İçeriğe geç

Blog / Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasası Hukuku

Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmesi Nedir? Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

· ≈6 dk okuma · Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasası Hukuku

Leasing sözleşmesinde malın mülkiyeti, kira bedeli ödenmemesi hâlinde fesih ve iade süreci ile kiracının erken ödeme hakları.

İşletmeler, yüksek maliyetli makine, ekipman veya araç yatırımlarını doğrudan satın almak yerine finansal kiralama (leasing) yoluyla finanse etmeyi tercih edebilir. Bu yöntemde kiracı, malı belirli bir süre kullanır ve karşılığında kira bedeli öder; süre sonunda malın mülkiyetini kural olarak sembolik bir bedelle devralabilir. Bu yazıda finansal kiralama sözleşmesinin hukuki yapısı, tarafların yükümlülükleri ve temerrüt hâlindeki sonuçları ele alınmaktadır.

i. Finansal Kiralamanın Hukuki Yapısı

Finansal kiralama, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile özel olarak düzenlenmiş, klasik kira sözleşmesinden farklı bir finansman aracıdır. İlişkide üç taraf bulunur:

  • Kiralayan: Malı satıcıdan satın alarak kiracıya kiralayan finansal kiralama şirketi,
  • Kiracı: Malı işletmesinde kullanacak olan gerçek veya tüzel kişi,
  • Satıcı: Malın üreticisi veya tedarikçisi.

Kiralayan, malın mülkiyetini sözleşme süresince elinde tutar; kiracı ise malı fiilen zilyetliğinde bulundurur ve kullanır. Bu yapı, kiracının finansmana erişimini kolaylaştırırken kiralayan için de güçlü bir teminat (malın mülkiyeti) sağlar.

ii. Kira Bedeli ve Ödeme Planı

Kira bedeli, malın bedeli, finansman maliyeti (faiz) ve kiralayanın kâr marjı dikkate alınarak hesaplanır. Ödeme planı genellikle taksitli ve sabit veya değişken faizli olabilir. Sözleşmede:

  • taksit tutarları ve vadeleri,
  • gecikme hâlinde uygulanacak faiz,
  • döviz cinsinden düzenlenmişse kur riskinin nasıl paylaşılacağı

açıkça gösterilmelidir.

iii. Malın Mülkiyeti ve Sözleşme Süresi Sonunda Devir

Finansal kiralamada malın mülkiyeti, sözleşme süresince kiralayanda kalır. Sözleşmede kural olarak, öngörülen tüm kira bedellerinin ödenmesi hâlinde kiracının malın mülkiyetini önceden belirlenmiş bir bedelle (çoğu zaman sembolik bir tutarla) devralma hakkı tanınır. Bu hak kullanılmazsa mal, kiralayana iade edilir.

iv. Kiracının Yükümlülükleri

Kiracı, kira süresince:

  • malı sözleşmeye uygun kullanmak ve basiretli bir tacir gibi muhafaza etmek,
  • bakım ve onarım masraflarını kural olarak kendisi karşılamak,
  • malı sigortalamak,
  • kira bedellerini zamanında ödemek,
  • kiralayanın onayı olmadan malı devretmemek veya üzerinde üçüncü kişi lehine hak tesis etmemek

ile yükümlüdür.

v. Kira Bedeli Ödenmezse Ne Olur?

Kiracının kira bedellerini ödememesi hâlinde kiralayan, sözleşmeyi feshedip malın iadesini isteyebilir. Bu süreçte:

  1. Kiralayan, kural olarak kiracıya yazılı bir ihtarla ödeme için makul bir süre tanımalıdır.
  2. Süre içinde ödeme yapılmazsa kiralayan sözleşmeyi feshedebilir.
  3. Fesih hâlinde kiracı, malı derhal iade etmekle yükümlüdür.
  4. Kiralayan, malın iadesini sağlayamazsa, malın zilyetliğine son vermek amacıyla ilamsız veya ilamlı icra takibi yoluna başvurabilir.

Kiralayan ayrıca, fesih tarihine kadar tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş kira bedellerini ve sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şartı talep edebilir. Ancak fesih sonrası hem malın iadesini hem de sözleşmenin tüm süresi boyunca ödenecek bedelin tamamını talep etmek, somut olayda haksız bir çifte tazmin oluşturabileceğinden dikkatli değerlendirilmelidir.

vi. Erken Ödeme (Sözleşmenin Erken Sona Erdirilmesi)

Kiracı, sözleşme süresi dolmadan malın mülkiyetini devralmak veya sözleşmeyi sona erdirmek isteyebilir. Bu durumda:

  • sözleşmede erken ödemeye ilişkin bir hüküm varsa bu hükme göre işlem yapılır,
  • erken ödeme hâlinde kalan vadeye isabet eden faizin tamamının değil, kalan sürenin finansman maliyetine göre makul bir indirimin uygulanması beklenir,
  • erken ödeme bedelinin hesaplanma yöntemi sözleşmede açık ve anlaşılır olmalıdır.

vii. Malın Ayıplı Çıkması Hâlinde Sorumluluk

Malın ayıplı olması hâlinde, kural olarak kiracı, malı seçen ve satıcıyla doğrudan muhatap olan taraf olduğundan, ayıba karşı talepler öncelikle satıcıya yöneltilir. Kiralayan, malın seçiminde ve tedarikinde kiracının talimatlarına uyduğu ölçüde, malın ayıbından doğan sorumluluğu sözleşmeyle sınırlandırabilir. Ancak bu sınırlamanın kiracı aleyhine aşırı dengesizlik yaratıp yaratmadığı, genel işlem koşulu denetimi çerçevesinde ayrıca incelenebilir.

