Blog / Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku
Patent Hakkına Tecavüz Hâlinde Hangi Davalar Açılabilir?
· ≈6 dk okuma · Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku
Patentli bir buluşun izinsiz üretilmesi, satılması veya kullanılması hâlinde patent sahibinin başvurabileceği men, ref ve tazminat davaları ile ispat sorunları açıklanmaktadır.
Patent, sahibine belirli bir süre için buluşunu üretme, kullanma, satma ve ithal etme konusunda münhasır bir hak tanır. Bu hakkın izinsiz kullanılması, yani patentli buluşun üçüncü kişilerce izinsiz üretilmesi, satılması veya kullanılması, patent hakkına tecavüz oluşturur. Tecavüz, sıklıkla yurt dışında üretilip yurt içine ithal edilen taklit ürünlerde, aynı teknolojiyi kullanan rakip firmaların ürünlerinde veya lisans sözleşmesi kapsamı dışına çıkan kullanımlarda görülür.
Patent sahibi, tecavüzü tespit ettiğinde yalnızca tazminat talep etmekle sınırlı değildir; tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve tecavüz konusu ürünlerin piyasadan toplatılması gibi taleplerde de bulunabilir.
i. Patent Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?
SMK m. 141 çerçevesinde patent hakkına tecavüz sayılabilecek başlıca fiiller şunlardır:
- patent sahibinin izni olmaksızın patentli ürünün üretilmesi, satılması, dağıtılması, kullanılması veya ithal edilmesi,
- ürünün bu amaçlarla elde bulundurulması,
- patentli usulün izinsiz kullanılması,
- usul patentinden doğan hakkın kapsamına giren usulle doğrudan elde edilen ürünün izinsiz satışa sunulması veya kullanılması,
- lisans sözleşmesiyle tanınan haklara veya sınırlamalara aykırı kullanım.
Tecavüzün varlığı için kural olarak kusur aranmaz; ancak kusurun derecesi, tazminatın hesaplanmasında ve manevi zarar taleplerinde etkili olabilir.
ii. Patent Sahibi Hangi Davaları Açabilir?
Patent hakkına tecavüz hâlinde patent sahibinin başvurabileceği başlıca hukuki yollar şunlardır:
- Tecavüzün tespiti davası: Fiilin patent hakkına tecavüz oluşturduğunun mahkemece tespit edilmesi.
- Tecavüzün önlenmesi (men) davası: Devam eden veya başlaması muhtemel tecavüzün durdurulması.
- Tecavüzün giderilmesi (ref) davası: Tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması; tecavüz konusu ürünlerin toplatılması, üretim araçlarına el konulması veya imhası.
- Maddi ve manevi tazminat davası: Patent sahibinin uğradığı zararların tazmini.
- İtibar tazminatı talebi: Tecavüz fiilinin, üretim biçimi, dağıtım yöntemi veya kullanılan reklam nedeniyle patentin itibarını zedelemesi hâlinde ayrıca talep edilebilir.
Bu davalar birlikte veya ayrı ayrı açılabilir; ihtiyati tedbir ve delil tespiti talepleriyle desteklenmesi genellikle etkinliği artırır.
iii. Zararın Hesaplanması
Patent sahibinin talep edebileceği maddi tazminat, uğranılan fiili zarar ile yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında patent sahibi, farklı yöntemlerden birini seçebilir; bunlar arasında tecavüz olmasaydı patent sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin bu fiil nedeniyle elde ettiği kazanç veya patentin lisans yoluyla kullanılması hâlinde talep edilebilecek makul lisans bedeli sayılabilir.
Somut olayda hangi yöntemin uygulanacağı ve zararın miktarı, genellikle mali ve teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenir. TBK m. 49 uyarınca haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğunun genel şartları, patent tecavüzüne dayalı tazminat taleplerinde de tamamlayıcı biçimde uygulama alanı bulabilir.
iv. İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti
Patent uyuşmazlıklarında dava sonuçlanana kadar geçen sürede tecavüzün devam etmesi, patent sahibi açısından telafisi güç zararlara yol açabilir. Bu nedenle patent sahibi, dava ile birlikte veya dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep ederek tecavüz konusu üretim veya satışın geçici olarak durdurulmasını isteyebilir.
