İçeriğe geç

Blog / İcra ve İflas Hukuku

İhtiyati Haciz Nedir? Şartları, Teminat ve İtiraz Yolları

· ≈5 dk okuma · İcra ve İflas Hukuku

İhtiyati haczin şartları, yaklaşık ispat, teminat, on günlük infaz süresi, yedi günlük dava ve takip süresi ile ihtiyati hacze itiraz ve haksız haciz tazminatı.

İhtiyati haciz, para alacağının tahsilini güvence altına almak için, henüz takip kesinleşmeden veya dava sonuçlanmadan borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Amacı, borçlunun yargılama veya takip süresince malvarlığını eritmesini, kaçırmasını ya da devretmesini önlemektir.

İhtiyati haciz bir tahsil yolu değildir. Haczedilen mal ihtiyati haciz kararına dayanılarak satılamaz. Karar, yalnız malın korunmasını ve alacaklının sıra bakımından öne geçmesini sağlar.

i. İhtiyati Haciz ile İhtiyati Tedbir Farkı

İki kurum sık karıştırılır; oysa uygulama alanları farklıdır:

  • İhtiyati haciz, yalnız para alacakları için istenebilir ve İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmiştir.
  • İhtiyati tedbir, para dışındaki uyuşmazlıklarda, mevcut durumun korunması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca istenir.

Bir taşınmazın devrinin engellenmesi talebi, alacağın para alacağı olması hâlinde ihtiyati haciz; mülkiyet uyuşmazlığına dayanması hâlinde ihtiyati tedbir kapsamındadır. Yanlış kurumun seçilmesi talebin reddine yol açar.

ii. İhtiyati Haczin Şartları

İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz iki farklı durumda istenebilir.

Vadesi gelmiş alacaklarda: Alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağı olması yeterlidir. Ayrıca borçlunun mal kaçırma tehlikesi bulunduğunun ispatı gerekmez.

Vadesi gelmemiş alacaklarda: İki hâlden birinin varlığı aranır:

  1. Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması,
  2. Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması ya da bu amaçla kaçması.

Rehinle temin edilmiş alacaklarda kural olarak ihtiyati haciz istenemez; önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmesi gerekir. Rehin açığı doğduğu ölçüde durum değişebilir.

iii. Yaklaşık İspat Nedir?

İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, alacağını ve gerekiyorsa ihtiyati haciz sebebini yaklaşık olarak ispat etmelidir. Yaklaşık ispat, tam ispat düzeyinde kesinlik aranmaması; mahkemede alacağın varlığı yönünde kuvvetli bir kanaat oluşmasının yeterli sayılmasıdır.

Uygulamada güçlü sayılan belgeler şunlardır:

  • kambiyo senedi, çek ve bono,
  • imzalı sözleşme ve ekleri,
  • kabul edilmiş faturalar ve teslim belgeleri,
  • cari hesap mutabakatı ve borç ikrarı,
  • ihtarname ve yanıtı,
  • ticari defter kayıtları,
  • banka dekontları ve yazışmalar.

Yalnız tek taraflı düzenlenmiş bir hesap dökümü çoğu zaman yeterli görülmez.

iv. Karar Hangi Mahkemeden Alınır?

İhtiyati haciz kararı, uyuşmazlığın esası bakımından görevli ve yetkili mahkemeden istenir. Buna göre:

  • ticari alacaklarda asliye ticaret mahkemesi,
  • genel nitelikli alacaklarda asliye hukuk mahkemesi,
  • tüketici işleminden doğan alacaklarda tüketici mahkemesi,
  • iş ilişkisinden doğan alacaklarda iş mahkemesi

görevlidir. Dava açılmışsa karar, davanın görüldüğü mahkemeden istenir.

Talep kural olarak dosya üzerinden ve karşı taraf dinlenmeksizin incelenir. Bu, kararın etkisini artırır; çünkü borçlu haberdar olmadan haciz uygulanabilir.

v. Teminat Zorunlu mu?

İİK m. 259 uyarınca alacaklı, ihtiyati haczin haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlar için teminat göstermek zorundadır. Teminatın miktarını mahkeme belirler; uygulamada alacağın belirli bir yüzdesi üzerinden takdir edilir.

Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz. İlam niteliğindeki belgelere dayanan taleplerde ise mahkeme teminat konusunda takdir yetkisini kullanır.

Teminat, nakit olarak veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ile gösterilebilir. Teminatın iadesi, ihtiyati haczin haklılığının kesinleşmesine veya belirli bir sürenin geçmesine bağlıdır.

vi. Kararın İnfazı: On Günlük Süre

İhtiyati haciz kararı kendiliğinden uygulanmaz. İİK m. 261 uyarınca alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infazını istemek zorundadır.

Bu süre içinde infaz istenmezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Uygulamada en sık yaşanan hak kayıplarından biri budur; teminatın yatırılması ve infaz talebinin verilmesi aynı on günlük süre içinde tamamlanmalıdır.

İnfaz sırasında icra müdürü, kararda gösterilen tutarı karşılayacak ölçüde borçlunun mallarına haciz koyar. Haciz tutanağı borçlunun yokluğunda yapılmışsa kendisine tebliğ edilir.

vii. Yedi Günlük Dava ve Takip Zorunluluğu

İhtiyati haciz geçici bir korumadır; esas hakkındaki sürecin başlatılması gerekir. İİK m. 264 uyarınca alacaklı:

  • Henüz dava açmamış veya takip yapmamışsa, ihtiyati haczin uygulanmasından, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmalı veya icra takibi başlatmalıdır.
  • Takip başlatılmış ve borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemeli veya itirazın iptali davası açmalıdır.

Bu sürelere uyulmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır. Borçlu, bu durumda hacizlerin kaldırılmasını isteyebilir.

viii. İhtiyati Hacze İtiraz

İİK m. 265 uyarınca borçlu ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler, ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İtiraz kararı veren mahkemeye yapılır.

İtiraz süresi, kararın huzurunda verilmemesi hâlinde haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gündür. İtirazda ileri sürülebilecek başlıca hususlar şunlardır:

  • ihtiyati haciz şartlarının bulunmadığı,
  • alacağın rehinle temin edilmiş olduğu,
  • mahkemenin yetkisiz olduğu,
  • teminatın yetersiz olduğu,
  • alacağın mevcut olmadığı veya ödendiği,
  • alacağın vadesinin gelmediği ve kanunda aranan özel şartların bulunmadığı.

Mahkeme itirazı duruşmalı olarak inceler. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna gidilebilir.

Ayrıca borçlu, İİK m. 266 uyarınca alacağa yeterli teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol, işletmesinin faaliyeti hacizle kesintiye uğrayan borçlular için pratik bir çözümdür.

ix. Haksız İhtiyati Hacizde Tazminat

İhtiyati haciz haksız çıkarsa, alacaklı borçlunun ve zarar gören üçüncü kişilerin zararından sorumludur. Bu sorumluluk kusura bağlı değildir; haksız haczin uygulanmış olması yeterlidir.

Tazminat davasında talep edilebilecek zarar kalemleri arasında işletme faaliyetinin durmasından doğan kayıplar, ticari itibar zararı, kredi imkânlarının daralması ve fiilen katlanılan masraflar sayılabilir. Zararın ispatı davacıya aittir.

x. İhtiyati Haczin Kesin Hacze Dönüşmesi

Takip kesinleştiğinde ihtiyati haciz kesin hacze dönüşür ve satış istenebilir hâle gelir. Sıra bakımından ise ihtiyati haczin uygulandığı tarih esas alınır. Bu, ihtiyati haczin en önemli pratik faydasıdır: alacaklı, sonradan haciz koyan diğer alacaklılara göre öne geçer.

xi. Sık Yapılan Hatalar

  • Kararı aldıktan sonra on günlük infaz süresini kaçırmak.
  • Teminatı geç yatırarak infaz talebinin süresini geçirmek.
  • İhtiyati hacizden sonra yedi gün içinde dava açmayı veya takip başlatmayı ihmal etmek.
  • İtirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gitmemek.
  • Para alacağı olmayan uyuşmazlıkta ihtiyati haciz istemek.
  • Rehinle temin edilmiş alacakta doğrudan ihtiyati hacze başvurmak.
  • Yaklaşık ispat için yalnız tek taraflı belge sunmak.
  • Haksız haciz hâlindeki tazminat riskini değerlendirmeden geniş kapsamlı haciz uygulatmak.

xii. Hukuki Değerlendirme

İhtiyati haciz, alacaklının elindeki en etkili koruma aracıdır; ancak baştan sona kısa ve birbirini izleyen sürelere bağlıdır. Kararın alınması genellikle sürecin en kolay aşamasıdır; asıl risk, on günlük infaz ve yedi günlük dava veya takip sürelerinin yönetiminde ortaya çıkar.

Borçlu bakımından ise itiraz süresinin kaçırılmaması ve gerektiğinde teminat karşılığı haczin kaldırılması yoluna başvurulması, ticari faaliyetin sürdürülebilmesi açısından belirleyicidir. İhtiyati haciz talebiniz veya hakkınızda uygulanan ihtiyati haciz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Satış ancak takibin kesinleşmesi ve haczin kesin hacze dönüşmesiyle mümkündür.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İİK m. 257 · İİK m. 259 · İİK m. 261 · İİK m. 264 · İİK m. 265