İçeriğe geç

Blog / Ticaret Hukuku

Poliçe Nedir? Zorunlu Unsurları, Kabul ve Ödeme Süreci

· ≈5 dk okuma · Ticaret Hukuku

Poliçenin tanımı, taraflar arasındaki üçlü ilişki, zorunlu unsurları, kabule arz, vade türleri, ödeme ve başvurma hakları uygulamaya dönük biçimde anlatılmaktadır.

Poliçe, düzenleyen kişinin bir başkasına hitaben verdiği, belirli bir bedelin üçüncü bir kişiye ödenmesi yönündeki kayıtsız şartsız havaleyi içeren kambiyo senedidir. Türk hukukundaki üç kambiyo senedinden biridir; bono ve çekten en önemli farkı üç taraflı yapısıdır.

Poliçe, Türkiye’de iç ticarette bonoya göre daha az kullanılmakla birlikte dış ticarette, akreditifli işlemlerde ve bankacılık uygulamalarında hâlâ önemini korur. Ayrıca poliçeye ilişkin hükümler, kanunun yaptığı yollamalarla bono ve çeke de büyük ölçüde uygulanır. Bu nedenle poliçeyi anlamak, kambiyo hukukunun bütününü anlamak demektir.

i. Poliçedeki Taraflar

Poliçe ilişkisinde üç temel süje bulunur:

  • Düzenleyen (keşideci): Poliçeyi düzenleyen ve ödeme emrini veren kişidir.
  • Muhatap: Kendisine ödeme emri yöneltilen kişidir. Muhatap, poliçeyi kabul etmedikçe senetten sorumlu olmaz.
  • Lehtar: Poliçe bedelinin ödeneceği kişidir.

Senedin dolaşıma girmesiyle bu üçlüye cirantalar ve aval verenler de eklenir. Poliçe borçlularının hamile karşı sorumluluğu müteselsildir.

ii. Poliçenin Zorunlu Unsurları

TTK m. 671 uyarınca poliçede şu kayıtlar bulunmalıdır:

  1. Senet metninde poliçe kelimesi; senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelime,
  2. Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale,
  3. Muhatabın adı ve soyadı veya ticaret unvanı,
  4. Vade,
  5. Ödeme yeri,
  6. Kime veya kimin emrine ödenecekse onun adı (lehtar),
  7. Düzenlenme tarihi ve yeri,
  8. Düzenleyenin imzası.

Eksiklik halinde tamamlayıcı kurallar

TTK m. 672 bazı eksiklikleri giderir:

  • Vade gösterilmemişse poliçe, görüldüğünde ödenecek sayılır.
  • Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabın adı yanında yazılı olan yer, ödeme yeri ve aynı zamanda muhatabın yerleşim yeri sayılır.
  • Düzenlenme yeri gösterilmemişse düzenleyenin adı yanında yazılı olan yer, düzenlenme yeri sayılır.

Poliçe kelimesinin, kayıtsız şartsız havalenin, muhatabın, lehtarın, düzenlenme tarihinin ve imzanın eksikliği ise giderilemez. Bu unsurlardan biri eksikse belge poliçe sayılmaz.

iii. Poliçede Vade Türleri

TTK m. 703 uyarınca poliçe dört türden biriyle düzenlenebilir:

  • Görüldüğünde ödenecek poliçe: İbraz edildiği anda ödenir. Kural olarak düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme için ibraz edilmelidir.
  • Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçe: Vade, kabul şerhinin tarihinden veya protesto tarihinden itibaren işler.
  • Düzenlenme gününden belirli bir süre sonra ödenecek poliçe: Vade, düzenlenme tarihinden itibaren hesaplanır.
  • Belirli bir günde ödenecek poliçe: Senette gösterilen takvim gününde ödenir.

Bu dört türün dışında kalan, örneğin taksitli ya da belirsiz bir olaya bağlanmış vadeler poliçeyi geçersiz kılar.

iv. Kabul: Muhatap Ne Zaman Borç Altına Girer?

Poliçenin en ayırt edici kurumu kabuldür. Muhatap, poliçeyi kabul etmedikçe senetten sorumlu değildir; düzenleyenin verdiği ödeme emri tek başına muhatabı borçlu yapmaz.

Kabul, poliçenin ön yüzüne yazılan kabul edilmiştir benzeri bir ibare ve muhatabın imzası ile gerçekleşir. Muhatabın poliçenin ön yüzüne attığı imza tek başına da kabul sayılır. Kabul kayıtsız şartsız olmalıdır; bedelin bir kısmıyla sınırlı kabul mümkün olmakla birlikte, şarta bağlı kabul kabul etmeme sayılır.

Kabul ile birlikte muhatap, poliçeyi vadesinde ödemekle yükümlü asıl borçlu haline gelir. Kabul eden ödemezse hamil, ona doğrudan başvurabilir.