Ayrıca tecavüzün ispatı büyük ölçüde teknik delillere dayandığından, delil tespiti kurumu bu alanda özellikle önemlidir. Delil tespiti, karşı tarafın üretim tesisinde veya ürünlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını sağlayarak ileride açılacak veya devam eden davada kullanılacak somut kanıtların erkenden ve değişmeden tespit edilmesine imkân tanır.
v. İspat Yükü ve Deliller
Tecavüz iddiasında patent sahibi, hem patentin geçerliliğini hem de karşı tarafın fiilinin patentin kapsamına girdiğini ispatlamalıdır. Başlıca deliller şunlardır:
- patent belgesi, patent istemleri ve tarifname,
- tecavüz konusu ürünün teknik özelliklerini gösteren numune, katalog veya teknik doküman,
- karşılaştırmalı teknik bilirkişi raporu,
- üretim, satış ve ithalat miktarını gösteren ticari kayıtlar,
- fatura, gümrük beyannamesi ve sözleşmeler,
- delil tespiti tutanakları.
Patent uyuşmazlıklarında teknik bilirkişi incelemesi, tecavüzün varlığının ve kapsamının belirlenmesinde belirleyici rol oynar; bilirkişi kurulunun ilgili teknoloji alanında uzman kişilerden oluşması önemlidir.
vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Patent hakkına tecavüzden doğan davalar, ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemelerinde görülür. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevli mahkeme, ilgili bölge adliye mahkemesi kararnamesine göre belirlenir. Yetki bakımından kural olarak davalının yerleşim yeri veya tecavüz fiilinin gerçekleştiği yer mahkemesi yetkili olabilir.
vii. Zamanaşımı
Patent hakkına tecavüzden doğan tazminat talepleri, kural olarak haksız fiillere ilişkin zamanaşımı sürelerine tabidir. Zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen kısa süre ile fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen uzun süre birlikte değerlendirilir. Tecavüzün süreklilik arz etmesi hâlinde, her yeni ihlal fiili kendi zamanaşımı süresini başlatabilir.
viii. Eşdeğerler Doktrini ve Koruma Kapsamının Yorumu
Patent hakkına tecavüzün tespitinde en teknik ve tartışmalı konulardan biri, tecavüz konusu ürünün patent istemlerinin lafzıyla birebir örtüşmediği, ancak aynı teknik sonucu aynı yöntemle elde ettiği durumlardır. Bu tür hâllerde “eşdeğerler doktrini” gündeme gelebilir: karşı tarafın ürünü, patent isteminin harfi harfine kapsamına girmese dahi, istemde tarif edilen unsurların işlevsel olarak eşdeğerini kullanıyorsa tecavüzün varlığından söz edilebilir. Bu değerlendirme yüksek düzeyde teknik uzmanlık gerektirir ve genellikle patent vekili ile teknik bilirkişinin birlikte çalışmasını zorunlu kılar.
ix. Gümrükte El Koyma ve Sınır Tedbirleri
Taklit veya patent ihlali oluşturan ürünlerin yurt dışından ithal edildiği durumlarda, patent sahibi gümrük idarelerine başvurarak sınırda el koyma talebinde bulunabilir. Bu idari yol, ürünlerin daha piyasaya girmeden durdurulmasını sağlayarak hem ispat açısından güçlü bir fırsat yaratır hem de zararın büyümesini önler. Gümrük başvurusunun etkili olabilmesi için patentin geçerlilik süresinin, kapsamının ve ihlal iddiasının önceden net biçimde ortaya konması gerekir.
