İçeriğe geç

Blog / Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku

Tasarımın Hükümsüzlüğü ve Tescilsiz Tasarım Koruması Nasıl İşler?

· ≈6 dk okuma · Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku

Tescilli bir tasarımın yenilik veya ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü ile tescil edilmemiş tasarımların kopyalamaya karşı sağladığı sınırlı koruma açıklanmaktadır.

Endüstriyel tasarım koruması, bir ürünün veya parçasının görünümünü; yani çizgi, şekil, renk, doku ve malzeme gibi unsurlarının oluşturduğu bütünü korur. Türk hukukunda tasarımlar hem tescille hem de belirli koşullarda tescilsiz biçimde korunabilir. Ancak her iki koruma türünün de kapsamı ve gücü farklıdır; tescilli tasarımın da her zaman güvenle korunacağı varsayılamaz, çünkü sonradan hükümsüzlük davasına konu olabilir.

i. Tasarım Tescilinin Şartları Nelerdir?

SMK m. 56 uyarınca bir tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik ve ayırt edici nitelik taşıması gerekir. Yenilik, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde aynı tasarımın kamuya sunulmamış olmasını ifade eder. Ayırt edici nitelik ise bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, daha önce kamuya sunulmuş tasarımlardan belirgin biçimde farklı olmasını gerektirir.

Bu iki şart birlikte gerçekleşmelidir. Küçük farklılıklar taşıyan ama genel izlenim itibarıyla önceki tasarımlarla aynı kabul edilen bir görünüm, ayırt edici nitelik şartını taşımayabilir.

ii. Tasarımın Hükümsüzlüğü Hangi Hâllerde İstenebilir?

SMK m. 77 çerçevesinde tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğü başlıca şu hâllerde talep edilebilir:

  • tasarımın yenilik veya ayırt edici nitelik şartlarını taşımadığının anlaşılması,
  • hak sahibinin gerçekte başka bir kişi olduğunun ortaya çıkması,
  • tasarımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması,
  • tasarımın, daha önce tescil edilmiş veya kamuya sunulmuş bir işaretle, örneğin bir markayla, çelişmesi,
  • tasarımın sahibinin izni olmadan üçüncü kişinin eserinden yetkisiz biçimde yararlanılarak oluşturulmuş olması.

Hükümsüzlük yalnızca tasarımın tamamı için değil, tasarımın belirli unsurları için de talep edilebilir; koşulları taşımayan kısımlar hükümsüz kılınırken diğer unsurlar geçerliliğini koruyabilir.

iii. Yenilik ve Ayırt Edicilik Değerlendirmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

Bu değerlendirme, “bilgilenmiş kullanıcı” ölçütü üzerinden yapılır. Bilgilenmiş kullanıcı, ilgili ürün grubunu tanıyan ancak tasarımcı düzeyinde teknik bilgiye sahip olmayan farazi bir kişidir. Değerlendirmede tasarımcının, tasarımı geliştirirken sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır; seçenek özgürlüğünün dar olduğu ürün gruplarında küçük farklılıklar dahi ayırt edicilik için yeterli sayılabilirken, seçenek özgürlüğünün geniş olduğu alanlarda daha belirgin farklılıklar aranabilir.

iv. Tescilsiz Tasarım Koruması Nedir?

Kanun, hiç tescil edilmemiş tasarımlara da sınırlı bir koruma tanır. Bir tasarım kamuya ilk kez sunulduğu tarihten itibaren belirli bir süre boyunca tescilsiz tasarım olarak korunabilir. Bu koruma, tescilli tasarımdan önemli ölçüde daha zayıftır: tescilsiz tasarım sahibi yalnızca tasarımının kopyalanmasına karşı korunur; kendisinden bağımsız olarak, kopyalama olmaksızın aynı veya benzer tasarımı geliştiren üçüncü kişiye karşı hak ileri süremez.

Tescilsiz tasarım koruması, moda, tekstil ve hızlı tüketim ürünleri gibi ürün ömrünün kısa olduğu, her sezon yeni tasarımların piyasaya sunulduğu sektörlerde pratik bir öneme sahiptir; bu sektörlerde her tasarımı ayrı ayrı tescil ettirmek çoğu zaman ekonomik olarak anlamlı bulunmayabilir.

v. Tescilli ile Tescilsiz Tasarım Arasındaki Temel Farklar

  • Tescilli tasarım, kopyalama olmasa bile bağımsız olarak geliştirilen benzer tasarımlara karşı da ileri sürülebilir; tescilsiz tasarımda bu mümkün değildir.
  • Tescilli tasarımın koruma süresi tescille birlikte belirlenir ve yenilenebilir; tescilsiz tasarımın koruma süresi kamuya sunumdan itibaren işlemeye başlar ve sınırlıdır.
  • Tescilli tasarımda hak sahipliği sicil kaydıyla ispatlanırken, tescilsiz tasarımda kamuya sunum tarihinin ve içeriğinin ispatı davacıya aittir; bu da ispat yükünü önemli ölçüde ağırlaştırır.

vi. Tescilsiz Tasarımın İspatı

Tescilsiz tasarım hakkına dayanan taraf, hem tasarımın ilk kez ne zaman ve nasıl kamuya sunulduğunu hem de karşı tarafın bu tasarımı kopyaladığını ispatlamalıdır. Başlıca deliller şunlardır:

