Blog / Ticaret Hukuku
Ticari Satışta Ayıp İhbarı: İki Gün ve Sekiz Günlük Süreler
· ≈6 dk okuma · Ticaret Hukuku
TTK m. 23 uyarınca ticari satışta açık ve gizli ayıp ihbar süreleri, ihbarın şekli, alıcının seçimlik hakları, ispat yükü ve zamanaşımı.
Tacirler arasındaki mal alım satımında en sık yaşanan hak kaybı, teslim alınan malın ayıplı çıkması değil; ayıbın süresinde ihbar edilmemesidir. Türk Ticaret Kanunu, ticari satışlarda genel hükümlere göre çok daha kısa ve katı ihbar süreleri öngörmüştür. Bu sürelerin kaçırılması, alıcının bütün seçimlik haklarını kaybetmesine yol açar.
i. Ticari Satış Nedir?
Ticari satış, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan mal satımıdır. Satıcı ve alıcının tacir olması ve satışın işletmeleriyle ilgili bulunması hâlinde TTK m. 23 hükümleri uygulanır. Tüketici işlemlerinde ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un koruyucu hükümleri geçerlidir; ticari satışa ilişkin kısa süreler tüketiciye uygulanmaz.
ii. Ayıp Nedir?
Ayıp, satıcının sözleşmede bildirdiği veya dürüstlük kuralı gereği alıcının bekleyebileceği nitelikleri taşımayan mal durumudur. Ayıp; maddi (kırık, bozuk, eksik), hukuki (üzerinde üçüncü kişi hakkı bulunması) veya ekonomik (verimin taahhüt edilenden düşük olması) olabilir.
Ayıp, eksik teslimden farklıdır. Eksik teslim, edimin miktar olarak eksik yerine getirilmesidir ve ifa hükümlerine tabidir. Aliud teslim (tamamen başka bir malın gönderilmesi) de ayıp değil, ifa etmeme sayılır. Bu ayrım, hangi sürenin uygulanacağını belirlediği için önemlidir.
iii. TTK m. 23 Uyarınca İhbar Süreleri
TTK m. 23 uyarınca ticari satışta alıcının yükümlülükleri şöyledir:
Açık ayıplarda iki gün
Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Buradaki "açıkça belli" olma, malın normal bir incelemeyle görülebilecek bir kusur taşımasıdır. Kırık ambalaj, gözle görülür hasar, yanlış renk veya eksik parça bu kapsamdadır.
Muayene ve sekiz günlük ihbar
Ayıp açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle yükümlüdür. Bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, alıcı haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmelidir.
Dikkat edilmesi gereken nokta, sekiz günlük sürenin hem inceleme hem de ihbar için öngörülmüş olmasıdır. İncelemeyi geç yapmak, süreyi uzatmaz.
Gizli ayıplarda derhal ihbar
Yukarıdaki hâllerin dışında kalan, yani olağan incelemeyle ortaya çıkmayan gizli ayıplarda TBK m. 223 hükmü uygulanır. Buna göre alıcı, sonradan ortaya çıkan ayıbı derhal satıcıya bildirmelidir. "Derhal" ifadesi somut olaya göre değerlendirilir; ancak uygulamada bu sürenin çok kısa yorumlandığı bilinmelidir.
iv. İhbar Nasıl Yapılmalıdır?
Kanun ihbar için özel bir şekil öngörmemiştir; ancak ispat yükü alıcıdadır. Bu nedenle ihbarın, gönderildiğinin ve muhataba ulaştığının kanıtlanabileceği bir yolla yapılması gerekir.
Taraflar tacir olduğu için TTK m. 18/3 kapsamındaki kanalların kullanılması güvenlidir:
- noter aracılığıyla ihtarname,
- taahhütlü mektup,
- telgraf,
- güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta.
İhbarın içeriğinde şunlar açıkça yer almalıdır:
- sözleşme, sipariş ve fatura bilgileri,
- teslim tarihi ve teslim alınan miktar,
- ayıbın niteliği ve nasıl tespit edildiği,
- ayıbın ne zaman ortaya çıktığı,
- kullanılan seçimlik hak veya hakların saklı tutulduğu beyanı.
Adi e-posta veya mesajlaşma uygulamasıyla yapılan bildirimler tümüyle etkisiz değildir; ancak muhatabın inkârı hâlinde ispat sorunu doğurur. Taraflar arasında yerleşik bir yazışma teamülü varsa bu da değerlendirilir.
v. İhbar Yapılmazsa Ne Olur?
Süresinde ihbar yapılmaması hâlinde mal, alıcı tarafından kabul edilmiş sayılır. Alıcı, ayıba dayanan seçimlik haklarını kullanamaz. Bu sonuç çok ağırdır; alıcı, ayıplı malın bedelini tam olarak ödemek zorunda kalabilir.
Ancak iki istisna vardır:
- Satıcının ağır kusuru veya hilesi: Satıcı ayıbı kasten gizlemişse, ihbar sürelerine dayanamaz. Bu durumda alıcının hakları korunur.
- Satıcının ayıbı bilerek susması: Ayıptan haberdar olduğu hâlde alıcıyı bilgilendirmeyen satıcı, sürelere ilişkin savunmadan yararlanamaz.
vi. Alıcının Seçimlik Hakları
Ayıp süresinde ihbar edilmişse alıcı, TBK m. 227 uyarınca şu haklardan birini kullanabilir:
- Sözleşmeden dönme: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve ödediği bedelin iadesini isteme,
- Bedelde indirim: Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,
- Ücretsiz onarım: Aşırı masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere onarım isteme,
- Ayıpsız misliyle değişim: İmkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme.
