Çalışma Alanları / Alacak ve İcra / xii. İcra ve İflas Hukuku
İcra ve İflas Hukuku
İcra takibinde haklı olmak önemlidir; ancak tahsilat için tek başına yeterli değildir. Alacağın dayanağına uygun takip yolunun seçilmesi, yetkili icra dairesinin belirlenmesi, tebligatların izlenmesi, itirazlara süresinde cevap verilmesi ve borçlunun malvarlığının gerçekçi biçimde araştırılması gerekir.
Borçlu bakımından da yalnızca "borcum yok" demek çoğu zaman takibi durdurmaz. Ödeme, zamanaşımı, yetki, imza, tebligat veya borcun bulunmadığı yönündeki savunmaların doğru merci önünde, uygun delillerle ve süresi içinde ileri sürülmesi gerekir.
Günser + Partners, icra dosyalarını yalnızca ödeme emri gönderilmesi veya haciz talebi verilmesi olarak ele almaz. Alacağın ispat gücü, muacceliyet ve temerrüt durumu, faiz, teminatlar, borçlunun mali yapısı, muhtemel itirazlar ve takip giderleri birlikte değerlendirilir. Borçlu veya üçüncü kişi adına yapılan başvurularda ise takibin dayanağı, ödeme kayıtları, zamanaşımı, yetki, tebligat, haczedilmezlik ve mülkiyet iddiaları ayrı ayrı incelenir.
Ele Aldığımız Başlıca İcra ve İflas Süreçleri
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar arasında şunlar yer alır:
- İlamsız ve ilamlı icra takipleri
- Çek, bono ve poliçeye dayalı kambiyo takipleri
- Rehnin veya ipoteğin paraya çevrilmesi
- Kira alacağının tahsili ve icra yoluyla tahliye
- Ödeme emrine itiraz ve itirazın kaldırılması
- İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları
- Borçtan kurtulma davası ve takibin iptaline ilişkin başvurular
- İcra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet
- Haciz, muhafaza, kıymet takdiri ve elektronik satış işlemleri
- İstihkak, haczedilmezlik ve üçüncü kişilerin hak iddiaları
- İhalenin feshi ve sıra cetveli uyuşmazlıkları
- Tasarrufun iptali davaları
- İflas, konkordato ve yeniden yapılandırma süreçleri
Doğru Takip Yolunun Belirlenmesi
Fatura, cari hesap, sözleşme, mahkeme kararı, kira ilişkisi, çek, bono, ipotek ve rehin aynı hukuki sonucu doğurmaz. Yanlış takip yolunun seçilmesi, yetki itirazına, takibin durmasına, ek masrafa veya alacaklının süre kaybetmesine neden olabilir.
Takip açılmadan önce alacağın vadesi, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, uygulanabilecek faiz, yetki sözleşmesi, zamanaşımı, kefalet veya diğer teminatlar ile mevcut deliller incelenir. İhtarname gönderilmesinin zorunlu ya da stratejik olarak gerekli olup olmadığı da somut ilişkiye göre belirlenir.
Şirket alacaklarında amaç yalnızca tek tek takip dosyaları açmak değildir. Cari hesapların ayrıştırılması, vade ve teslim kayıtlarının düzenlenmesi, sözleşme ve fatura süreçlerinin standartlaştırılması, teminat yapısının güçlendirilmesi ve borçlu bazlı raporlama yapılması, tahsilatın sürekliliği açısından önem taşır.
İlamsız, İlamlı ve Kambiyo Senetlerine Özgü Takipler
İlamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz, itirazın kapsamına göre takibi durdurabilir. Alacaklının elindeki belgenin niteliğine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali yoluna gidilebilir. Bu yolların süreleri, delil düzenleri, görevli mercileri ve doğurduğu sonuçlar aynı değildir.
Mahkeme kararına dayalı takiplerde hüküm fıkrası esas alınır. Faiz başlangıcı, yargılama giderleri, vekâlet ücreti, sorumluluğun müşterek veya müteselsil olup olmadığı ve kararın kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği dikkatle değerlendirilmelidir. Hükmün sınırını aşan takip işlemleri şikâyet veya icranın geri bırakılması talebine konu olabilir.
Çek ve bonoya dayalı takiplerde senedin zorunlu unsurları, vade, ibraz, imza, ciro zinciri, yetki ve zamanaşımı incelenir. Kambiyo senedinin varlığı, temel ilişkiden kaynaklanan her savunmayı ortadan kaldırmaz; ancak savunmanın ileri sürüleceği yol ve ispat biçimi değişebilir.
Haciz, Malvarlığı Araştırması ve Satış
Takibin kesinleşmesi, tahsilatın gerçekleştiği anlamına gelmez. Borçlunun banka hesapları, ücret ve kira alacakları, araçları, taşınmazları, şirket payları ve üçüncü kişilerde bulunan hakları araştırılmalıdır. Hacizden sonra muhafaza, kıymet takdiri, satış talebi ve elektronik artırma aşamalarının da kesintisiz izlenmesi gerekir.
