İçeriğe geç

Blog / Ceza Hukuku

Yakalama Nedir? Gözaltına Alma Usulü ve Yakalanan Kişinin Hakları

· ≈5 dk okuma · Ceza Hukuku

Yakalama ile gözaltı arasındaki fark, herkesin yakalama yetkisi, kolluğun yükümlülükleri, yakınlara haber verme ve yakalama emri uygulamada anlatılıyor.

Yakalama, bir kişinin hâkim kararı olmaksızın, kanunda gösterilen hâllerde kısa süreli olarak hareket serbestisinden yoksun bırakılmasıdır. Gözaltı ise yakalanan kişinin, soruşturmanın tamamlanması amacıyla Cumhuriyet savcısının emriyle kanunî süre boyunca nezarethanede tutulmasıdır.

İki kavram halk arasında sık karıştırılır. Yakalama anlık bir işlemdir; gözaltı ise yakalamanın ardından gelen ve savcı emrine dayanan bir koruma tedbiridir. Her yakalama gözaltıyla sonuçlanmaz.

i. Yakalama ile Gözaltı Arasındaki Fark

ÖlçütYakalamaGözaltı
DayanakKanunda sayılan hâller, kolluk yetkisi veya yakalama emriCumhuriyet savcısının emri
Kim yapabilirBelirli hâllerde herkes, kural olarak kollukYalnız Cumhuriyet savcısının emriyle kolluk
SüreKısa; işlemin gerektirdiği zamanKanunda gösterilen azamî süre
SonuçSerbest bırakma veya gözaltına almaSerbest bırakma veya hâkimliğe sevk

ii. Herkes Yakalama Yapabilir mi?

CMK m. 90 uyarınca, kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenmesi hâlinde, iki koşuldan birinin varlığında herkes geçici olarak yakalama yapabilir:

  • kişinin kaçma ihtimalinin bulunması,
  • hemen kimliğinin belirlenememesi.

Bu, bir vatandaşın kolluğun yerine geçmesi anlamına gelmez. Yakalanan kişi derhâl kolluğa teslim edilmelidir; ölçüsüz güç kullanımı ya da kişinin alıkonulmaya devam edilmesi, yakalayan kişi bakımından ayrı bir suç oluşturabilir.

Kolluğun yakalama yetkisi

Kolluk görevlileri; tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren hâllerde gecikmesinde sakınca bulunması ve Cumhuriyet savcısına ya da amirlerine derhâl başvurma imkânının bulunmaması durumunda kişiyi yakalayabilir. Ayrıca kolluk, kanunda gösterilen suçüstü hâllerinde yakalama yapmakla görevlidir.

Yakalanan kişinin durumu, yakalama nedeni ve yapılan işlemler gecikmeksizin Cumhuriyet savcısına bildirilir ve savcının emri doğrultusunda hareket edilir.

iii. Yakalama Emri Nedir?

Yakalama emri, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimliğince verilen bir karardır. Tutuklamadan farklıdır: yakalama emri kişinin bulunup adlî mercilere getirilmesini sağlar; tutuklama ise kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasına ilişkin ayrı bir karardır.

Hakkında yakalama emri bulunan kişi kendiliğinden başvurursa da yakalama işlemi yapılır; ancak bu tutum, sonraki aşamada kaçma şüphesinin değerlendirilmesinde lehe bir unsur olarak ileri sürülebilir.

iv. Yakalanan Kişinin Hakları

Yakalama anından itibaren kişinin sahip olduğu haklar şunlardır:

  1. Yakalama nedeninin öğrenilmesi: Kişiye, yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar derhâl yazılı, bu mümkün değilse sözlü olarak bildirilir.
  2. Susma hakkı: Yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkı vardır.
  3. Müdafi yardımı: Avukatla görüşme ve ifade sırasında avukat bulundurma hakkı bulunur; imkânı yoksa baro tarafından müdafi görevlendirilmesi istenebilir.
  4. Yakınlarına haber verilmesi: Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin durumu, kendisinin belirlediği bir yakınına gecikmeksizin bildirilir.
  5. Hekim kontrolü: Gözaltına alınan kişi, gözaltına alınırken ve gözaltı süresi sona ererken sağlık kontrolünden geçirilir; ara işlemler bakımından da muayene istenebilir.
  6. İnsan onuruna uygun muamele: Kişi, nezarethanede kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun koşullarda tutulur.
  7. Kanun yoluna başvurma: Yakalama işlemine ve gözaltına alma emrine karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Bu haklar tutanağa geçirilir. Bildirim yapılmaması, işlemin hukuka uygunluğu ve sonradan açılabilecek tazminat davası bakımından ayrıca değerlendirilir.

v. Gözaltına Alma Kararını Kim Verir?

