İçeriğe geç

Blog / Ticaret Hukuku

Zamanaşımına Uğrayan Senet: Kambiyo Hukukunda Sebepsiz Zenginleşme Davası

· ≈5 dk okuma · Ticaret Hukuku

Zamanaşımına uğrayan veya usul eksikliği nedeniyle hak düşüren kambiyo senedinde sebepsiz zenginleşme davasının şartları, davalıları, bir yıllık süre ve ispat yükü açıklanmaktadır.

Kambiyo senetlerinde zamanaşımı süreleri kısadır. Bir bononun düzenleyenine karşı üç yıl, cirantalara karşı bir yıl, çekte ise ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıllık süreler geçerlidir. Bu süreler dolduğunda hamil, senede dayanarak kambiyo hukukunun sağladığı haklarını kullanamaz.

Ancak alacak bu noktada tümüyle sona ermez. Kanun koyucu, borçlunun senet bedelini elinde tutup zamanaşımının arkasına sığınmasını engellemek için özel bir imkân tanımıştır: kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davası.

i. Yasal Dayanak

TTK m. 732 uyarınca, poliçeden doğan hakları zamanaşımı veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli işlemlerin yapılmaması sebebiyle düşen düzenleyen ve kabul eden, hamilin zararına zenginleştikleri ölçüde ona karşı borçlu kalmaya devam ederler.

Bu hüküm, TTK m. 778 yollamasıyla bonoya, TTK m. 818 yollamasıyla çeke de uygulanır. Bonoda düzenleyen, poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olduğundan davanın esas muhatabı odur.

Bu dava, Türk Borçlar Kanunu’nun genel sebepsiz zenginleşme hükümlerinden farklı, kambiyo hukukuna özgü bir taleptir. TBK m. 77 ve devamındaki genel hükümler, TTK m. 732’nin düzenlemediği noktalarda tamamlayıcı olarak dikkate alınır.

ii. Davanın Şartları

Sebepsiz zenginleşme davası açılabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Geçerli bir kambiyo senedi bulunmalıdır. Senet baştan itibaren şekil şartlarını taşımıyorsa, yani hiç kambiyo senedi doğmamışsa TTK m. 732’ye dayanılamaz. Bu durumda genel hükümlere göre alacak davası açılır.
  2. Kambiyo hukukundan doğan haklar düşmüş olmalıdır. Bu düşme, zamanaşımının dolmasından kaynaklanabileceği gibi, ibraz veya protesto gibi zorunlu işlemlerin süresinde yapılmamasından da kaynaklanabilir.
  3. Borçlu, hamilin zararına zenginleşmiş olmalıdır. Senet karşılığında bir mal, hizmet veya para almış olan borçlu, ödeme yapmadığı ölçüde zenginleşmiş sayılır.
  4. Bir yıllık süre içinde dava açılmalıdır.

iii. Kime Karşı Açılabilir?

Davanın muhatapları sınırlıdır. Talep, düzenleyene ve poliçeyi kabul edene karşı yöneltilebilir. Bonoda düzenleyen, çekte ise keşideci bu kapsamdadır.

Buna karşılık:

  • cirantalara,
  • poliçenin muhatabına,
  • hesabına poliçe düzenlenmiş olan kişiye

karşı bu dava kural olarak açılamaz. Cirantalar senedin dolaşımına aracılık etmiştir; senet bedeli karşılığında bir edim elde ettikleri her durumda söylenemez.

Aval veren bakımından ise sorumluluk, lehine aval verdiği kişinin durumuna göre değerlendirilir.

iv. Bir Yıllık Zamanaşımı Süresi

Sebepsiz zenginleşme talebi, kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Bu süre, davanın en kritik unsurudur ve uygulamada en sık kaçırılan noktadır.

Süre hesabı iki aşamalıdır:

  1. Önce senedin kambiyo hukukundan doğan zamanaşımının hangi tarihte dolduğu belirlenir. Bono için düzenleyene karşı vadeden itibaren üç yıl, çek için ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl gibi.
  2. Bu tarihe bir yıl eklenerek sebepsiz zenginleşme davası için son tarih bulunur.

Bir yıllık süre geçtikten sonra TTK m. 732’ye dayanılamaz. Bu durumda geriye yalnız temel ilişkiye dayanan talep kalır; onun da kendi zamanaşımı süresi vardır.

v. İspat Yükü Kimdedir?