Poliçe, vadenin gelmesine kadar muhataba kabule arz edilebilir. Bazı poliçelerde kabule arz zorunludur, bazılarında ise düzenleyen kabule arzı yasaklamış olabilir. Kabule arz süresine ilişkin kayıtlar senedin metninden anlaşılır.

Kabul edilmezse ne olur?

Muhatap kabulden kaçınırsa, hamil kabul etmeme protestosu düzenlettirerek vadeden önce başvurma haklarını kullanabilir. Bu, hamile ciddi bir koruma sağlar: alacağın vadeye kadar beklenmesi ve borçlunun bu sürede mal varlığını eritmesi riski azalır.

v. Ödeme ve İbraz

Poliçe, vade gününde veya bunu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz edilmelidir. Ödeme yapan kişi, senedin kendisine geri verilmesini isteyebilir. Kısmi ödeme yapılmışsa bu, senet üzerine kaydedilmelidir ve hamil kısmi ödemeyi reddedemez.

Ödemede en sık yapılan hata, senedi geri almadan veya üzerine ödendi kaydı düşürmeden ödeme yapılmasıdır. Böyle bir durumda senedin iyiniyetli bir hamile devredilmesi halinde ikinci kez ödeme yapılması gündeme gelebilir.

vi. Başvurma (Müracaat) Hakkı ve Müteselsil Sorumluluk

TTK m. 724 uyarınca poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden ve aval veren, hamile karşı müteselsilen sorumludur. Hamil, bu kişilerin her birine tek tek veya hepsine birden başvurabilir; başvuru sırası bakımından bir zorunluluk yoktur.

Başvurma hakkının kullanılabilmesi için kural olarak:

  • poliçenin süresinde ödeme için ibraz edilmesi,
  • ödememe halinde süresinde protesto düzenlettirilmesi

gerekir. Senette masrafsız iade veya protestosuz kaydı varsa protesto şartı aranmaz; ancak süresinde ibraz yükümlülüğü devam eder.

Hamil, başvuru sırasında poliçe bedelini, vadeden itibaren işleyen faizi, protesto ve ihbar masrafları ile diğer zorunlu giderleri isteyebilir. Poliçeyi ödeyen ciranta ise kendisinden önce gelen borçlulara rücu edebilir.

vii. Poliçede Zamanaşımı

TTK m. 749 uyarınca:

  • Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek talepler, vadeden itibaren üç yılda,
  • Hamilin, cirantalar ile düzenleyene karşı talepleri, süresinde düzenlenen protesto tarihinden veya senette masrafsız iade kaydı varsa vade tarihinden itibaren bir yılda,
  • Bir cirantanın diğer cirantalar ve düzenleyene karşı talepleri, poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ayda

zamanaşımına uğrar. Zamanaşımının kesilmesi, kural olarak yalnız kesme işleminin yapıldığı kişi bakımından sonuç doğurur.

Zamanaşımının dolması alacağı tümüyle ortadan kaldırmaz. Şartları varsa sebepsiz zenginleşmeye dayanan talep gündeme gelebilir.

viii. Poliçe ile Bono ve Çek Arasındaki Farklar

ÖzellikPoliçeBonoÇek
Taraf sayısıÜçİkiÜç (muhatap banka)
NiteliğiHavaleÖdeme vaadiHavale ve ödeme aracı
KabulMümkünSöz konusu değilYasak
VadeDört türde kararlaştırılabilirDört türde kararlaştırılabilirGörüldüğünde ödenir
MuhatapHerkes olabilirYokYalnız banka

ix. Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

Poliçeden doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayılır; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Muhatabın kabulü olmadan onun borçlu sayılacağını düşünmek,
  • kabule arz sürelerini kaçırmak,
  • ödememe protestosunu süresinde düzenlettirmemek,
  • kanunda öngörülmeyen bir vade türü kararlaştırmak,
  • poliçe bedelini öderken senedi geri almamak,
  • kısa zamanaşımı sürelerini adi alacak süreleriyle karıştırmak,
  • yabancı unsurlu poliçelerde uygulanacak hukuku ve ibraz yerini incelememek.

xi. Hukuki Değerlendirme

Poliçe, doğru kullanıldığında hem satıcıya hem alıcıya güvence sağlayan esnek bir araçtır. Ancak kabul, ibraz ve protesto gibi aşamaların her biri kısa sürelere bağlanmıştır. Bir aşamanın atlanması, hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı haklarını kaybetmesine yol açar.

Özellikle dış ticaret işlemlerinde poliçenin akreditif, taşıma belgeleri ve satış sözleşmesiyle uyumlu düzenlenmesi gerekir. Poliçeye dayalı alacağınızın tahsili veya poliçeden doğan sorumluluğunuz için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Bonoda düzenleyen kendisi ödemeyi vaat eder; poliçede ise düzenleyen bir başkasına ödeme emri verir. Bononun düzenleyeni, poliçeyi kabul eden gibi asıl borçludur.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 671 · TTK m. 672 · TTK m. 703 · TTK m. 724 · TTK m. 749