Gözaltına alma, yakalanan kişi hakkında soruşturmanın tamamlanması için zorunlu olması ve suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması hâlinde Cumhuriyet savcısının vereceği emirle mümkündür. Kolluk kendiliğinden gözaltı kararı veremez.

Kanun, belirli suçlar bakımından ve gecikmesinde sakınca bulunan sınırlı hâllerde mülkî amirlerce belirlenen kolluk amirlerine de gözaltına alma yetkisi tanımıştır. Bu istisnaî yetki kullanıldığında da işlem derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir ve savcının denetimine tabidir.

vi. Yakalanan Kişi Ne Zaman Serbest Bırakılır?

Yakalanan kişi, gözaltına alınmayacaksa serbest bırakılır. Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresi dolmadan da soruşturmanın tamamlandığı veya tedbirin gereksiz hâle geldiği kanaatine varırsa kişinin serbest bırakılmasını emredebilir.

Serbest bırakma, dosyanın kapandığı anlamına gelmez. Soruşturma devam eder; kişi daha sonra ifadeye çağrılabilir, hakkında adlî kontrol istenebilir ya da doğrudan iddianame düzenlenebilir.

vii. Gözaltı Sonunda Hâkimliğe Sevk

Gözaltı süresi içinde soruşturma tamamlanamamışsa ve savcı tutuklama ya da adlî kontrol talep edecekse, kişi sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Sevk yazısında talebin ne olduğu açıkça gösterilir.

Hâkimlik önünde yapılan işlem sorgudur ve müdafi bulundurulması zorunludur. Hâkimlik üç sonuçtan birine varabilir:

  • serbest bırakma,
  • adlî kontrol altına alma,
  • tutuklama.

viii. Yakalama ve Gözaltı Sırasında Yapılan Diğer İşlemler

Yakalama, tek başına arama ve elkoyma yetkisi vermez; ancak yakalanan kişi üzerinde kişisel güvenlik amacıyla üst araması yapılabilir. Delil elde etmeye yönelik arama, elkoyma ve dijital materyal incelemesi ayrı karar ve emirlere tabidir.

Kimlik tespiti amacıyla parmak izi ve fotoğraf alınması, beden muayenesi ve örnek alınması gibi işlemlerin her biri kendi usulüne bağlıdır. Kişinin rızası, kanunun aradığı karar veya emir şartının yerine geçmez.

ix. Yakalama Hukuka Aykırıysa Ne Yapılabilir?

Üç ayrı yol gündeme gelir:

  1. Sulh ceza hâkimliğine başvuru: Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcı emrine karşı hâkimliğe başvurulabilir. Hâkimlik incelemesini kanunda öngörülen kısa süre içinde yapar.
  2. Tazminat istemi: Kanuna aykırı olarak yakalanan veya gözaltına alınan kişi, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hükümleri çerçevesinde devletten tazminat isteyebilir.
  3. Delilin değerlendirilmesi: Hukuka aykırı yakalama sırasında elde edilen bulguların delil değeri, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı ilkesi çerçevesinde tartışılır.

Ayrıca görevi kötüye kullanma veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlar bakımından ayrı bir suç duyurusunda bulunulması da mümkündür.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Yakalama nedeninin sorulmaması ve tutanağa geçirtilmemesi,
  • avukatla görüşme talebinin ertelenmesine ses çıkarılmaması,
  • yakınlara haber verilmesi hakkından vazgeçilmesi,
  • sağlık raporu alınırken var olan şikâyetlerin söylenmemesi,
  • nezarethanede alınan beyanların önemsiz sanılması,
  • rıza istendiğinde telefon ve dijital cihazların usulsüz incelenmesine izin verilmesi,
  • yakalama işlemine karşı hâkimliğe başvurunun süresinde yapılmaması,
  • sevk sırasında müdafi görevlendirilmesini istememek,
  • serbest bırakılmayı dosyanın kapanması sanmak.

xi. Hukuki Değerlendirme

Yakalama ve gözaltı, kişi özgürlüğüne yapılan en doğrudan müdahalelerdir. Bu nedenle kanun, her aşama için ayrı yetki, süre ve bildirim kuralı öngörmüştür. Kuralların bir bölümüne uyulmaması hem işlemin geçerliliğini hem de elde edilen delillerin akıbetini etkiler.

Yakalanan kişinin ilk saatlerde yapması gereken, haklarını kullanmak ve her talebini tutanağa geçirtmektir. Gözaltı süreci sonunda hâkimliğe sevk edilme ihtimali bulunduğundan savunmanın en baştan hazırlanması gerekir. Süreç yönetimi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kelepçe, kaçmayı, kendisine veya başkalarına zarar vermeyi önlemek gibi somut bir zorunluluk bulunduğunda ve ölçülü biçimde kullanılabilir. Ölçüsüz uygulama hukuka aykırıdır.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

CMK m. 90 · CMK m. 91 · CMK m. 95 · CMK m. 96 · CMK m. 98