İçeriğe geç

AİHM ve Anayasa Mahkemesi'ne Başvuru · · ≈11 dk okuma

Anayasaya Aykırılık İtirazı Dilekçesi ve Başvuru Şartları

Anayasaya aykırılık itirazının şartları, ciddi iddia ölçütü, uygulanacak kural, mahkemenin başvurusu, süreler ve AYM incelemesi hakkında bilgi.

Anayasaya aykırılık itirazı, görülmekte olan bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa’ya uygunluğunun Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesini sağlayan hukuki yoldur. Bu yol, bireysel başvurudan ve doğrudan açılan iptal davasından farklıdır. Tarafın Anayasa Mahkemesine doğrudan dilekçe göndermesi yeterli değildir; itirazın öncelikle davaya bakan mahkemeye sunulması ve mahkeme tarafından ciddi bulunması gerekir.

Anayasaya Aykırılık İtirazı Nedir?

Anayasaya aykırılık itirazı, diğer adıyla somut norm denetimi, yürürlükteki bir hukuk kuralının belirli bir dava vesilesiyle Anayasa Mahkemesi önüne taşınmasıdır.

Anayasa’nın 152. maddesine göre davaya bakan mahkeme:

  • Davada uygulanacak kuralı kendiliğinden Anayasa’ya aykırı görebilir.
  • Taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasını ciddi bulabilir.
  • Bu hâllerde Anayasa Mahkemesinin kararına kadar davayı geri bırakır.

Normun Anayasa’ya uygunluğunu denetleme ve iptal kararı verme yetkisi derece mahkemesine değil, Anayasa Mahkemesine aittir. Davaya bakan mahkeme yalnızca başvuru koşullarının bulunup bulunmadığını değerlendirerek Anayasa Mahkemesine sevk kararı verir.

Anayasaya Aykırılık İtirazı ile Bireysel Başvuru Aynı Şey Değildir

Bu iki yol uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır.

Anayasaya aykırılık itirazında inceleme konusu, belirli bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüdür. İnceleme, devam eden bir dava üzerinden yürütülür ve başvuruyu Anayasa Mahkemesine davaya bakan mahkeme gönderir.

Bireysel başvuruda ise kişi, kamu gücü işlemi nedeniyle temel haklarından birinin ihlal edildiğini ileri sürer. Bireysel başvurunun konusu doğrudan kanun hükmünün iptali değildir.

Bir tarafın devam eden davada “Anayasa Mahkemesine başvuruyorum” şeklinde doğrudan beyanda bulunması hukuken sonuç doğurmaz. Talep, davaya bakan mahkemenin değerlendirmesine sunulmalıdır.

Anayasaya Aykırılık İtirazının Şartları Nelerdir?

Somut norm denetiminin temel şartları şunlardır:

  1. Bakılmakta olan bir dava bulunmalıdır.
  2. Başvuruyu yapan merci mahkeme niteliğinde olmalıdır.
  3. İptali istenen hüküm o davada uygulanacak kural olmalıdır.
  4. Mahkeme hükmü Anayasa’ya aykırı görmeli veya tarafın iddiasını ciddi bulmalıdır.

Bu şartlardan biri bulunmadığında Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığın esasını incelemez.

Bakılmakta Olan Bir Dava Bulunmalıdır

Soyut bir hukuki görüş alınması, ileride açılması düşünülen bir davaya hazırlık yapılması veya henüz yargı mercisine taşınmamış bir uyuşmazlığın değerlendirilmesi amacıyla somut norm denetimi yoluna gidilemez.

Usulüne uygun biçimde açılmış ve henüz sonuçlanmamış bir dava bulunmalıdır. Başvuran mahkemenin de uyuşmazlığa bakmakla görevli olması gerekir.

İtiraz Konusu Hüküm Davada Uygulanacak Kural Olmalıdır

Herhangi bir kanun hükmünün genel olarak Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası yeterli değildir. İptali talep edilen hüküm, görülmekte olan davanın sonucunu veya yargılama sırasında çözülecek bir hukuki meseleyi etkileyebilmelidir.

Bu nedenle dilekçede şu bağlantı açıkça kurulmalıdır:

  • İtiraz edilen hüküm somut olayda neden uygulanacaktır?
  • Hüküm uygulanırsa davanın sonucu nasıl etkilenecektir?
  • Hükmün iptali hâlinde mahkemenin değerlendirmesi nasıl değişebilecektir?

Dava ile bağlantısı bulunmayan, yalnızca benzer veya yakın bir hukuki alanı düzenleyen hükümler somut norm denetiminin konusu yapılamaz.

