İçeriğe geçİçeriğe geç

Miras Hukuku · · ≈4 dk okuma

Mirasçılıktan Çıkarma Nedir?

Mirasçılıktan çıkarma sebepleri, vasiyetnamede gerekçe, ispat yükü, çıkarılan mirasçının hakları, iptal ve tenkis yolları ayrıntılı açıklanmıştır.

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın saklı paylı mirasçısını kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerle saklı payından yoksun bırakmasıdır. Uygulamada “mirastan ıskat” olarak da anılır. Mirasbırakanın bir mirasçıyla kişisel anlaşmazlık yaşaması veya onu miras dışında bırakmak istemesi tek başına geçerli çıkarma sebebi değildir.

Kimler Mirasçılıktan Çıkarılabilir?

Mirasçılıktan çıkarma yalnız saklı paylı mirasçılar bakımından anlam taşır. Saklı payı bulunmayan yasal mirasçı, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı üzerinde yaptığı ölüme bağlı tasarrufla zaten mirastan pay alamayabilir.

Saklı paylı mirasçılar, ölüm tarihindeki güncel TMK hükümlerine göre belirlenir. Saklı pay sistemi zaman içinde değiştiğinden eski oranların güncel olaylara doğrudan uygulanmaması gerekir.

Cezai Mirasçılıktan Çıkarma Sebepleri

TMK m.510'a göre mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını iki sebepten biri varsa çıkarabilir:

  1. Mirasçı, mirasbırakana veya onun yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
  2. Mirasçı, mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

“Ağır suç” değerlendirmesi yalnız ceza kanunundaki suç sınıflandırmasına göre yapılmaz. Eylemin aile bağını ve miras ilişkisini ağır biçimde zedeleyip zedelemediği önem taşır. Kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti her olayda zorunlu değildir; fakat isnat edilen somut eylemin ispatlanması gerekir.

Aile yükümlülüğünün ihlali de basit kırgınlık, görüşmeme veya tek seferlik tartışmayla oluşmaz. İhlalin önemli, kusurlu ve aile bağını ciddi biçimde zedeleyen nitelikte olması gerekir.

Koruyucu Mirasçılıktan Çıkarma

TMK m.513, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun çocuklarını korumak amacıyla özel bir çıkarma türü düzenler. Mirasbırakan, altsoyun saklı payının yarısını onun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemek koşuluyla çıkarabilir.

Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya borç tutarı kanundaki sınırı karşılamıyorsa çıkarılan mirasçı iptal talep edebilir.

Çıkarma Sebebi Tasarrufta Gösterilmelidir

TMK m.512 gereğince çıkarma, ancak sebebin ölüme bağlı tasarrufta belirtilmesi hâlinde geçerlidir. “Bana bakmadı”, “aile bağlarını kopardı” veya “mirasımdan çıkardım” gibi soyut ifadeler yeterli olmayabilir.

Sebep belirli olay, tarih ve davranışlarla açıklanmalıdır. Vasiyetname düzenlenirken çıkarma sebebini destekleyen delillerin de mümkün olduğunca korunması, ölümden sonra doğacak ispat sorunlarını azaltır.

İspat Yükü Kime Aittir?

Çıkarılan mirasçı tasarrufa itiraz ederse, çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına aittir.

Sebep ispatlanamazsa veya tasarrufta hiç gösterilmemişse çıkarma bütünüyle geçerli sayılmaz; tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Mirasbırakan açık bir yanılma nedeniyle çıkarma yapmışsa tasarrufun geçersizliği gündeme gelir.

İptal Davası ile Tenkis Arasındaki Fark

Ölüme bağlı tasarrufun ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık ya da şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülüyorsa TMK m.557 ve devamına dayalı iptal davası gündeme gelir.

Çıkarma sebebinin tasarrufta gösterilmemesi veya ispatlanamaması hâlinde ise çoğu zaman sonuç, çıkarılan mirasçının saklı payına kavuşmasıdır. Bu talep, somut olayın niteliğine göre tenkis hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Dava dilekçesinde yalnız “vasiyetnamenin iptali” yazılması yeterli olmayabilir. İleri sürülen vakıaların iptal, tenkis veya çıkarma tasarrufuna itiraz yollarından hangisini oluşturduğu açık biçimde kurulmalıdır.

Süreler

Ölüme bağlı tasarrufun iptali davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Her hâlde iyi niyetli davalılara karşı vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl, kötü niyetli davalılara karşı yirmi yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Tenkis davasında da TMK m.571'de bir ve on yıllık hak düşürücü süreler düzenlenmiştir. Sürenin başlangıcı talebin hukuki niteliğine göre dikkatle belirlenmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasçılıktan çıkarma tasarrufuna karşı açılacak çekişmeli davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme, HMK m.11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kuralı mirastan doğan birçok dava bakımından kesindir.

Deliller

  • Vasiyetname veya miras sözleşmesi,
  • Ceza ve hukuk dosyaları,
  • Hastane ve kolluk kayıtları,
  • Nafaka ve aile hukuku kararları,
  • Yazışmalar, ihtarlar ve tanık anlatımları,
  • Aciz belgesi ve icra kayıtları,
  • Mirasbırakanın ehliyetine ilişkin sağlık kayıtları

somut olaya göre önem taşıyabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Her aile içi anlaşmazlığın çıkarma sebebi sayılması,
  • Çıkarma sebebinin vasiyetnamede soyut bırakılması,
  • İspat yükünün çıkarılan mirasçıda olduğunun sanılması,
  • İptal ve tenkis taleplerinin birbirine karıştırılması,
  • Bir yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılması,
  • Eski Medeni Kanun dönemindeki saklı pay oranlarının güncel olaya uygulanması.

Hukuki Değerlendirme

Mirasçılıktan çıkarma, saklı pay sisteminin istisnasıdır ve dar yorumlanır. Geçerli sonuç doğurması için sebebin kanuna uygun, somut ve ispatlanabilir biçimde tasarrufta gösterilmesi gerekir.

Günser + Partners ile İletişim

Mirasçılıktan çıkarma uyuşmazlıklarında dava türünün yanlış seçilmesi veya hak düşürücü sürelerin kaçırılması telafisi güç sonuçlar doğurur. Vasiyetnamenin ve somut olayın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Saklı paylı mirasçıyı saklı payından yoksun bırakmak için TMK m.510 veya m.513'teki koşullar gerekir. Sebep yoksa tasarruf ancak tasarruf edilebilir kısımda sonuç doğurabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.