İçeriğe geç

Aile Hukuku · · ≈22 dk okuma

Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği ve Hazırlama Rehberi

Çekişmeli boşanma dilekçesinde vakıa, delil, nafaka, velayet, tazminat, görev, yetki, süreler ve uygulamadaki sık hataları ayrıntılı inceleyin.

Çekişmeli boşanma davasında dilekçe, evlilik boyunca yaşanan sorunların serbestçe anlatıldığı bir metin değildir. Dava sebebinin, somut olayların, kusur iddialarının, delillerin ve boşanmaya bağlı taleplerin usul kurallarına uygun biçimde kurulması gerekir. İnternetten alınan genel bir örneğin isim ve tarihleri değiştirilerek kullanılması; önemli bir vakıanın ileri sürülmemesine, delilin yanlış vakıayla ilişkilendirilmesine, nafaka veya tazminat talebinin eksik kalmasına ve telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Bu makalede çekişmeli boşanma dava dilekçesinin hukuki yapısı, uygulanabilecek boşanma sebepleri, görevli ve yetkili mahkeme, nafaka, velayet, tazminat, ziynet alacağı, koruma tedbirleri, deliller, süreler ve uygulamada sık yapılan hatalar güncel mevzuat çerçevesinde ele alınmıştır. Metnin sonunda yer alan dilekçe iskeleti, somut olaya göre uyarlanması gereken genel bir çalışma şablonudur.

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Eşler boşanma ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu üzerinde tam bir mutabakata varamıyorsa yargılama çekişmeli olarak yürür. Uyuşmazlık yalnızca “boşanıp boşanmama” konusunda olmayabilir. Taraflar boşanmayı kabul ettikleri hâlde;

  • kusurun kimde olduğu,
  • velayetin hangi eşe bırakılacağı,
  • çocukla kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı,
  • tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasının şartları ve miktarı,
  • maddi ve manevi tazminat,
  • ziynet eşyalarının aidiyeti ve iadesi,
  • aile konutu ve geçici barınma düzeni

konularından biri üzerinde anlaşamıyorsa dava çekişmeli nitelik taşır.

Çekişmeli boşanma davasında hâkim, yalnızca tarafların artık birlikte yaşamak istemediğine bakmaz. Dayanılan boşanma sebebinin oluşup oluşmadığını, ileri sürülen vakıaların ispatlanıp ispatlanmadığını ve boşanmanın ferî sonuçları bakımından kanuni şartların bulunup bulunmadığını ayrı ayrı değerlendirir.

Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanabilir?

Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini özel ve genel sebepler olarak düzenlemiştir. Dilekçede, yaşanan olaylarla ilgisi bulunmayan çok sayıda maddeye birlikte dayanılması doğru değildir. Hukuki sebep, olayların niteliğine göre belirlenmelidir.

Zina Nedeniyle Boşanma - TMK m. 161

Eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eş dava açabilir. Dava hakkı, zina fiilinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eş bu sebebe dayanamaz.

Sadakat yükümlülüğüne aykırı her davranış zina sayılmaz. Zina iddiası ileri sürülecekse fiilin hukuki niteliği, öğrenme tarihi ve delil durumu dikkatle değerlendirilmelidir. Zina ispatlanamazsa aynı olayların evlilik birliğinin temelinden sarsılması bakımından değerlendirilmesi için terditli veya birlikte hukuki sebep kurulması gündeme gelebilir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış - TMK m. 162

Hayata kast, ağır fiziksel şiddet, eziyet niteliğindeki davranışlar veya ağır derecede onur kırıcı eylemler bu madde kapsamında değerlendirilebilir. Dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır. Affetme dava hakkını ortadan kaldırır.

Her hakaret veya her tartışma kendiliğinden TMK m. 162 kapsamına girmez. Davranışın ağırlığı, gerçekleşme şekli, sürekliliği ve taraflar üzerindeki etkisi somut olay üzerinden incelenir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme - TMK m. 163

Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi tek başına yeterli değildir. Bu nedenle diğer eşten birlikte yaşamaya devam etmesinin beklenememesi de gerekir. Kanunda bu sebep için özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; buna rağmen olayın uzun süre boyunca kabul edilmiş olması, dava stratejisi ve ispat bakımından önem taşıyabilir.

Terk Nedeniyle Boşanma - TMK m. 164

Terk, şekle bağlı bir boşanma sebebidir. Ortak hayatı terk eden veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmeyen eşe hâkim ya da noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi gerekir. Dava açılabilmesi için kanunda öngörülen dört aylık bekleme ve ihtardan sonra iki aylık sürelerin doğru hesaplanması zorunludur. Usulsüz veya erken gönderilen ihtar, terk sebebine dayalı davayı sonuçsuz bırakabilir.

Ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönmeyi engelleyen eş de terk etmiş sayılabilir. Bu nedenle yalnızca fiziksel olarak evden ayrılan kişinin “terk eden eş” olduğu kabulü her olayda doğru değildir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma - TMK m. 165

Akıl hastalığı nedeniyle ortak hayatın diğer eş bakımından çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Teşhis, tedavi süreci ve raporun niteliği bu davalarda belirleyicidir. Günlük dilde kullanılan psikolojik sorun veya kişilik değerlendirmeleri bu hükmün uygulanması için yeterli değildir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması - TMK m. 166/1

Uygulamada en sık dayanılan genel boşanma sebebi budur. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet; hakaret; tehdit; güven sarsıcı davranış; sadakat yükümlülüğünün ihlali; aile bireylerinin evliliğe müdahalesine sessiz kalma; bağımsız konut sağlamama; eş ve çocuklarla ilgilenmeme; ortak giderlere katılmama; aşırı kıskançlık; sosyal çevreden soyutlama ve benzeri davranışlar, somut olayın özelliklerine göre kusur olarak değerlendirilebilir.

Davacının kusuru daha ağırsa davalı boşanmaya itiraz edebilir. Bununla birlikte itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında davalı veya çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmaması hâlinde boşanmaya karar verilebilir. Bu istisna, “daha kusurlu eş her durumda boşanır” şeklinde yorumlanamaz.

Reddedilen Boşanma Davasından Sonra Fiilî Ayrılık - TMK m. 166/4

27 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7532 sayılı Kanun ile TMK m. 166/4'teki süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Buna göre herhangi bir boşanma sebebiyle açılan davanın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra bir yıl boyunca ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilebilir.

Bir yıllık süre, ilk davanın açıldığı veya reddedildiği tarihten değil, ret kararının kesinleştiği tarihten başlar. Kesinleşme tarihi dosya üzerinden kontrol edilmeden yeni dava açılması önemli bir usul hatasıdır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme

Boşanma ve boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Dilekçe başlığında her olay için belirli bir şehir adı kullanılmaz. Başlık, görev ve yetki kurallarına göre örneğin “... Nöbetçi Aile Mahkemesine” şeklinde düzenlenir.

Yetkili Mahkeme

TMK m. 168 uyarınca boşanma veya ayrılık davası;

  1. eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya
  2. eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde

Açılabilir.

Nüfusta kayıtlı adres ile gerçek yerleşim yeri her zaman aynı olmayabilir. Yetki değerlendirilirken kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer, son ortak yaşam düzeni ve altı aylık süre birlikte incelenmelidir. Yetki kuralının yanlış uygulanması davanın esasını ortadan kaldırmaz; ancak sürecin uzamasına ve gereksiz masrafa neden olabilir.

Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar

HMK m. 119 uyarınca dava dilekçesinde mahkemenin adı, taraf bilgileri, dava konusu, malvarlığı talepleri yönünden değer, bütün vakıaların sıra numarası altında özeti, her vakıanın hangi delille ispatlanacağı, hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunmalıdır.

Boşanma dilekçesinin güçlü olması, uzun olmasıyla değil; olay, delil ve talep arasındaki bağın açık kurulmasıyla ilgilidir.

Olaylar Tarih Sırasına Göre Yazılmalıdır

“Davalı sürekli kötü davranmıştır” veya “evlilik çekilmez hâle gelmiştir” gibi soyut cümleler tek başına yeterli değildir. Mümkün olduğu ölçüde şu bilgiler verilmelidir:

  • olayın tarihi veya yaklaşık dönemi,
  • olayın gerçekleştiği yer,
  • davranışın ne olduğu,
  • olaya kimlerin doğrudan tanık olduğu,
  • olaydan sonra kolluk, hastane veya savcılık başvurusu yapılıp yapılmadığı,
  • olayın evlilik ve çocuklar üzerindeki etkisi,
  • olayı doğrulayan belge veya kayıt.

Her tartışmanın ayrıntılı biçimde yazılması da doğru değildir. Dilekçe, hukuken önem taşıyan vakıalara odaklanmalıdır. Tekrarlar, tarafların aile geçmişine ilişkin ilgisiz anlatımlar ve ispatlanamayacak ağır ithamlar metnin inandırıcılığını zayıflatır.

Her Vakıa Bir Delille Eşleştirilmelidir

HMK m. 119/1-f, ileri sürülen her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin gösterilmesini ister. Bu nedenle dilekçede yalnızca “tanık, mesaj, sosyal medya, her türlü yasal delil” şeklinde toplu bir liste verilmesi güvenli değildir.

Örnek:

12 Mayıs 2026 tarihinde müşterek konutta gerçekleşen fiziksel şiddet vakıası; aynı tarihli hastane raporu, kolluk olay tutanağı, ilgili soruşturma dosyası ve olayı hemen sonrasında gören tanık A.B.'nin beyanıyla ispatlanacaktır.

Bu yöntem, hâkimin hangi delilin hangi iddiaya ilişkin olduğunu görmesini sağlar ve delil toplama sürecini kolaylaştırır.

