Blog / Aile Hukuku
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır? Evlilik Sözleşmesi Neyi Değiştirir?
· ≈6 dk okuma · Aile Hukuku
Mal rejimi sözleşmesinin noterde yapılma zorunluluğu, seçilebilecek rejimler, mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı farkı, sözleşmenin sınırları ve olağanüstü mal rejimi.
Halk arasında “evlilik sözleşmesi” denilen belge, hukuken mal rejimi sözleşmesidir. Eşlerin evlilik boyunca ve evlilik sona erdiğinde malvarlığı ilişkilerinin hangi kurallara tabi olacağını belirler.
Bu sözleşmenin kapsamı sanıldığından dardır. Mal rejimi sözleşmesiyle nafaka, velayet, tazminat veya boşanma sebepleri düzenlenemez; yalnız kanunda sayılan mal rejimlerinden biri seçilebilir ve kanunun izin verdiği sınırlı noktalarda değişiklik yapılabilir.
i. Sözleşme Yapılmazsa Ne Olur?
TMK m. 202 uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu, yasal mal rejimidir ve ayrıca bir işlem yapılmasını gerektirmez.
Eşler, TMK m. 202/2 uyarınca mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.
ii. Ne Zaman Yapılabilir?
TMK m. 203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Evliliğin herhangi bir aşamasında rejim değiştirilebilir.
Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. Yani kanunda sayılmayan, tarafların kendi tasarladıkları bir rejim geçerli olmaz.
iii. Şekil Şartı: Noter Zorunluluğu
TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.
Bunun tek istisnası, evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejiminin seçildiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
Bu şekil şartı geçerlilik şartıdır. Aşağıdaki belgeler hiçbir sonuç doğurmaz:
- eşlerin kendi aralarında imzaladığı el yazılı veya bilgisayarda hazırlanmış belge,
- avukat huzurunda imzalanmış fakat notere onaylatılmamış metin,
- mesajlaşma veya elektronik posta yoluyla yapılan anlaşmalar,
- şahitler önünde yapılan sözlü anlaşmalar.
Sözleşme yapma ehliyeti bakımından TMK m. 204 uyarınca ayırt etme gücü aranır; kısıtlı olanlar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır.
iv. Seçilebilecek Mal Rejimleri
Kanunda dört rejim düzenlenmiştir:
1. Edinilmiş mallara katılma rejimi
Yasal rejimdir. Her eş kendi malının maliki olmaya devam eder; rejim sona erdiğinde eşler birbirlerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır. Kişisel mallar hesaba girmez.
2. Mal ayrılığı
TMK m. 242 uyarınca mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.
Bu rejimde evliliğin sona ermesi hâlinde katılma alacağı doğmaz. Her eş kendi malını alır. Bu nedenle uygulamada, malvarlığını korumak isteyen taraflar en çok bu rejimi tercih eder.
Ancak mal ayrılığı, katkı yapan eşi tamamen korumasız bırakmaz. Bir eş diğerinin malına katkıda bulunmuşsa, genel hükümlere dayanarak katkı payı alacağı isteyebilir. Bu talebin ispatı, katılma alacağına göre çok daha zordur.
3. Paylaşmalı mal ayrılığı
Mal ayrılığına benzer; her eş kendi malvarlığı üzerinde hak sahibidir. Farkı şudur: rejim sona erdiğinde, ailenin ortak kullanımına ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler, eşler arasında eşit olarak paylaşılır.
Bu rejim, mal ayrılığının katılığını yumuşatan bir orta yol niteliğindedir. Aile konutu, ev eşyası ve ailenin ortak kullanımına ayrılmış taşınmazlar bakımından koruma sağlar.
4. Mal ortaklığı
Bu rejimde eşlerin kişisel malları dışında kalan malları ve gelirleri ortaklık malları hâline gelir. Eşler ortaklık malları üzerinde bölünmemiş bir bütün olarak hak sahibidir. Rejim sona erdiğinde ortaklık malları kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.
Eşler sözleşmeyle ortaklığın kapsamını sınırlandırabilir; yalnız edinilmiş mallarla sınırlı ortaklık ya da belirli malvarlığı değerlerini kapsam dışı bırakan ortaklık kurulabilir.
Uygulamada en az tercih edilen rejimdir; yönetim ve tasarruf işlemleri karmaşık kurallara bağlıdır.
v. Sözleşmeyle Neler Düzenlenebilir, Neler Düzenlenemez?
Düzenlenebilecekler:
- kanunda sayılan rejimlerden birinin seçilmesi,
- rejimin evlenme öncesinden veya belirli bir tarihten itibaren uygulanması,
- TMK m. 221 uyarınca bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti nedeniyle doğan değerlerin kişisel mal sayılması,
- TMK m. 221 uyarınca kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmaması,
- TMK m. 227 uyarınca değer artışından pay almaktan vazgeçilmesi veya oranın değiştirilmesi,
- mal ortaklığında ortaklığın kapsamının sınırlandırılması.
