Blog / Miras Hukuku
Miras Sözleşmesi Nedir? Türleri ve Kurulma Şartları
· ≈4 dk okuma · Miras Hukuku
Mirasçı atama sözleşmesi ve vasiyet sözleşmesi arasındaki fark, resmî şekil şartı, ivazlı-ivazsız ayrımı ve vasiyetnameden farkları anlatılmaktadır.
Miras sözleşmesi, mirasbırakan ile karşı taraf arasında ölüme bağlı sonuçlar doğurmak üzere yapılan, iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanını gerektiren bir sözleşmedir. Vasiyetnameden farklı olarak tek taraflı bir tasarruf değildir; kural olarak mirasbırakan tek başına ve serbestçe geri alamaz. Bu özellik, miras sözleşmesini mirasbırakan açısından bağlayıcı, karşı taraf açısından ise güvenceli bir araç hâline getirir.
i. Miras Sözleşmesinin Türleri
TMK madde 527 uyarınca miras sözleşmesi başlıca iki tür etki doğurabilir:
- Mirasçı atama sözleşmesi: Mirasbırakan, sözleşmenin karşı tarafını veya üçüncü bir kişiyi mirasçı olarak atar. Atanan kişi, mirasın açılmasıyla külli halef sıfatını kazanır.
- Vasiyet sözleşmesi: Mirasbırakan, belirli bir mal veya hakkı sözleşmenin karşı tarafına ya da üçüncü bir kişiye vasiyet eder. Bu durumda lehtar, mirasçı değil vasiyet alacaklısı sıfatını kazanır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir başka tür ise mirastan feragat sözleşmesidir. Bu sözleşme, muhtemel bir mirasçının mirasbırakanla anlaşarak ileride doğacak miras hakkından karşılıklı veya karşılıksız olarak vazgeçmesini içerir ve ayrı bir inceleme konusu oluşturacak kadar kendine özgü sonuçlar doğurur.
ii. İvazlı ve İvazsız Miras Sözleşmesi
Miras sözleşmesi bir karşı edim içeriyorsa ivazlı, içermiyorsa ivazsız kabul edilir. İvazlı sözleşmelerde karşı taraf; bakım, hizmet, ödeme veya başka bir edim üstlenmiş olabilir. Karşı edimin varlığı, sözleşmenin geçerliliğini kendiliğinden etkilemez; ancak sonradan ortaya çıkabilecek denkleştirme, tenkis veya sözleşmenin ortadan kaldırılması taleplerinde karşı edimin ifa edilip edilmediği önemli bir unsurdur.
iii. Miras Sözleşmesinin Şekil Şartı
TMK madde 545 uyarınca miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Bu kapsamda:
- taraflar arzularını resmî memura aynı anda bildirir,
- düzenlenen sözleşme, memur ve iki tanığın önünde taraflarca imzalanır,
- resmî vasiyetnamedeki tanık ve memur yasakları miras sözleşmesi için de geçerlidir.
Adi yazılı veya sözlü biçimde yapılan bir anlaşma, tarafların gerçek iradesini yansıtsa dahi miras sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz. Şekle aykırılık, sözleşmenin kesin hükümsüzlüğü değil, ilgilinin iptal davası açması sonucunu doğurabilir; bu nedenle şekil eksikliği iddiası ile irade sakatlığı iddiaları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
iv. Miras Sözleşmesi ile Vasiyetname Arasındaki Farklar
Miras sözleşmesi ile vasiyetname arasındaki en belirgin fark bağlayıcılıktır. Vasiyetname, mirasbırakan tarafından her zaman tek taraflı olarak değiştirilebilir veya geri alınabilir. Miras sözleşmesinde ise mirasbırakan, kural olarak sözleşmeyle bağlıdır ve karşı tarafın rızası olmadan sözleşmeyi tek başına ortadan kaldıramaz.