Hâkim, sözleşmeden dönme talebini yerinde görmezse bedelde indirime karar verebilir. Ayrıca alıcı, satıcının kusuru varsa ayıptan doğan diğer zararlarının tazminini de isteyebilir.
Seçimlik hakkın kullanılması kural olarak bağlayıcıdır; bu nedenle ihbarda hangi hakkın kullanıldığının bilinçli biçimde belirlenmesi gerekir.
vii. Ayıplı Malın Saklanması ve Delil Tespiti
Ticari satışta alıcının, ayıplı malı satıcı hesabına özenle saklaması ve bozulma tehlikesi varsa uygun önlemleri alması beklenir. Malın satıcıya iade edilmeden imha edilmesi veya kullanılmaya devam edilmesi, ispat bakımından ciddi sorun doğurur.
Ayıbın niteliğinin tartışmalı olduğu hâllerde HMK m. 400 ve devamındaki hükümler çerçevesinde delil tespiti istenmesi güçlü bir yoldur. Delil tespiti sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayıbın varlığı, niteliği ve teslim anında mevcut olup olmadığı belgelenebilir.
viii. Zamanaşımı
İhbar süresi ile zamanaşımı süresi farklı kavramlardır. İhbar süresinde yapılsa bile dava, zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır.
TBK m. 231 uyarınca satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Taşınmaz satışlarında bu süre beş yıldır.
Satıcı, ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse bu zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz.
ix. İspat Yükü
- Alıcı, malın ayıplı olduğunu, ayıbın teslim anında mevcut bulunduğunu ve ihbarı süresinde yaptığını ispatlamalıdır.
- Satıcı, ihbarın süresinde yapılmadığını, ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığını veya malın teslim anında ayıpsız olduğunu ileri sürerek karşı ispat yapabilir.
Başlıca deliller şunlardır: sözleşme ve sipariş belgeleri, irsaliye ve teslim tutanakları, giriş kalite kontrol raporları, ihbar belgesi ve tebliğ evrakı, fotoğraf ve video kayıtları, bilirkişi ve delil tespiti raporları, ticari defterler, faturaya itiraz yazışmaları.
x. Fatura ile İlişkisi
TTK m. 21/2 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak faturaya itiraz etmemek, ayıp ihbarının yapıldığı anlamına gelmez. Bunlar bağımsız yükümlülüklerdir. Uygulamada alıcılar sıklıkla faturaya itiraz ettiklerini düşünerek ayıp ihbarını atlamaktadır.
xi. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Her iki taraf da tacir olduğundan ve uyuşmazlık ticari işletmeleriyle ilgili bulunduğundan dava, TTK m. 4 uyarınca ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Yetkide HMK m. 6'daki davalının yerleşim yeri kuralı ile HMK m. 10'daki sözleşmenin ifa yeri kuralı uygulanır; taraflar tacir olduğundan yazılı yetki sözleşmesi yapılabilir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bedel iadesi, bedel indirimi ve tazminat talepleri ile itirazın iptali ve menfi tespit davalarında TTK m. 5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır.
xii. Sık Yapılan Hatalar
- Malı teslim aldıktan sonra incelemeyi haftalarca ertelemek,
- İhbarı sözlü olarak veya adi e-postayla yapmak,
- İhbarda ayıbın niteliğini somut biçimde açıklamamak,
- Ayıplı malı satıcıya bildirmeden kullanmaya devam etmek veya imha etmek,
- Faturaya itiraz etmeyi ayıp ihbarı sanmak,
- Seçimlik hakkı belirtmeden yalnız şikâyette bulunmak,
- Delil tespiti yaptırmadan malı iade etmek,
- İki yıllık zamanaşımını ihbar süresiyle karıştırmak.
xiii. Hukuki Değerlendirme
Ticari satışta ayıp ihbarı, birkaç günlük bir dikkat meselesidir; ancak kaçırıldığında yüksek tutarlı alacakların tamamen kaybedilmesine yol açar. Bu nedenle mal kabul süreçlerinin kurumsallaştırılması, giriş kalite kontrolünün belgelenmesi ve ihbar şablonlarının hazır tutulması gerekir.
Sürekli tedarik ilişkilerinde muayene ve ihbar usulünün sözleşmede ayrıntılı düzenlenmesi, sonraki uyuşmazlıkların büyük bölümünü önler. Ayıplı mal teslimi nedeniyle haklarınızın değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Süreler gün olarak hesaplanır ve kural olarak tatil günleri de sayılır. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, izleyen ilk iş günü sona erer.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
İlgili mevzuat
TTK m. 23 · TBK m. 219 · TBK m. 223 · TBK m. 227 · TBK m. 231
Bu yazı Ticaret Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Ticaret Hukuku — İlgili Yazılar
- Satış Sözleşmesinde Ayıptan Sorumluluk Nedir? Alıcının Seçimlik Hakları
- Ayıplı Mal ve Ayıplı Hizmet Nedeniyle Tüketici Hakları
- Alım Satım (Satış) Sözleşmesi: Geçerlilik, İspat ve Zamanaşımı
- İkinci El Araçta Tüketici Hakları: Galeriden Alımda Ayıp ve Ekspertiz
- Cari Hesap Sözleşmesi Nedir? Bakiye, Faiz ve Zamanaşımı
- Ticari İşletmenin Devri Sözleşmesi: Şekil, Tescil ve Sorumluluk