Blog / Ticaret Hukuku
Tek Satıcılık (Distribütörlük) Sözleşmesi Nedir? Fesih ve Tazminat
· ≈6 dk okuma · Ticaret Hukuku
Tek satıcılık sözleşmesinin unsurları, acentelikten farkı, tekel bölgesi, asgari alım taahhüdü, haksız fesih ve sözleşme sonunda denkleştirme istemi.
Bir üretici veya ithalatçı, ürünlerini belirli bir bölgede tek bir işletme aracılığıyla pazara sunmak isteyebilir. Bu ilişkinin hukuki adı tek satıcılıktır; uygulamada distribütörlük, ana bayilik veya yetkili satıcılık olarak da anılır.
Tek satıcılık sözleşmesi Türk hukukunda kanunla ayrıca düzenlenmemiştir. İsimsiz (atipik) bir çerçeve sözleşmedir. Bu nedenle uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme hükümleri, sonra Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ve nitelikleri elverdiği ölçüde acenteliğe ilişkin düzenlemeler kıyasen uygulanır.
i. Tek Satıcılık Sözleşmesinin Unsurları
Tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcı ile tek satıcı arasında kurulan sürekli borç ilişkisidir. Temel unsurları şunlardır:
- Çerçeve sözleşme niteliği: Tek satıcılık sözleşmesi tek başına satış sözleşmesi değildir. Taraflar arasında ileride yapılacak münferit satışların koşullarını belirleyen bir çatı sözleşmedir.
- Kendi adına ve kendi hesabına satış: Tek satıcı, malı sağlayıcıdan satın alır, mülkiyetini devralır ve kendi adına, kendi hesabına yeniden satar. Kâr, alış ve satış fiyatı arasındaki farktan doğar.
- Tekel hakkı: Sağlayıcı, belirlenen bölgede başka satıcıya mal vermemeyi taahhüt eder. Bu, sözleşmenin ayırt edici özelliğidir.
- Süreklilik ve entegrasyon: Tek satıcı, sağlayıcının dağıtım örgütüne belirli ölçüde entegre olur; markanın tanıtımını üstlenir, satış sonrası hizmet verir.
- Sadakat ve bilgi verme: Taraflar karşılıklı olarak menfaatleri gözetir; tek satıcı piyasa ve rakip bilgilerini sağlayıcıya iletir.
ii. Tek Satıcılık ile Acentelik Arasındaki Fark
| Ölçüt | Tek satıcı | Acente |
|---|---|---|
| Kimin adına ve hesabına | Kendi adına, kendi hesabına | Müvekkil adına ve hesabına aracılık |
| Mal mülkiyeti | Tek satıcıya geçer | Kural olarak geçmez |
| Kazanç | Alış-satış farkı | Komisyon |
| Risk | Stok ve tahsilat riski tek satıcıda | Kural olarak müvekkilde |
| Düzenleme | Kanunda düzenlenmemiş | TTK m. 102 ve devamı |
Bu ayrım pratikte belirleyicidir. Sözleşmenin adı "distribütörlük" olsa bile taraf fiilen komisyon karşılığı aracılık yapıyorsa ilişki acentelik sayılabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre nitelendirmede sözleşmenin başlığı değil, tarafların fiilî ilişkisi esas alınır.
iii. Sözleşmede Mutlaka Düzenlenmesi Gereken Konular
- Bölge ve müşteri grubu: Tekelin coğrafi sınırı, müşteri grupları ve internet satışlarının hangi bölgeye sayılacağı yazılmalıdır.
- Münhasırlığın kapsamı: Sağlayıcının bölgede doğrudan satış yapıp yapamayacağı, kurumsal müşterilerin istisna tutulup tutulmayacağı açıkça belirlenmelidir.
- Asgari alım taahhüdü: Dönemsel asgari alım miktarı, taahhüdün karşılanmaması hâlindeki sonuçlar ve münhasırlığın kaybı düzenlenmelidir.
- Fiyat ve iskonto sistemi: Liste fiyatı, iskonto kademeleri ve fiyat değişikliği bildirim süreleri belirlenmelidir. Yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından sabitlenmesi rekabet hukuku bakımından risklidir.
- Stok, iade ve garanti: Sözleşme sona erdiğinde tek satıcının elindeki stokun akıbeti, geri alım yükümlülüğü ve garanti hizmetlerinin devamı düzenlenmelidir.
- Marka kullanımı: Tek satıcının markayı hangi kapsamda kullanabileceği, tanıtım materyalleri ve sözleşme sonrası kullanım yasağı yazılmalıdır.
- Fesih usulü: İhbar süresi, haklı fesih sebepleri ve bildirimin şekli belirlenmelidir.
- Uyuşmazlık çözümü: Yetkili mahkeme veya tahkim, uygulanacak hukuk ve dil açıkça kararlaştırılmalıdır.
iv. Rekabet Hukuku Boyutu
Tek satıcılık sözleşmeleri dikey anlaşma niteliğindedir ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun bakımından değerlendirilir. Özellikle şu kayıtlar dikkatle düzenlenmelidir:
- Yeniden satış fiyatının belirlenmesi: Sağlayıcının tek satıcıya sabit veya asgari satış fiyatı dayatması kural olarak yasaktır. Azami fiyat veya tavsiye fiyat belirlenmesi farklı değerlendirilir.
- Bölge ve müşteri kısıtlamaları: Aktif satış kısıtlamaları belirli koşullarda mümkünken, pasif satışların yasaklanması ciddi ihlal sayılabilir.
- Rekabet etmeme yükümlülüğü: Sözleşme süresince ve sonrasında getirilen rekabet yasaklarının süresi ve kapsamı sınırlı olmalıdır.
