İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı: TMK 2

TMK 2 kapsamındaki dürüstlük kuralını, hakkın açıkça kötüye kullanılması yasağını, iyiniyetten farkını ve hâkimin re'sen incelemesini açıklıyoruz.

Bir hakkın kanunda tanınmış olması, her amaçla ve her biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez. TMK m. 2, hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesinde dürüst davranma yükümlülüğü getirir; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını belirtir. Hüküm, özel hukukun tamamına yayılan temel sınırlardan biridir.

Hukuki Kurumun Tanımı ve Kapsamı

Dürüstlük kuralı, makul ve güvenilir bir kişinin aynı koşullarda göstereceği davranış ölçüsüdür. Hakkın kötüye kullanılması ise görünüşte mevcut bir hakkın, amacı dışında, karşı tarafa haksız zarar verecek veya daha önce yaratılan güvenle açıkça çelişecek biçimde kullanılmasıdır. Kişinin zarar verme kastı önemli olabilir; ancak her olayda zorunlu unsur değildir.

İlgili Mevzuat Hükümleri

TMK m. 2/1 hakların kullanılması ve borçların ifasında dürüstlüğü emreder. İkinci fıkra açık kötüye kullanımı koruma dışı bırakır. Kural emredici niteliktedir ve dosyadan anlaşılması hâlinde hâkim tarafından re'sen gözetilebilir. Bununla birlikte TMK m. 2, açık kanun hükmünü kolayca bertaraf eden genel bir adalet maddesi değildir; özel hüküm öncelikle uygulanır, kötüye kullanma istisnai ve somut gerekçeyle belirlenir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.03.2021 tarihli, 2017/2501 E. ve 2021/233 K. sayılı kararında, aynı tarafın bağlantılı uyuşmazlıklarda birbiriyle çelişen yetki itirazları ileri sürmesi dürüstlük kuralı ve çelişkili davranış yasağı bakımından değerlendirilmiştir. Karar, usul haklarının da TMK m. 2 denetimi dışında olmadığını gösterir. Ancak her çelişki otomatik kötüye kullanma sayılmaz; yaratılan güven ve somut sonuç incelenir.

Doktrindeki Yaklaşım ve Uygulamadaki Tartışmalar

Kötüye kullanma iddiası genel ahlak eleştirisi şeklinde değil, hakkın amacı, tarafların önceki davranışları, yaratılan güven, elde edilecek yarar ve karşı tarafa verilecek zarar karşılaştırılarak kurulmalıdır. Uzun süre sessiz kalma, çelişkili davranış, şekil eksikliğini dürüst olmayan biçimde ileri sürme veya önemsiz yarar için ağır zarar doğurma örnekleri somut koşullara göre değerlendirilebilir.

Somut Olaylarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Her dosyada taraf sıfatı, işlemin tarihi, tebligat ve süreler, delillerin elde ediliş biçimi ile özel kanun hükümleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Aynı maddeye dayanan iki uyuşmazlık, vakıa ve usul geçmişi farklı olduğu için aynı sonuca ulaşmayabilir.

Süreler, Görevli ve Yetkili Merci

TMK m. 2 bağımsız bir dava türü değildir. Dava, savunma, itiraz veya yorum ilkesi olarak somut uyuşmazlıktaki maddi ve usul hükümleriyle birlikte uygulanır. Hâkim re'sen dikkate alabilse de tarafın kötüye kullanmayı gösteren vakıaları ve delilleri dosyaya sunması gerekir. Hâkim, tarafların ileri sürmediği yeni vakıayı kendiliğinden yaratamaz.

İspat, Delil ve Usul Sorunları

Sözleşme görüşmeleri, yazışmalar, önceki dava ve takiplerdeki beyanlar, ihtarnameler, ödeme ve ifa davranışları, uzun süreli uygulama, güven doğuran açıklamalar ve zarar-yarar dengesini gösteren ekonomik veriler kullanılabilir. Tek bir cümle yerine davranış zinciri kurulmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • TMK 2'yi her haksızlık hissinde bağımsız çözüm saymak
  • Açık kanun hükmünü sırf adaletsiz bulunduğu için uygulamamak
  • Kötüye kullanmayı somut vakıalarla göstermemek
  • Dürüstlük kuralı ile TMK 3'teki iyiniyeti aynı kavram sanmak

Hukuki Değerlendirme

TMK m. 2, hukuki şekillerin arkasına saklanan açık adaletsizliği önleyen güçlü fakat sınırsız olmayan bir ilkedir. Etkili kullanım için soyut hakkaniyet söylemi yerine, davranışın neden hakkın amacına aykırı olduğu ve hangi güveni ihlal ettiği somutlaştırılmalıdır.

Günser + Partners ile İletişim

Bu tür uyuşmazlıklarda sürenin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına yol açabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve uygulanabilir yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Süreler, görev, yetki ve kullanılabilecek hukuki yollar somut olayın özelliklerine göre değişebilir; içerik tek başına hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

<!-- EDİTORYAL DOĞRULAMA NOTU - YAYIN ÖNCESİ İÇ KULLANIM Doğrulanan temel kaynaklar:

  • 4721 sayılı TMK m. 2 ve m. 3
  • Yargıtay HGK, 09.03.2021, 2017/2501 E., 2021/233 K.
  • Dürüstlük kuralına ilişkin yerleşik öğretideki objektif davranış ölçütleri

Kaynak PDF, konu ve ilk araştırma zemini olarak kullanılmış; metin özgün biçimde yeniden yazılmıştır. Karar künyesi tam ve bağımsız biçimde doğrulanamayan hâllerde karar numarası kullanılmamıştır. -->

Sık Sorulan Sorular

Hayır. TMK m. 2 davranış ve hak kullanımıyla; TMK m. 3 ise bir hakkın kazanılmasında engeli bilme veya bilmesi gerekme durumuyla ilgilidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.