Bu bağlayıcılık, sözleşmenin karşı tarafına belirli bir güvence sağlar; ancak mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruf serbestisini de sınırlar. Bu nedenle mirasbırakanın sağlığında yapacağı satış, bağış veya başka tasarruflar, miras sözleşmesindeki taahhüdüyle çelişki oluşturabilir ve sözleşmenin karşı tarafına belirli hukuki imkanlar tanıyabilir.
v. Tarafların Ehliyeti
Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak gerekir. Vasiyetnamede aranan on beş yaş sınırı miras sözleşmesi için yeterli değildir; sözleşmenin iki taraflı ve bağlayıcı niteliği nedeniyle kanun burada tam fiil ehliyeti arar. Kısıtlıların miras sözleşmesi yapabilmesi için yasal temsilcinin rızası ve gerektiğinde vesayet makamının izni aranır.
vi. Miras Sözleşmesinin Ortadan Kaldırılması
TMK madde 546 uyarınca taraflar, karşılıklı anlaşmayla miras sözleşmesini her zaman ortadan kaldırabilir. Bu işlem de sözleşmenin kurulduğu şekle, yani resmî vasiyetname şekline tabidir. Tarafların tek taraflı olarak sözleşmeden dönmesi ise kanunda öngörülen sınırlı hâller ve haklı sebepler dışında mümkün değildir; bu konu ayrı bir başlık altında ele alınmayı gerektirecek kadar kendine özgü kurallar içerir.
vii. Saklı Pay ile İlişkisi
Miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalar da saklı paylı mirasçıların haklarını sınırlayamaz. Sözleşmeyle atanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı lehine yapılan kazandırma, tasarruf edilebilir kısmı aşıyorsa saklı paylı mirasçı tenkis davası açabilir. Miras sözleşmesinin ivazlı olması, tenkis hesaplamasında karşı edimin dikkate alınmasını gerektirebilir.
viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Miras sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi, miras hukukundan doğan davalarda kesin yetkilidir.
ix. İspat ve Deliller
Miras sözleşmesinin varlığı ve içeriği, kural olarak noter düzenleme dosyasıyla ispatlanır. Uyuşmazlık sözleşmenin yorumuna veya tarafların gerçek iradesine ilişkinse tanık beyanları, yazışmalar ve tarafların sözleşme sonrası davranışları da dikkate alınabilir. İrade sakatlığı iddialarında sağlık kayıtları ve düzenleme sırasında hazır bulunanların anlatımları önem taşır.
x. Sık Yapılan Hatalar
- Miras sözleşmesini adi yazılı biçimde yapmaya çalışmak,
- vasiyetname ile miras sözleşmesinin bağlayıcılık farkını göz ardı etmek,
- ivazlı sözleşmede karşı edimin ifasını takip etmemek,
- sözleşmenin ortadan kaldırılmasını tek taraflı bir işlemle yeterli saymak,
- saklı pay sınırlamasının miras sözleşmesi için de geçerli olduğunu unutmak.
xi. Hukuki Değerlendirme
Miras sözleşmesi, tarafına güvence sağlayan fakat mirasbırakanın tasarruf serbestisini önemli ölçüde sınırlayan bir kurumdur. Sözleşmenin türü, ivazlı olup olmadığı ve saklı paylarla ilişkisi doğru kurulmazsa hem taraflar hem de üçüncü kişi mirasçılar bakımından ciddi uyuşmazlıklar doğabilir.
Miras sözleşmesi düzenlenmesi veya mevcut bir sözleşmenin geçerliliği ve kapsamı konusunda somut olayınızın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Evet. Resmî vasiyetname şeklinde, memur ve iki tanığın katılımıyla düzenlenmesi zorunludur.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TMK m. 527 · TMK m. 545 · TMK m. 546
Bu yazı Miras Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Miras Hukuku — İlgili Yazılar
- Miras Sözleşmesinden Dönme ve Ortadan Kaldırılması Nasıl Olur?
- Mirastan Feragat Sözleşmesi
- Şirket, Vakıf ve Derneğin Mirasçı Atanması Mümkün müdür?
- Vasiyetnamede Yedek Mirasçı ve Art Mirasçı Atanması
- Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Nasıl Atanır? Görev ve Yetkileri
- Vasiyetnamede Koşul ve Yükleme (Şart ve Mükellefiyet) Ne Anlama Gelir?