Talep Sonucu Açık ve Ayrı Ayrı Kurulmalıdır

Dilekçenin sonuç bölümünde yalnızca “boşanmamıza ve tüm haklarımızın verilmesine” denilmesi yeterli değildir. İstenen her hukuki sonuç ayrı bent hâlinde yazılmalıdır. Örneğin;

  • boşanma,
  • geçici velayet,
  • nihai velayet,
  • tedbir nafakası,
  • iştirak nafakası,
  • yoksulluk nafakası,
  • maddi tazminat,
  • manevi tazminat,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler,
  • yargılama giderleri ve vekâlet ücreti

ayrı ayrı talep edilmelidir.

Maddi ve manevi tazminat miktarları belirtilmelidir. Ziynet veya başka bir malvarlığı alacağı isteniyorsa dava konusu, miktar, aynen iade ve bedel talebi ile dava değeri usulüne uygun kurulmalıdır.

Boşanma Davasıyla Birlikte İstenebilecek Tedbirler ve Ferî Talepler

Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası

TMK m. 169 gereğince boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava devam ederken eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.

Buna rağmen dilekçede geçici önlem ihtiyacının somutlaştırılması gerekir. Tarafların gelirleri, kira ve barınma giderleri, çocukların okul ve sağlık masrafları, mevcut yaşam düzeni ve acil riskler açıklanmalıdır. Talep edilen nafaka miktarının hangi giderlere dayandığı gösterilmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 5 Aralık 2016 tarihli, 2016/15519 E. ve 2016/15566 K. sayılı kararında da TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemlerin dava tarihinden itibaren ve tarafların ekonomik-sosyal durumları gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Tedbir, İştirak ve Yoksulluk Nafakası Aynı Şey Değildir

Kaynaklarda sık rastlanan “tedbir nafakasının dava sonunda iştirak ve yoksulluk nafakasına çevrilmesi” ifadesi teknik olarak yetersizdir. Her nafaka türünün şartı ve alacaklısı farklıdır:

  • Tedbir nafakası: Dava devam ederken eş veya çocuk yararına hükmedilen geçici ödemedir.
  • İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, boşanma kararından sonra çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan eşin, diğer eşin mali gücü oranında talep edebileceği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir.

Dava sonunda iştirak veya yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için ilgili nafaka türünün kanuni şartları ayrıca incelenir. Dilekçede kimin için, hangi dönemden itibaren ve hangi hukuki sebebe dayanılarak nafaka istendiği açıkça yazılmalıdır.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki

Velayet, anne veya babanın boşanmadaki kusurunun ödülü ya da cezası değildir. Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, bakım düzeni, eğitim ve sağlık ihtiyaçları, ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman, yaşam koşulları, kardeş ilişkileri, şiddet riski ve çocuğun gelişim düzeyine göre görüşü değerlendirilir.

Dilekçede yalnızca “çocuk anneye verilmelidir” veya “baba daha varlıklıdır” demek yeterli olmaz. Çocuğun hâlen kimle yaşadığı, günlük bakımını kimin üstlendiği, okul ve sağlık takibinin nasıl yapıldığı, diğer ebeveynle kişisel ilişki konusunda nasıl bir düzen önerildiği açıklanmalıdır.

Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin engellenmesi, çocuğun taraflar arasındaki çatışmada araç hâline getirilmesi veya diğer ebeveyne karşı yönlendirilmesi velayet değerlendirmesinde ciddi sonuç doğurabilir.

Maddi Tazminat - TMK m. 174/1

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun maddi tazminat isteyebilir. Tazminat talebi için;

  • boşanma kararı verilmesi,
  • talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması,
  • karşı tarafın kusurlu olması,
  • mevcut ya da beklenen menfaatin boşanma nedeniyle zedelenmesi

gerekir.

Maddi tazminat, evlilik boyunca yapılan her harcamanın veya çalışma hayatından uzak kalınan bütün yılların otomatik karşılığı değildir. İddia edilen menfaat kaybı ile boşanma arasındaki hukuki bağ açıklanmalıdır.

Manevi Tazminat - TMK m. 174/2

Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir. Fiziksel şiddet, ağır hakaret, tehdit, küçük düşürme ve sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bazı davranışlar somut olayın niteliğine göre manevi tazminata dayanak olabilir.

Evliliğin sona ermiş olması tek başına manevi tazminat için yeterli değildir. Kişilik hakkına yönelik saldırı, kusur ve boşanmaya neden olan olaylarla bağlantı ortaya konulmalıdır. Talep miktarı belirlenirken olayların ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü ve hakkaniyet birlikte dikkate alınır.

