İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir? Boşanmada Mallar Nasıl Paylaşılır?

· ≈6 dk okuma · Aile Hukuku

Yasal mal rejiminin kapsamı, 1 Ocak 2002 tarihinin önemi, edinilmiş ve kişisel mal ayrımı, rejimin sona erme anı ve boşanmada mal paylaşımının işleyişi anlatılmıştır.

Türk hukukunda evli çiftler arasındaki mal ilişkisi, mal rejimi kurallarıyla düzenlenir. Eşler noterde bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa aralarında kanunun öngördüğü rejim uygulanır. TMK m. 202 uyarınca yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Bu rejimin en çok yanlış anlaşılan yönü, adının çağrıştırdığı ortaklık düşüncesidir. Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik süresince malları ortak mülkiyete çevirmez. Her eş kendi malının maliki olmaya devam eder; rejim sona erdiğinde ise eşler birbirinin edinilmiş mallarının artık değeri üzerinde alacak hakkı kazanır. Yani sonuç bir mülkiyet paylaşımı değil, bir para alacağıdır.

i. 1 Ocak 2002 Tarihi Neden Önemlidir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce yürürlükte olan 743 sayılı Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığı idi.

Bunun pratik sonucu şudur:

  • 1 Ocak 2002'den önce edinilmiş mallar kural olarak eski mal ayrılığı rejimine tabidir. Bu dönem için katılma alacağı değil, koşulları varsa katkı payı alacağı istenebilir.
  • 1 Ocak 2002'den sonra edinilen mallar edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir ve katılma alacağına konu olur.
  • Eşler, 1 Ocak 2002'den itibaren bir yıl içinde noterde sözleşme yaparak eski rejimi sürdürme imkânına sahipti; böyle bir sözleşme yoksa yeni rejim uygulanır.

Bu nedenle uzun süredir evli çiftlerin mal rejimi tasfiyesinde, malvarlığının hangi tarihte edinildiği en kritik veridir. Tapu, ruhsat, banka ve kredi kayıtlarının tarihleri belirleyicidir.

ii. Rejim Ne Zaman Başlar ve Ne Zaman Sona Erer?

Rejim, evlenme tarihinde başlar.

TMK m. 225 uyarınca mal rejimi:

  • eşlerden birinin ölümü,
  • başka bir mal rejiminin kabulü,
  • mahkemece evliliğin iptali veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi

hâllerinde sona erer. Boşanma ve iptal hâlinde rejim, kararın kesinleşme tarihinde değil, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Bu kural son derece önemlidir. Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar, kural olarak tasfiyeye dâhil edilmez. Aynı şekilde dava tarihinden sonra ödenen kredi taksitleri de hesaba farklı biçimde yansır. Uygulamada tarafların en çok gözden kaçırdığı nokta budur.

iii. Edinilmiş Mal Nedir?

TMK m. 219 uyarınca edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanunda sayılan başlıca edinilmiş mallar:

  • çalışmanın karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, serbest meslek kazancı, ticari kazanç),
  • sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının yaptığı ödemeler,
  • çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  • kişisel malların gelirleri,
  • edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Son iki kalem özellikle önemlidir. Miras yoluyla gelen bir dairenin kendisi kişisel maldır; fakat o daireden elde edilen kira geliri edinilmiş maldır. Aynı şekilde evlilik içinde maaşla alınan bir aracın satılıp yerine başka bir araç alınması hâlinde, yeni araç da edinilmiş mal sayılır.

iv. Kişisel Mal Nedir?

TMK m. 220 uyarınca kanuna göre kişisel mal sayılanlar şunlardır:

  • eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  • mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri,
  • bir eşin sonradan miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği değerler,
  • manevi tazminat alacakları,
  • kişisel malların yerine geçen değerler.

Ayrıca TMK m. 221 uyarınca eşler, mal rejimi sözleşmesiyle bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dâhil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını; kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmayacağını kararlaştırabilirler.

v. İspat: Bir Mal Hangi Gruba Girer?

