İçeriğe geç

Blog / İdare Hukuku

İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü Nedir? Hangi İşlemleri Kapsar?

· ≈6 dk okuma · İdare Hukuku

İYUK kapsamındaki ivedi yargılama usulünün uygulandığı işlem türleri, kısaltılmış süreler ve yürütmenin durdurulması talebiyle ilişkisi.

İdari yargıda kural olarak dava açma, savunma ve kanun yolu süreleri belirli standart sürelere tabidir. Ancak kamu düzeni ve kamu yararı açısından hızlı sonuçlandırılması gereken bazı uyuşmazlık türleri için kanun koyucu, daha kısa sürelerle işleyen özel bir yargılama rejimi öngörmüştür: ivedi yargılama usulü. Bu usul, ilgili kişi ve idare açısından hem hak arama hem de hukuki belirliliğin hızlı sağlanması bakımından önemli sonuçlar doğurur.

i. İvedi Yargılama Usulünün Amacı

İvedi yargılama usulünün temel amacı, hukuki belirsizliğin uzun süre devam etmesinin kamu yararına zarar verebileceği düşünülen işlem türlerinde, dava sürecinin normal yargılamaya göre daha hızlı ilerlemesini sağlamaktır. Bu kapsamdaki davalarda dava açma süresi, savunma süresi ve kanun yolu süreleri standart yargılamaya göre kısaltılmıştır; ayrıca bu davalar öncelikli olarak incelenir.

ii. Hangi Uyuşmazlıklar İvedi Yargılama Usulüne Tabidir?

Kanun, ivedi yargılama usulünün uygulanacağı işlem ve dava türlerini sınırlı sayıda belirlemiştir. Bu kapsama giren başlıca alanlar arasında kamu ihale mevzuatına dayalı bazı işlemler ile belirli imar planlarına ilişkin uyuşmazlıklar sayılabilir. Kanunda sayılan işlem türleri dışındaki uyuşmazlıklar, standart yargılama usulüne tabi olmaya devam eder. Somut bir uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olup olmadığı, davaya konu işlemin niteliği ve dava konusu kanun hükmünün kapsamına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

iii. Standart Yargılama ile İvedi Yargılama Arasındaki Farklar

İvedi yargılama usulünün standart usulden ayrıldığı başlıca noktalar şunlardır:

  • Dava açma süresi: Standart altmış günlük süreye kıyasla daha kısa bir süre öngörülebilir.
  • Savunma süresi: Davalı idarenin savunma vermesi için tanınan süre kısaltılmıştır.
  • Yürütmenin durdurulması istemi: Bu talep hakkındaki karara itiraz süreleri de kısaltılmıştır.
  • Öncelikli inceleme: Dava dosyası, mahkeme tarafından öncelikli olarak ele alınır.
  • Kanun yolu süreleri: İstinaf ve temyiz başvuru süreleri, standart yargılamaya göre daha kısadır ve kural olarak istinaf incelemesi de öncelikli yapılır.

iv. Yürütmenin Durdurulması ile İlişkisi

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda yürütmenin durdurulması talebi, İYUK m. 27'deki genel şartlara (telafisi güç zarar ihtimali ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması) tabi olmakla birlikte, bu talep hakkında verilen kararlara karşı itiraz süreleri kısaltılmıştır. Bu durum, hızlı sonuç alınması gereken uyuşmazlıklarda hem davacı hem davalı idare açısından belirsizlik süresini azaltır.

v. İvedi Yargılama Usulünde Dilekçe ve Savunma

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda da dilekçelerin İYUK m. 3'teki şekil şartlarına uyması gerekir; ayrıca kısaltılmış süreler nedeniyle dilekçenin ve eklerinin ilk seferde eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır. Süre kısıtlaması nedeniyle sonradan dilekçeyi tamamlama veya eksik belgeleri sunma imkânı standart yargılamaya kıyasla daha sınırlı olabilir.

vi. Hangi Hâllerde Dava Standart Usule Döner?

Bir dava, konusu itibarıyla ivedi yargılama usulü kapsamında açılmış olsa dahi, yargılama sırasında dava konusunun bu kapsamda olmadığının anlaşılması hâlinde, mahkeme davayı standart yargılama usulüne göre sonuçlandırabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde hangi usulün uygulanması gerektiğinin gerekçeli biçimde belirtilmesi faydalı olur.

vii. İvedi Yargılama Usulünün Getirdiği Ek Yükümlülükler

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda, davacının dava dilekçesiyle birlikte dayandığı bütün bilgi ve belgeleri eksiksiz sunması beklenir; çünkü kısaltılmış süreler nedeniyle mahkemenin ek süre tanıma veya eksiklik tamamlatma imkânı standart yargılamaya göre daha sınırlıdır. Davalı idare de savunmasını ve varsa idare işlem dosyasını kısa süre içinde mahkemeye sunmak zorundadır. Bu hızlı temponun her iki taraf için de dosya hazırlığının titizlikle ve önceden yapılmasını gerektirdiği unutulmamalıdır.

viii. Bilirkişi İncelemesi Gereken Davalarda Süreç Nasıl İşler?