Ziynet Eşyası Alacağı

Ziynet alacağı, boşanma talebinden farklı, malvarlığına ilişkin bir taleptir. Düğün görüntüleri, fotoğraflar, takı listeleri, kuyumcu kayıtları, tanık anlatımları, mesajlar ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi önem taşır. Talep edilen her eşya mümkün olduğunca tür, adet, ayar, gram ve ayırt edici özellikleriyle açıklanmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 4 Nisan 2024 tarihli, 2023/5704 E. ve 2024/2402 K. sayılı kararında önceki genel yaklaşımını değiştirmiştir. Karara göre önce taraflar arasındaki anlaşmaya, anlaşma yoksa ispatlanan yerel örf ve âdete bakılır. Bunlar yoksa ekonomik değer taşıyan eşya kural olarak kime takılmış veya verilmişse ona ait kabul edilir. Karşı cinse özgü eşya ilgili eşe ait sayılabilir; uyuşmazlık hâlinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Ortak takı sandığı veya torbasına konulan ve her iki cinse de özgü olmayan değerler bakımından ortak aidiyet gündeme gelebilir.

Bu nedenle “düğünde takılan her şey her durumda kadına aittir” şeklindeki eski ve mutlak ifade güncel Yargıtay yaklaşımını yansıtmaz. Aidiyet, eşyanın niteliği, kime verildiği, anlaşma, yerel örf ve âdet ile ispat durumuna göre belirlenir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi

Katılma alacağı, değer artış payı ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanmanın maddi tazminatından farklıdır. Boşanma dilekçesine birkaç cümle eklenmesi, mal rejimi taleplerinin usulüne uygun biçimde ileri sürüldüğü anlamına gelmeyebilir.

Boşanma kararı verilirse mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer; tasfiye hesabının yapılabilmesi bakımından boşanma hükmünün kesinleşmesi önem taşır. Bu talepler çoğu olayda ayrı dava ve ayrı harçlandırma gerektirir; birlikte açıldığında ayırma veya bekletici mesele kararı gündeme gelebilir. Taşınmaz, şirket payı, araç, banka hesabı ve üçüncü kişiler adına kayıt iddiaları ayrı bir malvarlığı incelemesi gerektirir.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Tedbirleri

Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişi, boşanma davasını beklemek zorunda değildir. 6284 sayılı Kanun kapsamında yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, müşterek konuttan uzaklaştırma, konutun korunan kişiye tahsisi ve olayın niteliğine uygun diğer koruyucu veya önleyici tedbirler talep edilebilir.

Bu başvurular boşanma davasıyla birlikte veya bağımsız yapılabilir. Acil tehlike varsa yalnızca boşanma dilekçesine genel bir cümle eklemek yerine riskin niteliği, önceki olaylar, silah bulunup bulunmadığı, çocukların durumu ve korunması gereken adresler somutlaştırılmalıdır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Deliller

Tanık Beyanı

Tanıkların olayları doğrudan görmüş veya işitmiş olması önemlidir. “Davacı bana eşinin kötü olduğunu söyledi” biçimindeki duyuma dayalı anlatım ile şiddet olayını bizzat gören, tartışmayı duyan veya tarafların fiilî yaşam düzenini bilen tanığın anlatımı aynı değerde değildir.

Tanık listesinde ad, soyad ve tebligata elverişli adres bulunmalı; mümkünse tanığın hangi vakıa için dinletileceği belirtilmelidir. Çok sayıda tanık bildirmek yerine hukuken önemli olayları doğrudan bilen tanıkların seçilmesi daha etkilidir.

Sağlık, Kolluk ve Ceza Soruşturması Kayıtları

Darp raporu, adli muayene belgesi, kolluk tutanağı, 112 kaydı, savcılık soruşturması, ceza dosyası ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlar fiziksel şiddet veya tehdit iddiası bakımından önemli olabilir. Ceza dosyasında beraat verilmiş olması aile mahkemesinin kusur değerlendirmesini her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz; kararın gerekçesi ve delil durumu ayrıca incelenir.

Mesajlar, E-postalar ve Sosyal Medya Kayıtları

WhatsApp yazışmaları, SMS, e-posta ve sosyal medya içerikleri delil olarak ileri sürülebilir. Ancak yalnızca kırpılmış ekran görüntüsü sunulması hâlinde kaydın bütünlüğü, gönderen kişi, tarih ve içerik tartışmalı hâle gelebilir. Mümkünse konuşmanın tamamı, cihazdaki asıl kayıt, yedekleme bilgileri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesine elverişli veriler korunmalıdır.

Sahte hesap, başkasına ait cihaz veya hukuka aykırı erişim yoluyla elde edilen içerikler ciddi ispat ve hukuka uygunluk sorunu doğurur.

Ses ve Görüntü Kayıtları

HMK m. 189/2 gereğince hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Ses veya görüntü kaydının hukuka uygunluğu, olayın aniden gelişip gelişmediği, başka türlü delil elde etme imkânı, kaydın özel hayat alanına müdahale derecesi ve elde edilme yöntemi üzerinden somut olayda değerlendirilir.

