İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Teminat Karşılığı İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi veya Kaldırılması

HMK 395 uyarınca teminat karşılığında ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması, başvuru şartları, inceleme usulü ve kanun yolu açıklanmıştır.

Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya tedbirin fiilen uygulandığı kişi, mahkemenin kabul edeceği bir teminat göstererek tedbirin değiştirilmesini ya da kaldırılmasını isteyebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 395. maddesi, tedbirle korunmak istenen menfaat ile tedbirin muhatabının uğradığı sınırlama arasında daha ölçülü bir denge kurulmasına imkân verir.

HMK 395’in Uygulama Alanı

HMK m. 395, ihtiyati tedbire ilişkindir. İhtiyati haciz bakımından aynı hükmün doğrudan uygulanması doğru değildir. Para alacağının güvence altına alınmasına yönelik ihtiyati haczin kaldırılması veya teminat karşılığı çözülmesi, esas olarak İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümlerine, özellikle İİK m. 266’ya göre değerlendirilir.

Kaynak PDF’de yer verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/10437 E., 2018/5350 K. sayılı kararında uyuşmazlık ihtiyati hacze ilişkindir. Bu sebeple karar, HMK m. 395’in ihtiyati tedbir rejimi için doğrudan emsal olarak kullanılmamalıdır.

Kim Başvurabilir?

Başvuru hakkı yalnızca davanın karşı tarafına ait değildir. Hakkında tedbir uygulanan üçüncü kişi de yeterli teminat göstererek tedbirin değiştirilmesini veya kaldırılmasını isteyebilir. Örneğin üçüncü kişinin malı, hesabı veya faaliyeti üzerinde tedbirin fiilî etkisi doğmuşsa, hukuki yararının bulunması şartıyla başvuru gündeme gelebilir.

Talep, tedbir kararını veren mahkemeye yapılır. Esas dava açılmışsa dosya üzerinden; dava açılmadan önce karar verilmişse tedbir dosyası üzerinden inceleme yürütülür.

Teminatın Amacı Nedir?

Teminat, tedbir kaldırıldığı veya hafifletildiği için karşı tarafın uğrayabileceği zararı güvence altına alır. Bu nedenle gösterilecek teminatın yalnızca sembolik olması yeterli değildir. Mahkeme, uyuşmazlığın değeri, tedbirin koruduğu menfaat, muhtemel zarar ve tarafların durumunu dikkate alır.

Teminatın türü HMK m. 87 çerçevesinde belirlenir. Nakit, kesin ve süresiz banka teminat mektubu veya mahkemenin uygun bulacağı başka bir güvence söz konusu olabilir. Teminatın tutarı ve türü hakkında tarafların anlaşması hâkimi bağlamaz; son değerlendirme mahkemeye aittir.

Tedbir Tamamen mi Kaldırılır, Yoksa Değiştirilir mi?

Mahkeme somut duruma göre iki yoldan birini seçebilir:

  1. Tedbiri tamamen kaldırabilir.
  2. Tedbirin kapsamını daraltabilir veya başka bir tedbire dönüştürebilir.

Örneğin bir işletmenin bütün faaliyetini durduran tedbir yerine, belirli miktarda teminat yatırılması, belirli malvarlığının devrinin sınırlandırılması veya belli bir işlemin mahkeme iznine bağlanması düşünülebilir. Karar ölçülülük ilkesine uygun olmalı ve ihtiyati korumanın amacını boşa çıkarmamalıdır.

Başvuru Usulü ve Dinlenilme Hakkı

HMK m. 395/3, HMK m. 394’ün üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağını belirtir. Buna göre talep dilekçeyle yapılır; karşı tarafın dinlenilmesi ve duruşma yapılması gündeme gelir. Mahkeme, tarafların iddia ve delillerini değerlendirerek gerekçeli karar vermelidir.

Tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebi, ilk tedbir kararının tamamen hukuka aykırı olduğu iddiasından farklıdır. İtiraz yolunda tedbir şartlarının bulunmadığı ileri sürülürken, HMK m. 395 başvurusunda yeterli teminatla aynı korumanın sağlanabileceği savunulur.

Başvuru İçin Süre Var mıdır?

HMK m. 395’te belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Tedbir yürürlükte olduğu sürece teminat karşılığı değişiklik veya kaldırma talep edilebilir. Bununla birlikte gecikme, tedbirin doğurduğu zararı artırabileceği için başvurunun süratle yapılması önemlidir.

Yeni olguların ortaya çıkması veya teminatın koşullarının değişmesi hâlinde, önceki talebin reddedilmiş olması her durumda yeni başvuruyu engellemez. Ancak aynı gerekçelerin hiçbir değişiklik olmadan tekrarlanması usul ekonomisi ve dürüstlük kuralı bakımından sorun yaratabilir.

Karara Karşı Kanun Yolu

HMK m. 395, HMK m. 394’ün kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkrasına atıf yapmamaktadır. Bu nedenle teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması hakkında verilen kararlara karşı müstakil istinaf yolunun açık olmadığı kabul edilmektedir.

Bununla birlikte kararın niteliği, tedbirin ilk defa kurulması veya itirazın aynı kararda incelenmesi gibi özel durumlar farklı değerlendirme doğurabilir. Kanun yolu incelemesi somut kararın hüküm kısmı ve gerekçesine göre yapılmalıdır.

İspat ve Deliller

Talepte bulunan, sunduğu teminatın karşı tarafın muhtemel zararını karşılamaya elverişli olduğunu ortaya koymalıdır. Malvarlığı belgeleri, banka teminat mektubu, değerleme raporları, sözleşmeler, işletme kayıtları ve tedbirin doğurduğu zararı gösteren mali belgeler kullanılabilir.

Karşı taraf ise tedbirin teminatla ikame edilmesinin koruma amacını karşılamayacağını veya önerilen tutarın yetersiz olduğunu somutlaştırmalıdır. Soyut zarar iddiaları yerine hesaplanabilir ve belgelenebilir risklerin sunulması daha etkilidir.

Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haczin birbirine karıştırılmasıdır. Diğer hatalar; teminat miktarını gerekçelendirmemek, üçüncü kişinin hukuki yararını açıklamamak, tedbirin yerine geçecek somut güvence önermemek ve ayrı kanun yolu bulunduğunu varsayarak süre hesabı yapmaktır.

Hukuki Değerlendirme

Teminat karşılığı kaldırma, tedbirin gereksiz biçimde ağır sonuç doğurduğu hâllerde etkili bir araçtır. Başarılı bir talep için yalnızca “zarar görüyorum” denilmesi değil, korunan menfaatin hangi teminatla ve ne ölçüde güvenceye alınabileceğinin somut biçimde gösterilmesi gerekir.

Bu tür başvurularda yanlış hukuki yolun seçilmesi, yetersiz teminat sunulması veya kanun yolu rejiminin hatalı değerlendirilmesi hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. “Kaldırabilir veya değiştirebilir” ifadesi mahkemeye takdir yetkisi verir. Teminatın koruma amacını karşılayıp karşılamadığı incelenir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.