Düzenlenemeyecekler:
- nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki konuları,
- boşanma sebeplerinin belirlenmesi veya boşanmanın yasaklanması,
- kanunda sayılmayan, taraflarca tasarlanmış özel bir mal rejimi,
- üçüncü kişilerin haklarını zedeleyen düzenlemeler,
- kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı kayıtlar.
Sözleşmenin bu sınırları aşan hükümleri geçersiz sayılır. Geçersizliğin sözleşmenin tamamını mı yoksa yalnız o hükmü mü etkileyeceği, TBK m. 27'deki kısmi geçersizlik kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
vi. Sözleşme Geçmişe Etkili Olur mu?
Bu, uygulamadaki en kritik sorulardan biridir. Kural olarak yeni rejim, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren uygulanır. Eşler sözleşmede, rejimin evlenme tarihinden itibaren geçerli olmasını da kararlaştırabilirler.
Ancak geçmişe etkili düzenlemeler üçüncü kişilerin haklarını zedeleyemez. Alacaklıların, sözleşmeden önce doğmuş alacaklarına ilişkin hakları saklı kalır. Sırf alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan rejim değişikliği, tasarrufun iptali ve muvazaa hükümleri bakımından değerlendirilebilir.
Ayrıca rejim değiştirildiğinde, önceki rejimin tasfiye edilmesi gerekir. TMK m. 208 uyarınca mal rejiminin değiştirilmesi hâlinde eski rejimin tasfiyesi yapılır. Bu tasfiyenin sözleşmede açıkça düzenlenmemesi, ileride ayrı bir dava konusu doğurur.
vii. Olağanüstü Mal Rejimi: Hâkim Kararıyla Mal Ayrılığı
Her zaman anlaşma mümkün olmaz. TMK m. 206 uyarınca haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ayrılığına geçilmesine karar verebilir.
Kanunda haklı sebep olarak sayılan başlıca hâller:
- diğer eşe ait malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payın haczedilmesi,
- diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın çıkarlarını tehlikeye düşürmüş olması,
- diğer eşin, ortaklık mallarında tasarruf için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,
- diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,
- diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması.
Ayrıca eşlerden birine karşı icra takibinde haciz uygulanmışsa, alacaklı da koşulları varsa mal ayrılığına geçilmesini isteyebilir.
Bu dava aile mahkemesinde açılır ve mal ayrılığına geçiş kararının etkisi, kanunda öngörülen tarihten itibaren doğar.
viii. Sözleşme Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Hangi rejimin seçildiği tereddütsüz biçimde yazılmalıdır.
- Rejimin hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmelidir.
- Önceki rejimin tasfiyesinin nasıl yapılacağı düzenlenmelidir.
- Mevcut malvarlığının envanteri sözleşmeye eklenmelidir; ileride kişisel mal iddiasının ispatı bu envantere dayanır.
- Meslek ve işletmeye ilişkin özel düzenlemeler açıkça yazılmalıdır.
- Değer artış payından vazgeçme veya oran değişikliği isteniyorsa ayrıca belirtilmelidir.
- Sözleşme her iki taraf için de bağımsız hukuki değerlendirme yapıldıktan sonra imzalanmalıdır.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmeyi noter dışında yapmak ve geçerli sandığı belgeyle yıllarca yaşamak,
- sözleşmeye nafaka, velayet ve boşanma şartları yazmak,
- mal ayrılığı seçildiğinde katkı yapan eşin tamamen korumasız kaldığını sanmak,
- rejim değiştirirken eski rejimin tasfiyesini düzenlememek,
- malvarlığı envanteri eklemeden sözleşme yapmak,
- alacaklılardan mal kaçırma amacıyla rejim değiştirmek,
- yurt dışında yapılmış bir sözleşmenin Türkiye'de kendiliğinden geçerli olacağını varsaymak.
x. Hukuki Değerlendirme
Mal rejimi sözleşmesi, doğru hazırlandığında yıllar sonra açılacak bir tasfiye davasının önünü tamamen kesebilir. Yanlış hazırlandığında ise hiçbir işe yaramaz: şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar, kapsam dışı hükümler yazılması ise güvenilen korumanın olmadığının çok geç fark edilmesine yol açar.
Sözleşmeye eklenecek malvarlığı envanteri ve önceki rejimin tasfiyesine ilişkin düzenleme, uygulamada en çok ihmal edilen ve en çok soruna yol açan iki noktadır. Mal rejimi sözleşmenizin hazırlanması veya mevcut bir sözleşmenin geçerliliğinin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Geçerlidir; ancak mal rejimi sözleşmesi olarak ve noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TMK m. 202 · TMK m. 203 · TMK m. 205 · TMK m. 206 · TMK m. 242
Bu yazı Aile Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Aile Hukuku — İlgili Yazılar
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir? Boşanmada Mallar Nasıl Paylaşılır?
- Kişisel Mal mı, Edinilmiş Mal mı? Boşanmada Hangi Mallar Paylaşıma Girer?
- Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası Nasıl Açılır? Süre, Görev ve Yetki
- Değer Artış Payı Alacağı Nedir? Katılma Alacağından Farkı Nedir?
- Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır? Artık Değer ve Denkleştirme
- Ölüm Hâlinde Katılma Alacağı ve Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi