İçeriğe geç

Çalışma Alanı

AİHM ve Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru

Bir mahkeme kararının hatalı bulunması veya idari işlemin kişiyi olumsuz etkilemesi, tek başına Anayasa Mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurusu için yeterli değildir. Bireysel başvuruda asıl mesele, kamu gücünün belirli bir temel hakka hangi işlem, karar veya ihmal yoluyla müdahale ettiğinin ve bu müdahalenin neden anayasal ya da uluslararası güvencelerle bağdaşmadığının ortaya konulmasıdır.

Bu süreçlerde süre hesabındaki bir hata, tüketilmesi gereken bir başvuru yolunun atlanması veya ihlal iddiasının yalnızca genel ifadelerle ileri sürülmesi, başvurunun esasına girilmeden sonuçlanmasına neden olabilir. Bu nedenle inceleme, son kararın okunmasıyla sınırlı tutulmaz. İlk derece dosyasından kanun yollarına kadar bütün süreç; ileri sürülen itirazlar, tebliğ ve öğrenme tarihleri, deliller, talepler ve karar gerekçeleriyle birlikte değerlendirilir.

Günser + Partners, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve gerekli iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvurularda dosyanın kabul edilebilirlik, esas, delil ve süre yönlerinden hazırlanmasını ve sonraki aşamalarının takibini yürütür.

Bireysel Başvuru Yeni Bir Temyiz Yolu Değildir

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin üzerinde her uyuşmazlığı yeniden çözen bir temyiz mercii değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de ulusal mahkemelerin kararlarını sırf maddi veya hukuki yönden hatalı olduğu gerekçesiyle yeniden inceleyen bir "dördüncü derece mahkemesi" olarak çalışmaz.

Bu mercilerden, tanıkların yeniden dinlenmesi, bütün delillerin baştan değerlendirilmesi veya ulusal hukukun farklı yorumlanması istenemez. Bunun yerine, yargılama veya kamu gücü müdahalesi sırasında temel haklara ilişkin güvencelerin korunup korunmadığı incelenir. Açık keyfîlik, ciddi usul güvencesi eksikliği, gerekçesizlik, savunmanın etkisiz bırakılması veya müdahalenin ölçüsüzlüğü gibi hususlar bu çerçevede önem kazanır.

Başvurunun hukuki niteliğinin doğru kurulması bu nedenle belirleyicidir. "Karar hukuka aykırıdır" şeklindeki genel bir itiraz yerine, hangi hakkın hangi somut işlemle ihlal edildiği, müdahalenin başvurucu üzerindeki etkisi ve iç hukukta bu iddiaya nasıl cevap verildiği gösterilmelidir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurunun Kapsamı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma alanında bulunan temel hakların kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasına dayanır. Başvuruya konu ihlal; mahkeme kararı, idari işlem, kamu makamının eylemi veya yerine getirmediği bir yükümlülükten kaynaklanabilir.

Başvurudan önce, ihlalin giderilmesi için öngörülen etkili ve olağan idari ya da yargısal yolların usulüne uygun biçimde tüketilmiş olması gerekir. Bir kanun yolunun yalnızca şeklen kullanılması yeterli olmayabilir. Anayasa Mahkemesi önünde ileri sürülecek temel hak iddiasının, özü itibarıyla önce yetkili iç hukuk mercilerinin önüne taşınmış olması aranır.

Başvurunun değerlendirilmesinde özellikle şu hususlar incelenir:

  • İhlalin bir kamu gücü işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı,
  • İleri sürülen hakkın bireysel başvurunun kapsamına girip girmediği,
  • Başvurucunun ihlalden kişisel ve doğrudan etkilenip etkilenmediği,
  • Kullanılması gereken olağan başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği,
  • İhlal iddiasının önceki yargılama aşamalarında ileri sürülüp sürülmediği,
  • Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı,
  • Şikâyetin somut olay, belge ve hukuki gerekçelerle temellendirilip temellendirilmediği,
  • İddianın açıkça dayanaktan yoksun veya yalnızca kanun yolu şikâyeti niteliğinde olup olmadığı.

