İçeriğe geç

Blog / Ticaret Hukuku

Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?

· ≈5 dk okuma · Ticaret Hukuku

Bono, poliçe ve çekte zamanaşımı süreleri, sürelerin başlangıcı, kesilme ve durma halleri, zamanaşımı def’inin nerede ileri sürüleceği ve sonrasındaki haklar anlatılmaktadır.

Kambiyo senetlerinde zamanaşımı, borçlar hukukunun genel sürelerinden çok daha kısadır. Genel alacaklarda on yıla kadar uzayabilen süreler, kambiyo senetlerinde altı aya kadar inebilir. Bu kısalık, senedin hızlı dolaşımı ve borçluların uzun süre belirsizlik altında bırakılmaması amacına dayanır.

Süreleri bilmemek, alacaklı için elindeki en güçlü aracı kaybetmek anlamına gelir. Bu nedenle senedin türü, borçlunun senetteki konumu ve sürenin başlangıç tarihi birlikte değerlendirilmelidir.

i. Poliçe ve Bonoda Zamanaşımı

TTK m. 749, poliçe için üç ayrı süre öngörür. TTK m. 778 yollamasıyla bu süreler bonoya da uygulanır. Bonoyu düzenleyen kişi, poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olduğundan ona karşı açılacak talepler üç yıllık süreye tabidir.

TalepSüreBaşlangıç
Hamilin, poliçeyi kabul edene ve bonoyu düzenleyene karşı talepleri3 yılVade tarihi
Hamilin, cirantalar ve poliçeyi düzenleyene karşı talepleri1 yılSüresinde düzenlenen protestonun tarihi; senette masrafsız iade kaydı varsa vade tarihi
Bir cirantanın, diğer cirantalara ve düzenleyene karşı talepleri6 ayCirantanın senedi ödediği gün veya senedin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarih

Bu tablo, uygulamada en sık karışan noktayı gösterir: bonoyu düzenleyene karşı üç yıl, cirantalara karşı yalnız bir yıl süre vardır. Cirantalara başvuru için ayrıca süresinde protesto düzenlettirilmesi de gerekir.

Aval verene karşı süre, kimin için aval verilmişse ona uygulanan süredir. Düzenleyen için aval verilmişse üç yıllık süre, ciranta için aval verilmişse bir yıllık süre uygulanır.

ii. Çekte Zamanaşımı

TTK m. 814 uyarınca çekte zamanaşımı süreleri şöyledir:

  • Hamilin; cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
  • Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Çekte sürenin başlangıcı, ibraz tarihi değil ibraz süresinin bitim tarihidir. İbraz süresi ise çekin düzenlenme tarihine ve düzenlenme ile ödeme yerine göre on gün, bir ay veya üç ay olabilir. Bu nedenle çekte zamanaşımı hesabı yapılırken önce ibraz süresinin doğru belirlenmesi gerekir.

iii. Sürelerin Hesaplanması

Zamanaşımı süresinin hesabında şu kurallar dikkate alınır:

  • Süre, başlangıç günü sayılmaksızın işlemeye başlar.
  • Süre gün, ay veya yıl olarak belirlenmişse son günün bitiminde dolar.
  • Son gün resmî tatile rastlarsa süre, izleyen ilk iş gününün sonunda biter.
  • Vadesi gösterilmemiş ve bu nedenle görüldüğünde ödenecek sayılan senetlerde vade, ibraz tarihidir.

Görüldüğünde ödenecek senetlerde ibraz için tanınan süre kural olarak düzenlenme tarihinden itibaren bir yıldır. Bu süre içinde ibraz edilmeyen senetlerde zamanaşımı başlangıcı ayrıca değerlendirilir.

iv. Zamanaşımı Nasıl Kesilir?

TTK m. 750 uyarınca zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi ile kesilir. Kesilme halinde süre, kesilme anından itibaren yeniden işlemeye başlar.

Kambiyo hukukuna özgü ve çok önemli bir kural daha vardır: zamanaşımının kesilmesi, yalnız kesme işleminin yapıldığı kişi hakkında sonuç doğurur. Yani senette birden fazla borçlu varsa, biri hakkında başlatılan takip diğerleri bakımından zamanaşımını kesmez. Uygulamada alacaklıların en sık düştüğü hata budur: yalnız asıl borçluya takip yapılırken avalist veya cirantalar bakımından süre işlemeye devam eder ve sessizce dolar.

Borçlunun borcu ikrar etmesi, ödeme yapması veya ödeme planı imzalaması da genel hükümler çerçevesinde zamanaşımını kesici sonuç doğurabilir. Bu nedenle ödeme taahhütlerinin yazılı ve tarihli olması alacaklı yararınadır.

Takip başlatıldıktan sonra dosyanın işlemsiz bırakılması ise yeni bir zamanaşımı süresinin işlemesine yol açar. İcra dosyalarında düzenli olarak işlem yapılması, takip zamanaşımının önüne geçer.

v. Zamanaşımı Def’i Nerede İleri Sürülür?

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun ileri sürmesi gerekir. İleri sürülecek yer, uyuşmazlığın aşamasına göre değişir:

  • Takip kesinleşmeden önce: Kambiyo senetlerine mahsus takipte, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde icra mahkemesine borca itiraz yoluyla ileri sürülür.
  • Takip kesinleştikten sonra: Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımı gerçekleşmişse, borçlu icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
  • Davada: Alacak davası veya itirazın iptali davasında zamanaşımı def’i, cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidir. Süresinde ileri sürülmeyen def’i, karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça sonradan incelenmez.

vi. Zamanaşımı Dolarsa Alacak Tamamen Kaybolur mu?

Hayır. Zamanaşımı, borcu sona erdirmez; borcu eksik borç haline getirir ve dava yoluyla talep edilebilme özelliğini ortadan kaldırır. Bu nedenle zamanaşımına uğramış bir senede dayanılarak yapılan ödeme geri istenemez.

Ayrıca kambiyo hukuku, hamile ikinci bir imkân tanır. TTK m. 732 uyarınca, kambiyo senedinden doğan hakları zamanaşımı veya usul eksikliği nedeniyle düşen düzenleyen ve kabul eden, hamilin zararına zenginleştikleri ölçüde borçlu kalmaya devam ederler. Bu, sebepsiz zenginleşmeye dayanan bağımsız bir taleptir ve kambiyo senedi zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Bunun yanında hamil, temel ilişkiye dayanarak da talepte bulunabilir. Senedin verilmesine yol açan satış, hizmet veya ödünç ilişkisinden doğan alacak, kendi zamanaşımı süresine tabidir. Örneğin mal satımından doğan alacak ile bononun zamanaşımı süresi farklıdır ve senedin zamanaşımına uğraması temel alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

vii. Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

Kambiyo senedinden doğan davalar mutlak ticari dava sayılır; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. İcra takibi ve icra mahkemesine yapılan itiraz veya şikâyet için arabuluculuk aranmaz.

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • Bonoda üç yıllık süreyi bütün borçlular için geçerli sanmak,
  • cirantalara karşı bir yıllık süreyi ve protesto şartını gözden kaçırmak,
  • çekte süreyi ibraz tarihinden başlatmak,
  • yalnız asıl borçluya takip yapıp diğer borçlular bakımından süreyi kesmemek,
  • icra dosyasını uzun süre işlemsiz bırakmak,
  • zamanaşımı def’ini kanunda öngörülen kısa süre içinde ileri sürmemek,
  • zamanaşımı dolduktan sonra sebepsiz zenginleşme için tanınan bir yıllık süreyi kaçırmak,
  • temel ilişkiye dayalı talep imkânını hiç değerlendirmemek.

ix. Hukuki Değerlendirme

Kambiyo senetlerinde zamanaşımı, takvim tutmayı gerektiren bir konudur. Senedin türü, borçlunun senetteki konumu ve protesto şartı değiştikçe süre de değişir. Bir yıllık ve altı aylık süreler, ticari yoğunluk içinde fark edilmeden dolabilir.

Alacaklı için en güvenli yöntem, senet elde edildiği anda vade, ibraz süresi ve zamanaşımı tarihlerini kayıt altına almak ve her borçlu bakımından ayrı ayrı takip başlatmaktır. Borçlu için ise zamanaşımı def’inin doğru mercide ve süresinde ileri sürülmesi belirleyicidir. Elinizdeki senede ilişkin süre hesabı ve izlenecek yol için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Takip başlatılabilir; ancak borçlu süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürerse takip durur. Def’i ileri sürülmezse takip devam eder.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 732 · TTK m. 749 · TTK m. 750 · TTK m. 778 · TTK m. 814