İçeriğe geç

Blog / Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasası Hukuku

Faktoring Sözleşmesi Nedir? Alacağın Faktoring Şirketine Devrinde Riskler

· ≈6 dk okuma · Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasası Hukuku

Faktoring sözleşmesinde alacağın devri, rücu edilebilir/edilemez faktoring ayrımı, borçlunun bilgilendirilmesi ve temerrüt sonuçları.

İşletmeler, vadeli satışlardan doğan alacaklarını vadesinden önce nakde çevirmek için faktoring şirketlerine başvurabilir. Faktoring, işletme için hızlı likidite sağlarken, alacağın devri ve müşteri (borçlu) ile ilişkilerin yönetimi bakımından dikkat gerektiren hukuki sonuçlar doğurur. Bu yazıda faktoring sözleşmesinin yapısı, alacağın devrinin şartları ve tarafların sorumlulukları ele alınmaktadır.

i. Faktoring Sözleşmesinin Hukuki Yapısı

Faktoring ilişkisinde üç taraf bulunur:

  • Faktoring şirketi (faktör): Alacağı devralan ve bedelini (iskonto edilmiş olarak) işletmeye ödeyen kuruluş,
  • Müşteri (satıcı işletme): Ticari faaliyetinden doğan alacağını faktöre devreden taraf,
  • Borçlu: Faktöre devredilen alacağın asıl muhatabı; genellikle müşterinin (satıcının) kendi müşterisidir.

Faktoring sözleşmesi, hukuki temelde bir alacağın devri (temliki) işlemine dayanır; ancak bununla sınırlı kalmaz. Sözleşme kapsamında faktör, alacağın tahsilini üstlenmenin yanı sıra, alacağın önceden finanse edilmesi (iskonto) ve borçlunun ödeme gücünün değerlendirilmesi gibi ek hizmetler de sunabilir.

ii. Alacağın Devrinin Şekli ve Kapsamı

Faktoring kapsamında devredilen alacaklar için genel alacak devri kurallarının aranması gerekir:

  • devir yazılı yapılmalıdır,
  • devredilen alacak (fatura, sözleşme, tutar) yeterince belirlenebilir olmalıdır,
  • alacak üzerinde devir yasağı bulunmamalıdır,
  • devreden (müşteri), alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır.

Uygulamada faktoring sözleşmeleri genellikle toplu alacak devri şeklinde kurulur: müşteri, belirli bir dönemde doğan veya doğacak tüm ticari alacaklarını faktöre devretmeyi taahhüt eder. Bu tür geniş kapsamlı devirlerde, devredilecek alacakların hangi hukuki ilişkiden doğacağının ve kapsamının yeterince belirli olması aranır.

iii. Borçluya Bildirim Neden Önemlidir?

Alacağın devri, borçluya bildirilmese dahi müşteri ile faktör arasında geçerlidir; ancak borçlunun devri bilmeksizin eski alacaklıya (müşteriye) iyi niyetle ödeme yapması hâlinde borcundan kurtulabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle faktoring uygulamasında borçluya devrin bildirilmesi (fatura üzerine "bu fatura bedeli X faktoring şirketine devredilmiştir, ödemeler bu hesaba yapılmalıdır" şeklinde kayıt konulması gibi) büyük önem taşır. Bildirim yapılmadan devam eden bir ilişkide borçlunun eski alacaklıya ödeme yapması, faktörün tahsilat riskini ciddi biçimde artırır.

iv. Rücu Edilebilir (Kabil) ve Rücu Edilemez (Gayrikabil) Faktoring Ayrımı

Faktoring sözleşmeleri, borçlunun ödeme yapmaması riskinin kimde kalacağına göre iki ana türe ayrılır:

  • Rücu edilebilir faktoring: Borçlu ödemezse faktör, devrettiği bedeli müşteriden geri isteyebilir (rücu edebilir). Risk esas olarak müşteride kalır.
  • Rücu edilemez faktoring: Faktör, borçlunun ödeme yapmaması riskini üstlenir; müşteriye rücu edemez (borçlunun ticari uyuşmazlık, ayıp iddiası gibi nedenlerle ödemeyi reddetmesi hâlleri genellikle bu güvencenin dışında tutulur).

Sözleşmenin hangi türde olduğu, taraflar arasındaki risk paylaşımını doğrudan belirlediğinden, sözleşme metninde açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmelidir.

v. Borçlunun Def'i ve İtiraz Hakları

Alacağın devri, borçlunun hukuki durumunu ağırlaştıramaz. Borçlu, devri öğrendiği sırada müşteriye (devredene) karşı sahip olduğu tüm def'i ve itirazları faktöre karşı da ileri sürebilir:

  • malın/hizmetin ayıplı olduğu,
  • borcun kısmen veya tamamen ödendiği,
  • takas,
  • sözleşmenin feshedildiği veya geçersiz olduğu.

