İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Boşanma Tazminatı Toptan mı, Taksitle mi Ödenir? Faiz ve Tahsil Nasıl İşler?

· ≈5 dk okuma · Aile Hukuku

Boşanmada maddi ve manevi tazminatın toptan ya da irat biçiminde ödenmesi, manevi tazminatta irat yasağı, faiz başlangıcı, icra yoluyla tahsil ve bir yıllık zamanaşımı.

Boşanma davasında maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, sürecin sonu değildir. Tazminatın hangi biçimde ödeneceği, ne zamandan itibaren faiz işleyeceği, nasıl tahsil edileceği ve hangi hâllerde sona ereceği çoğu kez tazminatın miktarından daha belirleyici sonuçlar doğurur.

Uygulamada bu konularda talep kurulmadığı için hak kaybı yaşanan dosyalar sık görülür. Hâkim, kanunun kendisine tanıdığı bazı yetkileri ancak istem hâlinde kullanabilir.

i. Tazminat Hangi Biçimlerde Ödenebilir?

TMK m. 176 uyarınca maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. İrat, belirli aralıklarla ödenen düzenli tutar anlamına gelir.

Buna karşılık aynı maddede açık bir yasak vardır: manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. Manevi tazminat, kişilik hakkına yapılan saldırının doğurduğu elem ve üzüntüyü bir ölçüde gidermeye yönelik olduğundan tek seferde ödenir.

Bu ayrım pratikte şu tabloyu doğurur:

TalepToptan ödemeİrat biçiminde ödeme
Maddi tazminatMümkünMümkün
Manevi tazminatMümkünMümkün değil
Yoksulluk nafakasıMümkünMümkün

Hangi biçimin seçileceği tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir. Borçlunun toptan ödeme gücü yoksa irat biçiminde ödemeye karar verilmesi, alacaklının fiilen tahsil şansını artırabilir. Buna karşılık toptan ödeme, ileride ortaya çıkacak sona erme sebeplerinden etkilenmemesi bakımından alacaklı lehinedir.

ii. İrat Biçiminde Ödenen Tazminat Ne Zaman Sona Erer?

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat, TMK m. 176/3 uyarınca:

  • alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar;
  • alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Bu ayrım önemlidir. Kendiliğinden sona eren hâllerde ayrıca dava açmaya gerek yoktur; ancak icra dosyasında işlem yapılması gerekir. Mahkeme kararıyla kaldırılan hâllerde ise aile mahkemesinden karar alınmadan ödemenin kesilmesi, birikmiş alacak ve icra takibi riski doğurur.

Toptan ödenmesine karar verilen tazminat bakımından bu sona erme sebepleri uygulanmaz. Ödeme yapıldıktan sonra alacaklının yeniden evlenmesi, ödenen tutarın iadesini gerektirmez.

iii. İrat Artırılabilir veya Azaltılabilir mi?

Evet. TMK m. 176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu, irat biçiminde ödenen maddi tazminat için de geçerlidir.

Ayrıca TMK m. 176/5 uyarınca hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu, uygulamada her yıl yeniden dava açma yükünü ortadan kaldıran çok değerli bir imkândır; ancak talep edilmedikçe hâkim resen karar veremez.

Dilekçede bu talebin açıkça yazılması gerekir.

iv. Tazminata Ne Zamandan İtibaren Faiz İşler?

Boşanmanın eklentisi niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, boşanma hükmüne bağlı olarak doğar. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre bu alacaklara, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz yürütülür.

Faiz kendiliğinden hükmedilmez; talep edilmesi gerekir. Dava dilekçesinde faiz istenmemişse, karar sonrası bu eksiklik kural olarak giderilemez. Bu nedenle dilekçede faiz talebinin ve faiz türünün açıkça belirtilmesi önemlidir.

Bağımsız olarak açılan tazminat davalarında ise faiz başlangıcı, talebe ve temerrüdün gerçekleştiği tarihe göre değerlendirilir.

v. Tazminat Nasıl Tahsil Edilir?

Tazminat, mahkeme ilamına dayandığı için ilamlı icra yoluyla takip edilir. Boşanmanın eklentisi olan tazminat kalemleri bakımından, uygulamada boşanma hükmünün kesinleşmesi aranır. Bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneğinin alınması gerekir.

Takip talebinde şu kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir:

  • maddi tazminat asıl alacağı,
  • manevi tazminat asıl alacağı,
  • işlemiş faiz,
  • yargılama giderleri ve vekâlet ücreti,
  • irat biçiminde ödemeye karar verilmişse işlemiş ve işleyecek taksitler.

