Blog / Ceza Hukuku
Ev ve İşyeri Araması Nasıl Yapılır? Arama Kararı Şartları Nelerdir?
· ≈5 dk okuma · Ceza Hukuku
Konut, işyeri ve kapalı alanlarda arama için hâkim kararı, gecikmesinde sakınca hâli, gece arama yasağı, hazır bulunacak kişiler ve arama tutanağı anlatılıyor.
Arama, suç şüphesi altındaki kişinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla kişilerin üstünde, eşyasında, konutunda, işyerinde ya da kendisine ait diğer yerlerde yapılan araştırma işlemidir. Konut dokunulmazlığı anayasal bir hak olduğundan arama, ancak kanunda gösterilen usule uyularak yapılabilir.
Uygulamada aramanın hukuka uygunluğu, dosyanın kaderini belirler. Hukuka aykırı aramada ele geçirilen bulgular delil olarak kullanılamaz.
i. Arama Kaç Türlüdür?
Ceza muhakemesinde arama, kime yönelik olduğuna göre ikiye ayrılır.
Şüpheli veya sanıkla ilgili arama
Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi ya da suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla yapılan aramada, makul şüphe aranır. Yani somut olayda kişinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği yönünde makul bir beklenti bulunmalıdır.
Diğer kişilerle ilgili arama
Şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin yerlerinde yapılacak aramada koşullar daha ağırdır. Bu kişilerin konut, işyeri veya kendilerine ait diğer yerlerinde arama yapılabilmesi için:
- aranan kişinin veya suç delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun somut olgulara dayalı olarak anlaşılması gerekir.
Bu ayrım, üçüncü kişilerin keyfî aramalara maruz kalmasını önler.
ii. Arama Kararını Kim Verir?
Kural, hâkim kararıdır. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, ancak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir.
Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emri gündeme gelir. Ancak bu istisna, konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar bakımından uygulanmaz. Yani bir eve ya da işyerine kolluk amirinin yazılı emriyle girilemez.
Karar veya yazılı emirde şunların gösterilmesi gerekir:
- aramanın nedenini oluşturan fiil,
- aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
- karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi.
Bu unsurları taşımayan, adres veya süre bakımından belirsiz kararlar hukuka aykırılık iddiasının temelini oluşturur.
iii. Gece Vakti Arama Yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. Konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Kanun bu yasağa sınırlı istisnalar getirmiştir:
- suçüstü hâli,
- gecikmesinde sakınca bulunan hâller,
- yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi ya da tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması.
Ayrıca kanun, kamuya açık ve gece açık bulunan bazı yerler bakımından farklı bir rejim öngörür. Gece vakti kavramı, kanunda güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önceye kadar geçen süre olarak tanımlanmıştır.
iv. Arama Sırasında Kimler Hazır Bulunur?
Aramada hazır bulunma hakkı, işlemin denetlenebilirliğini sağlar.
- Yer sahibi veya zilyedi: Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Kendisi bulunmazsa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri, kendisiyle birlikte oturan bir kişi veya komşusu bulundurulur.
- Müdafi: Şüpheli veya sanığın müdafiinin aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. Bu güvence, avukatın gelmesi için makul süre beklenmesini gerektirir.
- İhtiyar heyeti veya komşulardan iki kişi: Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
- Tercüman: Kişi Türkçe bilmiyorsa veya işitme ve konuşma engeli varsa tercüman görevlendirilir.
Kişinin kendi rızası, kanunun aradığı karar veya emir şartını ortadan kaldırmaz. “İzin verdiniz” denilerek yapılan kararsız arama, hukuka aykırılık iddiasını engellemez.
v. Avukat Bürolarında Arama
Avukat büroları bakımından özel bir rejim uygulanır. Avukat büroları, ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukatın aramada hazır bulundurulması gerekir.
Arama sonucunda el konulan belgeler hakkında avukatın veya baro temsilcisinin itirazı hâlinde, belgeler ayrı bir zarfa konularak hâkim değerlendirmesine sunulur. Bu güvenceler, müvekkil sırrının korunmasına hizmet eder.
vi. Arama Tutanağı ve Belge Verilmesi
Arama sonunda tutanak düzenlenir. Tutanakta;
- aramanın dayanağı olan karar veya yazılı emir,
- aramanın başlangıç ve bitiş saati,
- hazır bulunanların kimlikleri,
- aranan yerin tanımı,
- ele geçirilen eşyanın ayrıntılı listesi,
- varsa itiraz ve beyanlar
gösterilmelidir. Aramada el konulan eşya varsa, istem üzerine ilgiliye bunları gösteren bir belge verilir. Aramada hiçbir şey ele geçmemiş olsa dahi, istem hâlinde bu durumu belirten bir belge düzenlenir.