Bir hükmün sonradan yürürlükten kaldırılmış olması da tek başına incelemeye engel değildir. Mülga hüküm, zaman bakımından somut davaya uygulanmaya devam ediyorsa Anayasa Mahkemesi tarafından incelenebilir.

İtiraz Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine Yönelik Olmalıdır

Güncel Anayasa düzenine göre somut norm denetiminin konusu kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleridir. Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil bakımından Anayasa’ya aykırılığı itiraz yoluyla ileri sürülemez.

Yönetmelikler, genelgeler, tebliğler ve diğer idari düzenleyici işlemler doğrudan somut norm denetimine konu olmaz. Bu düzenlemelerin hukuka uygunluğu, görevli idari veya adli yargı mercii tarafından kendi yetkisi içinde değerlendirilir.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar hakkında da Anayasa Mahkemesine iptal davası veya itiraz yoluyla başvuru yapılamaz.

“Ciddi İddia” Ne Anlama Gelir?

Mahkemenin itiraz konusu hükmün kesin olarak Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varması şart değildir. Tarafın iddiasının hukuken tartışılabilir, somut ve belirli bir anayasal temele dayanması gerekir.

Öğretide aykırılık iddiasının ciddiliği iki yönüyle incelenmektedir:

  • Objektif ciddilik: İddianın hukuken tartışılabilir nitelikte olması.
  • Sübjektif ciddilik: İtirazın iyi niyetle ileri sürülmesi ve yalnızca davayı uzatma amacı taşımaması.

Bu ayrım öğretide ileri sürülen bir değerlendirmedir; her somut olayda bağlayıcı ölçütlerin nasıl uygulanacağına davaya bakan mahkeme karar verir.

“Kanun adaletsizdir”, “bu düzenlemeyi kabul etmiyorum” veya “hüküm benim aleyhime sonuç doğuruyor” şeklindeki soyut ifadeler ciddi bir Anayasa’ya aykırılık iddiası oluşturmaz.

Ciddi bir itirazda:

  • İptali istenen hüküm açıkça gösterilmeli,
  • Hükmün hangi Anayasa maddesine aykırı olduğu belirtilmeli,
  • Aykırılığın hukuki gerekçesi açıklanmalı,
  • Kural ile somut dava arasındaki bağlantı kurulmalı,
  • İddia yalnızca sonuçtan duyulan memnuniyetsizliğe dayanmamalıdır.

Anayasaya Aykırılık İtirazı Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Taraflar bakımından zorunlu bir matbu form bulunmamaktadır. Ancak etkili bir dilekçede aşağıdaki unsurlar yer almalıdır.

1. Mahkeme ve Dosya Bilgileri

Dilekçe, görülmekte olan davanın bulunduğu mahkemeye sunulmalıdır. Mahkemenin adı, dosya esas numarası ve taraf bilgileri doğru yazılmalıdır.

2. İptali İstenen Hükmün Açık Gösterilmesi

Yalnızca kanunun adı yazılmamalıdır. Madde, fıkra, bent, cümle veya ibare düzeyinde hangi bölümün itiraz konusu yapıldığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmelidir.

Bir maddenin yalnızca belirli kısmı davada uygulanacaksa, maddenin tamamının iptalinin istenmesi başvurunun kapsam yönünden reddine veya incelemenin ilgili bölümle sınırlandırılmasına yol açabilir.

3. Uygulanacak Kural Bağlantısının Kurulması

Dilekçenin en önemli bölümlerinden biri budur. İtiraz edilen hükmün davada hangi aşamada, hangi uyuşmazlığın çözümünde ve ne şekilde uygulanacağı açıklanmalıdır.

4. İlgili Anayasa Maddelerinin Belirtilmesi

Her Anayasa maddesi ayrı ayrı ele alınmalıdır. Çok sayıda Anayasa maddesinin gerekçesiz şekilde sıralanması dilekçeyi güçlendirmez.

Örneğin eşitlik ilkesine aykırılık ileri sürülüyorsa:

  • Karşılaştırılan kişi veya gruplar,
  • Bu grupların neden benzer durumda olduğu,
  • Farklı muamelenin hangi kanun hükmünden kaynaklandığı,
  • Farklılığın nesnel ve makul bir temelinin neden bulunmadığı

somut biçimde açıklanmalıdır.

5. Talep Sonucu

Talep bölümünde, ilgili hükmün Anayasa’ya aykırılığı iddiasının ciddi bulunarak Anayasa Mahkemesine başvurulması ve Anayasa’nın 152. maddesi gereğince davanın geri bırakılması istenmelidir.