Anayasa Mahkemesi Başvurusunda 30 Günlük Süre

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kural olarak başvuru yollarının tüketildiği tarihten; herhangi bir başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Ancak sürenin hangi tarihte başladığı her dosyada yalnızca kararın kesinleşme şerhine bakılarak belirlenemez. Tebliğ tarihi, kararın UYAP üzerinden öğrenilmesi, tutukluluğun sona ermesi, devam eden ihlal veya farklı şikâyetler için ayrı başlangıç tarihleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle dosya incelenirken yalnızca nihai karar değil; tebligat evrakı, UYAP kayıtları, kanun yolu başvuruları, ara kararlar ve öğrenme tarihini gösterebilecek belgeler de kontrol edilir. Son güne bırakılan başvurularda teknik veya usule ilişkin eksikliklerin telafisi mümkün olmayabilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvurunun Şartları

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru, Türkiye'deki yargılama sürecinin otomatik devamı değildir. Kural olarak etkili iç hukuk yollarının, somut olayın niteliğine göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da dâhil olmak üzere, usulüne uygun biçimde tüketilmiş olması gerekir.

AİHM başvurusu, nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay içinde yapılmalıdır. Ancak Mahkemeye bir mektup gönderilmesi veya eksik bir form sunulması tek başına süreyi korumaz. Sürenin kesilmesi için AİHM İçtüzüğü'nün 47. maddesine uygun, gerekli bilgi ve belgeleri içeren eksiksiz bir başvurunun gönderilmesi gerekir.

AİHM başvurusu hazırlanırken şu noktalar birlikte ele alınır:

  • Başvurucunun mağdur sıfatı,
  • İhlal edildiği ileri sürülen Sözleşme maddeleri,
  • Etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi,
  • Şikâyetlerin ulusal makamlar önünde özü itibarıyla ileri sürülmüş olması,
  • Dört aylık sürenin başlangıç ve bitiş tarihi,
  • Başvurunun daha önce başka bir uluslararası mercie taşınıp taşınmadığı,
  • Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olup olmadığı,
  • Başvurucunun önemli bir zarara uğrayıp uğramadığı,
  • Formun imza, temsil ve belge şartlarına uygunluğu.

Başvuruda olayların yalnızca ayrıntılı anlatılması yeterli değildir. Maddi olaylar, ihlal edildiği ileri sürülen haklar ve iç hukukta kullanılan başvuru yolları arasında açık bir bağlantı kurulmalıdır.

Ele Aldığımız Temel Hak İhlali İddiaları

### Yaşam Hakkı ve Etkili Soruşturma Yükümlülüğü

Ölüm, kaybolma, kamu görevlilerinin güç kullanması veya yetkili makamların bildikleri ciddi bir riske karşı gerekli önlemleri almamasıyla bağlantılı iddialar değerlendirilir. Yaşam hakkı yalnızca kamu görevlilerinin doğrudan müdahalesini değil, ölüm olayının etkili, bağımsız ve makul süratle soruşturulması yükümlülüğünü de kapsayabilir.

### İşkence ve Kötü Muamele Yasağı

Gözaltı, ceza infaz kurumu, geri gönderme merkezi, kolluk müdahalesi veya kamu makamlarının koruma yükümlülüğü kapsamında ortaya çıkan kötü muamele iddiaları; sağlık raporları, kamera görüntüleri, tanık anlatımları, kurum kayıtları ve soruşturmanın etkililiği üzerinden incelenir.

### Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı

Yakalama, gözaltı, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında somut gerekçe bulunup bulunmadığı, başvurucunun itirazlarının karşılanıp karşılanmadığı ve özgürlükten yoksun bırakmanın kanuni şartlara dayanıp dayanmadığı değerlendirilir.

### Adil Yargılanma Hakkı

Mahkemeye erişim, bağımsız ve tarafsız mahkeme, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma, gerekçeli karar, duruşmada hazır bulunma ve mahkeme kararlarının uygulanması konularındaki ihlal iddiaları ele alınır.

Bir delilin başvurucunun istediği gibi değerlendirilmemiş olması tek başına hak ihlali oluşturmaz. Buna karşılık belirleyici bir iddianın cevapsız bırakılması, taraflardan birinin dosyadaki önemli bilgiye erişememesi veya yargılamanın bütününü hakkaniyetsiz hâle getiren bir usul eksikliği bireysel başvuru bakımından önem taşıyabilir.