viii. Kiracının İflası veya Konkordatosu

Kiracının mali durumu bozulur ve iflas veya konkordato süreci başlarsa, malın mülkiyeti kiralayanda kaldığından mal, kiracının iflas masasına dahil edilmez; kiralayan, malını istihkak iddiasıyla geri alabilir. Bununla birlikte, tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş kira alacakları bakımından kiralayan, iflas veya konkordato sürecine alacaklı sıfatıyla katılabilir.

ix. Sözleşmenin Devri

Kiracının işletmesini devretmesi veya birleşme/bölünme gibi yapısal değişikliklere gitmesi hâlinde, finansal kiralama sözleşmesinin yeni işletmeye geçip geçmeyeceği, sözleşmedeki devir hükümlerine ve kiralayanın onayına bağlıdır. Kiralayanın onayı olmadan yapılan devir teşebbüsleri, sözleşmenin feshi sebebi olarak değerlendirilebilir.

x. Operasyonel Kiralama ile Karşılaştırma

Finansal kiralama, malın mülkiyetinin sözleşme sonunda kiracıya geçebilmesi ve sözleşmenin genellikle malın ekonomik ömrünün büyük bölümünü kapsaması bakımından "operasyonel kiralama" adı verilen kısa vadeli, mülkiyet devri amacı taşımayan klasik kiralamalardan ayrılır. Operasyonel kiralamada kiralayan, malın bakım ve sigortasını genellikle kendisi üstlenir ve mal, sözleşme sonunda kiralayana iade edilmek üzere tasarlanır; kiracı yalnızca kullanım hakkı elde eder. Bu ayrımın doğru yapılması, hem muhasebe hem de vergisel sonuçlar bakımından da önem taşır; ancak hukuki uyuşmazlıklarda asıl belirleyici olan, sözleşmenin başlığı değil fiilen taşıdığı içeriktir.

xi. Sat-Geri Kirala (Sale and Leaseback) İşlemleri

İşletmeler, halihazırda sahip oldukları bir malı finansal kiralama şirketine satıp aynı malı geri kiralayarak (sat ve geri kirala) nakit ihtiyacını karşılayabilir. Bu işlemde:

  • satış bedeli, işletmeye anında likidite sağlar,
  • işletme malı fiilen kullanmaya devam eder,
  • kira bedelleri, satış bedelinin finansman maliyetiyle birlikte geri ödenmesini sağlar.

Bu tür işlemlerde satış sözleşmesi ile kiralama sözleşmesinin birbirine bağlı olduğu ve tek bir ekonomik amaç güttüğü unutulmamalı; satış bedelinin gerçek piyasa değerine uygun belirlenip belirlenmediği, ileride muvazaa veya aşırı yararlanma iddialarına karşı önemli bir denetim noktası oluşturur.

xii. Kur Riski ve Döviz Endeksli Sözleşmeler

Yüksek maliyetli makine ve ekipman ithalatı genellikle döviz cinsinden finanse edildiğinden, finansal kiralama sözleşmeleri sıklıkla döviz cinsinden veya döviz endeksli olarak düzenlenir. Kur dalgalanmalarının kira bedellerine yansıması, sözleşmede öngörülen yönteme göre gerçekleşir. Kur riskinin tamamen kiracıya yüklenmesi, özellikli sözleşme koşulu denetiminde dengesizlik iddialarına konu olabilir; bu nedenle kur riskinin paylaşımına ilişkin hükümlerin sözleşmede açık ve öngörülebilir biçimde düzenlenmesi önerilir.

xiii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Finansal kiralama sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte olduğundan asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

xiv. Dava Şartı Arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ve tarafların en az birinin tacir olduğu bu tür ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

xv. İspat ve Deliller

  • finansal kiralama sözleşmesi ve ekleri,
  • ödeme planı ve hesap ekstresi,
  • malın teslim tutanağı,
  • sigorta poliçesi,
  • fesih ihtarnamesi ve tebliğ belgeleri,
  • bilirkişi incelemesiyle güncel bakiye ve erken ödeme hesabı.

xvi. Sık Yapılan Hatalar

  • Erken ödeme hesaplama yöntemini sözleşme imzalanmadan önce netleştirmemek,
  • malın ayıbından kimin sorumlu olduğunu (satıcı mı kiralayan mı) karıştırmak,
  • fesih sonrası hem malın iadesini hem sözleşmenin tamamının bedelini istemenin sınırlarını gözden kaçırmak,
  • kiralayanın onayı olmadan malı devretmek veya üzerinde üçüncü kişi lehine hak tesis etmek,
  • sigortasız kullanım nedeniyle oluşan hasarın sorumluluğunu üstlenmemiş gibi davranmak.

xvii. Hukuki Değerlendirme

Finansal kiralama, işletmelerin sermaye yoğun yatırımlarını esnek biçimde finanse etmesine imkân tanıyan değerli bir araçtır; ancak temerrüt, erken ödeme ve ayıp sorumluluğu gibi konularda sözleşme hükümlerinin dikkatle müzakere edilmesi gerekir. Finansal kiralama sözleşmenizle ilgili bir uyuşmazlıkta Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşme süresince hayır; mülkiyet kiralayanda kalır. Sözleşmede öngörülen koşullar yerine getirildiğinde mülkiyeti devralma hakkınız doğabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

6361 sayılı Kanun · TBK m. 299