Miras Hukuku · · ≈5 dk okuma
Vasiyetnamenin Tenfizi Davası: Şartları, Süresi ve Görevli Mahkeme
Vasiyetnamenin tenfizi davasının şartları, görevli mahkeme, taraflar, süreler, tapu tescili ve Yargıtay uygulaması güncel olarak açıklanmıştır.
Vasiyetnamenin tenfizi, mirasbırakanın vasiyetnameyle yaptığı kazandırmanın fiilen yerine getirilmesini sağlamaya yönelik yargısal yoldur. Uygulamada “vasiyetnamenin tenfizi” adı altında açılan davaların kapsamı aynı değildir. Bazı dosyalarda yalnızca vasiyetnamenin ayakta olduğunun tespiti, bazı dosyalarda ise belirli malın teslimi, hakkın devri veya taşınmazın tapu kaydının iptali ile vasiyet alacaklısı adına tescili istenir. Dava türü, görevli mahkeme, taraf teşkili ve hükmün kapsamı bu ayrıma göre belirlenmelidir.
Vasiyetnamenin Tenfizi Ne Demektir?
Vasiyet alacaklısı, atanmış mirasçıdan farklı olarak mirasbırakanın külli halefi değildir. Kendisine belirli bir mal, alacak veya hak bırakılan kişi, vasiyet konusu üzerinde ölüm anında doğrudan ayni hak kazanmaz. Türk Medeni Kanunu'nun 600. maddesi, vasiyet alacaklısına vasiyeti yerine getirme görevlisine; böyle bir görevli yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkı tanır.
Bu nedenle taşınmaz vasiyet edilmiş olması, tapu kaydını kendiliğinden vasiyet alacaklısı adına geçirmez. Yükümlülerin rızasıyla devir yapılmıyorsa, vasiyet alacaklısının teslim, devir veya tapu iptali ve tescil istemiyle dava açması gerekir.
Vasiyetnamenin Açılması ile Tenfizi Aynı İşlem Değildir
Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın sulh hâkimine teslim edilmelidir. TMK m. 595 uyarınca vasiyetname, tesliminden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur.
Vasiyetnamenin açılması, vasiyetnamenin şeklen ortaya çıkarılması ve ilgililere bildirilmesine yönelik çekişmesiz yargı işidir. Bu işlem, vasiyetnamenin mutlaka geçerli olduğu veya vasiyet konusu malın hak sahibine geçtiği anlamına gelmez. Tenfiz davası ise vasiyetin doğurduğu kişisel istemin yerine getirilmesine yöneliktir.
Vasiyetnamenin Tenfizi Davasının Şartları
Davanın kabulü için öncelikle vasiyetnamenin usulüne uygun biçimde açılmış ve ilgililere bildirilmiş olması gerekir. Vasiyetnamenin iptali veya tenkisi konusunda açılmış bir dava bulunuyorsa, tenfiz dosyasında verilecek karar bu davanın sonucundan etkilenebilir. Bu durumda mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre iptal veya tenkis davasını bekletici mesele yapmalıdır.
Vasiyet alacağının muaccel olması da gerekir. TMK m. 600'e göre, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet alacağı, yükümlünün mirası kabul etmesi veya mirası ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.
Dava açılmadan önce şu hususlar açıklığa kavuşturulmalıdır:
- Vasiyetnamenin açılması dosyası ve tebligat durumu,
- Açılma kararının kesinleşip kesinleşmediği,
- İptal veya tenkis davası bulunup bulunmadığı,
- Vasiyet konusu malın güncel mülkiyet ve kayıt durumu,
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi bulunup bulunmadığı,
- Davanın yalnızca tespit mi, teslim mi, yoksa tapu iptali ve tescil mi içerdiği.
Davayı Kim, Kime Karşı Açar?
Davacı, belirli mal vasiyeti lehine yapılan vasiyet alacaklısıdır. Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmışsa dava kural olarak bu kişiye; görevli yoksa yasal veya atanmış mirasçılara yöneltilir.
Tapu iptali ve tescil istenen davalarda, tapu kaydı ve mirasçılık durumu incelenerek hükümden hukuki durumu etkilenecek kişilerin davada yer alması sağlanmalıdır. Eksik taraf teşkili, hükmün infazını engelleyebileceği gibi kararın kaldırılmasına veya bozulmasına da neden olabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasiyetnamenin açılması ve okunması sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Buna karşılık vasiyetnamenin yerine getirilmesi kapsamında malın teslimi, hakkın devri veya tapu iptali ve tescil talep ediliyorsa uyuşmazlık kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetki belirlenirken mirastan doğan davalara ilişkin HMK m. 11 ile taşınmazın aynına ilişkin kesin yetki kuralı içeren HMK m. 12 birlikte değerlendirilmelidir. Tapu iptali ve tescil talebi varsa taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi özellikle dikkate alınmalıdır.
Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davalarıyla İlişkisi
Tenfiz davası, vasiyetnamenin iptali davasının yerine geçmez. İptal sebepleri TMK m. 557'de düzenlenmiştir. İptal davası açma hakkı, TMK m. 559 uyarınca davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl; her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
Saklı payı ihlal edilen mirasçı bakımından tenkis davası ayrıca değerlendirilir. Tenfiz talebine karşı iptal veya tenkis iddiası ileri sürülmesi, bu iddianın hangi usulle ve hangi süre içinde inceleneceği sorununu ortadan kaldırmaz. Her somut olayda talep sonucu ve sürenin başlangıcı ayrı incelenmelidir.
Vasiyet Alacağında Zamanaşımı
TMK m. 602'ye göre vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin; vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muacceliyet tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
İptal davasındaki hak düşürücü süre ile vasiyet alacağının tenfizine ilişkin on yıllık zamanaşımı aynı değildir. Dava açılırken hangi hakkın kullanıldığı doğru belirlenmezse yanlış süre hesabı yapılabilir.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.09.2016 tarihli, 2016/9465 E. ve 2016/11238 K. sayılı kararında; tenfiz davasının tek başına ayni hak geçişi sağlamadığı, vasiyetnamenin açılması ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanması ile iptal sürecinin durumunun araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Aynı Dairenin 28.06.2018 tarihli, 2016/20404 E. ve 2018/7280 K. sayılı kararında da vasiyetnamenin ayakta olup olmadığının belirlenmesi, açılma dosyasının kesinleşme durumunun incelenmesi ve varsa iptal ya da tenkis uyuşmazlığının sonuçlandırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu kararlar her olayda otomatik sonuç doğurmaz. Vasiyetin içeriği, talebin niteliği, taraf teşkili ve başka davaların bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İspat ve Deliller
Vasiyetnamenin aslı veya onaylı örneği, açılma dosyası, kesinleşme şerhi, tebligat evrakı, mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları ve vasiyet konusu mala ilişkin tapu, banka veya sicil kayıtları temel delillerdir.
Taşınmazın vasiyet tarihinden sonra ifraz, tevhit, yenileme veya imar uygulaması görmesi hâlinde kadastro ve tapu kayıtlarıyla vasiyetnamenin konusu arasında teknik bağlantı kurulması gerekebilir. Böyle bir durumda keşif ve bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Sık Yapılan Hatalar
En sık hata, vasiyetnamenin açılmasını tenfiz için yeterli saymaktır. Diğer önemli hatalar; bütün mirasçılar ve yükümlüler belirlenmeden dava açılması, iptal veya tenkis davasının araştırılmaması, tapu kaydının güncel hâlinin getirtilmemesi ve yalnızca “tenfiz” denilerek infaz edilebilir bir talep sonucu kurulmamasıdır.
Hukuki Değerlendirme
Vasiyetnamenin tenfizi davasında yalnızca vasiyetname metnine bakılması yeterli değildir. Açılma ve tebligat süreci, hak düşürücü süreler, vasiyet alacağının muacceliyeti, taraf teşkili ve vasiyet konusu malın güncel hukuki durumu birlikte incelenmelidir. Talep sonucunun infaza elverişli kurulması özellikle tapu uyuşmazlıklarında belirleyicidir.
Günser + Partners ile İletişim
Vasiyetnamenin açılması dosyasının kesinleşme durumu, iptal veya tenkis süreleri, yanlış hasım gösterilmesi ve tapu kayıtlarının eksik incelenmesi hak kaybına yol açabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya somut olay bakımından sonuç garantisi içermez.
Kaynak ve Güncellik Notu
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 557, 559, 595, 600 ve 602.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11 ve 12.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.09.2016, 2016/9465 E., 2016/11238 K.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 28.06.2018, 2016/20404 E., 2018/7280 K.
- Kaynak PDF'deki açıklamalar güncel mevzuat ve doğrulanabilen karar künyeleriyle karşılaştırılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Belirli mal vasiyetinde vasiyet alacaklısı kişisel istem hakkı kazanır. Rızai devir yapılmıyorsa tapu iptali ve tescil davası gerekebilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.