Bu nedenle faktör, alacağı devralmadan önce müşteri ile borçlu arasındaki temel ticari ilişkinin sağlıklı yürüdüğünden emin olmalıdır; aksi hâlde rücu edilemez faktoring türünde dahi tahsilat riskiyle karşılaşabilir (borçlunun ayıp veya ifa itirazları, rücu edilemezlik güvencesinin kapsamı dışında kalabilir).

vi. Müşterinin Garanti Sorumluluğu

Alacak bir bedel karşılığında (faktoring iskonto bedeli karşılığında) devredildiğinden, müşteri kural olarak devrettiği alacağın varlığını garanti eder. Borçlunun ödeme gücüne ilişkin garanti ise faktoring türüne göre değişir: rücu edilebilir faktoringde bu risk müşteride kalırken, rücu edilemez faktoringde faktör bu riski üstlenir. Ancak alacağın hiç doğmamış olması, sahte fatura düzenlenmesi veya temel ticari ilişkinin muvazaalı olması hâllerinde müşterinin sorumluluğu, faktoring türünden bağımsız olarak devam eder.

vii. Faktoring Sözleşmesinde Sık Görülen Uyuşmazlıklar

  • Devredilen alacağın gerçekte var olmadığının (sahte fatura, muvazaalı işlem) sonradan ortaya çıkması,
  • borçlunun ayıp/itiraz iddiasıyla ödemeyi reddetmesi ve bunun rücu edilemezlik güvencesini kapsayıp kapsamadığı,
  • borçluya bildirimin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle çifte ödeme riski,
  • müşterinin, aynı alacağı birden fazla faktoring şirketine veya bankaya (kredi teminatı olarak) devretmesi,
  • faktoring komisyonu ve iskonto oranının hesaplanma yöntemine ilişkin uyuşmazlıklar.

viii. Aynı Alacağın Birden Fazla Kez Devredilmesi

Uygulamada bazı kötü niyetli müşteriler, aynı faturayı hem bankaya kredi teminatı olarak hem de faktoring şirketine devredebilir. Bu durumda öncelik, geçerli devrin hangi tarihte kurulduğuna ve devralanların iyi niyetine göre belirlenir. Faktoring şirketlerinin, alacağı devralmadan önce ilgili kayıtları (varsa merkezi fatura/alacak sorgulama sistemleri) kontrol etmesi, bu riski azaltır.

ix. Uluslararası Faktoring İşlemlerinde Ek Riskler

İhracat yapan işletmelerin yabancı ülkedeki alıcılara olan alacaklarını faktoring yoluyla finanse etmesi (ihracat faktoringi), yerli faktoring işlemlerine göre ek riskler taşır:

  • borçlunun bulunduğu ülkenin hukuku, alacağın devri ve tahsili bakımından farklı kurallar öngörebilir,
  • döviz kuru riski, iskonto bedelinin hesaplanmasını etkiler,
  • borçlunun ülkesindeki siyasi veya ekonomik istikrarsızlık, tahsilat riskini artırabilir,
  • uluslararası faktoring işlemlerinde genellikle ithalatçı ülkedeki bir muhabir faktoring şirketi de sürece dahil olur ve iki faktör arasındaki ilişki ayrıca sözleşmeyle düzenlenir.

Bu nedenle ihracat faktoringi sözleşmelerinde uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin/tahkimin açıkça belirlenmesi büyük önem taşır.

x. Faktoring Komisyonu ve İskonto Oranının Denetimi

Faktoring sözleşmesindeki komisyon ve iskonto oranı, taraflar arasında serbestçe kararlaştırılabilir; ancak bu oranların matbu ve müzakere edilmeden belirlendiği hâllerde genel işlem koşulu denetimine tabi tutulabilir. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin, büyük faktoring şirketleriyle imzaladığı standart sözleşmelerde oranların şeffaf ve anlaşılır biçimde gösterilmesi, ileride "gizli maliyet" iddialarının önüne geçer.

xi. Faktoring Sözleşmesinin Feshi

Taraflardan biri sözleşmeye aykırı davranırsa (müşterinin sahte alacak devretmesi, faktörün usulsüz tahsilat yapması gibi) diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir. Fesih hâlinde tarafların o ana kadar doğmuş hak ve borçları (devredilen ancak henüz tahsil edilmemiş alacaklar, ödenmemiş komisyonlar) ayrıca tasfiye edilmelidir. Sözleşmede fesih usulünün ve tasfiye esaslarının açıkça düzenlenmesi, ihtilafların hızlı çözümüne katkı sağlar.

xii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Faktoring sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte olduğundan asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

xiii. Dava Şartı Arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ve tarafların en az birinin tacir olduğu ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

xiv. İspat ve Deliller

  • faktoring sözleşmesi ve genel şartları,
  • devredilen faturalar ve temel ticari sözleşme,
  • borçluya yapılan bildirim belgeleri,
  • ödeme dekontları ve hesap ekstresi,
  • taraflar arası yazışmalar,
  • bilirkişi incelemesi.

xv. Sık Yapılan Hatalar

  • Faktoring sözleşmesinin rücu edilebilir mi edilemez mi olduğunu netleştirmeden imzalamak,
  • borçluya devir bildirimini yapmayı ihmal etmek,
  • aynı faturayı birden fazla finans kuruluşuna devretmek,
  • borçlunun ayıp/itiraz iddialarının rücu edilemezlik güvencesi kapsamında olup olmadığını sözleşmede netleştirmemek,
  • devredilen alacağın gerçekten var olduğunu ve temel ticari ilişkinin sağlıklı yürüdüğünü doğrulamadan alacağı devralmak.

xvi. Hukuki Değerlendirme

Faktoring, işletmelerin nakit akışını hızlandıran etkili bir finansman aracıdır; ancak rücu edilebilirlik, borçluya bildirim ve borçlunun def'i haklarının kapsamı gibi konuların sözleşmede net biçimde düzenlenmesi gerekir. Faktoring sözleşmenizle ilgili bir uyuşmazlıkta Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Faktoring, temelde alacağın devri işlemine dayanır; ancak tahsilat, finansman ve borçlu değerlendirmesi gibi ek hizmetleri de kapsayan daha geniş bir sözleşme ilişkisidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

TBK m. 183 · TBK m. 184 · TBK m. 191