Tarafın talebi doğrudan “kanun hükmünün iptaline karar verilmesi” şeklinde kurulamaz. İptal yetkisi davaya bakan mahkemede değil, Anayasa Mahkemesindedir.

Mahkemenin Anayasa Mahkemesine Göndereceği Belgeler

Tarafın dilekçesi tek başına Anayasa Mahkemesine gönderilecek başvuru dosyasını oluşturmaz. İddia ciddi bulunursa davaya bakan mahkeme gerekçeli bir başvuru kararı hazırlamalıdır.

6216 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre mahkeme:

  • İptali istenen kuralların hangi Anayasa maddelerine aykırı olduğunu açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslını,
  • Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğini,
  • Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeyi,
  • Dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örneklerini

dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine gönderir.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca her hükmün Anayasa’nın hangi maddesine hangi gerekçeyle aykırı olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir. Başvuru kararının aslı ile gerekli onaylı belgeler de dosyada bulunmalıdır.

Mahkeme İtirazı Ciddi Bulmazsa Ne Olur?

Mahkeme, tarafın iddiasını ciddi görmezse talebi gerekçeli olarak reddetmek zorundadır. “Talebin reddine” veya “ciddi görülmediğinden reddine” şeklindeki açıklamasız bir karar, 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesindeki gerekçelendirme yükümlülüğünü karşılamayabilir.

Kanuna göre ciddi bulmama kararı, esas hükümle birlikte kanun yolu incelemesine taşınabilir. Dosyada uygulanacak kanun yolu; davanın hukuk, ceza veya idari yargı alanında bulunmasına ve hükmün istinaf ya da temyize tabi olup olmamasına göre belirlenir.

İtirazın reddine ilişkin ara kararın her durumda tek başına ve derhâl ayrı bir kanun yoluna tabi olduğu söylenemez. Bu nedenle esas hükme karşı hazırlanacak istinaf veya temyiz dilekçesinde:

  • Anayasa’ya aykırılık iddiasının içeriği,
  • İlk derece mahkemesinin ret gerekçesi,
  • Ret kararının neden hukuka aykırı olduğu

ayrıca açıklanmalıdır.

Anayasa Mahkemesinin İnceleme Süresi

Anayasa’nın 152. maddesi ve 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden itibaren beş ay içinde kararını verir ve açıklar.

Beş aylık süre içinde karar verilmezse davaya bakan mahkeme yürürlükteki hükümlere göre yargılamayı sonuçlandırabilir. Anayasa Mahkemesinin kararı esas hüküm kesinleşmeden önce gelirse mahkeme bu karara uymak zorundadır.

Buradaki beş aylık süre, tarafın dilekçeyi mahkemeye verdiği tarihten değil, dosyanın eksiksiz biçimde Anayasa Mahkemesine ulaştığı tarihten başlar.

Aynı Hüküm Hakkında Yeniden Başvuru Yapılabilir mi?

Anayasa Mahkemesinin bir hüküm hakkında işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmü için yeniden itiraz başvurusu yapılamaz.

Bu yasak yalnızca Anayasa Mahkemesinin esasa girerek verdiği ret kararları bakımından geçerlidir. Başvurunun yöntemine uygun olmadığı veya belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle ilk inceleme aşamasında reddedilmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden başvuru yapılmasına kural olarak engel değildir.

Anayasa Mahkemesinin Usul Yaklaşımı

Anayasa Mahkemesi, itiraz başvurularında yalnızca aykırılık iddiasının esasını değil, başvurunun yöntemine uygun hazırlanıp hazırlanmadığını da inceler.

Eksik Belge Başvurunun Reddine Neden Olabilir

Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin gönderilmemesi gibi eksiklikler, başvurunun yöntemine uygun bulunmamasına neden olabilir. Eksik belge basit bir şekil sorunu olarak görülmeyebilir ve esas incelemeye geçilmeden ret sonucu doğurabilir.

Aykırılık Gerekçesi Her Hüküm İçin Ayrı Kurulmalıdır

İtiraz edilen maddenin tamamı yönünden ortak ve soyut bir açıklama yapılması yeterli değildir. Her fıkra, cümle veya ibarenin hangi Anayasa hükmüne hangi nedenle aykırı olduğu ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

İlk İnceleme Aşaması Hafife Alınmamalıdır

Anayasa Mahkemesine yapılan çok sayıda itiraz başvurusu, esasa geçilmeden ilk inceleme aşamasında sonuçlanmaktadır. Dava şartları, uygulanacak kural, başvuran merciin niteliği, gerekçe ve belge eksiklikleri bu aşamada belirleyici olabilir.