### Özel Hayat, Aile Hayatı ve Kişisel Veriler

Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi, iletişimin denetlenmesi, arama ve el koyma işlemleri, aile bağlarına kamu makamlarınca yapılan müdahaleler, velayet ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmaması ile kişinin itibarı ve kimliği üzerindeki müdahaleler bu kapsamda değerlendirilebilir.

### İfade, Basın, Toplantı ve Örgütlenme Özgürlüğü

Açıklama, haber, sosyal medya paylaşımı, toplantı, gösteri veya örgütsel faaliyet nedeniyle uygulanan ceza, erişim engeli, tazminat, disiplin yaptırımı ya da diğer müdahalelerde kanunilik, meşru amaç ve demokratik toplum düzeninde gereklilik ölçütleri incelenir.

### Mülkiyet Hakkı

Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma, imar uygulamaları, vergi ve idari yaptırımlar, ruhsat veya izin işlemleri, taşınmaz kullanımının sınırlandırılması ve kesinleşmiş alacağın ödenmemesi gibi müdahalelerde kamu yararı ile kişiye yüklenen külfet arasındaki denge değerlendirilir.

### Eşitlik İlkesi ve Ayrımcılık Yasağı

Benzer durumdaki kişiler arasında haklı ve makul bir neden olmaksızın farklı işlem yapıldığı iddialarında, farklı muamelenin hangi temel hakla bağlantılı olduğu ve başvurucu üzerindeki somut etkisi incelenir.

Acil Durumlarda Tedbir Talebi

Anayasa Mahkemesine veya AİHM'ye başvuru yapılması, kural olarak mevcut kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesinden tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.

AİHM İçtüzüğü'nün 39. maddesi kapsamındaki geçici tedbirler ise yakın ve giderilmesi mümkün olmayan bir zarar riski bulunan istisnai durumlarda gündeme gelir. Özellikle sınır dışı veya iade işlemlerinde yaşam, işkence ve kötü muamele riski bulunduğu iddiaları bu kapsamda ele alınabilir. Tedbir talebi, esas başvurudan farklı olarak güncel tehlikeyi ve aciliyeti gösteren belgelerle hazırlanmalıdır.

Dosya Nasıl İncelenir?

### Önce Süre ve Başvuru Yolları Belirlenir

İlk aşamada kesin kararlar, tebligatlar, öğrenme tarihleri ve kullanılan kanun yolları kronolojik olarak sıralanır. Sürenin hangi işlemden itibaren başladığı ve başvurudan önce tüketilmesi gereken başka bir yol bulunup bulunmadığı belirlenir.

### İhlal İddiası Somutlaştırılır

Başvurucunun yaşadığı olumsuz sonuç ile Anayasa veya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan hak arasında hukuki bağlantı kurulur. Her iddia için ilgili karar, işlem, belge ve önceki başvuru dilekçeleri ayrı ayrı değerlendirilir.

### Başvuru Dosyası Hazırlanır

Olayların kronolojisi, ihlal iddiaları, kabul edilebilirlik açıklamaları ve talep bölümü birbirini tamamlayacak şekilde düzenlenir. Başvurunun gerektirdiği kararlar, tebligatlar, tutanaklar, dilekçeler ve diğer belgeler seçilerek forma eklenir.

### Sonraki Yazışmalar ve Karar Süreci Takip Edilir

Mahkeme tarafından istenen ek bilgi ve belgeler, hükûmet görüşleri, karşı beyanlar, kabul edilebilirlik veya esas incelemesiyle ilgili bildirimler sürelerinde değerlendirilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde kararın sonuçlarının giderilmesi için izlenebilecek yollar ayrıca belirlenir.

Sık Yapılan Hatalar

Bireysel başvurularda en sık karşılaşılan sorun, dosyanın bir temyiz dilekçesi gibi hazırlanmasıdır. Derece mahkemesinin vardığı sonucun yanlış olduğu anlatılırken hangi temel hakkın, hangi güvence yönünden ihlal edildiği gösterilmez.

