İçeriğe geç

Blog / Ticaret Hukuku

Haksız Rekabet Nedir? Hâlleri, Davaları ve Zamanaşımı

· ≈6 dk okuma · Ticaret Hukuku

TTK m. 54 ve devamındaki haksız rekabet hükümleri, dürüstlük kuralına aykırı davranış tipleri, tespit-men-tazminat davaları, ihtiyati tedbir ve bir yıllık zamanaşımı.

Rekabet, ticari hayatın doğal parçasıdır. Hukuk rekabeti değil, rekabetin dürüstlük kuralına aykırı biçimde yürütülmesini yasaklar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54 ve devamındaki hükümler, bu sınırı çizer.

Haksız rekabet hükümleri yalnız rakipleri değil; müşterileri, tedarikçileri ve genel olarak dürüst ve bozulmamış rekabeti korur. Bu nedenle taraflar arasında rekabet ilişkisi bulunması dahi şart değildir.

i. Haksız Rekabetin Temel İlkesi

TTK m. 54 uyarınca haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.

Bu genel hükmün üç sonucu vardır:

  • Kanunda sayılan hâller sınırlı değildir; genel ilkeye aykırı her davranış haksız rekabet sayılabilir.
  • Kusur, haksız rekabetin varlığı için şart değildir. Kusur yalnız tazminat talepleri bakımından aranır.
  • Fiilî zararın doğmuş olması gerekmez; zarar tehlikesi tespit ve men davaları için yeterlidir.

ii. Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranış Hâlleri

TTK m. 55, başlıca haksız rekabet hâllerini altı grupta sayar.

Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri

  • Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini kötülemek,
  • Kendisi veya işletmesi hakkında yanlış veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak,
  • Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmiş gibi hareket etmek,
  • Başkasının malları veya işletmesiyle karıştırılmaya yol açan önlemler almak,
  • Kendisini, mallarını veya fiyatlarını başkasıyla karşılaştırarak üstün göstermek,
  • Seçilmiş bazı malları tedarik fiyatının altında satışa sunmak ve bunu reklamlarda vurgulayarak müşteriyi yanıltmak,
  • Müşterinin karar özgürlüğünü saldırgan satış yöntemleriyle sınırlamak,
  • Malın veya hizmetin özelliklerini, miktarını, kullanım amacını veya tehlikelerini gizlemek,
  • Taksitli satış ilanlarında kanunen gerekli bilgileri açıkça belirtmemek.

Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme

  • Müşterileri, kendisiyle sözleşme yapmaları için başkalarıyla yaptıkları sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltmek,
  • Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine veya yardımcılarına menfaat sağlayarak onları görevlerine aykırı davranmaya yöneltmek,
  • İşçileri, vekilleri veya yardımcıları, işverenlerinin üretim ve iş sırlarını ifşaya veya ele geçirmeye yöneltmek.

Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma

  • Kendisine emanet edilen teklif, hesap veya plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak,
  • Üçüncü kişilere ait iş ürünlerinden, bunların yetkisiz olarak elde edildiğini bilerek yararlanmak,
  • Başkasının iş ürününü teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp kendi katkısı olmaksızın kullanmak.

Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etme

Özellikle gizlice veya izinsiz olarak ele geçirdiği ya da hukuka aykırı biçimde öğrendiği bilgileri değerlendiren veya başkalarına bildiren kişi haksız rekabet yapmış olur. Bu hüküm, ticari sır korumasının temel dayanaklarından biridir.

İş şartlarına uymama

Özellikle kanun veya sözleşmeyle rakiplere de yüklenmiş yükümlülüklere uymamak; bu yolla maliyet avantajı elde etmek haksız rekabettir. Kayıt dışı istihdam, ruhsatsız faaliyet veya zorunlu belgelerin alınmaması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanma

Özellikle yanıltıcı biçimde, diğer taraf aleyhine doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan ya da sözleşmenin niteliğine aykırı biçimde haklar ve borçlar dağılımı öngören önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullanmak haksız rekabettir.

iii. Haksız Rekabet Davaları

TTK m. 56 uyarınca haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kişi şu davaları açabilir:

  1. Tespit davası: Fiilin haksız olup olmadığının tespiti.
  2. Men (durdurma) davası: Haksız rekabetin önlenmesi ve devam eden fiile son verilmesi.
  3. Düzeltme davası: Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması; yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmazsa haksız rekabette kullanılan araçların ve malların imhası.
  4. Maddi tazminat davası: Kusur varsa zararın giderilmesi. Hâkim, davacının talebi üzerine tazminatı haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına göre de belirleyebilir.
  5. Manevi tazminat davası: TBK m. 58 koşulları çerçevesinde.

Ayrıca mahkeme, davayı kazanan tarafın talebi üzerine kararın kesinleşmesinden sonra masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün ilanına karar verebilir. İlanın şekli ve kapsamı kararda belirlenir.

Tespit, men ve düzeltme davalarını; ekonomik menfaati zarar gören veya tehlikeye giren kişilerin yanı sıra, kanunda öngörülen koşullarla müşteriler ile mesleki ve ekonomik birlikler de açabilir.

iv. Kime Karşı Dava Açılır?

