İçeriğe geç

Blog / Ticaret Hukuku

Senet Kaybolursa Ne Yapılır? Zayi Nedeniyle Senedin İptali

· ≈5 dk okuma · Ticaret Hukuku

Kaybolan veya çalınan bono, poliçe ve çekte ödeme yasağı kararı, iptal davasının usulü, ilan, görevli ve yetkili mahkeme ile iptal kararının sonuçları açıklanmaktadır.

Kıymetli evrakta hak, senede bağlıdır. Senedi elinde bulundurmayan kişi kural olarak hakkını ileri süremez, alacağını takip edemez ve senedi devredemez. Bu nedenle bir bononun, çekin veya poliçenin kaybolması, çalınması ya da yanması yalnız bir kâğıdın kaybı değildir; alacağın kendisini kullanılamaz hale getirir.

Kanun bu sorunu, senedin iptali kurumuyla çözer. İptal kararı, senedin fiziken elde bulunmaması nedeniyle kullanılamayan hakkın yeniden ileri sürülebilmesini sağlar.

i. Zayi Ne Demektir?

Zayi, senedin hak sahibinin iradesi dışında elinden çıkmasıdır. Başlıca hâller şunlardır:

  • senedin kaybolması,
  • çalınması,
  • yanması, yırtılması veya okunamaz hale gelmesi,
  • kimde olduğunun bilinmemesi,
  • senedin kimde olduğu bilinmekle birlikte geri alınamaması.

Son iki durum arasındaki fark önemlidir. Senedin kimde olduğu biliniyorsa, iptal yoluna gitmek yerine senedin iadesi için dava açılması gündeme gelir. Senedi elinde bulunduran kişi belli değilse iptal yoluna başvurulur.

ii. İlk Adım: Ödeme Yasağı Kararı

Senedini kaybeden kişinin en acil ihtiyacı, senedin başkasına ödenmesini engellemektir. TTK m. 757 uyarınca senedi elinden rızası dışında çıkan kişi, mahkemeden ödeme yasağı kararı verilmesini isteyebilir. Bu karar, senet bedelinin ödenmemesi yönünde muhataba veya borçluya yöneltilir.

Ödeme yasağı, iptal talebiyle birlikte veya iptal başvurusundan önce istenebilir. Kararın hızla alınması, senedin iyiniyetli bir üçüncü kişiye devredilmesi riskini azaltır.

Çekte de aynı yol izlenir. TTK m. 818, poliçenin iptaline ilişkin hükümleri çeke de uygulanabilir kılar. Çek bakımından ödeme yasağı kararı muhatap bankaya bildirilir. Bu, çekten cayma bildiriminden farklı bir yoldur; cayma ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade ederken, ödeme yasağı kararı derhal sonuç doğurur.

Bonoda ise TTK m. 778 yollamasıyla poliçenin iptaline ilişkin hükümler uygulanır.

iii. İptal Davasının Usulü

Senedin iptali, iki taraflı bir çekişme içermediğinden çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Yargılama, aşağıdaki aşamalarla ilerler.

1. Başvuru ve senedin ispatı

Başvuran kişi, senedin varlığını ve zıyaını ispat etmek zorundadır. Senedi hiç görmemiş bir kişinin iptal talebi kabul edilmez. Bu aşamada sunulabilecek deliller şunlardır:

  • senedin fotokopisi veya taranmış örneği,
  • senedin verildiğine ilişkin sözleşme, tutanak veya yazışma,
  • ticari defter ve muhasebe kayıtları,
  • banka tahsil dosyası kayıtları,
  • hırsızlık veya kayıp nedeniyle yapılan kolluk başvurusu ve savcılık soruşturma evrakı,
  • yangın, sel gibi olaylarda ilgili kurum raporları,
  • tanık beyanları.

Senedin içeriğinin, yani düzenleyen, tutar, vade ve lehtar bilgilerinin ortaya konulması gerekir. Bu bilgiler olmadan hangi senedin iptal edileceği belirlenemez.

