İçeriğe geç

Blog / İcra ve İflas Hukuku

İcra Takibinde Taraf Değişikliği Nasıl Yapılır? Alacağın Devri, Ölüm ve Şirket Birleşmesi

· ≈4 dk okuma · İcra ve İflas Hukuku

Takip devam ederken alacağın devredilmesi, tarafların ölümü, şirket birleşmesi ve unvan değişikliği hâllerinde icra dosyasında taraf sıfatının nasıl düzeltileceği.

İcra takibi çoğu zaman uzun sürer. Bu süre içinde alacak devredilebilir, taraflardan biri ölebilir, şirket birleşebilir, unvan değişebilir ya da borçlu iflas edebilir. Bu değişikliklerin icra dosyasına doğru biçimde yansıtılması gerekir; aksi hâlde yapılan işlemler geçersiz sayılabilir veya taraf sıfatı yokluğundan takip düşebilir.

Taraf değişikliği, davadaki taraf değişikliğiyle benzerlik gösterse de icra hukukunda kendine özgü kurallara tabidir.

i. Alacağın Devri Hâlinde Alacaklı Değişikliği

Devrin geçerliliği

Alacaklı, takip konusu alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. TBK m. 183 uyarınca kural olarak borçlunun rızası aranmaz. Ancak TBK m. 184 gereğince devir sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik şartıdır.

Devir sözleşmesinde alacağın kaynağı, tutarı, hangi takip dosyasına ilişkin olduğu, faiz ve ferîlerin de devredilip devredilmediği açıkça gösterilmelidir. Belirsiz bir temlikname, sonradan sıfat tartışması doğurur.

Dosyaya yansıtılması

Devralan, yazılı devir sözleşmesini icra dosyasına sunarak alacaklı sıfatının kendisine geçtiğini bildirir. İcra müdürü, belgenin şeklî geçerliliğini inceleyerek talebi işleme koyar.

Devrin borçluya bildirilmesi geçerlilik şartı değildir; ancak önemli bir sonuç doğurur. Devri bilmeyen borçlu, eski alacaklıya iyi niyetle ödeme yaparsa borcundan kurtulabilir. Bu nedenle devralanın, borçluya ispatlanabilir biçimde bildirim yapması gerekir.

Kısmi devir

Alacağın yalnız bir bölümü devredilmişse, dosyada iki alacaklı bulunur. Tahsil edilen paranın hangi oranda kime ödeneceği baştan belirlenmelidir. Aksi hâlde paranın paylaştırılması aşamasında uyuşmazlık çıkar.

ii. Alacaklının Ölümü

Alacaklının ölümü hâlinde alacak, mirasçılara külli halefiyet yoluyla geçer. Mirasçılar, veraset ilamını icra dosyasına sunarak takibi kendi adlarına sürdürebilir.

Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan, kural olarak mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Mirasçılardan birinin tek başına takibi sürdürebilmesi için diğerlerinin muvafakati ya da mirasçılara temsilci atanması gerekebilir. Terekeye temsilci atanması, sulh hukuk mahkemesinden istenir.

iii. Borçlunun Ölümü

Borçlunun ölümü hâlinde uygulanacak kurallar İİK m. 53'te düzenlenmiştir ve ayrıntılıdır.

Takipten önce ölüm

Borçlu takip başlatılmadan önce ölmüşse, takibin mirasçılara karşı yöneltilmesi gerekir. Ölü kişi adına başlatılan takip taraf ehliyeti bulunmadığından geçersizdir ve şikâyet üzerine iptal edilir.

Takip sırasında ölüm

Takip devam ederken borçlu ölürse, terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile birlikte üç gün süreyle takip geri bırakılır. Mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen ret süreleri geçinceye kadar takip durur.

Bu süreler geçtikten sonra takip, mirası reddetmemiş mirasçılara karşı devam eder. Alacaklının, mirasçıları ve mirasın reddedilip reddedilmediğini araştırması gerekir.

Mirasın reddi

Mirasçılar mirası reddetmişse, onlara karşı takip yapılamaz. Bu hâlde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi gündeme gelir. Reddin süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilir.

Mirasçıların sorumluluğu

Mirası kabul eden mirasçılar, miras bırakanın borçlarından kural olarak kişisel malvarlıklarıyla da sorumludur. Sorumluluğun sınırlandırılması için mirasın resmî tasfiyesi veya tutanağı düzenlenmiş biçimde kabulü gibi yollara başvurulması gerekir.

iv. Şirketlerde Değişiklikler

Unvan değişikliği

Şirketin yalnız unvanı değişmişse tüzel kişilik aynı kalır; taraf değişikliği söz konusu olmaz. Ticaret sicil kaydı dosyaya sunularak dosyadaki unvanın düzeltilmesi istenir.

