Blog / Miras Hukuku
Mirasta İstihkak Davası (Miras Sebebiyle İstihkak Davası) Nedir?
· ≈4 dk okuma · Miras Hukuku
Mirasçılık sıfatına dayanarak tereke mallarının geri istenmesini sağlayan miras sebebiyle istihkak davasının şartları, tarafları, süreleri anlatılmaktadır.
Bir kişi, gerçekte mirasçı olmadığı hâlde mirasçı sıfatıyla veya başka bir sebeple tereke mallarına elinde bulunduruyor olabilir. Bu durumda gerçek mirasçı, malın kendisine ait olduğunu iddia eden kişiye karşı miras sebebiyle istihkak davası açarak tereke mallarının kendisine iade edilmesini isteyebilir. Bu dava, mirasçılık sıfatının doğrudan kendisine dayanan, kendine özgü bir eda davasıdır.
i. Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir?
Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçılık sıfatına dayanarak, terekeye ait bir malı veya hakkı elinde bulunduran ve kendisini mirasçı ya da başka bir hukuki sebeple hak sahibi gösteren kişiye karşı açılan bir davadır. Davanın temel özelliği, davacının mirasçılık sıfatını ispatlamasının, aynı zamanda tereke üzerindeki hakkını da ispatlaması anlamına gelmesidir; davacının ayrıca malın kendisine ait olduğunu tek tek kanıtlamasına gerek yoktur.
Bu dava, taşınır ve taşınmaz mallar, alacaklar ve diğer tereke hakları bakımından açılabilir. Davalı, terekeyi haksız yere elinde bulunduran, kendisini mirasçı gibi gösteren veya tereke malı üzerinde hak iddia eden herhangi bir kişi olabilir.
ii. Davanın Tarafları
TMK madde 637 uyarınca miras sebebiyle istihkak davasını, gerçek mirasçı sıfatını taşıyan kişi açabilir. Bir kişi yerine geçen mirasçılar veya vasiyet alacaklıları da, kendi hakları ölçüsünde bu davayı açabilir.
Davalı taraf ise terekeyi kısmen veya tamamen elinde bulunduran, kendini mirasçı gibi gösteren veya böyle bir sıfatı öne sürmeksizin tereke malı üzerinde tasarrufta bulunan kişidir. Uygulamada davalı sıfatı, çoğunlukla mirasçılık belgesini haksız yere almış veya mirasçı olduğunu iddia ederek tereke mallarına el koymuş kişilerde görülür.
iii. Mirasçılık Belgesi ile İlişkisi
Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) iptaline yönelik bir dava değildir; ancak uygulamada çoğu kez birlikte gündeme gelir. Davacı, öncelikle kendi mirasçılık sıfatını ispatlamalı; davalının mirasçılık belgesine dayanması hâlinde bu belgenin gerçek hukuki durumu yansıtmadığını da ortaya koymalıdır. Mahkeme, istihkak davasında mirasçılık sıfatını da inceleyerek karar verebilir; ayrıca mirasçılık belgesinin iptali davası açılması bazı durumlarda tercih edilebilir.
iv. İyi Niyetli ve Kötü Niyetli Zilyedin Sorumluluğu
TMK madde 638 uyarınca terekeyi elinde bulunduran kişinin sorumluluğu, iyi niyetli olup olmamasına göre farklılaşır:
- İyi niyetli zilyet, malı gerçek mirasçıya iade ederken yalnızca elinde kaldığı sırada elde ettiği ürünler ve yaptığı harcamalar bakımından genel zilyetlik hükümlerine göre sorumlu tutulur; malın elden çıkarılmasından doğan sorumluluğu daha sınırlıdır.
- Kötü niyetli zilyet ise malı iade etmekle kalmaz; malın elde bulunduğu süre boyunca elde ettiği tüm ürünlerden, malın değerinde meydana gelen kayıplardan ve elden çıkarma nedeniyle doğan zararlardan daha ağır biçimde sorumlu olur.
Bu ayrım, davanın sonucunu ve talep edilebilecek tazminat kapsamını doğrudan etkiler. Davacının, davalının kötü niyetli olduğunu iddia etmesi hâlinde bunu somut delillerle ortaya koyması gerekir.
v. Zamanaşımı
TMK madde 639 uyarınca miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı, davacının mirasçılık sıfatını ve tereke malının davalı tarafından elde bulundurulduğunu öğrendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre, iyi niyetli davalılara karşı daha kısa, kötü niyetli davalılara karşı ise daha uzun tutulmuştur. Sürenin başlangıcı, mirasın açılması değil, davacının hem hakkını hem de davalıyı öğrendiği tarihtir.