Kural olarak sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunan taraf, zenginleşmeyi ispatla yükümlüdür. Ancak kambiyo senetleri bakımından uygulama farklı bir denge kurar.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre kambiyo senedi, bir borç ilişkisinin varlığına karine oluşturur. Senedin bedelsiz olduğunu, yani karşılığında bir edim elde edilmediğini ileri süren borçlu bunu ispatlamak zorundadır. Dolayısıyla senedini süresinde takibe koyamamış hamil, senedi ve zamanaşımını ortaya koyduğunda; borçlu, senedin bedelsiz kaldığını veya borcun ödendiğini yazılı delille ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamaz.

Borçlunun ileri sürebileceği başlıca savunmalar şunlardır:

  • senet bedelinin ödendiği,
  • senedin hatır senedi olduğu ve karşılığında hiçbir edim alınmadığı,
  • senedin teminat amacıyla verildiği ve teminat konusu ilişkinin sona erdiği,
  • senedin bedelsiz kaldığı,
  • bir yıllık sürenin dolduğu,
  • senedin baştan itibaren geçersiz olduğu.

Senede karşı ileri sürülen bu iddialar kural olarak yazılı delille ispatlanır.

vi. Neler Talep Edilebilir?

Talep, borçlunun zenginleştiği ölçü ile sınırlıdır. Bu, çoğu olayda senet bedeline karşılık gelir; ancak borçlu kısmi ödeme yapmışsa veya karşılığında kısmen edim almışsa talep bu oranda azalır.

Kambiyo hukukunun sağladığı özel faiz ve masraf kalemleri bu davada istenemez. Faiz, kural olarak temerrüt tarihinden ya da dava tarihinden itibaren işletilir. Bu nedenle dava dilekçesinde faiz başlangıcının açıkça belirtilmesi önemlidir.

vii. Sebepsiz Zenginleşme Davası ile Temel İlişkiye Dayalı Dava Farkı

Hamil, senedin zamanaşımına uğraması halinde iki ayrı yola başvurabilir:

KarşılaştırmaTTK m. 732 davasıTemel ilişkiye dayalı dava
DayanakKambiyo senedi ve zenginleşmeSatış, hizmet, ödünç gibi asıl sözleşme
DavalıDüzenleyen ve kabul edenSözleşmenin karşı tarafı
SüreSenedin zamanaşımından itibaren 1 yılİlişkinin türüne göre değişen genel süreler
İspatSenet ve zamanaşımı; bedelsizliği borçlu ispatlarSözleşme ilişkisi ve edimin ifası ispatlanır
Talep kapsamıZenginleşme ölçüsündeSözleşmeden doğan alacağın tamamı

İki yol birbirini dışlamaz. Aynı davada terditli, yani kademeli olarak ileri sürülmeleri de mümkündür. Bu durumda önce kambiyo senedine dayalı talep, kabul edilmezse sebepsiz zenginleşme talebi ileri sürülür.

viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

TTK m. 732’ye dayanan dava, kıymetli evraktan kaynaklandığı için mutlak ticari dava sayılır. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmenin ifa yerine ilişkin yetki kuralı da somut olaya göre değerlendirilebilir.

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebi de bu kapsamdadır. Arabuluculuk süreci, dava için öngörülen bir yıllık süre bakımından da önem taşır; başvurunun süre dolmadan yapılması gerekir.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Senedin zamanaşımına uğradığını fark ettikten sonra bir yıllık süreyi beklemeden geçirmek,
  • davayı cirantalara karşı açmak,
  • şekil şartlarını taşımayan bir belgeye dayanarak TTK m. 732 davası açmak,
  • zenginleşme ölçüsünü aşan talepte bulunmak,
  • kambiyo hukukuna özgü faiz ve masrafları bu davada istemek,
  • arabuluculuk başvurusunu yapmadan dava açmak,
  • temel ilişkiye dayalı talebi hiç değerlendirmemek,
  • borçlu tarafından yapılan kısmi ödemeleri belgelendirmemek.

x. Hukuki Değerlendirme

Kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davası, süresini kaçırmış alacaklıya tanınan son şanstır. Ancak bu şans da bir yılla sınırlıdır ve yalnız düzenleyen ile kabul edene karşı kullanılabilir.

Bu nedenle en doğru yaklaşım, senedin zamanaşımına uğramasına hiç izin vermemektir. Zamanaşımı gerçekleşmişse de vakit kaybetmeden, hem TTK m. 732 kapsamındaki talebin hem de temel ilişkiye dayalı alacağın birlikte değerlendirilmesi gerekir. Elinizdeki zamanaşımına uğramış senede ilişkin haklarınız için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Şartları varsa bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açabilir, ayrıca temel ilişkiye dayanarak alacağınızı talep edebilirsiniz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 732 · TTK m. 778 · TTK m. 818 · TBK m. 77