Bu, tasfiyenin en çekişmeli konusudur ve TMK m. 222'de üç kademeli bir kural getirilmiştir:

  1. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispatla yükümlüdür.
  2. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar, onların paylı mülkiyetinde sayılır.
  3. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Üçüncü kural, uygulamada belirleyicidir: bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispat etmek zorundadır. Miras, bağış veya evlilik öncesi edinim iddiası; veraset ilamı, tapu kayıtları, banka dekontları ve noter belgeleriyle desteklenmelidir.

vi. Artık Değer ve Katılma Alacağı

Tasfiye sırasında her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar düşülür. Kalan tutara artık değer denir. TMK m. 236 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Kritik nokta şudur: bu hak, bir mal üzerinde mülkiyet hakkı değil, bir alacak hakkıdır. Eşin adına kayıtlı taşınmaz, tasfiye sonucunda kendiliğinden diğer eşin adına geçmez. Diğer eş yalnız hesaplanan tutarı isteyebilir.

Ayrıca TMK m. 236/2 uyarınca zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Bunun dışında, boşanmadaki genel kusur durumu katılma alacağını etkilemez. Ağır kusurlu eş de kural olarak katılma alacağını isteyebilir.

vii. Borçlar Nasıl Dikkate Alınır?

Her mal grubunun kendi borcu vardır. Edinilmiş mala ilişkin borç edinilmiş maldan, kişisel mala ilişkin borç kişisel maldan karşılanır.

Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, TMK m. 230 uyarınca tasfiyede denkleştirme istenebilir. Denkleştirmede değer artışı veya azalması da göz önünde bulundurulur.

Örneğin, evlilik öncesi alınmış bir dairenin kredisinin evlilik içinde maaşla ödenmesi tipik bir denkleştirme konusudur.

viii. Mal Kaçırma Girişimlerine Karşı Koruma

Rejimin sona ermesinden önce yapılan bazı devirler tasfiyeye geri katılır. TMK m. 229 uyarınca şu değerler edinilmiş mallara eklenir:

  • eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
  • bir eşin mal rejiminin devamı süresince, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

İkinci hâlde bir yıllık süre sınırı yoktur. Ayrıca TMK m. 241 uyarınca, borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, bu kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı da dava açılabilir. Bu dava, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde rejimin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır.

ix. Tasfiye Nasıl Talep Edilir?

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının kendiliğinden bir sonucu değildir. Ayrı bir dava açılması gerekir. Bu dava boşanma davasıyla birlikte açılsa dahi, kural olarak boşanma kesinleşinceye kadar bekletilir; çünkü rejimin sona erdiği ve tasfiyenin yapılabileceği ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle belirlenir.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki TMK m. 214'e göre belirlenir: ölümle sona ermede ölenin son yerleşim yeri, boşanma veya iptalde bu davalarda yetkili olan mahkeme, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Boşanmanın eklentileri için öngörülen bir yıllık süre burada uygulanmaz.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Mal rejimi tasfiyesinin boşanma davasıyla kendiliğinden yapılacağını sanmak,
  • boşanma dava tarihinden sonra edinilen malları da hesaba katmaya çalışmak,
  • kişisel mal iddiasını belgelendirmeden ileri sürmek,
  • kişisel malın gelirinin de kişisel mal olduğunu düşünmek,
  • 1 Ocak 2002 öncesi dönem için katılma alacağı istemek,
  • katılma alacağının mülkiyet hakkı doğurduğunu sanıp tapu iptali istemek,
  • mal kaçırma girişimlerinde üçüncü kişilere karşı dava süresini kaçırmak,
  • kredi ödemelerinin hangi mal grubundan yapıldığını belgelendirmemek.

xi. Hukuki Değerlendirme

Edinilmiş mallara katılma rejimi, ilk bakışta basit bir yarı yarıya paylaşım gibi görünse de, uygulamada malın edinim tarihi, kaynağı, ödeme biçimi ve rejimin sona erme anı gibi çok sayıda teknik veriye dayanır. Aynı evlilikte bazı mallar tasfiyeye girerken bazıları tamamen dışarıda kalabilir.

Doğru sonuç için tapu, banka, kredi, SGK ve vergi kayıtlarının dava öncesinde toplanması ve mal listesinin tarihleriyle birlikte çıkarılması gerekir. Mal rejimi tasfiyesi sürecinizde hak kaybı yaşamamak için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Mülkiyet, tapuda kayıtlı eşte kalır. Diğer eş, hesaplanacak katılma alacağını isteyebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 202 · TMK m. 218 · TMK m. 219 · TMK m. 220 · TMK m. 225