İçeriğe geç

Blog / İcra ve İflas Hukuku

Üçüncü Kişideki Alacağın Haczi: İİK 89 Haciz İhbarnamesi Nedir?

· ≈5 dk okuma · İcra ve İflas Hukuku

Birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi, yedi ve on beş günlük süreler, üçüncü kişinin itirazı, menfi tespit davası ve gerçeğe aykırı beyanın tazminat sonucu.

Borçlunun malvarlığı yalnız elindeki mallardan ibaret değildir. Üçüncü kişilerde bulunan alacakları, mevduatı, kira gelirleri veya teslim edilmemiş malları da alacaklının başvurabileceği değerlerdir. İİK m. 89, bu tür hak ve alacakların haczini düzenler ve uygulamada haciz ihbarnamesi olarak bilinen üç aşamalı bir mekanizma öngörür.

Haciz ihbarnamesi, borçluya değil, borçluya borcu olan veya borçlunun malını elinde bulunduran üçüncü kişiye gönderilir. Bu kişi çoğu zaman bir banka, bir müşteri firma, bir kiracı veya bir kamu kurumudur.

i. Hangi Alacaklar İİK 89 ile Haczedilir?

Uygulamada bu yolla haczedilen başlıca değerler şunlardır:

  • banka mevduatı ve vadeli hesaplar,
  • borçlunun müşterilerinden olan fatura ve hakediş alacakları,
  • kiracıdan olan kira alacakları,
  • şirket ortağının kâr payı alacağı,
  • teslim edilmemiş satış bedeli,
  • borçluya ait olup üçüncü kişinin elinde bulunan taşınırlar,
  • sigorta tazminatı alacakları,
  • kamu kurumlarındaki hakediş ve teminat iadesi alacakları.

Buna karşılık haczedilemeyen alacaklar bu yolla da haczedilemez. Örneğin emekli aylığı, kural olarak İİK m. 89 ihbarnamesiyle de haczedilemez.

ii. Birinci Haciz İhbarnamesi

İcra müdürlüğü, alacaklının talebi üzerine üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderir. İhbarnamede, borçluya olan borcunu veya elindeki malı artık borçluya ödememesi ve icra dairesine yatırması bildirilir.

Üçüncü kişinin tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz hakkı vardır. İtiraz şu içeriklerde olabilir:

  • borçluya hiçbir borcu bulunmadığı,
  • borçlunun malının elinde olmadığı,
  • borcun ihbarnameden önce ödendiği,
  • malın ihbarnameden önce teslim edildiği,
  • borcun henüz muaccel olmadığı veya şarta bağlı olduğu.

Üçüncü kişi süresinde ve yazılı olarak itiraz ederse, haciz o alacak bakımından fiilen sonuç doğurmaz. İtiraz icra dairesine yapılır ve dosyaya kaydedilir.

iii. İkinci Haciz İhbarnamesi

Üçüncü kişi birinci ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmezse, borç zimmetinde sayılır. Bu durumda ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir. İkinci ihbarnamede, itiraz etmediği için borcun zimmetinde sayıldığı hatırlatılır ve tekrar yedi gün içinde itiraz hakkı tanınır.

Bu aşama, üçüncü kişiye verilen bir düzeltme imkânıdır. Uygulamada birçok şirket, ilk ihbarnameyi muhasebe yoğunluğu içinde gözden kaçırır ve ancak ikinci ihbarname ile durumu fark eder.

iv. Üçüncü Haciz İhbarnamesi

Üçüncü kişi ikinci ihbarnameye de itiraz etmezse, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilir. Bu ihbarnamede, borcun kesinleşmemesi için on beş gün içinde icra mahkemesinde menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir.

Bu süre içinde dava açılmazsa borç, üçüncü kişi bakımından kesinleşir. Artık üçüncü kişi, kendi malvarlığından bu tutarı ödemekle yükümlü hâle gelir ve hakkında doğrudan cebrî icra yapılabilir. Bu, İİK m. 89 mekanizmasının en ağır sonucudur.

Menfi tespit davası açan üçüncü kişi, borçluya gerçekte borcu bulunmadığını ispat etmelidir. Dava süresinde açılmışsa, icra mahkemesinden takibin durdurulması yönünde karar istenmesi gerekir.

v. Gerçeğe Aykırı Beyanın Sonuçları

Üçüncü kişinin süresinde itiraz etmesi tek başına konuyu kapatmaz. Alacaklı, bu beyanın gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürebilir.

