İçeriğe geç

Çalışma Alanı

Borçlar Hukuku

Bir alacağın doğmuş olması, o alacağın kolayca tahsil edilebileceği anlamına gelmez. Sözleşmedeki eksik bir hüküm, ödeme veya teslim tarihinin belirsiz bırakılması, hukuki sonuç doğurmayan bir ihtar ya da zamanında saklanmayan yazışmalar, haklı bir talebin ispatını zorlaştırabilir.

Borçlar hukuku uyuşmazlıklarında sözleşmenin yalnızca son sayfasına ve imzalara bakmak yeterli değildir. Tarafların görüşmeleri, teklif ve kabul süreci, faturalar, banka hareketleri, teslim belgeleri, elektronik yazışmalar ve sonradan sergilenen davranışlar birlikte değerlendirilmelidir.

Günser + Partners olarak sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesinden alacakların tahsiline, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat taleplerinden sözleşmenin sona erdirilmesine kadar uzanan süreçlerde bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki destek sunuyoruz.

Borçlar Hukukunun Kapsamı

Borçlar hukuku; bir borç ilişkisinin nasıl kurulduğunu, tarafların hangi edimleri yerine getirmekle yükümlü olduğunu, borcun gereği gibi ifa edilmemesinin sonuçlarını ve ilişkinin hangi yollarla sona ereceğini düzenler.

Çalışmalarımızda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmeler, temsil, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, borçların ifası, temerrüt, borcun sona ermesi ve özel sözleşme türlerine ilişkin hükümleri esas alınır. Uyuşmazlık ticari iş, tüketici işlemi, kira ilişkisi veya başka bir özel hukuk alanıyla bağlantılıysa ilgili özel mevzuat ve usul hükümleri de ayrıca değerlendirilir.

Sözleşmeler Hazırlanırken Asıl Korunması Gereken Nedir?

Sözleşme hazırlamanın amacı, tarafların üzerinde anlaştığı hususları uzun ve teknik bir metne dönüştürmek değildir. Önemli olan; ödemenin ne zaman ve nasıl yapılacağını, teslimin hangi şartlarda tamamlanmış sayılacağını, aykırılık hâlinde hangi hakların kullanılacağını ve uyuşmazlığın nasıl çözüleceğini baştan belirlemektir.

Satış, eser, hizmet, vekâlet, danışmanlık, ödünç, kira, kefalet ve benzeri sözleşmeler hazırlanırken özellikle şu konular üzerinde duruyoruz:

  • Tarafların temel edim ve yükümlülükleri
  • Ödeme, teslim ve işin tamamlanma tarihleri
  • Ayıp, eksik iş ve gecikmenin sonuçları
  • Temerrüt, faiz ve cezai şart hükümleri
  • Teminat, kefalet ve garanti düzenlemeleri
  • Fesih, dönme ve sözleşmenin sona erme şartları
  • Mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü ihtimalleri
  • Bildirimlerin hangi yöntemle yapılacağı
  • Delil, yetki ve uyuşmazlık çözüm hükümleri

Hazır sözleşme örnekleri, somut ilişkinin teslim biçimini, ödeme düzenini ve taraflar arasındaki risk dağılımını çoğu zaman karşılamaz. Uyuşmazlık ortaya çıktığında sorun genellikle sözleşmenin hiç yapılmamış olmasından değil, kritik ihtimallerin sözleşmede düzenlenmemiş olmasından kaynaklanır.

Sözleşmeye Aykırılık ve Gereği Gibi İfa Etmeme

Borç hiç yerine getirilmemiş, geç yerine getirilmiş veya kararlaştırılan niteliklere aykırı şekilde ifa edilmiş olabilir. Her durumda kullanılabilecek haklar aynı değildir.

Sözleşmenin ve olayın niteliğine göre;

  • Aynen ifa talebi
  • Eksik veya ayıplı işin giderilmesi
  • Bedel indirimi
  • Sözleşmeden dönme veya sözleşmenin feshi
  • Gecikme zararının karşılanması
  • Maddi zararın ve yoksun kalınan kazancın tazmini
  • Cezai şartın talep edilmesi

gündeme gelebilir.

Hangi talebin ileri sürüleceği belirlenirken yalnızca uğranılan zarara değil; karşı tarafın kusuruna, ihlalle zarar arasındaki bağlantıya, sözleşmedeki sorumluluk sınırlamalarına ve eldeki delillerin ispat gücüne de bakılması gerekir.

Alacak Tahsili ve Borçlunun Temerrüdü

Ödeme yapılmaması hâlinde doğrudan icra takibine başlamak her dosyada en doğru ilk adım olmayabilir. Öncelikle alacağın dayanağı, miktarı, vadesi, borçlunun itiraz ihtimali ve tahsil kabiliyeti değerlendirilmelidir.

Borçlunun temerrüde düşüp düşmediği; borcun belirli vadeli olup olmadığına, ihtarın gerekli bulunup bulunmadığına ve bildirimin karşı tarafa ne zaman ulaştığına göre belirlenir. Faizin başlangıç tarihi ve talep edilebilecek faiz türü de bu incelemenin sonucuna bağlıdır.

Günser + Partners, alacak dosyalarında sözleşme, fatura, cari hesap kaydı, banka dekontu, teslim belgesi, mutabakat, mesaj ve elektronik posta kayıtlarını birlikte inceler. İcra takibi veya dava açılmadan önce talebin hukuki dayanağı ile karşı tarafın ileri sürebileceği savunmalar karşılaştırılır.

Sözleşmenin Geçersizliği ve İradeyi Sakatlayan Durumlar

Bir sözleşmenin imzalanmış olması, her koşulda geçerli ve bağlayıcı olduğu anlamına gelmez. Kanunun aradığı şekle uyulmaması, hukuka veya ahlaka aykırılık, imkânsızlık, yetkisiz temsil ya da ehliyete ilişkin sorunlar sözleşmenin geçerliliğini etkileyebilir.

Taraflardan birinin esaslı yanılma, aldatma veya korkutma sonucunda sözleşme yapması hâlinde de sözleşmeyle bağlı olmama hakkı gündeme gelebilir. Ancak bu hakların kullanılması belirli sürelere ve ispat koşullarına tabidir. Olayın ne zaman öğrenildiği, hangi açıklamaların yapıldığı ve sözleşmenin sonradan açık veya örtülü biçimde onaylanıp onaylanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Aşırı İfa Güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması

Ekonomik koşulların değişmesi veya maliyetlerin artması, tek başına her sözleşmenin yeniden düzenlenmesini sağlamaz. Uyarlama talebinde, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan durumun öngörülemez olup olmadığı ve borçludan aynı şartlarla ifanın beklenmesinin dürüstlük kuralına aykırı hâle gelip gelmediği değerlendirilir.

Sözleşmenin uzun süreli olması, riskin taraflardan biri tarafından üstlenilmiş bulunması, borcun çekince konulmadan ifa edilmesi ve değişen koşulların sözleşmeye etkisi bu tür dosyalarda önem taşır. Uyarlamanın mümkün olmadığı durumlarda sözleşmeden dönme veya sürekli borç ilişkilerinde fesih seçenekleri gündeme gelebilir.

Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan İade Talepleri

Geçerli bir borç bulunmadığı hâlde yapılan ödeme, gerçekleşmeyen bir amaç için devredilen para veya sonradan geçersiz hâle gelen bir hukuki sebebe dayalı kazandırma, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri istenebilir.

Bu taleplerde ödemenin hangi amaçla yapıldığı, taraflar arasında başka bir borç ilişkisi bulunup bulunmadığı ve ödemenin karşılıksız kaldığının nasıl ispatlanacağı belirleyicidir. Banka dekontundaki açıklama, para transferinden önceki ve sonraki yazışmalar ile tarafların ticari veya kişisel ilişkisi birlikte ele alınmalıdır.

Borçlar Hukuku Uyuşmazlıklarında Delil ve Süre

Sözleşme dosyalarında yalnızca imzalı belgeler delil değildir. Elektronik posta, mesajlaşma kayıtları, banka hareketleri, teslim tutanakları, faturalar, sipariş formları, ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygunluğu, ticari defterler ve tanık anlatımları uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşıyabilir.

Her alacak veya sözleşme talebi için aynı zamanaşımı süresi uygulanmaz. Talebin dayanağına, sözleşmenin türüne ve olayın meydana geldiği tarihe göre farklı süreler söz konusu olabilir. Ayrıca ayıp bildirimi, fesih beyanı, sözleşmeyle bağlı olmama hakkı veya kanun yolu gibi işlemler için zamanaşımından ayrı süreler bulunabilir. Bu nedenle dosya yalnızca alacağın miktarı bakımından değil, kullanılabilecek hakkın hâlen mevcut olup olmadığı yönünden de incelenmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

Borçlar hukuku uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan hatalardan biri, karşı tarafın borcu bildiği düşüncesiyle yazılı delil oluşturulmamasıdır. Özellikle elden ödemeler, açıklamasız banka transferleri ve sözlü olarak kararlaştırılan ek işler daha sonra ciddi ispat sorunları doğurabilir.

Diğer yaygın hatalar şunlardır:

  • Her faturanın tek başına alacağı ispatlayacağını düşünmek
  • Sözlü fesih bildiriminin yeterli olacağını kabul etmek
  • İhtarın içeriğini ve tebliğ tarihini önemsememek
  • Mesajları, teslim belgelerini veya ödeme kayıtlarını silmek
  • Her alacağın aynı zamanaşımı süresine tabi olduğunu varsaymak
  • Cezai şartın her durumda ve tam tutarıyla tahsil edilebileceğini düşünmek
  • Borçlunun malvarlığı ve tahsil imkânı araştırılmadan uzun bir dava sürecine girmek
  • Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açmak

Uyuşmazlığın ticari, tüketici veya kanunda sayılan diğer uyuşmazlık türlerinden biri olması hâlinde dava açılmadan önce arabuluculuk ya da başka bir zorunlu başvuru yolu bulunabilir. Görevli merci ve dava şartı, tarafların sıfatı ile hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmelidir.

Günser + Partners Dosyayı Nasıl Değerlendirir?

İlk değerlendirmede sözleşmenin varlığı kadar, uyuşmazlığın nasıl geliştiğini gösteren belgeler de incelenir. Ödeme ve teslim tarihleri belirlenir; ihtarlar, yazışmalar ve tarafların karşılıklı beyanları kronolojik sıraya yerleştirilir.

Ardından talep edilebilecek alacak, faiz, tazminat ve cezai şart kalemleri ayrı ayrı değerlendirilir. Karşı tarafın muhtemel itirazları, zamanaşımı savunması, ödeme iddiası ve delil durumu baştan hesaba katılır.

Uyuşmazlığın niteliğine göre ihtarname, müzakere veya arabuluculuk yolu değerlendirilir. Çözüm sağlanamazsa icra takibi ya da dava süreci, talebin tahsil edilebilirliği ve yargılama riski birlikte gözetilerek yürütülür.

Borçlar Hukuku Konusunda Görüşme

Bir sözleşme imzalanmadan önce yapılacak inceleme, uyuşmazlık sonrasında yürütülecek dava sürecinden daha sınırlı bir müdahaleyle ciddi riskleri önleyebilir. Uyuşmazlık başlamışsa da ilk aşamada doğru talebin belirlenmesi, delillerin korunması ve sürelerin kontrol edilmesi gerekir.

Sözleşmenizi, ödeme veya teslim belgelerinizi, ihtarnameleri ve taraflar arasındaki yazışmaları ileterek dosyanızın hukuki dayanağı, ispat imkânı ve izlenebilecek yollar hakkında değerlendirme talep edebilirsiniz.

Okumak İsteyebilirsiniz

### Genel İşlem Koşulları Nedir? Geçerlilik ve Denetim

Önceden ve tek taraflı olarak hazırlanan sözleşme hükümlerinin hangi durumlarda genel işlem koşulu sayıldığı; yazılmamış sayılma, yorum ve içerik denetimi bakımından incelenmektedir.

### Borçlar Hukukunda Hata ve Sözleşmeyle Bağlı Olmama Hakkı

Esaslı yanılma hâlleri, yanılmanın sözleşmeye etkisi, hakkın kullanılma süresi ve ispat bakımından dikkat edilmesi gereken noktalar açıklanmaktadır.

### Hile Nedeniyle Sözleşmeyle Bağlı Olmama

Aldatma sonucunda yapılan sözleşmelerde bağlı olmama hakkının şartları, süresi ve aldatma iddiasının hangi delillerle ortaya konulabileceği ele alınmaktadır.

### Korkutma Nedeniyle Sözleşmeyle Bağlı Olmama

Ciddi ve yakın bir zarar tehdidi altında yapılan sözleşmelerin hukuki durumu, hakkın kullanılma süresi ve somut olayda değerlendirilmesi gereken ölçütler incelenmektedir.

Okumak İsteyebilirsiniz

Borçlar Hukuku alanında yazdığımız blog yazıları.

Tüm Borçlar Hukuku yazıları (18) →

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. İçeriğin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

Bu konuda görüşmek ister misiniz?

Meselenizi avukatlarımıza doğrudan iletebilir, bir randevu talep edebilirsiniz.