Bu kayıtların rekabet hukukuna aykırılığı, hem idari yaptırım hem de ilgili hükmün geçersizliği riskini doğurur.
v. Sözleşmenin Sona Ermesi
Belirli süreli sözleşme, sürenin dolmasıyla sona erer. Taraflar ilişkiyi süre sonunda fiilen sürdürürse sözleşme belirsiz süreliye dönüşmüş sayılabilir.
Belirsiz süreli sözleşmeler, makul bir ihbar süresine uyularak feshedilebilir. Sözleşmede süre kararlaştırılmışsa ona uyulur; kararlaştırılmamışsa ilişkinin süresi, tek satıcının yaptığı yatırımlar ve piyasanın özellikleri dikkate alınarak dürüstlük kuralına uygun bir süre belirlenir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde süreye uyulmadan derhal fesih mümkündür. Haklı sebeplere örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- ödemelerin sürekli ve ağır biçimde gecikmesi,
- asgari alım taahhüdünün önemli ölçüde ihlali,
- rekabet yasağına aykırı davranış,
- markanın itibarını zedeleyen kullanım,
- sözleşmeye aykırı paralel satış veya bölge ihlali.
vi. Haksız Fesih Hâlinde Talep Edilebilecekler
Sözleşmenin ihbar süresine uyulmadan veya haklı sebep bulunmadan feshedilmesi hâlinde tek satıcı şu talepleri ileri sürebilir:
- Kâr yoksunluğu: İhbar süresi boyunca elde edilebilecek kârın tazmini,
- Yapılan yatırımların karşılığı: Sözleşmeye güvenerek yapılan ve karşılığı alınamayan yatırım giderleri,
- Stokun geri alınması veya bedelinin ödenmesi: Sözleşmede düzenlenmişse veya dürüstlük kuralı gerektiriyorsa,
- Denkleştirme istemi: TTK m. 122 çerçevesinde, koşulları varsa.
Bu taleplerde TBK m. 112 uyarınca borca aykırılık ve zarar ilişkisi ortaya konulmalıdır. Zararın miktarı belirlenemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını belirleyebilir.
vii. Denkleştirme İsteminin Tek Satıcılığa Uygulanması
TTK m. 122'nin son fıkrası uyarınca denkleştirme istemine ilişkin hükümler, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.
Bu nedenle sözleşme sona erdiğinde tek satıcı da, koşulları varsa portföy tazminatı isteyebilir. Uygulamada aranan ölçütler şunlardır:
- ilişkinin sürekli olması ve tekel hakkı içermesi,
- tek satıcının sağlayıcının dağıtım örgütüne entegre olması,
- müşteri çevresinin sözleşme sonunda fiilen sağlayıcıya kalması,
- tek satıcının bu müşterilerden doğacak kazançtan yoksun kalması.
Denkleştirme istemi, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Bu süre kaçırıldığında istem düşer.
viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tek satıcılık ilişkisi her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğundan uyuşmazlık TTK m. 4 uyarınca ticari dava sayılır ve TTK m. 5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Yetkide HMK m. 6 ve HMK m. 10 kuralları uygulanır; taraflar tacir olduğundan yazılı yetki sözleşmesi yapılabilir. Yabancı sağlayıcılarla kurulan ilişkilerde milletlerarası yetki, uygulanacak hukuk ve tahkim şartının geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri ile itirazın iptali ve menfi tespit davalarında TTK m. 5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmeyi yazılı yapmadan yalnız sipariş ve fatura akışıyla yıllarca çalışmak,
- Münhasırlığın kapsamını ve sağlayıcının doğrudan satış hakkını belirsiz bırakmak,
- Asgari alım taahhüdünün sonuçlarını düzenlememek,
- Yeniden satış fiyatını sabitleyen kayıtlar koyarak rekabet ihlali riski yaratmak,
- Fesih ihbar süresini ve şeklini kararlaştırmamak,
- Sözleşme sonunda stokun akıbetini düzenlememek,
- Denkleştirme istemini bir yıllık süre içinde ileri sürmemek,
- Fesih sonrası kapsamı geniş ibraname imzalamak.
x. Hukuki Değerlendirme
Tek satıcılık, kanunda düzenlenmediği için sözleşme metninin belirleyiciliği en yüksek olan ticari ilişkilerden biridir. Bölge, münhasırlık, asgari alım, fiyat sistemi, fesih ve sona erme sonuçları yazılmadığında, uyuşmazlık tamamen genel hükümler ve kıyas yoluyla çözülmeye çalışılır; bu da öngörülemez sonuçlar doğurur.
Distribütörlük ilişkisi kurarken sözleşmenin rekabet hukuku uyumunun da denetlenmesi gerekir. Tek satıcılık sözleşmenizin hazırlanması, feshi veya sona ermesinden doğan talepleriniz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kanunda şekil şartı öngörülmemiştir; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak münhasırlık, asgari alım ve fesih koşulları gibi kritik konuların ispatı için yazılı sözleşme gerekir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
İlgili mevzuat
TTK m. 122 · TTK m. 5 · TBK m. 27 · TBK m. 112
Bu yazı Ticaret Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Ticaret Hukuku — İlgili Yazılar
- Franchise Sözleşmesi Nedir? Tarafların Yükümlülükleri ve Fesih
- Acentenin Denkleştirme İstemi (Portföy Tazminatı) Nedir?
- Acentelik Sözleşmesi Nedir? Acentenin Hakları ve Yükümlülükleri
- Uluslararası Distribütörlük Sözleşmesinin Feshi ve Tazminat Talepleri
- Uluslararası Acentelik Sözleşmesinde Uygulanacak Hukuk ve Denkleştirme İstemi
- Ticari İşletmenin Devri Sözleşmesi: Şekil, Tescil ve Sorumluluk