Süre hesaplamasında davacının mirasçılık sıfatını ne zaman öğrendiği ile davalının terekeyi ne zaman ve hangi sıfatla elinde bulundurmaya başladığı ayrı ayrı incelenmelidir. Bu tespitler çoğu kez tebligat kayıtları, tapu işlemleri ve tarafların yazışmalarına dayanır.
vi. Mirasta İstihkak Davası ile İcra Hukukundaki İstihkak Davası Arasındaki Fark
Uygulamada bu dava, icra hukukundaki istihkak davasıyla karıştırılabilir. İcra hukukundaki istihkak davası, haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğu iddiasına dayanır ve icra takibi bağlamında açılır. Miras sebebiyle istihkak davası ise doğrudan mirasçılık sıfatına dayanır ve terekeye ait malların gerçek mirasçıya iadesini amaçlar. İki kurum, hukuki dayanağı, tarafları ve amacı bakımından tamamen farklıdır.
vii. Ortaklığın Giderilmesi Davasından Farkı
Ortaklığın giderilmesi davası, mirasçılar arasındaki elbirliği mülkiyetini sona erdirmeyi amaçlar ve tüm mirasçıların taraf olduğu bir paylaşma sürecidir. Miras sebebiyle istihkak davası ise mirasçı olmayan veya mirasçılık sıfatı tartışmalı bir kişinin elindeki tereke malının geri alınmasını hedefler. Davacı, öncelikle terekeyi haksız yere elinde bulunduran kişiden malın iadesini sağlamalı, ardından mirasçılar arasındaki paylaşım sürecine geçilmelidir.
viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Miras sebebiyle istihkak davası, malvarlığına ilişkin çekişmeli bir dava olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi, miras hukukundan doğan davalarda kesin yetkilidir.
ix. İspat Yükü ve Deliller
Davacı, mirasçılık sıfatını mirasçılık belgesiyle, terekeye ait malın niteliğini ise tapu, banka, şirket pay defteri veya diğer sicil kayıtlarıyla ispatlamalıdır. Davalının kötü niyetli olduğu iddiası; yazışmalar, tanık beyanları ve davalının malı ele geçirdiği koşullara ilişkin somut olgularla desteklenmelidir.
x. Sık Yapılan Hatalar
- Miras sebebiyle istihkak davasını icra hukukundaki istihkak davasıyla karıştırmak,
- davalının iyi niyetli mi kötü niyetli mi olduğunu araştırmadan tazminat talebi kurmak,
- öğrenme tarihini tespit etmeden zamanaşımı hesabı yapmak,
- mirasçılık belgesinin iptali ile istihkak davasını aynı sonucu doğuran tek bir dava sanmak,
- terekeye ait malın niteliğine ilişkin sicil kayıtlarını dosyaya sunmamak.
xi. Hukuki Değerlendirme
Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçılık sıfatına dayanan güçlü fakat sınırları iyi bilinmesi gereken bir hukuki araçtır. Davanın doğru taraflarla, doğru sürede ve davalının iyi niyet durumu doğru tespit edilerek açılması, hem malın iadesini hem de doğabilecek tazminat taleplerini güvence altına alır.
Tereke malının haksız yere üçüncü bir kişinin elinde bulunması durumunda somut olayınızın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Terekeyi haksız yere elinde bulunduran, kendini mirasçı gibi gösteren veya tereke malı üzerinde hak iddia eden kişiye karşı açılır.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Soybağı
- Veraset ve İntikal Vergisi
- Miras Paylaşımı
- Reddi Miras
İlgili mevzuat
TMK m. 637 · TMK m. 638 · TMK m. 639
Bu yazı Miras Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Miras Hukuku — İlgili Yazılar
- Mirasın Kazanılmasında Külli Halefiyet İlkesi Nedir?
- Mirastan Yoksunluk Sebepleri, Sonuçları ve Tespit Davası
- Gaiplik Kararı Mirasçılık Hakkını Nasıl Doğurur?
- Mirasçı Bulunmaması Hâlinde Devletin Mirasçılığı Nasıl İşler?
- Yabancıların Türkiye'de Mirasçılığı ve Mütekabiliyet Esası
- Boşanma Sürecinde ve Sonrasında Mirasçılık Hakkı Ne Zaman Kaybedilir?