İvedi yargılama usulüne tabi bazı uyuşmazlıklarda (örneğin teknik değerlendirme gerektiren ihale uyuşmazlıklarında) bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekebilir. Bu durumda mahkeme, kısaltılmış süreler ile bilirkişi incelemesinin gerektirdiği makul süre arasında bir denge kurar; bilirkişi incelemesinin gerekliliği, davanın ivedi yargılama usulüne tabi olmasını ortadan kaldırmaz, ancak fiilen sürecin bir miktar uzamasına yol açabilir.

ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda da görevli yargı yeri idare mahkemeleridir; görev ve yetki kuralları bakımından standart yargılamadan bir farklılık bulunmaz. Farklılık yalnız sürelere ve önceliğe ilişkindir.

x. Dava Açma Süresi

İvedi yargılama usulüne tabi işlemlerde dava açma süresi, kanunda özel olarak öngörülen kısaltılmış süreye tabidir; bu süre standart altmış günlük süreden daha kısa olabilir. Somut işlem türü için uygulanacak sürenin, güncel mevzuat hükmünden teyit edilmesi gerekir; süre standart yargılamadakinden farklı işlediğinden, yanlış hesaplama doğrudan hak kaybına yol açar.

xi. Standart Usulle Kıyaslandığında Avukatlık Hizmetinin Önemi

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda sürelerin kısa olması, dilekçe ve delillerin hazırlanmasında hataya yer bırakmayacak bir titizlik gerektirir. Standart yargılamada mümkün olan sonradan delil sunma, dilekçe düzeltme veya ek süre talep etme imkânları bu usulde daha sınırlı olduğundan, davanın en başından itibaren doğru şekillendirilmesi, doğru hasmın belirlenmesi ve talep sonucunun (iptal, yürütmenin durdurulması, varsa tazminat) eksiksiz biçimde ortaya konması büyük önem taşır. Süre kaçırma riskinin yüksek olduğu bu davalarda, işlemin tebliğ tarihinin ve kanunda öngörülen özel sürenin doğru tespiti, davanın kabul edilebilirliği bakımından belirleyicidir.

xii. Uluslararası Unsurlu Uyuşmazlıklarda Uygulama

İvedi yargılama usulü kapsamındaki bazı uyuşmazlıklarda (özellikle kamu ihalelerine ilişkin davalarda) yabancı gerçek veya tüzel kişiler de taraf olabilir. Bu durumda tebligatın yurt dışına usulüne uygun yapılması, kısaltılmış sürelerin işlemeye başlaması bakımından ayrıca önem kazanır; tebligatın gecikmesi, sürecin fiilen uzamasına yol açabilir.

xiii. Danıştay'ın İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Baktığı Davalarla İlişkisi

Bazı düzenleyici işlemlere karşı davalar, ilk derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan Danıştay'da açılır. Bu davalardan bazıları da ivedi yargılama usulü kapsamında değerlendirilebilir; bu durumda hem görevli mahkemenin (Danıştay) hem de uygulanacak usulün (ivedi yargılama) doğru tespiti gerekir. Görev ve usul kurallarının bir arada yanlış değerlendirilmesi, davanın esasına hiç girilmeden usul yönünden reddedilmesine yol açabilir.

xiv. Sık Yapılan Hatalar

  • Uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olup olmadığını değerlendirmeden standart altmış günlük süreyi esas almak,
  • kısaltılmış savunma ve itiraz sürelerini standart sürelerle karıştırmak,
  • dilekçe ve ekleri ilk seferde eksiksiz hazırlamayıp sonradan tamamlama imkânı olacağını varsaymak,
  • yürütmenin durdurulması talebine ilişkin itiraz süresini standart usule göre hesaplamak,
  • dava dilekçesinde hangi usulün uygulanması gerektiğini gerekçelendirmemek.

xv. Kanun Değişikliklerinin Kapsam Üzerindeki Etkisi

İvedi yargılama usulünün uygulama alanı, zaman içinde kanun değişiklikleriyle genişletilebilir veya daraltılabilir. Bu nedenle bir işlemin bu usule tabi olup olmadığının değerlendirilmesinde, işlemin tesis edildiği veya davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan hükmün esas alınması gerekir; eski veya güncelliğini yitirmiş bir düzenlemeye göre değerlendirme yapılması hatalı sonuçlara yol açabilir.

xvi. Hukuki Değerlendirme

İvedi yargılama usulü, sınırlı sayıda işlem türü için öngörülen, süreleri kısaltılmış özel bir yargılama rejimidir. Bu usule tabi bir uyuşmazlıkta sürelerin standart yargılamadaki gibi hesaplanması, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir. Somut işlemin ivedi yargılama usulüne tabi olup olmadığının ve uygulanacak sürelerin doğru tespiti için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Yalnız kanunda sayılan sınırlı işlem ve dava türlerinde uygulanır; kapsam dışındaki uyuşmazlıklar standart yargılama usulüne tabidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.