Belge talebi çok önemlidir; sonraki aşamalarda hangi eşyanın ne zaman alındığını ispatlamanın en güvenilir yoludur.
vii. Arama Sırasında Rastlantı Sonucu Bulunan Deliller
Arama, kararda gösterilen suçla ilgili olarak yapılır. Ancak arama sırasında başka bir suça ilişkin delil elde edilirse, bu delil muhafaza altına alınır ve durum gecikmeksizin Cumhuriyet savcısına bildirilir. Savcı, bu delil bakımından ayrı bir soruşturma başlatır ve gerekiyorsa ek karar alır.
Rastlantısal delillerin kullanılabilirliği, ilk aramanın hukuka uygun olup olmadığına sıkı sıkıya bağlıdır. Hukuka aykırı bir arama sırasında bulunan delil, sonradan meşrulaştırılamaz.
viii. Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Ne Olur?
Üç ayrı sonuç doğar:
- Delilin değerlendirilmemesi: Hukuka aykırı yöntemle elde edilen bulgular hükme esas alınamaz. Bu ilke anayasal düzeydedir ve mahkemece resen gözetilir.
- Tazminat: Kanuna aykırı biçimde yapılan aramadan zarar gören kişi, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hükümleri çerçevesinde devletten tazminat isteyebilir.
- Ceza ve disiplin sorumluluğu: İşlemi yapan görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulabilir.
Savunma, hukuka aykırılık iddiasını en erken aşamada ve somut olgularla ortaya koymalıdır. Sonraki aşamada dile getirilen genel itirazlar çoğu zaman sonuç doğurmaz.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Arama kararının veya yazılı emrin gösterilmesini istememek,
- kararda yazan adres ile aranan yerin aynı olup olmadığını kontrol etmemek,
- avukat çağırma hakkını kullanmamak,
- komşu veya ihtiyar heyeti üyesi bulundurulmadan aramaya itiraz etmemek,
- ele geçirilen eşyanın listesini okumadan tutanağı imzalamak,
- ele geçen bir şey olmadığında belge istememek,
- itirazları tutanağa geçirtmemek,
- dijital cihazlar için ayrı karar gerektiğini bilmemek,
- gece arama yasağının ihlalini sonradan gündeme getirmek.
x. Hukuki Değerlendirme
Arama, ceza soruşturmasının en çok tartışılan koruma tedbiridir. Çünkü delillerin büyük bölümü bu işlemle elde edilir ve işlemdeki en küçük usul hatası tüm delil zincirini etkileyebilir.
Arama ile karşılaşan kişinin yapması gereken, direnmek değil, süreci doğru biçimde belgelemektir. Kararın gösterilmesi, hazır bulunma haklarının kullanılması, itirazların tutanağa geçirilmesi ve belge talebi sonraki savunmanın temelini oluşturur. Arama ve elkoyma işlemlerine ilişkin değerlendirme için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir varsa kolluk zor kullanarak da giriş yapabilir. Doğru tutum, kararın gösterilmesini istemek ve süreci tutanakla belgelemektir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
İlgili mevzuat
CMK m. 116 · CMK m. 117 · CMK m. 118 · CMK m. 119 · CMK m. 120
Bu yazı Ceza Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Ceza Hukuku — İlgili Yazılar
- İletişimin Denetlenmesi Nedir? Telefon Dinleme, Teknik Takip ve Gizli Soruşturmacı
- Elkoyma Nedir? Elkoyma Kararı, İtiraz ve Eşyanın İadesi
- Dijital Delil Nedir? Bilgisayar ve Telefonlarda Arama, Kopyalama ve Elkoyma
- Suç Duyurusu Nasıl Yapılır? İhbar ve Şikâyet Arasındaki Fark Nedir?
- Ceza Duruşması Nasıl Görülür? Sanığın Duruşmadaki Hakları Nelerdir?
- Şüphelinin Hakları Nelerdir? İfade Alma Nasıl Yapılır?