Planlı şekilde özel hayatı takip etmek, hesaba izinsiz girmek veya sistematik gizli kayıt almak yalnızca delilin reddine değil, ceza ve tazminat sorumluluğuna da yol açabilir. Delil toplama gerekçesi her yöntemi hukuka uygun hâle getirmez.

Ekonomik ve Sosyal Duruma İlişkin Kayıtlar

Nafaka ve tazminat talepleri bakımından tarafların gerçek mali gücü önemlidir. SGK kayıtları, ücret bordroları, vergi kayıtları, banka hesapları, tapu ve araç kayıtları, şirket ortaklıkları, kira gelirleri ve yaşam standardını gösteren somut veriler araştırılabilir.

Dilekçede yalnızca “davalı çok zengindir” denilmesi yerine bilinen işyeri, şirket, taşınmaz, araç veya gelir kaynağı belirtilmelidir. Mahkemeden hangi kurum kaydının neden getirtilmesinin istendiği açıkça yazılmalıdır.

İspat Yükü ve Boşanma Yargılamasının Özelliği

TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca, kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça taraflar haklarını dayandırdıkları vakıaları ispatla yükümlüdür. Boşanma davasında hâkimin olayların gerçekleştiğine vicdanen kanaat getirmesi gerekir. Hâkim hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar; fakat tarafların ileri sürmediği temel vakıaları onlar adına kuramaz.

Boşanma davalarının kamu düzeniyle bağlantılı yönleri bulunması, dilekçe ve ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Uygulamada belirleyici olan, tarafların birbirleri hakkında kullandığı ağır sıfatlar değil, ispatlanan somut davranışlardır.

Başlıca Süreler

İşlem veya dava sebebiSüreBaşlangıç
Zina nedeniyle dava6 ay ve her hâlde 5 yılÖğrenme tarihi ve fiil tarihi
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış6 ay ve her hâlde 5 yılÖğrenme tarihi ve olay tarihi
Terk ihtarıTerkten itibaren en erken 4 ay sonraTerk veya haklı dönüş engelinin başlaması
Terk davasıİhtardan sonra en az 2 ay geçinceUsulüne uygun ihtarın tebliği
Reddedilen boşanma davası sonrası fiilî ayrılık1 yılRet kararının kesinleşmesi
Dava dilekçesine cevap2 haftaDilekçenin davalıya tebliği
Cevap için ek süre talebiİlk 2 haftalık süre içindeDilekçenin tebliği
İstinaf başvurusuKural olarak 2 haftaGerekçeli kararın usulüne uygun tebliği
Temyiz başvurusuTemyize açık kararlarda kural olarak 2 haftaBAM kararının usulüne uygun tebliği
Boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin sonradan açılacak davalar1 yılBoşanma hükmünün kesinleşmesi

TMK m. 178'deki bir yıllık zamanaşımı, evliliğin boşanma nedeniyle sona ermesinden doğan dava haklarına ilişkindir. Mal rejimi tasfiyesi, ziynet alacağı veya başka bir talebin hangi süreye tabi olduğu ayrıca belirlenmelidir. Bütün talepleri aynı bir yıllık süreye bağlamak doğru değildir.

Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, hazır dava dilekçesi değil; olayların ve taleplerin nasıl sınıflandırılabileceğini gösteren genel bir iskelettir. Somut olayın boşanma sebebi, süreleri, kusur vakıaları, çocukların durumu ve malvarlığı talepleri incelenmeden kullanılmamalıdır.

```text [... YER] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI : Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres VEKİLİ : Avukat adı ve adresi DAVALI : Ad Soyad, adres/MERNİS adresi

KONU : TMK m. [...] uyarınca boşanma; geçici ve nihai velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat ve somut olaya uygun diğer taleplerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

I. EVLİLİK VE AİLE DURUMU

  1. Taraflar ... tarihinde evlenmiştir. Evlilikten ... doğumlu ... isimli müşterek çocuk/çocuklar bulunmaktadır. Tarafların son ortak yerleşim düzeni ... şeklindedir.

II. BOŞANMAYA NEDEN OLAN VAKIALAR

  1. [Tarih veya dönem] tarihinde [yer]de davalı şu somut davranışta bulunmuştur: [...]. Olay [belge/tanık/kayıt] ile ispatlanacaktır.
  1. [Tarih veya dönem] tarihinde gerçekleşen ikinci vakıa: [...]. Bu vakıa [delil] ile ispatlanacaktır.
  1. Açıklanan olaylar birlikte değerlendirildiğinde ortak hayat davacı bakımından sürdürülemez hâle gelmiş; evlilik birliği TMK m. [...] anlamında temelinden sarsılmıştır/özel boşanma sebebi oluşmuştur.

III. GEÇİCİ ÖNLEMLER

  1. Davacının aylık net geliri ve zorunlu giderleri [...]; davalının bilinen gelir ve malvarlığı [...]; müşterek çocuğun aylık eğitim, sağlık, barınma ve bakım giderleri [...] düzeyindedir.
  1. Dava süresince müşterek çocuğun geçici velayetinin davacıya verilmesine, çocuk için aylık ... TL; davacı için şartları varsa aylık ... TL tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekmektedir.
  1. [Şiddet veya tehlike varsa] 6284 sayılı Kanun uyarınca [...] tedbirlerinin uygulanması talep edilmektedir. Riski gösteren olay ve kayıtlar: [...].

IV. VELAYET VE KİŞİSEL İLİŞKİ

  1. Çocuğun fiilî bakımını ... üstlenmektedir. Okul, sağlık ve günlük yaşam düzeni [...]. Çocuğun üstün yararı gereğince velayetin davacıya verilmesi; davalıyla kişisel ilişkinin [...] biçiminde kurulması uygundur.

V. NAFAKA VE TAZMİNAT TALEPLERİ

  1. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve daha ağır kusurlu olmayan davacı lehine aylık ... TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talep edilmektedir.
  1. Velayet davacıya bırakıldığı takdirde çocuk için aylık ... TL iştirak nafakasına hükmedilmesi talep edilmektedir.
  1. TMK m. 174/1 şartları oluştuğundan ... TL maddi; TMK m. 174/2 şartları oluştuğundan ... TL manevi tazminat talep edilmektedir. Taleplerin dayandığı menfaat kaybı ve kişilik hakkı ihlali yukarıdaki ... numaralı vakıalardır.

VI. DİĞER MALVARLIĞI TALEPLERİ

  1. [Ziynet talebi varsa] Türü, adedi, ayarı ve gramı ayrı ayrı gösterilen ziynetlerin aynen iadesine; aynen iade mümkün değilse belirlenecek bedelin tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Aidiyet ve teslim vakıaları [...] delilleriyle ispatlanacaktır.

HUKUKİ NEDENLER : 4721 sayılı TMK, 6100 sayılı HMK, 4787 sayılı Kanun, olayın niteliğine göre 6284 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER : Her vakıayla eşleştirilmek üzere nüfus kayıtları, tanıklar, sağlık ve kolluk kayıtları, soruşturma/mahkeme dosyaları, mesaj ve elektronik kayıtlar, sosyal-ekonomik durum araştırması, SGK-vergi-banka-tapu-araç kayıtları, uzman incelemesi, bilirkişi ve hukuka uygun diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Tarafların TMK m. [...] uyarınca BOŞANMALARINA,
  2. Dava süresince gerekli geçici önlemlerin alınmasına,
  3. Müşterek çocuğun geçici ve nihai velayetinin davacıya verilmesine,
  4. Çocukla kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun kurulmasına,
  5. Davacı/çocuk lehine belirtilen tedbir nafakalarına,
  6. Kararın kesinleşmesinden sonra şartları oluşan yoksulluk ve iştirak nafakalarına,
  7. ... TL maddi ve ... TL manevi tazminata,
  8. Varsa ziynet ve diğer usulüne uygun malvarlığı taleplerinin kabulüne,
  9. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki somut tedbirlere,
  10. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

Davacı / Davacı Vekili İmza ```

Adli Yardım Talebi Nasıl İleri Sürülür?

Yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişi, iddia ve savunmasında açıkça dayanaktan yoksun olmamak koşuluyla HMK m. 334 ve devamı uyarınca adli yardım talep edebilir.

Talebe mali durumu gösteren belgeler eklenmelidir. Gelir kaydı, SGK durumu, taşınmaz ve araç kayıtları, banka hareketleri, kira gideri, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve düzenli borçlar somutlaştırılabilir. “Gelirim yoktur” şeklindeki tek cümle çoğu zaman yeterli bir açıklama değildir.

