gereği ıskat edilenin payını kendi aralarında paylaşır; toplamda ıskat edilene düşecek olan miktarla sınırlıdır. Altsoy, ıskat edilenin kendisine tanınmayan tam payı değil, yalnızca kendi saklı paylarını talep edebilir; mirasbırakan bu payın üzerindeki kısmı başka bir kişiye veya kuruma özgüleyebilir.

v. Mirasbırakan Iskat Edilenin Altsoyunu da Mirastan Çıkarabilir mi?

Iskat, kişiye özgü bir işlemdir ve yalnızca ölüme bağlı tasarrufta açıkça belirtilen kişi hakkında sonuç doğurur. Mirasbırakan, ıskat ettiği kişinin altsoyunu da mirastan çıkarmak istiyorsa, bu iradesini ayrıca ve açıkça belirtmelidir; ancak bu durumda dahi altsoyun kendi saklı payı, kanunda öngörülen bağımsız bir ıskat sebebi bulunmadıkça korunur. Yani bir kişiye yönelik ıskat sebebi, otomatik olarak onun çocuklarına karşı da ıskat sebebi oluşturmaz.

vi. Iskat Edilenin Altsoyu, Iskat Kararına İtiraz Edebilir mi?

Iskat edilenin altsoyu, kendi mirasçılık hakkını kullanabilmek için ıskatın geçerliliğine itiraz etme hakkına sahiptir. TMK m. 512 uyarınca ıskatın geçerli olması için, ölüme bağlı tasarrufta ıskat sebebinin açıkça gösterilmiş olması ve bu sebebin gerçekten var olması gerekir. Iskat edilenin altsoyu, ıskat sebebinin gerçek dışı olduğunu veya hukuken geçerli bir ıskat sebebi oluşturmadığını ileri sürerek ıskatın iptalini isteyebilir. Bu dava kabul edilirse, ıskat edilenin kendisi (veya onun mirasçıları) saklı payını değil tam miras payını talep edebilir.

vii. Iskat Edilenin Altsoyunun Mirasçılık Belgesindeki Yeri

Mirasçılık belgesi düzenlenirken, ıskat edilen kişi belgeye mirasçı olarak yazılmaz; onun yerine altsoyu, halefiyet ilkesi gereği doğrudan mirasçı olarak gösterilir. Bu noktanın doğru uygulanması, mirasçılık belgesinin sonradan iptaline yol açacak hataların önlenmesi bakımından önemlidir.

viii. Iskat Edilenin Altsoyu Mirası Reddedebilir mi?

Evet, ıskat edilenin altsoyu kendi adına mirasçı sayıldığından, diğer mirasçılar gibi mirası kabul etme veya reddetme hakkına sahiptir. Bu tercih, ıskat edilenin kendisinin iradesinden tamamen bağımsızdır.

ix. Iskat Edilenin Altsoyu Kendi Adına Ayrıca Bir İtiraz Sebebi İleri Sürebilir mi?

Evet. Altsoy, yalnızca ıskat sebebinin gerçek dışı olduğunu değil, ölüme bağlı tasarrufun şekil şartlarına uygun düzenlenmediğini, mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığını veya iradesinin sakatlandığını da ayrıca ileri sürebilir. Bu itirazlar, ıskatın kendisinden bağımsız olarak vasiyetnamenin veya miras sözleşmesinin genel geçerlilik şartlarına ilişkindir ve ıskat iddiasıyla birlikte veya ondan bağımsız olarak değerlendirilebilir.

x. Iskat Edilenin Altsoyu Birden Fazlaysa Pay Nasıl Bölünür?

Iskat edilenin birden fazla çocuğu varsa, bu çocuklar kendi aralarında halefiyet ilkesine göre eşit oranda paylaşır; ıskat edilenin kendisi hayatta olsaydı alacağı miktar, önce onun kendi kökü içinde eşit olarak bölünür, ardından her bir torunun saklı pay talebi bu bölünmüş miktar üzerinden hesaplanır.

xi. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Iskatın geçerliliğine itiraz ve ıskat edilenin altsoyunun mirasçılık hakkının tespiti, mirasçılık belgesinin iptali davası veya doğrudan tenkis/miras sebebiyle istihkak davası kapsamında ileri sürülebilir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

xii. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Iskatın geçerliliğine itiraz ve buna bağlı mirasçılık taleplerinde, tenkis davasına ilişkin genel hak düşürücü süreler ile mirasçılığın öğrenilmesinden itibaren işleyen süreler somut olaya göre değerlendirilir. Sürenin kaçırılması, altsoyun saklı pay talebini fiilen kullanılamaz hâle getirebilir.

xiii. Iskat Edilenin Altsoyunun Talebi Ne Zaman İleri Sürülmelidir?

Iskat edilenin altsoyu, mirasçılık hakkını mirasçılık belgesi başvurusu sırasında veya bu belge düzenlendikten sonra ortaya çıkan bir uyuşmazlıkta ileri sürebilir. Talebin gecikmeden ileri sürülmesi, hem hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması hem de tereke mallarının üçüncü kişilere devredilmeden önce durumun netleşmesi bakımından önemlidir. Paylaşma kesinleştikten ve mallar elden çıkarıldıktan sonra bu hakkın kullanılması ciddi ölçüde güçleşebilir.

xiv. Sık Yapılan Hatalar

  • Mirastan çıkarılan kişinin çocuklarının da otomatik olarak mirastan çıkarıldığını düşünmek,
  • ıskat edilenin altsoyunun, ıskat edilenin tam payını değil yalnızca saklı payını talep edebileceğini gözden kaçırmak,
  • ıskatın geçerliliğine itiraz hakkının yalnızca ıskat edilene ait olduğunu, altsoyun bu hakkı kullanamayacağını sanmak,
  • mirasçılık belgesinde ıskat edilen kişiyi mirasçı olarak göstermek,
  • ıskat sebebinin ölüme bağlı tasarrufta açıkça gösterilip gösterilmediğini incelememek.

xv. Hukuki Değerlendirme

Mirastan çıkarmanın altsoya etkisi, uygulamada sıkça yanlış anlaşılan ve mirasçılık belgesi düzenlenirken hataya açık bir konudur. Iskat edilenin kusuru, kendi çocuklarının saklı pay hakkını ortadan kaldırmaz; bu hakkın doğru hesaplanması ve mirasçılık belgesine doğru yansıtılması gerekir. Somut olayınızda ıskat ve altsoyun saklı pay hakkının değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet, ıskat edilen kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir ve altsoyu onun yerine mirasçı olarak kendi saklı payını talep edebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 510 · TMK m. 511 · TMK m. 512