Nafaka alacaklarından farklı olarak tazminat alacağı için tazyik hapsi uygulanmaz. Tazminat sıradan bir para alacağı gibi haciz yoluyla tahsil edilir; maaş haczinde nafakaya tanınan oran ayrıcalığından da yararlanamaz.

Bu fark, uygulamada çok önemlidir: aynı ilamda hem nafaka hem tazminat bulunduğunda, takip talebinde kalemler karıştırılırsa nafakaya özgü korumalardan yararlanılamaz.

vi. Ödeme Güçlüğü Hâlinde Taksitlendirme

Toptan ödenmesine karar verilen tazminatı bir defada ödeyemeyecek durumda olan borçlu için iki yol vardır:

  1. Yargılama aşamasında talep: Borçlu, ödeme gücünü belgeleyerek tazminatın irat biçiminde ödenmesini isteyebilir. Bu, yalnız maddi tazminat için mümkündür.
  2. İcra aşamasında taahhüt: Takip başladıktan sonra alacaklının kabulüyle icra dairesinde taksitle ödeme taahhüdünde bulunulabilir. Bu taahhüde uyulmaması ayrı hukuki sonuçlar doğurur.

Tarafların kendi aralarında bir ödeme planı üzerinde anlaşmaları da mümkündür. Ancak TBK m. 84 uyarınca borçlu, kısmi ifada bulunabilmek için alacaklının rızasını almak zorundadır; bu nedenle taksit anlaşmasının yazılı yapılması ve icra dosyasına yansıtılması gerekir.

vii. Tazminat Talebinde Süre: Bir Yıllık Zamanaşımı

TMK m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu süre, boşanma davasında istenmeyen tazminatın sonradan bağımsız dava ile talep edilmesi hâlinde uygulanır. Boşanma davası içinde usulüne uygun talep edilmiş tazminat bakımından bu süre işlemez.

Bir yıllık süre zamanaşımı süresidir; hâkim tarafından resen dikkate alınmaz, karşı tarafın def'i olarak ileri sürmesi gerekir.

Buna karşılık hükmedilmiş bir tazminatın icraya konulması bakımından bu bir yıllık süre uygulanmaz; ilama dayalı alacaklar için on yıllık süre söz konusudur.

viii. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Tazminat

Protokolde kararlaştırılan tazminat, mahkemenin onayıyla hüküm hâline gelir. Bu nedenle protokolde şu noktaların açıkça düzenlenmesi gerekir:

  • tazminatın maddi mi manevi mi olduğu,
  • tutarı ve para birimi,
  • ödeme biçimi ve tarihleri,
  • gecikme hâlinde uygulanacak sonuçlar,
  • tarafların birbirlerini bu kalem yönünden ibra edip etmediği.

“Taraflar birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etmemektedir” biçimindeki bir kayıt, ileride bağımsız tazminat davası açılmasını büyük ölçüde engeller. Buna karşılık çocuğa ilişkin haklardan bu şekilde vazgeçilemez.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Dava dilekçesinde faiz talebini yazmamak,
  • irat biçiminde ödeme istenirken gelecek yıllar için artış yöntemi talep etmemek,
  • manevi tazminatın taksitle ödenmesini istemek,
  • takip talebinde nafaka ve tazminat kalemlerini birleştirmek,
  • kesinleşme şerhi almadan takip başlatmak,
  • boşanma davasında tazminat istemeyip bir yıllık süreyi kaçırmak,
  • protokolde ibra kaydının kapsamını okumadan imzalamak,
  • irat biçiminde tazminatın kendiliğinden sona erdiği hâllerde icra dosyasını kapatmamak.

x. Hukuki Değerlendirme

Boşanma tazminatında hükmedilen rakam kadar, o rakamın nasıl ödeneceği ve nasıl tahsil edileceği de önemlidir. Faiz talebinin unutulması, ödeme biçiminin yanlış seçilmesi veya takip talebinde kalemlerin karıştırılması, kâğıt üzerinde kazanılmış bir hakkın fiilen tahsil edilememesine yol açabilir.

Talep dilekçesinin ödeme biçimi, faiz ve gelecek yıllara ilişkin artış yönünden eksiksiz kurulması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Mahkeme kararıyla irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. Ancak taraflar aralarında anlaşarak taksitli ödeme yapabilir veya icra dairesinde taksit taahhüdünde bulunulabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 174 · TMK m. 176 · TMK m. 178 · TBK m. 84