Dava, haksız rekabeti işleyen kişiye karşı açılır. Fiil bir işletmenin çalışanı veya işçisi tarafından işlenmişse, tespit, men ve düzeltme davaları işletme sahibine karşı da açılabilir. Tazminat davalarında ise sorumluluk, kusur ve istihdam eden sorumluluğuna ilişkin kurallar çerçevesinde belirlenir.

Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu bakımından kanunda özel bir düzenleme öngörülmüştür; yazının sahibi ve ilan veren öncelikli olarak sorumludur.

v. İhtiyati Tedbir

Haksız rekabet davalarında en etkili araç çoğu zaman ihtiyati tedbirdir. Çünkü yargılama sonuçlanana kadar süren bir kampanya, telafisi güç zarar doğurur.

Mahkemeden şunlar istenebilir:

  • haksız rekabet oluşturan fiilin durdurulması,
  • yanıltıcı reklamın yayından kaldırılması,
  • karıştırılmaya yol açan ambalaj, tabela ve tanıtım materyallerinin toplatılması,
  • internet sitesindeki içeriğin kaldırılması,
  • malların gümrükte durdurulması veya el konulması.

Talebin kabulü için hakkın varlığının yaklaşık olarak ispatı ve gecikmesinde sakınca bulunduğunun ortaya konulması gerekir. Mahkeme kural olarak teminat isteyebilir. Tedbir kararının uygulanması ve esas davanın süresinde açılması bakımından HMK m. 393 ve devamındaki süreler dikkatle takip edilmelidir.

vi. Zamanaşımı

TTK m. 60 uyarınca haksız rekabetten doğan hukuk davaları, davaya hakkı olan tarafın bunların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ancak fiil aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.

Devam eden haksız rekabetlerde zamanaşımının başlangıcı, fiilin sona erdiği ana göre değerlendirilir. Bu nedenle sürekli yayımda kalan bir içerik bakımından hakkın düştüğü sonucuna kolayca varılmamalıdır.

vii. Cezai Sorumluluk

TTK m. 62 uyarınca kanunda sayılan bazı haksız rekabet fiillerini kasten işleyenler hakkında, zarar gören kişinin şikâyeti üzerine hapis veya adli para cezasına hükmolunabilir. Şikâyet hakkı, hukuk davası açma hakkına sahip olanlara aittir.

Tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde haksız rekabet fiili işlenmişse, ceza tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekirken ihmalde bulunan organ üyeleri ya da ortakları hakkında uygulanır; tüzel kişi hakkında ise güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.

viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Haksız rekabet Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiği için bundan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Tarafların tacir olup olmaması sonucu değiştirmez.

Yetkide HMK m. 6'daki davalının yerleşim yeri kuralı ile HMK m. 16 uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi kuralı uygulanır. İnternet üzerinden gerçekleşen fiillerde yetkili yer, erişimin sağlandığı ve zararın doğduğu yer bakımından ayrıca değerlendirilir.

Yalnız tazminat talebi bakımından, konusu bir miktar paranın ödenmesi olduğundan TTK m. 5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Tespit, men ve düzeltme talepleri bakımından bu dava şartı aranmaz; talepler birlikte ileri sürülüyorsa para talebi yönünden başvuru yapılmalıdır.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Delilleri tespit ettirmeden dava açmak; internet içeriğinin ekran görüntüsünü noter veya delil tespiti yoluyla belgelendirmemek,
  • Bir yıllık zamanaşımı süresini kaçırmak,
  • Yalnız tazminat isteyip men ve düzeltme taleplerini ileri sürmemek,
  • İhtiyati tedbir talebini geciktirmek,
  • Rakibin fiyat indirimini otomatik olarak haksız rekabet saymak,
  • Karşılaştırmalı reklamın her hâlde yasak olduğunu düşünmek,
  • Ticari sır ihlalinde gizlilik sözleşmesi ve erişim kayıtları tutmamak,
  • Arabuluculuk başvurusunu yalnız tazminat talebi için gerekli olduğunu gözden kaçırmak.

x. Hukuki Değerlendirme

Haksız rekabet davalarında başarı, büyük ölçüde delillerin fiil sürerken toplanmasına ve talebin doğru kurgulanmasına bağlıdır. Tespit, men, düzeltme, tazminat ve ilan talepleri birlikte ileri sürülmediğinde, kazanılan dava beklenen sonucu vermeyebilir.

Bir yıllık zamanaşımı süresi kısadır; fiil öğrenildiği anda delil tespiti ve ihtiyati tedbir seçenekleri değerlendirilmelidir. Haksız rekabete uğradığınızı düşünüyorsanız veya hakkınızda böyle bir iddia varsa Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak hayır. Fiyat rekabeti serbesttir. Ancak seçilmiş bazı malların tedarik fiyatının altında satışa sunulup bunun reklamlarda vurgulanarak müşterinin yanıltılması hâlinde haksız rekabet gündeme gelir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 54 · TTK m. 55 · TTK m. 56 · TTK m. 60 · TTK m. 62