Birleşme ve devralma

Bir şirket başka bir şirketi devralırsa, devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet yoluyla devralan şirkete geçer. Devrolunan şirket tüzel kişiliği sona erer. Bu hâlde takip, devralan şirket adına devam eder; ticaret sicil gazetesi ve birleşme belgeleri dosyaya sunulur.

Bölünme ve tür değiştirme

Bölünmede, alacak ve borçların hangi şirkete geçtiği bölünme sözleşmesi ve planına göre belirlenir. Tür değiştirmede ise tüzel kişilik devam ettiğinden yalnız sicil kaydının güncellenmesi yeterlidir.

İflas ve konkordato

Borçlu şirket iflas ederse, bireysel takipler durur ve alacaklar iflas masasına kaydettirilir. Konkordato mühleti verilmesi hâlinde de takip yasağı devreye girer; bu hâllerde taraf değişikliğinden çok takibin akıbeti tartışılır.

v. Takibin Dava Aşamasına Etkisi

Takibe itiraz edilmiş ve itirazın iptali davası açılmışsa, taraf değişikliği hem dosyada hem davada ayrı ayrı yapılmalıdır. HMK m. 125, dava konusunun yargılama sırasında devrini düzenler. Alacağın devri hâlinde devralan, görülmekte olan davada davacının yerine geçer.

İcra dosyasında taraf düzeltmesi yapılmış olması, davada kendiliğinden sonuç doğurmaz. Her iki dosyada da ayrı ayrı beyanda bulunulması ve belgelerin sunulması gerekir.

vi. Borçlu Bakımından Sonuçlar

Taraf değişikliği borçlunun hukuki durumunu ağırlaştıramaz. TBK m. 188 uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada eski alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Ödeme, takas, zamanaşımı ve sözleşmenin geçersizliği gibi savunmalar devirle ortadan kalkmaz.

Borçlu, devrin geçerliliğine ilişkin şu noktaları inceleyebilir:

  • devir sözleşmesinin yazılı olup olmadığı,
  • devredilen alacağın takip konusu alacakla aynı olup olmadığı,
  • devredenin devir sırasında alacak üzerinde tasarruf yetkisinin bulunup bulunmadığı,
  • alacakta devir yasağı kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı,
  • devrin borçluya usulüne uygun bildirilip bildirilmediği.

Bu incelemede eksiklik tespit edilirse, devralanın alacaklı sıfatı bulunmadığı şikâyet yoluyla ileri sürülebilir.

vii. Gerekli Belgeler

Taraf değişikliği talebiyle birlikte sunulması gereken belgeler duruma göre değişir:

DeğişiklikSunulacak belge
Alacağın devriYazılı devir sözleşmesi (temlikname)
Alacaklının ölümüVeraset ilamı, gerekirse temsilci kararı
Borçlunun ölümüÖlüm belgesi, veraset ilamı, mirasın reddi kayıtları
Şirket birleşmesiTicaret sicil gazetesi ve birleşme belgeleri
Unvan değişikliğiGüncel ticaret sicil kaydı
Vekil değişikliğiYeni vekâletname, azil veya istifa bildirimi

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • Ölmüş kişi adına takip başlatmak,
  • borçlunun ölümünden sonra mirasçılara tebligat yapmadan işleme devam etmek,
  • mirasın reddi sürelerini beklemeden takibe devam etmek,
  • devir sözleşmesini sözlü yapmak veya yazılı belgeyi dosyaya sunmamak,
  • kısmi devirde tahsilatın paylaşımını düzenlememek,
  • borçluya devir bildirimi yapmamak ve mükerrer ödeme riski yaratmak,
  • şirket birleşmesinde ticaret sicil belgelerini dosyaya sunmamak,
  • icra dosyasında düzeltme yapıp itirazın iptali davasında taraf sıfatını düzeltmeyi unutmak.

ix. Hukuki Değerlendirme

İcra takibinde taraf sıfatı, takibin geçerliliğini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Yanlış tarafa yöneltilen bir takip, aylarca sürdürülse dahi sonuçta iptal edilebilir ve alacaklının hem zaman hem masraf kaybına yol açar.

Özellikle borçlunun ölümü hâlinde İİK m. 53'teki sürelere uyulması, alacağın devri hâlinde ise yazılı şekil şartına ve bildirime dikkat edilmesi gerekir. Takip dosyanızda taraf değişikliği yapılması ya da karşı tarafın sıfatının incelenmesi konusunda Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

İİK m. 53 · TBK m. 183 · TBK m. 184 · HMK m. 125