  • ilk kamuya sunuma ilişkin katalog, moda gösterisi, fuar kaydı veya internet yayını,
  • tasarımın oluşturulma sürecini gösteren taslak, teknik çizim ve tarihli dosyalar,
  • karşı tarafın ürününün piyasaya çıkış tarihi ve kaynağı,
  • iki tasarım arasındaki benzerliği ve olası kopyalamayı gösteren karşılaştırmalı inceleme,
  • bağımsız geliştirme iddiasını çürütecek erişim ve bağlantı delilleri.

vii. Çoklu Tasarım Başvurularında Hükümsüzlük

Uygulamada başvuru sahipleri, maliyet avantajı sağlamak amacıyla birden fazla tasarımı tek bir başvuru altında tescil ettirebilir. Bu tür çoklu başvurularda hükümsüzlük davası, başvurunun tamamına değil, yalnızca hükümsüzlük şartlarını taşıyan belirli tasarımlara yönelik olarak da açılabilir. Davacının talebini başvuru kapsamındaki hangi tasarımlara yönelttiğini açıkça belirtmesi, hem yargılamanın etkinliği hem de karşı tarafın savunma hakkı bakımından önem taşır.

viii. Tasarımın Ürünle Birlikte Değerlendirilmesi

Tasarım tescilinin kapsamı, yalnızca soyut bir görsel unsur olarak değil, hangi ürün veya ürün grubu için tescil edildiği dikkate alınarak değerlendirilir. Aynı görsel unsurun farklı bir ürün grubunda kullanılması, tasarım hakkının ihlali bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hem tescil başvurusu hazırlanırken hem de bir hükümsüzlük veya tecavüz iddiası değerlendirilirken, tasarımın hangi ürün sınıfı için tescil edildiği dikkatle incelenmelidir.

ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tasarımın hükümsüzlüğü, tecavüzü ve tescilsiz tasarıma dayalı taleplere ilişkin davalar, ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemelerinde görülür. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevli mahkeme, ilgili bölge adliye mahkemesi kararnamesine göre belirlenir.

x. Tasarım ile Marka ve Telif Korumasının Birlikte Kullanılması

Bir ürünün görünümü, aynı anda birden fazla koruma rejiminden yararlanabilir. Ürünün şekli hem tasarım tescili hem de belirli koşullarla üç boyutlu marka olarak korunabilir; ayrıca özgün ve sanatsal nitelik taşıyan tasarımlar telif hukuku kapsamında da korumadan yararlanabilir. Bu koruma türlerinin her birinin kendine özgü şartları, süreleri ve ispat gereklilikleri bulunur. Şirketlerin, özellikle uzun ömürlü ve yüksek yatırım gerektiren ürün tasarımlarında bu koruma türlerini birlikte ve tamamlayıcı biçimde kullanması, tek bir rejimin hükümsüz kılınması durumunda dahi diğer korumaların ayakta kalmasını sağlayabilir.

xi. Yurt Dışı Tasarım Tescillerinin Türkiye’deki Etkisi

Bir tasarımın yurt dışında tescilli olması, Türkiye’de otomatik olarak koruma sağlamaz; tasarım korumasının ülkesellik ilkesi burada da geçerlidir. Ancak yurt dışındaki tescil tarihi, belirli koşullarla rüçhan hakkı olarak Türkiye’deki başvuruya taşınabilir. Uluslararası tasarım tescili sistemlerinden yararlanan şirketlerin, Türkiye’yi de kapsam dâhiline alarak başvuru yapması, ayrı bir ulusal başvuru sürecine kıyasla zaman ve maliyet avantajı sağlayabilir.

xii. Tasarım Tescilinde Yenileme ve Koruma Süresinin Takibi

Tescilli tasarımın koruması, düzenli aralıklarla yenileme ücretinin ödenmesine bağlıdır ve yenileme yapılmadığı takdirde koruma kendiliğinden sona erer. Geniş bir ürün portföyüne sahip şirketlerin, hangi tasarımların yenileme tarihinin yaklaştığını takip eden bir sistem kurması; artık üretilmeyen veya ticari önemini yitirmiş tasarımlar için yenileme masrafını gereksiz yere sürdürmek yerine portföyü düzenli biçimde gözden geçirmesi önerilir. Bu takip aynı zamanda, rakiplerin benzer tasarımlarının ne zaman tescil süresinin dolacağının izlenmesi açısından da yararlı olabilir.

xiii. Sık Yapılan Hatalar

  • Küçük farklılıklar eklemenin her zaman ayırt edicilik sağladığını düşünmek,
  • tescilsiz tasarım korumasının tescilli tasarımla aynı güçte olduğunu varsaymak,
  • kamuya ilk sunum tarihini ve içeriğini ispatlayacak belgeleri saklamamak,
  • yenilik araştırmasını yalnızca yurt içi kaynaklarla sınırlı tutmak,
  • moda ve hızlı tüketim sektöründe her sezon tasarımı ayrı ayrı değerlendirmeden genel bir stratejiyle hareket etmek.

xiv. Hukuki Değerlendirme

Tasarım koruması, ürün geliştirme yatırımının korunmasında önemli bir araçtır; ancak tescilli tasarımın geçerliliği her zaman kesin değildir ve tescilsiz koruma sınırlı bir güvence sunar. Şirketlerin tasarım stratejisini, ürünün ömrü, sektörün özellikleri ve kopyalama riskine göre önceden planlaması önerilir.

Tasarımınızın hükümsüzlüğüne ilişkin bir iddianın değerlendirilmesi veya tescilsiz tasarım hakkınıza dayalı bir uyuşmazlık için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet, ancak bu koruma sınırlıdır; yalnızca kopyalamaya karşı geçerlidir ve süresi tescilli korumadan daha kısadır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

6769 sayılı SMK m. 56 · 6769 sayılı SMK m. 77