Baronun adli yardım bürosundan avukat görevlendirilmesi ile mahkemenin harç ve giderler yönünden adli yardım kararı vermesi farklı kurumlardır. Baro tarafından talebin kabul edilmiş olması, mahkemenin adli yardım incelemesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İnternetteki Dilekçeyi Somut Olay İncelenmeden Kullanmak

Başka bir dosyadan alınan anlatım, tarafların gerçek olaylarıyla uyuşmayabilir. Dilekçede yaşanmamış bir vakıaya yer verilmesi güvenilirliği zedeler; yaşanmış önemli bir olayın yazılmaması ise daha sonra ileri sürülmesini güçleştirebilir.

Eski veya Yanlış Mevzuata Dayanmak

HUMK'a genel atıf yapılması, 4787 sayılı Kanunun numarasının yanlış yazılması veya 2024 değişikliğinden sonra TMK m. 166/4 için hâlâ üç yıllık süre belirtilmesi metnin güncel olmadığını gösterir. Hâkim hukuku kendiliğinden uygular; ancak yanlış mevzuat kullanımı çoğu zaman dilekçedeki daha temel eksikliklerin işaretidir.

Soyut Kusur İddiaları Yazmak

“İlgisizdi”, “kötü eşti”, “ailesi yüzünden evlilik bitti” gibi değerlendirmeler, somut davranış ve delille desteklenmelidir. Kusur hukuki bir sonuçtur; olayların yerine sıfat yazmak ispat sağlamaz.

Nafaka Türlerini Birbirine Karıştırmak

Eş ve çocuk için istenen tutarlar, dava süresi ve karar sonrası dönemler ayrı kurulmalıdır. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının şartları birbirinden farklıdır.

Tazminat Talebini Gerekçesiz Bırakmak

Yüksek bir rakam yazmak, tazminat şartlarının oluştuğunu göstermez. Maddi tazminatta zedelenen menfaat; manevi tazminatta kişilik hakkına saldırı ve kusurlu davranış açıklanmalıdır.

Delilleri Sonradan Sunabileceğini Varsaymak

Dilekçeler aşaması delil düzeninin kurulduğu temel evredir. Eldeki belgeler eklenmeli, başka kurumlardan getirilecek dosya ve kayıtlar açıkça tanımlanmalıdır. “Her türlü delil” ibaresinin bütün eksiklikleri gidereceği düşünülmemelidir.

Ziynet ile Mal Rejimi Alacağını Aynı Talep Sanmak

Ziynet alacağı, katılma alacağı ve boşanmaya bağlı maddi tazminat farklı hukuki kurumlardır. Dava değeri, harç, ispat ve zamanaşımı ayrı değerlendirilir.

Şiddet Riskini Yalnızca Boşanmanın Gerekçesi Olarak Yazmak

Devam eden tehdit veya şiddet varsa koruma tedbiri açıkça istenmeli; riskin kime, nerede ve nasıl yöneldiği belirtilmelidir. Koruma ihtiyacı boşanma davasının süresine bırakılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Avukat Olmadan Çekişmeli Boşanma Davası Açılabilir mi?

Evet. Türk hukukunda boşanma davasının avukatla açılması zorunlu değildir. Ancak boşanma sebebinin seçimi, vakıa ve delil düzeni, kusur, velayet, nafaka, tazminat ve malvarlığı talepleri birbiriyle bağlantılıdır. Usul hatalarının bir bölümü dava devam ederken tamamen giderilemeyebilir.

Eşlerden Biri Boşanmak İstemezse Dava Reddedilir mi?

Davalının boşanmayı kabul etmemesi tek başına davanın reddi sonucunu doğurmaz. Davacı, dayandığı boşanma sebebini ispatlarsa mahkeme diğer eşin rızası olmadan boşanmaya karar verebilir. Buna karşılık yalnızca “artık sevmiyorum” açıklaması, kanuni boşanma sebebinin ispatı yerine geçmez.

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Her dosya için geçerli sabit bir süre yoktur. Tebligat, tanık sayısı, kurum kayıtlarının gelmesi, uzman incelemesi, karşı dava, bağlantılı ceza dosyaları ve kanun yolları süreyi etkiler. İlk duruşmada boşanma kararı verileceği yönündeki genel vaatler gerçekçi değildir.

Dava Açıldıktan Sonra Yeni Talep Eklenebilir mi?

Talep ve vakıaların sonradan değiştirilmesi HMK'daki iddia ve savunmanın genişletilmesi, ıslah ve talep sonucu kurallarına tabidir. Her eksikliğin ıslahla giderilebileceği söylenemez. Boşanma sebebi, temel vakıalar ve mali talepler mümkün olduğunca dava açılırken doğru kurulmalıdır.

Mesaj Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?

Somut içeriğe göre delil olabilir; fakat karşı taraf kaydın kendisine ait olmadığını, içeriğin değiştirildiğini veya konuşmanın bağlamından koparıldığını ileri sürebilir. Asıl cihazın, konuşmanın tamamının ve teknik incelemeye elverişli verilerin korunması önemlidir.

Ziynet Eşyaları Boşanma Dilekçesinde İstenebilir mi?

Usul şartları sağlanarak aynı dilekçede talep edilmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte ziynet alacağı malvarlığı talebidir; dava değeri, harç, ayrıntılı eşya listesi ve ispatı ayrıca ele alınmalıdır. Mahkeme taleplerin ayrılmasına karar verebilir.

Nafaka Dava Açıldığı Gün Başlar mı?

Tedbir nafakası bakımından mahkeme koşulları değerlendirerek dava tarihinden itibaren hüküm kurabilir. Miktar otomatik değildir; tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile eş ve çocukların ihtiyaçları incelenir. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanmanın kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin ayrı şartlara tabidir.