Yargıtay ve Danıştay Uygulaması

Yargıtay Uygulaması

Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ciddi bulmadığı iddia, esas hükümle birlikte kanun yolu merciince incelenebilir.

Öğretide Yargıtay kararları üzerinde yapılan incelemelerde, mahkemenin hükmü kendiliğinden Anayasa’ya aykırı görmesi ile tarafın iddiasını ciddi bulması ölçütlerinin bazı kararlarda kesin çizgilerle ayrılmadığı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Her dosyanın kendi usul şartları içinde incelenmesi gerekir.

Danıştay Uygulaması

Danıştay kararlarında tarafların Anayasa’ya aykırılık iddialarının ciddi bulunmadığı belirtilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine devam edildiği örnekler bulunmaktadır.

Bununla birlikte yalnızca “ciddi görülmemiştir” ifadesinin kullanılması, her dosyada 6216 sayılı Kanun’un aradığı gerekçelendirme düzeyinin sağlandığı anlamına gelmez. Ret kararının yeterli gerekçe içerip içermediği somut kararın tamamı üzerinden değerlendirilmelidir.

Bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarının somut olaylara göre değişmesi ve yayımlanan kararların önemli bölümünde taraf veya dosya bilgilerinin anonimleştirilmesi nedeniyle, doğrulanmış tam künyesine ulaşılamayan kararların genelleştirilmesi doğru değildir.

Anayasa’ya Aykırılık İtirazında İspat ve Delil Sorunu

Anayasa’ya aykırılık itirazı klasik anlamda bir vakıa ispatı değildir. Burada ağırlıklı olarak hukuki bir denetim yapılır.

Bununla birlikte somut olayın özellikleri tamamen önemsiz değildir. Özellikle:

  • Kuralın davada uygulanacağını gösteren belgeler,
  • Dava veya iddianamenin kapsamı,
  • Uyuşmazlığın hukuki niteliği,
  • İtiraz edilen hükmün sonuca etkisi,
  • Benzer durumda bulunan kişiler arasındaki farklılık,
  • Temel hakka getirilen sınırlamanın somut sonucu

başvurunun ciddiliğinin ve uygulanacak kural bağlantısının ortaya konulmasında önem taşır.

Dilekçeye yüzlerce sayfalık ilgisiz belge eklenmesi yerine, norm ile dava arasındaki bağlantıyı gösteren sınırlı ve işlevsel belgeler sunulmalıdır.

Yürürlüğün Durdurulması İstenebilir mi?

Davanın geri bırakılması ile kanun hükmünün yürürlüğünün durdurulması aynı hukuki kurum değildir.

Davanın geri bırakılması, Anayasa’nın 152. maddesinin başvuruya bağladığı yargılama sonucudur. İtiraz başvurusu kabul edildiğinde derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin kararını beklemek üzere davayı geri bırakır.

Başvuru kararında ayrıca yürürlüğün durdurulması talebi bulunuyorsa, yürürlüğün durdurulmaması hâlinde ortaya çıkacak telafisi imkânsız zararların gerekçeli biçimde açıklanması gerekir.

Her itiraz başvurusu kendiliğinden ilgili kanun hükmünün ülke genelinde uygulanmasını durdurmaz.

Anayasaya Aykırılık İtirazında Sık Yapılan Hatalar

Davada Uygulanmayacak Bir Hükme İtiraz Edilmesi

İtiraz edilen hüküm ile davanın sonucu arasında gerçek ve doğrudan bir bağlantı bulunmalıdır. “Uyuşmazlıkla genel olarak ilgili” olması yeterli değildir.

Kanunun Tamamının İptalinin İstenmesi

Somut davada yalnızca bir cümle veya ibare uygulanacakken kanunun ya da maddenin tamamının iptalini istemek başvurunun kapsamını gereksiz biçimde genişletir.

Anayasa Maddelerinin Gerekçesiz Sıralanması

Anayasa’nın 2., 5., 10., 13., 36. ve 40. maddelerinin arka arkaya yazılması, bu hükümlere neden aykırılık bulunduğu açıklanmadıkça hukuki gerekçe oluşturmaz.

Dilekçenin Bireysel Başvuru Gibi Hazırlanması

Somut norm denetiminde esas mesele kişisel mağduriyetin anlatılması değil, uygulanacak normun Anayasa’ya aykırılığının gösterilmesidir.

AİHM Kararlarının Tek Başına Yeterli Görülmesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları anayasal değerlendirmede önemli olabilir. Ancak itiraz dilekçesinde öncelikle iptali istenen kural ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası arasındaki aykırılık açıklanmalıdır.

