Çalışma Alanı
İdare Hukuku
İdare hukuku, kişiler ile kamu idareleri arasında ortaya çıkan hukuki ilişkileri ve bu ilişkilerden doğan uyuşmazlıkları konu alan bir kamu hukuku alanıdır. Günser + Partners olarak; idari işlemlere karşı iptal davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların giderilmesine yönelik tam yargı davaları, kamulaştırma uyuşmazlıkları, imar işlemleri, disiplin cezaları ve kamu görevlilerinin özlük haklarına ilişkin süreçlerde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz.
Hizmet Kapsamı
Bu alandaki çalışmalarımızda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu başta olmak üzere ilgili idari mevzuat, özel kanun hükümleri ve güncel yargı uygulamaları dikkate alınır. İdare hukukunda dava açma süreleri ve başvuru usulleri özel önem taşıdığından, her işlem somut olayın özellikleri ve tebliğ tarihi esas alınarak değerlendirilir.
İdare hukuku kapsamında, hukuka aykırı olduğu değerlendirilen idari işlemlere karşı iptal davalarının açılması ve takibi hizmetlerimiz arasında yer alır. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygun olup olmadığı incelenir; işlemin dayandığı mevzuat, idarenin gerekçesi ve somut olay birlikte değerlendirilerek hukuki yol haritası oluşturulur.
İdarenin işlem veya eylemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla açılan tam yargı davalarında da hukuki destek sağlıyoruz. Bu kapsamda zararın varlığı, zararın kapsamı, idari faaliyet ile zarar arasındaki illiyet bağı, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halleri somut belgeler üzerinden değerlendirilir.
Kamulaştırma işlemleri, kamulaştırmasız el atma iddiaları, imar uygulamaları, ruhsat ve izin işlemleri, idari para cezaları, kamu ihale süreçlerinden doğan uyuşmazlıklar ve idari sözleşmelere ilişkin ihtilaflar da idare hukuku çalışma alanımız içerisinde yer almaktadır.
Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
İdare hukukunda uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıkların başında disiplin cezaları, ruhsat ve izin işlemlerinin iptali, imar planı ve imar uygulamalarına ilişkin uyuşmazlıklar, yıkım ve para cezası kararları, memurların atama, görevden uzaklaştırma, derece, kademe, maaş ve diğer özlük haklarına ilişkin işlemler gelir.
Bu tür uyuşmazlıklarda idari işlemin dayanağı olan mevzuatın doğru belirlenmesi, işlemin gerekçesinin incelenmesi ve idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi önem taşır. İdarenin takdir yetkisi sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.
Kamulaştırma işlemlerinde bedel tespiti, acele kamulaştırma, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepleri ve taşınmaz mülkiyetine müdahale niteliğindeki idari işlemler de sıkça gündeme gelen konular arasındadır. Bu dosyalarda taşınmazın niteliği, fiili kullanım durumu, imar durumu ve idarenin işlem gerekçesi birlikte değerlendirilir.
İdarenin hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen zararlar, kamu hizmetinin geç işlemesi, hiç işlememesi veya kötü işlemesi iddiasına dayalı talepler de tam yargı davaları kapsamında ele alınır. Bu tür davalarda zararın ve idari faaliyetle bağlantısının somut şekilde ortaya konulması gerekir.
Süreç Nasıl Yürütülür?
İdare hukuku süreci, öncelikle müvekkile tebliğ edilen veya müvekkil tarafından öğrenilen idari işlemin incelenmesiyle başlar. İşlemin tarihi, tebliğ şekli, dava açma süresi, uygulanacak özel mevzuat ve başvuru yolları değerlendirilir. İdari yargıda süreler çoğu zaman kısa ve kesin olduğundan, ilk değerlendirme aşaması büyük önem taşır.
Gerekli görülen hallerde dava açılmadan önce ilgili idareye başvuru yapılması, işlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya zararın giderilmesinin talep edilmesi gündeme gelebilir. Bazı uyuşmazlıklarda idari başvuru zorunlu, bazı uyuşmazlıklarda ise ihtiyari niteliktedir. Bu nedenle izlenecek yol, somut işlemin niteliğine göre belirlenir.
İdari başvurudan sonuç alınamaması veya doğrudan dava açılmasının gerekli olduğu hallerde idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya görevli diğer yargı merciinde iptal davası ya da tam yargı davası açılır. İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğabilecekse yürütmenin durdurulması talebi de ayrıca değerlendirilir.
Yargılama sürecinde idarenin savunmaları, işlem dosyası, ara karar cevapları, keşif ve bilirkişi incelemeleri dikkatle takip edilir. Gerekli durumlarda ek beyanlar, itirazlar ve hukuki açıklamalar mahkemeye sunulur.
Her dosyada amaç, idari işlemin veya eylemin hukuka uygunluğunu somut olay çerçevesinde değerlendirmek, müvekkilin haklarını süresi içinde ve etkili biçimde korumak, süreci şeffaf ve özenli şekilde yürütmektir. Müvekkil, yargılama ve başvuru sürecinin her aşamasında düzenli olarak bilgilendirilir.
Diğer Çalışma Alanları
Bu konuda görüşmek ister misiniz?
Meselenizi avukatlarımıza doğrudan iletebilir, bir randevu talep edebilirsiniz.