Bunun yanında;

  • Kesin veya etkili olduğu düşünülen bir başvuru yolunun kullanılmaması,
  • Sürenin karar tarihinden başladığı varsayılarak tebliğ ve öğrenme tarihlerinin incelenmemesi,
  • İhlal iddiasının ilk kez bireysel başvuru aşamasında ileri sürülmesi,
  • Olayların uzun anlatılmasına rağmen hak ihlalinin somutlaştırılmaması,
  • Başvurunun dayandığı karar ve belgelerin eksik sunulması,
  • AİHM formunun imza ve ek şartlarına uygun hazırlanmaması,
  • Her hukuka aykırılığın aynı zamanda temel hak ihlali olduğu varsayımı

başvurunun kabul edilebilirliğini doğrudan etkileyebilir.

Anayasa Mahkemesi veya AİHM, başvurucu adına olayları araştırmak ve eksik bırakılan ihlal gerekçesini kendiliğinden oluşturmakla yükümlü değildir. İddianın olay, belge ve hukuki gerekçeleriyle ortaya konulması başvurucunun sorumluluğundadır.

İhlal Kararından Sonraki Aşama

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararı verilmesi, her dosyada önceki kararın doğrudan ortadan kalktığı anlamına gelmez. İhlalin kaynağına göre yeniden yargılama, tazminat veya ihlalin sonuçlarını giderecek başka bir işlem gündeme gelebilir. Kararın ilgili mahkeme veya idare tarafından nasıl uygulanacağı ayrıca takip edilmelidir.

AİHM kararlarının yerine getirilmesi ise yalnızca hükmedilen tazminatın ödenmesinden ibaret değildir. Somut olaya göre bireysel tedbirler, yeniden yargılama imkânı veya benzer ihlallerin önlenmesine yönelik genel tedbirler gündeme gelebilir. AİHM'nin kesinleşmiş kararlarının icrası Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenir.

Günser + Partners'ın Çalışma Yöntemi

Başvuru hazırlığı, yalnızca nihai kararın özetlenmesiyle yürütülmez. Dosyada hangi iddianın ne zaman ileri sürüldüğü, mahkemelerin bu iddialara nasıl cevap verdiği, kullanılmayan bir başvuru yolu bulunup bulunmadığı ve ihlalin hangi belgeyle gösterilebileceği incelenir.

Gerekli görülmesi hâlinde başvuru yapılmadan önce;

  • Dava ve soruşturma dosyalarının ilgili bölümleri ayrıştırılır,
  • Tebliğ ve öğrenme tarihleri doğrulanır,
  • İç hukuk yollarının tüketilme durumu kontrol edilir,
  • Olay ve usul kronolojisi hazırlanır,
  • Her ihlal iddiası için ayrı hukuki çerçeve oluşturulur,
  • AYM ve AİHM'nin ilgili kabul edilebilirlik yaklaşımı incelenir,
  • Talep edilebilecek giderim yolları belirlenir.

Başvurunun hukuken mümkün olmadığı veya ciddi bir kabul edilebilirlik engeli taşıdığı değerlendirilirse bu durum da başvurucuya açık biçimde bildirilir. Amaç, yalnızca bir form doldurmak değil; dosyanın temel haklar hukuku bakımından gerçekçi biçimde değerlendirilmesini sağlamaktır.

Başvuru Süresini Kaybetmeden Dosyanızı Değerlendirin

Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvurularında dosyanın incelenmesine nihai kararın ardından gecikmeden başlanması önem taşır. Kesin karar, tebliğ veya öğrenme belgesi, önceki dilekçeler ve başvuru yollarına ilişkin evrak üzerinden yapılacak ilk inceleme; sürenin, kabul edilebilirlik şartlarının ve izlenebilecek yolun belirlenmesini sağlar.

Günser + Partners, Ankara'daki ofisinden Türkiye genelindeki bireysel başvuru süreçlerine hukuki destek sunmaktadır. Görüşme öncesinde dosyanın temel karar ve tarih bilgilerinin paylaşılması, ilk değerlendirmenin daha sağlıklı yapılmasına yardımcı olur.

Okumak İsteyebilirsiniz

AİHM ve Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru alanında yazdığımız blog yazıları.

Tüm AİHM ve Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru yazıları (13) →

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. İçeriğin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

Bu konuda görüşmek ister misiniz?

Meselenizi avukatlarımıza doğrudan iletebilir, bir randevu talep edebilirsiniz.