İİK m. 89 kapsamında alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Bu dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Alacaklı davayı kazanırsa üçüncü kişi, alacağın belirli bir oranından az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Bu nedenle üçüncü kişilerin ihbarnameye verecekleri cevabı özensiz hazırlamaları ciddi risk taşır. Cevap verilmeden önce muhasebe kayıtları, cari hesap durumu, açık faturalar ve ödeme belgeleri incelenmelidir.

vi. Şirketler İçin Pratik Uyarılar

Haciz ihbarnamesi alan şirketlerin izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Tebliğ tarihini ve süre sonunu derhâl kayda geçirin; yedi günlük süre çok kısadır.
  2. Cari hesabı ihbarnamenin tebliğ tarihi itibarıyla dondurup inceleyin.
  3. Borç varsa tutarı, yoksa gerekçesini yazılı olarak bildirin.
  4. Kısmi borç varsa yalnız o tutarı bildirin; tamamına itiraz etmeyin.
  5. İhbarnameden sonra borçluya ödeme yapmayın; yapılan ödeme alacaklıya karşı ileri sürülemez ve şirket ikinci kez ödemek zorunda kalabilir.
  6. Vadesi gelmemiş borçlarda, borcun varlığını bildirip vadeyi belirtin.
  7. İhbarname ve cevapların örneklerini dosyalayın.

Bankalar bakımından uygulama otomatikleşmiştir; ancak ticari şirketlerde ihbarnamenin ilgili birime ulaşmaması en sık görülen sorundur.

vii. Vadesi Gelmemiş ve Müstakbel Alacaklar

Haciz ihbarnamesi, tebliğ anında mevcut olan alacakları kapsar. Henüz doğmamış, ileride doğması muhtemel alacaklar bakımından uygulama sınırlıdır; üçüncü kişinin, tebliğ tarihinde borçluya karşı bir borcunun bulunması gerekir.

Sürekli iş ilişkilerinde, örneğin devam eden bir yapım sözleşmesinde, hakediş alacaklarının haczi bakımından değerlendirme sözleşmenin niteliğine göre yapılır. Bu tür ilişkilerde alacaklının, hakedişler doğdukça yeni haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etmesi güvenli yoldur.

viii. Borçlunun Konumu

İİK m. 89 prosedürü esas olarak alacaklı ile üçüncü kişi arasında işler. Ancak borçlu da bu işlemlerden etkilenir ve şu yollara başvurabilir:

  • alacağın haczedilemez nitelikte olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine şikâyet etmek,
  • takibin kesinleşmediğini veya usulsüz olduğunu ileri sürmek,
  • borcun ödendiğini belgeyle ortaya koymak,
  • aşırı haciz nedeniyle blokelerin kısmen kaldırılmasını istemek.

Şikâyet süreleri kural olarak yedi gündür.

ix. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Üçüncü kişinin açacağı menfi tespit davası ile alacaklının açacağı tazminat davasında görevli mahkeme icra mahkemesidir. Yetkili mahkeme, ihbarnameyi gönderen icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. Bu davalar icra hukukuna özgü olduğundan dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Birinci ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmemek.
  • İtirazı sözlü olarak veya yetkisiz kişi imzasıyla yapmak.
  • İhbarname tebliğ edildikten sonra borçluya ödeme yapmaya devam etmek.
  • Kısmi borç varken tamamına itiraz ederek gerçeğe aykırı beyan riskine girmek.
  • Üçüncü ihbarnameden sonra on beş günlük dava süresini kaçırmak.
  • Menfi tespit davası açıp takibin durdurulmasını talep etmemek.
  • Haczedilemeyen alacaklara ihbarname gönderildiğinde şikâyet yoluna gitmemek.
  • İhbarname cevaplarını muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırmadan hazırlamak.

xi. Hukuki Değerlendirme

İİK m. 89 mekanizması, alacaklı için etkili bir tahsil aracı; üçüncü kişi için ise dikkatle yönetilmezse kendi borcu olmayan bir tutardan sorumlu kalma riski taşıyan bir süreçtir. Sistemin tamamı yedi günlük ve on beş günlük sürelere dayandığından, ihbarnamenin tebliğinden itibaren hızlı hareket edilmesi zorunludur.

Şirketler bakımından haciz ihbarnamelerinin tek bir birimde toplanması ve yazılı cevap verilmeden önce cari hesabın kontrol edilmesi, gerçeğe aykırı beyan tazminatını önleyen en etkili tedbirdir. Tarafınıza tebliğ edilen haciz ihbarnamesinin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Borç zimmetinizde sayılır. İkinci ve üçüncü ihbarnameler de cevapsız kalırsa borç kesinleşir ve kendi malvarlığınızdan tahsil edilebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İİK m. 89 · İİK m. 16