Blog / Uluslararası Ticaret ve Tahkim
Tahkimde İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Talep Edilebilir mi?
· ≈5 dk okuma · Uluslararası Ticaret ve Tahkim
Tahkim anlaşması bulunan uyuşmazlıklarda devlet mahkemesinden ve hakem heyetinden ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz istenmesinin şartları ve sınırları.
Taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunması, uyuşmazlığın esasının hakem kurulunca çözülmesi anlamına gelir; ancak bu durum, acil koruma ihtiyaçlarının tamamen tahkim sürecinin sonuna kadar beklemesi gerektiği anlamına gelmez. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK), tahkim anlaşmasının varlığının, tarafların devlet mahkemesinden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep etmesine engel olmadığını açıkça düzenler. Bu düzenleme, tahkim yargılamasının süresi boyunca karşı tarafın malvarlığını kaçırması veya delillerin yok olması riskine karşı etkili bir koruma sağlar.
i. Devlet Mahkemesinden Tedbir Talep Etmek Tahkim İradesini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. MTK'nın açık düzenlemesi uyarınca, bir tarafın tahkimden önce veya tahkim sırasında devlet mahkemesinden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep etmesi, tahkim anlaşmasından feragat anlamına gelmez ve tahkim anlaşmasının geçerliliğini etkilemez. Bu düzenleme olmasaydı, taraflar tahkim şartını gerekçe göstererek acil koruma taleplerinin reddini isteyebilir, bu da tahkim sürecinin doğası gereği yavaş işleyen aşamalarında ciddi hak kayıplarına yol açabilirdi.
ii. Hangi Hâllerde Devlet Mahkemesine Başvurulur?
Devlet mahkemesinden tedbir talep etmek özellikle şu durumlarda pratik önem taşır:
- hakem kurulu henüz oluşmamışken acil bir koruma ihtiyacı doğmuşsa,
- talep edilen tedbirin niteliği (örneğin banka hesabına haciz, taşınmaz üzerine tedbir şerhi, üçüncü kişilere yönelik talepler) devlet zoru gerektiriyorsa,
- hakem kurulunun kararının doğrudan icra kabiliyeti bulunmadığı için, tedbirin fiilen uygulanabilmesi icra dairesi veya tapu sicili gibi resmî mercilerin katılımını gerektiriyorsa.
Hakem kurulu tarafların iradesine dayanır ve kural olarak yalnız taraflar arasında bağlayıcıdır; üçüncü kişilere yönelik veya doğrudan cebri icra gerektiren tedbirlerde devlet mahkemesinin yetkisi daha etkilidir.
iii. İhtiyati Tedbir Şartları
HMK m. 389 çerçevesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunan taraf, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da tamamen imkânsız hâle geleceğini, veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Yaklaşık ispat, kesin ispattan daha hafif bir standarttır; ancak soyut endişe veya varsayım tek başına yeterli değildir.
Tahkime konu bir uyuşmazlıkta tedbir talep eden taraf, ayrıca tahkim anlaşmasının varlığını ve esas hakkındaki iddiasının en azından ilk bakışta ciddi göründüğünü ortaya koymalıdır. Mahkeme, tedbir talebini incelerken uyuşmazlığın esasına girmez; yalnız tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirir.
iv. İhtiyati Haciz Şartları
Para alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda İİK m. 257 kapsamında ihtiyati haciz talep edilebilir. Bunun için alacağın muaccel (vadesi gelmiş) olması ve rehinle temin edilmemiş olması kural olarak aranır; buna ek olarak borçlunun kaçması, mallarını kaçırması veya kaçıracağından şüphelenilmesi gibi hâllerde vadesi gelmemiş alacaklar için de ihtiyati haciz istenebilir. Alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını yaklaşık olarak ispatlamalıdır.
Tahkime tabi bir alacak için ihtiyati haciz talep edilmesi, alacağın esasının hakem kurulunca görülecek olmasına engel değildir; devlet mahkemesi yalnız geçici koruma tedbirine karar verir, esas hakkında bir tespitte bulunmaz.
v. Hakem Kurulundan Tedbir Talep Etmek
Hakem kurulu oluştuktan sonra, taraflar tedbir talebini doğrudan hakem kurulundan da isteyebilir. Hakem kurulunun bu konudaki yetkisi, tarafların tahkim anlaşmasında veya seçtikleri kurum kurallarında bu yetkiyi tanıyıp tanımadığına bağlıdır; birçok kurumsal tahkim kuralı, hakem kuruluna geçici koruma tedbirine karar verme yetkisi açıkça tanır.
Hakem kurulunun verdiği tedbir kararı, tarafları bağlar; ancak bu kararın fiilen icra edilmesi (örneğin bankaya veya tapu siciline uygulanması) doğrudan mümkün olmayabilir. Uygulamada taraflar, hakem kurulundan aldıkları tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi için ayrıca devlet mahkemesine veya icra dairesine başvurmak durumunda kalabilir; bu noktada hakem kararının bağlayıcılığı ile cebri icra kabiliyeti arasındaki fark önem kazanır.
vi. Acil Hakem Mekanizması
Bazı kurumsal tahkim kuralları, hakem heyeti henüz oluşmadan önce acil koruma ihtiyacı doğduğunda, kısa süre içinde atanan bir acil hakem aracılığıyla geçici tedbir kararı alınmasına imkân tanır. Bu mekanizma, taraflarca seçilen kurumun kurallarında öngörülmüşse ve sözleşmenin akdedildiği tarih itibarıyla yürürlükteyse uygulanabilir. Acil hakemin verdiği karar, hakem kurulu oluştuktan sonra bu kurul tarafından teyit edilebilir, değiştirilebilir veya kaldırılabilir.
vii. Yurt Dışındaki Malvarlığına Yönelik Tedbir
Uluslararası ticari uyuşmazlıklarda borçlunun malvarlığı sıklıkla birden fazla ülkeye yayılmıştır. Türk mahkemesinden alınan bir ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararının yurt dışındaki bir mala doğrudan uygulanması, o ülkenin kendi hukukuna ve gerekirse Türk kararının o ülkede tanınmasına bağlıdır. Bu nedenle alacaklı, borçlunun malvarlığının bulunduğu her ülkede ayrı ayrı ve o ülkenin usulüne uygun bir tedbir talebinde bulunmayı değerlendirmelidir; tek bir ülkede alınan tedbir kararı, diğer ülkelerdeki mallar bakımından kendiliğinden sonuç doğurmaz.
viii. Tedbirin Kaldırılması Talebi
Karşı taraf, tedbir kararına karşı itiraz edebileceği gibi, tedbirin şartlarının artık gerçekleşmediğini (örneğin teminat gösterildiğini veya asıl uyuşmazlığın esastan reddedilmesi ihtimalinin güçlendiğini) ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını da talep edebilir. Tahkim yargılaması devam ederken tedbirin kaldırılması talebi, tedbiri veren mercie (devlet mahkemesi veya hakem kurulu) yöneltilir; talebin hangi mercie yapılacağı, tedbirin ilk olarak nereden alındığına bağlıdır.
ix. Tedbirin Haksız Çıkması Hâlinde Sorumluluk
Tedbir talep eden taraf, esas hakkındaki uyuşmazlığı kaybederse veya tedbirin başından itibaren haksız olduğu ortaya çıkarsa, karşı tarafın tedbir nedeniyle uğradığı zararı tazminle yükümlü olabilir. Bu sorumluluk, tedbir talep edenin kusuruna bağlı olmaksızın, yalnız tedbirin haksız çıkmış olması esasına dayanabilir; bu nedenle tedbir talebinde bulunmadan önce, esas hakkındaki iddianın gücü dikkatle değerlendirilmelidir.
x. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri bakımından görevli mahkeme, tahkime konu uyuşmazlığın niteliğine göre değişebilir; ticari nitelikli uyuşmazlıklarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından tedbire konu malın bulunduğu yer veya tarafların yerleşim yeri gibi ölçütler somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
xi. Karşı Teminat
Tedbir veya haciz talebi kabul edildiğinde mahkeme, talep edenden karşı tarafın olası zararlarını karşılamak üzere teminat göstermesini isteyebilir. Teminatın miktarı, talebin niteliğine ve tedbirin kapsamına göre belirlenir. Tedbirin haksız çıkması hâlinde, teminat karşı tarafın zararlarının tazmini için kullanılabilir.
xii. Sık Yapılan Hatalar
- Tahkim şartı bulunan bir uyuşmazlıkta devlet mahkemesinden tedbir istemenin tahkim iradesinden feragat sayılacağını düşünmek,
- yaklaşık ispat standardını, soyut endişe beyanıyla karıştırmak,
- hakem kurulundan alınan tedbir kararının otomatik olarak icra edilebilir olduğunu varsaymak,
- acil hakem mekanizmasının her sözleşmeye ve her kurum kuralına otomatik uygulandığını sanmak,
- tedbir talebini geç yaparak karşı tarafın mal kaçırma fırsatını uzatmak,
- teminat yükümlülüğünü göz ardı ederek tedbirin maliyetini hesaba katmamak.
xiii. Hukuki Değerlendirme
Tahkim anlaşmasının varlığı, acil koruma ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi sonucunu doğurmamalıdır. Uyuşmazlığın niteliği, tedbire konu malın yeri ve hakem kurulunun oluşum aşaması birlikte değerlendirilerek devlet mahkemesi ile hakem kurulu arasındaki doğru başvuru yolu belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebinin hangi mercie yöneltilmesi gerektiği için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Evet. MTK, bunun tahkim anlaşmasından feragat anlamına gelmediğini açıkça düzenler.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
4686 sayılı MTK m. 6 · 6100 HMK m. 389 · 2004 İİK m. 257
Bu yazı Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Uluslararası Ticaret ve Tahkim — İlgili Yazılar
- Teminat Karşılığı İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi veya Kaldırılması
- Çok Taraflı ve Çok Sözleşmeli Tahkimde Birleştirme Mümkün müdür?
- ICC Tahkiminde Başvuru, Masraflar ve Süreç Nasıl İşler?
- İSTAC Tahkiminde Başvuru ve Yargılama Süreci Nasıl İşler?
- Uluslararası Ticari Tahkim Şartı Nasıl Yazılır?: Süreler, Deliller ve Hukuki Yollar
- Tahkim Yargılamasında Masraflar ve Hakem Ücretlerinin Paylaştırılması