Mahkemenin Anayasa’ya Aykırılık Denetimini Kendisi Yapacakmış Gibi Talep Kurulması

Derece mahkemesinden kanun hükmünü uygulamamasının veya iptal etmesinin istenmesi somut norm denetimi usulüne uygun değildir. Mahkemeden istenmesi gereken, iddianın ciddi bulunması ve Anayasa Mahkemesine başvurulmasıdır.

Eski Mevzuat ve Kararların Güncelmiş Gibi Kullanılması

Anayasa’ya aykırılık dilekçelerinde mevzuatın güncel metni, itiraz edilen hükmün yürürlük tarihi, değişiklik kanunları ve Anayasa Mahkemesinin daha önce aynı hüküm hakkında verdiği kararlar mutlaka kontrol edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Her davada Anayasa’ya aykırılık itirazı yapılabilir mi?

Hukuk, ceza, idari ve vergi yargılamaları dâhil olmak üzere, davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü bulunuyorsa itiraz ileri sürülebilir. Ancak başvurunun kabulü için Anayasa’nın 152. maddesindeki şartların tamamı gerçekleşmelidir.

Taraf doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurabilir mi?

Hayır. Somut norm denetiminde başvuruyu Anayasa Mahkemesine davaya bakan mahkeme gönderir.

Hâkim kendiliğinden başvuru yapabilir mi?

Evet. Mahkeme, uygulanacak hükmü kendiliğinden Anayasa’ya aykırı görürse tarafların talebi bulunmasa da itiraz yoluna başvurabilir.

İtiraz için ayrı bir süre var mıdır?

Kanunda taraflar için otuz veya altmış gün gibi ayrı bir başvuru süresi öngörülmemiştir. Ancak itiraz, dava sonuçlanmadan ve kuralın uygulanacağı aşama geçmeden ileri sürülmelidir. Geç ileri sürülen bir iddia, davanın o aşamasında uygulanacak kural bağlantısı bulunmaması nedeniyle sonuçsuz kalabilir.

Mahkeme itirazı reddederse dava durur mu?

Hayır. Mahkeme iddiayı ciddi görmezse yargılama devam eder. Ret kararı, esas hükümle birlikte ilgili kanun yoluna taşınabilir.

Anayasa Mahkemesi beş ay içinde karar vermezse ne olur?

Davaya bakan mahkeme yürürlükteki hükümlere göre davayı sonuçlandırabilir. Anayasa Mahkemesi kararı hüküm kesinleşmeden gelirse bu karara uyulması gerekir.

İtiraz kabul edilirse davayı taraf kazanmış olur mu?

Hayır. İtirazın ciddi bulunması veya Anayasa Mahkemesinin normu iptal etmesi, esas davanın otomatik olarak taraf lehine sonuçlanacağı anlamına gelmez. İptal kararının somut davaya etkisi, uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanacak diğer hükümlere göre mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilir.

Hukuki Değerlendirme

Anayasaya aykırılık itirazı, davayı uzatmak amacıyla her dosyada kullanılabilecek standart bir ara talep değildir. Etkili bir başvuru için itiraz konusu normun doğru belirlenmesi, kuralın davada uygulanacağının gösterilmesi ve anayasal aykırılığın somut hukuki gerekçelerle açıklanması gerekir.

Uygulamada en ciddi sorun, iddianın esası kadar başvurunun usulünde ortaya çıkmaktadır. Gerekçeli başvuru kararının bulunmaması, ilgili hükmün yanlış belirlenmesi, tutanak veya dava belgelerinin onaylı örneklerinin gönderilmemesi gibi eksiklikler, Anayasa Mahkemesinin esasa hiç girmeden başvuruyu reddetmesine neden olabilir.

Bu nedenle dilekçenin uzunluğu değil, uygulanacak norm ile anayasal aykırılık arasındaki bağlantının açıklığı belirleyicidir.

Sonuç

Anayasaya aykırılık itirazı, doğru kullanıldığında yalnızca görülmekte olan davanın değil, aynı hukuk kuralının uygulandığı bütün uyuşmazlıkların sonucunu etkileyebilecek önemli bir anayasal denetim yoludur. Bununla birlikte mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için soyut bir adaletsizlik iddiası yeterli değildir.

İtiraz edilen hükmün davada uygulanacak kural olması, aykırılık gerekçesinin her Anayasa maddesi yönünden ayrı ayrı kurulması ve başvuru usulünün eksiksiz yürütülmesi gerekir.

Bu tür uyuşmazlıklarda yanlış hükme itiraz edilmesi, uygulanacak kural bağlantısının kurulamaması, ret kararının kanun yolunda ileri sürülmemesi veya başvuru belgelerinin eksik hazırlanması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.