Boşanma Kararı Verilince Evlilik Hemen Biter mi?

Hayır. İlk derece mahkemesinin boşanma kararı kanun yolu ve kesinleşme işlemleri tamamlanmadan nüfusa işlenmez. Tarafların medeni hâli, boşanma hükmü kesinleştiğinde değişir.

Şiddet Varsa Önce Boşanma Davası mı Açılmalıdır?

Hayır. Acil koruma ihtiyacında 6284 sayılı Kanun kapsamındaki mercilere doğrudan başvurulabilir. Boşanma davası daha sonra veya eş zamanlı açılabilir. Yakın tehlikede güvenlik ve koruma tedbirleri önceliklidir.

Doktrindeki Görüşler ve Uygulamadaki Tartışmalar

Aile hukuku öğretisinde boşanma davasının yalnızca iki kişi arasındaki özel bir uyuşmazlık olmadığı; medeni hâli değiştiren, çocukları ve kamu düzenini etkileyen bir statü davası olduğu kabul edilir. Bununla birlikte bu özellik, tarafların vakıa bildirme ve ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Dural, Öğüz ve Gümüş'ün Türk Özel Hukuku Cilt III - Aile Hukuku adlı eseri ile Ömer Uğur Gençcan'ın Boşanma Hukuku adlı çalışması, boşanma sebepleri ve ferî sonuçlar bakımından uygulamada başvurulan temel kaynaklar arasındadır.

Yoksulluk nafakasının süresi öğretide ve kamuoyunda tartışılmaya devam etmektedir. Güncel TMK m. 175 metni, şartları bulunan eşin “süresiz olarak” nafaka isteyebileceğini düzenlemektedir. Bu ifade, nafakanın hiçbir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmez. Yeniden evlenme, ölüm, fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürme veya mali koşulların değişmesi TMK m. 176 çerçevesinde kaldırma, azaltma ya da artırma değerlendirmesine konu olabilir.

Ziynet eşyalarında 2024 tarihli Yargıtay kararı belirgin bir içtihat değişikliğidir. Eski dilekçelerde yer alan “kime takılırsa takılsın bütün ziynet kadına aittir” cümlesi artık güvenli bir genel kural olarak kullanılamaz. Yeni yaklaşımın her somut olayda eşyanın niteliği ve ispat durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Hukuki Değerlendirme

Çekişmeli boşanma dilekçesi, evlilikte yaşanan her olayı aktaran uzun bir şikâyet metni değil; hangi davranışın hangi boşanma sebebini oluşturduğunu ve hangi delille ispatlanacağını gösteren usul belgesidir. Dilekçenin omurgası üç soruya açık cevap vermelidir:

  1. Boşanmayı gerektiren somut vakıalar nelerdir?
  2. Bu vakıalar hangi hukuka uygun delillerle ispatlanacaktır?
  3. Mahkemeden boşanma dışında hangi geçici ve nihai kararlar istenmektedir?

Kusur anlatımı ile tazminat şartları, çocuğun üstün yararı ile velayet talebi, gerçek gelir durumu ile nafaka miktarı, ziynetlerin aidiyeti ile iade talebi arasında hukuki bağ kurulmadığında dilekçe şeklen uzun olsa da işlevsiz kalabilir.

Ayrıca özel boşanma sebeplerindeki hak düşürücü süreler, cevap süresi, ret kararından sonraki bir yıllık fiilî ayrılık süresi ve kanun yolu süreleri dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Süre hesabı yaklaşık tarihlerle yapılmamalı; tebliğ ve kesinleşme kayıtları üzerinden kontrol edilmelidir.

Günser + Partners ile İletişim

Çekişmeli boşanma davalarında kullanılacak dilekçenin, tarafların gerçek yaşam düzeni, çocukların ihtiyaçları, kusur vakıaları, mevcut deliller, malvarlığı ve devam eden riskler dikkate alınarak hazırlanması gerekir. Hazır örneklerdeki taleplerin aynen tekrarlanması, somut olayda hiç bulunmayan bir iddianın dosyaya girmesine veya talep edilmesi gereken bir hakkın dışarıda kalmasına neden olabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Mevzuat, İçtihat ve Kaynak Notu

Bu çalışma 28 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla aşağıdaki temel kaynaklar dikkate alınarak hazırlanmıştır:

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m. 6, 161-169, 174-178, 182 ve 184.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 26, 119-121, 127, 189-190, 334 ve devamı, 345 ve 361.
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun.
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun.
  • 7532 sayılı Kanun m. 13; TMK m. 166/4'teki sürenin bir yıla indirilmesine ilişkin değişiklik, 27 Kasım 2024 tarihli ve 32735 sayılı Resmî Gazete.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2023/5704, K. 2024/2402.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.12.2016, E. 2016/15519, K. 2016/15566.
  • Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III - Aile Hukuku, güncel baskı.
  • Ömer Uğur Gençcan, Boşanma Hukuku, güncel baskı.

Yargıtay kararlarının somut olaya uygulanabilirliği, karar tarihinden sonra oluşan içtihat ve ilgili hukuk dairesinin güncel yaklaşımıyla birlikte kontrol edilmelidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.