x. Karşı Dava ve Hükümsüzlük Savunması İhtimali
Tecavüz davası açmayı planlayan patent sahibi, karşı tarafın büyük olasılıkla patentin hükümsüzlüğünü savunma olarak ileri süreceğini göz önünde bulundurmalıdır. Bu nedenle dava açılmadan önce patentin geçerliliğine ilişkin bağımsız bir ön değerlendirme yaptırmak, hem dava stratejisinin sağlam kurulmasını hem de olası bir hükümsüzlük riskinin önceden öngörülmesini sağlar.
xi. Dolaylı Tecavüz Kavramı
Patent hukukunda yalnızca patentli ürünü doğrudan üreten veya satan kişi değil, patentli buluşun esaslı bir unsurunu, bu unsurun patentli buluşta kullanılacağını bilerek veya bilmesi gerekirken üçüncü kişilere tedarik eden kişi de belirli koşullarla sorumlu tutulabilir. Bu kavram, uygulamada özellikle karmaşık ürünlerin parça tedarik zincirlerinde önem kazanır; bir parça üreticisinin, ürettiği parçanın münhasıran patentli bir sistemde kullanılacağını bilerek tedarik etmesi, dolaylı tecavüz sorumluluğunu gündeme getirebilir.
xii. Yabancı Şirketlere Karşı Yürütülen Tecavüz Davaları
Patent hakkına tecavüz iddiasının muhatabı, Türkiye’de doğrudan faaliyet göstermeyen ancak ürünlerini Türkiye’ye ihraç eden yabancı bir şirket olabilir. Bu durumda davanın hangi taraflara (yurt dışındaki üretici, Türkiye’deki ithalatçı veya distribütör) yöneltileceği, tebligat sürecinin nasıl yürütüleceği ve olası bir kararın yurt dışındaki tarafa karşı nasıl icra edileceği ayrıca planlanmalıdır. Uygulamada çoğu zaman Türkiye’deki ithalatçı veya satıcıya karşı dava açılması, hem tebligat hem de icra bakımından daha pratik bir yol olarak tercih edilir.
xiii. Sık Yapılan Hatalar
- Tecavüzü fark eder etmez delil toplamadan karşı tarafı doğrudan uyarmak ve delillerin ortadan kaldırılmasına fırsat vermek,
- ihtiyati tedbir ve delil tespiti taleplerini geciktirmek,
- zarar hesabını destekleyecek ticari ve mali kayıtları düzenli tutmamak,
- patentin geçerliliğine yönelik olası bir hükümsüzlük savunmasını öngörmeden dava stratejisi kurmak,
- teknik bilirkişi incelemesi olmadan tecavüzün açık olduğunu varsaymak.
xiv. Hukuki Değerlendirme
Patent hakkına tecavüz davaları, teknik inceleme gerektiren ve zamanla delillerin kaybolma riski taşıyan uyuşmazlıklardandır. Tecavüzün fark edilmesiyle birlikte delil toplama, ihtiyati tedbir ve delil tespiti gibi hızlı hareket gerektiren adımların vakit kaybetmeden değerlendirilmesi büyük önem taşır.
Patent hakkınıza yönelik bir tecavüz iddiasının değerlendirilmesi veya böyle bir iddiaya karşı savunma hazırlanması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Tecavüzün tespiti ve önlenmesi için kural olarak kusur aranmaz; ancak tazminatın kapsamı ve manevi zarar talebinde kusurun derecesi etkili olabilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
6769 sayılı SMK m. 141 · 6098 sayılı TBK m. 49
Bu yazı Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku — İlgili Yazılar
- Çalışan Buluşları Kime Aittir? İşçi ve İşveren Arasındaki Patent Hakkı
- Patentin Hükümsüzlüğü Davası: Şartları ve Sonuçları Nelerdir?
- Patent, Faydalı Model ve Tasarım Haklarının Korunması: Süreler, Deliller ve Hukuki Yollar
- Faydalı Model Belgesi Nedir? Patentten Farkları ve Riskleri
- 27 Mayıs 1960 Darbesi Mağdurları ve Mirasçılarına Tazminat
- Mala Zarar Verme Suçu Nedir? Şikâyet Süresi, Cezası ve Tazminat Yolu