Her haczin ekonomik sonucu aynı değildir. Satış gideri yüksek, değeri düşük veya üzerinde önceki tarihli haciz ve rehinler bulunan bir mal bakımından işlem yapılmadan önce olası tahsilat hesabı çıkarılmalıdır. Amaç, dosyayı hareketli göstermek değil; yapılacak masraf ile tahsil ihtimali arasında makul bir denge kurmaktır.
Taşınır ve taşınmazların satışı elektronik satış portalı üzerinden yürütülmektedir. Satış ilanı, teminat, teklif, ihale bedelinin yatırılması ve ihalenin sonuçları bakımından güncel hükümler ile dosyanın tabi olduğu geçiş düzenlemeleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Borçlu veya üçüncü kişi bakımından haczedilmezlik ve istihkak iddiaları; zilyetlik, fatura, ödeme kaydı, ticari defter, ruhsat, tapu kaydı ve fiilî kullanım gibi deliller üzerinden değerlendirilir. Bir malın üçüncü kişiye ait olduğunun yalnızca sözlü olarak ileri sürülmesi çoğu zaman yeterli olmaz.
Kira Alacağı ve Tahliye Takipleri
Kira bedelinin ödenmemesi, kira süresinin sona ermesi ve yazılı tahliye taahhüdü birbirinden farklı takip sebepleridir. Kira dönemi, ödeme emrinin türü, tebliğ tarihi, yapılan ödemeler, ihtarların içeriği ve tahliye talebinin dayanağı sonucu doğrudan etkiler.
Kira alacağının tahsili, temerrüt nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi, birikmiş yan giderler ve kiracının itirazına karşı başvurular bu kapsamda ele alınır. Tahliye taahhüdünde düzenlenme tarihi, kiralananın tesliminden sonraki irade durumu, imza itirazı ve taraflar arasındaki sonraki işlemler birlikte incelenir.
İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat
İcra takibine itiraz edilmesi hâlinde alacaklı, elindeki belgeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre takip hukukuna özgü bir yola veya genel mahkemelerde görülecek davaya başvurabilir. İtirazın iptali davasında takip konusu alacak ile dava talebi arasındaki bağlantı korunmalı; kısmi ödemeler, mahsup iddiaları, faiz ve icra inkâr tazminatı koşulları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Borçlu olmadığı hâlde takiple karşılaşan kişi menfi tespit davası açabilir. Takip nedeniyle ödeme yapılmışsa istirdat talebi gündeme gelebilir. Ancak bu davaların açılması, icra takibini her durumda kendiliğinden durdurmaz. İhtiyati tedbir, teminat ve dava şartı arabuluculuk bakımından uyuşmazlığın tarafları ile hukuki kaynağı ayrıca incelenmelidir. Ticari nitelikteki bazı menfi tespit ve istirdat davalarında dava öncesi arabuluculuk şartı uygulanabilir.
Tasarrufun İptali, İstihkak ve Sıra Cetveli
Borçlunun malvarlığını yakınına veya üçüncü kişiye devretmiş olması, her devrin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Tasarrufun tarihi, borcun doğum zamanı, satış bedeli, taraflar arasındaki ilişki, borçlunun mali durumu ve üçüncü kişinin işlemden haberdar olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
Tasarrufun iptali davası, şartları oluştuğunda alacaklıya belirli mal üzerinde cebri icra imkânı sağlamayı amaçlar. Dava sonucunda mülkiyet doğrudan alacaklıya geçirilmez; alacaklıya, iptale konu mal üzerinde haciz ve satış işlemlerini sürdürebilme imkânı tanınabilir.
Haciz sırasında üçüncü kişinin mülkiyet iddiası istihkak uyuşmazlığına, aynı satış bedeli üzerinde birden fazla alacaklının hak ileri sürmesi ise sıra cetveline itiraz veya şikâyete yol açabilir. Başvurunun hukuki sebebi yanlış kurulursa görevli merci, süre ve inceleme yöntemi değişebilir.
Konkordato ve İflas Süreçleri
Konkordato yalnızca mahkemeye dilekçe verilerek yürütülebilecek bir süreç değildir. Borçlunun mali verileri, nakit akışı, alacaklı yapısı, teminatları ve faaliyetini sürdürebilme ihtimali gerçekçi bir proje içinde ortaya konulmalıdır.
Borçlu şirketler bakımından başvuru öncesi risk analizi, alacakların sınıflandırılması, sözleşmelerin incelenmesi ve geçici ya da kesin mühlet sürecinin takibi yürütülür. Alacaklılar yönünden ise alacağın bildirilmesi, rehin ve teminat durumunun belirlenmesi, çekişmeli alacaklar, komiser işlemleri, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamasında hakların korunması önem taşır.
İflas dosyalarında alacağın masaya kaydı, sıra cetveli, istihkak, doğrudan iflas talepleri ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin bağlantılı uyuşmazlıklar dosyanın ticari ve mali yapısıyla birlikte değerlendirilir.
İcra Dosyalarında Süre, Tebligat ve Delil Riski
İcra hukukunda birçok itiraz, şikâyet ve dava kısa süreye bağlıdır. Usulsüz tebligat iddiasında tebliğ işlemi kadar öğrenme tarihi ve sonrasında yapılan işlemler de önemlidir. Tebligatın geçersiz olduğunu düşünerek dosyayı izlememek, haciz veya satış işlemlerinin ilerlemesine yol açabilir.
Ödeme iddiası banka kaydı, makbuz, yazılı mutabakat veya alacaklının kabulüyle desteklenmelidir. Açıklamasız para transferleri, üçüncü kişi ödemeleri ve birden fazla borcun bulunduğu ilişkilerde mahsup sırası teknik inceleme gerektirir.
Bu nedenle dosya yalnızca UYAP kayıtları üzerinden değil; alacağın temelini oluşturan sözleşme, fatura, teslim belgesi, senet, ticari kayıt ve banka hareketleriyle birlikte incelenir. Takibin açılmasından önce veya ödeme emrinin tebliğinden hemen sonra yapılacak belge incelemesi, ileride telafisi güç hâle gelebilecek usul hatalarının önüne geçebilir.
Günser + Partners İcra Dosyalarında Nasıl Çalışır?
İlk değerlendirmede icra dosyası ile alacağın veya borcun doğduğu temel hukuki ilişki birlikte ele alınır. Alacaklı bakımından tahsil ihtimali ve yapılacak masraflar; borçlu bakımından ise takibin dayanağı, ödeme savunması, haciz riski ve başvuru süreleri açık biçimde ortaya konulur.
Takip açılması gerekiyorsa uygun takip yolu ve yetkili icra dairesi belirlenir. Mevcut bir takip inceleniyorsa ödeme emri, tebligat, takip talebi, faiz hesabı, itirazlar ve yapılmış haciz işlemleri kontrol edilir. Gereksiz işlem ve giderlerden kaçınılarak izlenecek yol, alternatifleri ve riskleriyle birlikte müvekkile açıklanır.
Ankara Çankaya'daki ofisimizden, başta Ankara olmak üzere Türkiye genelinde yürütülen icra takipleri, icra mahkemesi başvuruları ve bağlantılı dava süreçlerinde bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki destek sağlıyoruz.
Dosyanın İlk Değerlendirmesi
Ödeme emri, tebligat evrakı, takip talebi, sözleşme, fatura, senet, banka dekontları ve varsa haciz tutanaklarının birlikte incelenmesi; uygulanabilecek yolun, tahsil ihtimalinin ve kaçırılmaması gereken sürelerin belirlenmesini sağlar.
Alacak takibi, tahliye, haciz, itirazın iptali, menfi tespit, tasarrufun iptali, konkordato veya iflas sürecine ilişkin belgelerinizi ileterek Günser + Partners'tan görüşme talep edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz, kapsamına göre takibi durdurabilir. Alacaklı, belgesine ve uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurabilir.
Okumak İsteyebilirsiniz
İtirazın İptali Davası Nedir? Süresi, Şartları ve İcra İnkâr Tazminatı
İtirazın iptali davasında bir yıllık süre, zorunlu arabuluculuk, görevli mahkeme, ispat, icra inkâr tazminatı ve takibin devamı incelenmiştir.
İtirazın İptali Davasına Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
İtirazın iptali davasına cevap süresi, görevli mahkeme, ispat yükü, icra inkâr tazminatı ve etkili savunma başlıkları açıklanmaktadır.
Faturaya Dayalı İtirazın İptali Davası
Faturaya dayalı itirazın iptali davasında süre, görevli mahkeme, arabuluculuk, fatura delili ve icra inkâr tazminatı ayrıntılı incelenmiştir.
İtirazın Kaldırılması Nedir? İİK 68 ve 68/a Uygulaması
İtirazın kesin ve geçici kaldırılması, altı aylık süre, gerekli belgeler, imza incelemesi, borçtan kurtulma davası ve icra tazminatı açıklanmıştır.
Senet ve Bono Nedir? Geçerlilik, Takip ve Zamanaşımı
Bono ile adi borç senedi arasındaki fark, geçerlilik şartları, açık senet, teminat senedi, icra takibi ve zamanaşımı açıklanmaktadır.
Açık Senet Nedir? Açık Bononun Geçerliliği ve Riskleri
Açık senet ve açık bononun geçerlilik şartları, anlaşmaya aykırı doldurma, icra itirazı, menfi tespit, zamanaşımı ve cezai sorumluluk açıklanmıştır.
Kambiyo Takibinde Borca ve İmzaya İtiraz: Süreler, Deliller ve Hukuki Yollar
Kambiyo Takibinde Borca ve İmzaya İtiraz hakkında uygulanacak mevzuat, süreler, görevli merci, deliller, yargısal yaklaşım ve başvuru yolları açıklanmaktadır.
Kambiyo Senedinde Bedelsizlik İddiası ve Menfi Tespit Davası
Çek veya bonoda bedelsizlik iddiası, menfi tespit davası, ispat yükü, tedbir, arabuluculuk ve güncel Yargıtay yaklaşımı ayrıntılı açıklanmıştır.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. İçeriğin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.