2. Ödeme yasağı ve koruyucu tedbirler

Mahkeme, talep üzerine borçlunun senet bedelini ödemesini yasaklayabilir. Uygulamada bu karar, muhatap bankaya veya senet borçlusuna tebliğ edilerek sonuç doğurur.

3. İlan yoluyla davet

Mahkeme, senedi elinde bulunduran kişiyi, belirlediği süre içinde senedi mahkemeye ibraz etmeye ilan yoluyla davet eder. İlan, senedin niteliğine göre Ticaret Sicili Gazetesi ve mahkemenin uygun göreceği diğer vasıtalarla yapılır. İlanda senedin ayırt edici bilgileri ile ibraz edilmemesi halinde iptaline karar verileceği belirtilir.

4. İptal kararı

Belirlenen süre içinde senet ibraz edilmezse mahkeme senedin iptaline karar verir. Senet ibraz edilirse iptal talebi reddedilir ve uyuşmazlık, senedin kime ait olduğu yönünden genel hükümlere göre çözülür.

iv. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kıymetli evrak TTK’da düzenlendiğinden, senedin iptaline ilişkin işler TTK m. 4 uyarınca ticari iş sayılır ve TTK m. 5 uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu işlere asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetkili mahkeme kural olarak senedin ödeme yerindeki mahkemedir. Ödeme yeri belirlenemiyorsa senedin türüne göre düzenleyenin veya muhatabın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olabilir. Çekte, muhatap banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesine başvurulması uygulamada tercih edilir.

Çekişmesiz yargı işi olduğu için dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.

v. İptal Kararının Sonuçları

İptal kararı, senedin hukuken ortadan kalkmasını sağlar. Bu kararla birlikte:

  • Senet, hak sahipliğini gösterme işlevini kaybeder; artık kimse ona dayanarak hak iddia edemez.
  • Hak sahibi, alacağını senet olmaksızın ileri sürebilir. Borçludan ödeme isteyebilir, gerekirse dava açabilir.
  • İptal kararı senedin yerine geçmez; alacağın varlığını ispatlamaz. Yalnız senedin ibrazı zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Bu ayrım çok önemlidir. İptal kararı alan kişi, borçlunun temel ilişkiden doğan savunmalarıyla karşılaşabilir. Örneğin borçlu, borcun ödendiğini veya senedin bedelsiz kaldığını ileri sürebilir.

vi. İptal Kararıyla Kambiyo Takibi Yapılabilir mi?

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip için senedin aslının icra dosyasına sunulması gerekir. Senedin aslı bulunmadığından, iptal kararına dayanılarak kambiyo takibi yapılıp yapılamayacağı uygulamada tartışılmıştır. Yerleşik yaklaşım, iptal kararının senedin aslının yerini tutmadığı ve alacağın genel hükümlere göre takip edilmesi gerektiği yönündedir.

Bu nedenle senedini kaybeden alacaklının, iptal kararından sonra genel haciz yoluyla takip başlatması veya alacak davası açması gerekir. Bu davada iptal kararı, senedin varlığını ve içeriğini gösteren önemli bir delil olarak kullanılır.

vii. Süreler ve Zamanaşımı

İptal başvurusu için kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir; ancak alacağın kambiyo hukukundan doğan zamanaşımı süreleri işlemeye devam eder. Zamanaşımı dolduktan sonra alınan iptal kararı, alacağın tahsilini sağlamaz.

Bu nedenle senedin kaybolduğu fark edildiği anda harekete geçmek gerekir. Gecikme iki riski birden büyütür: senedin üçüncü kişiye geçmesi ve alacağın zamanaşımına uğraması.

viii. Senedi Elinde Bulunduran Kişi Ne Yapabilir?

İlan üzerine senedi ibraz eden kişi, senedi hangi hukuki sebeple edindiğini açıklar. Senedin usulüne uygun ciro ile ve iyiniyetle devralındığı anlaşılırsa iptal talebi reddedilir. Bu durumda uyuşmazlık, senedin mülkiyetine ilişkin bir dava ile çözülür.

Senedi kötüniyetle veya ağır kusurla edinen kişi ise senedi geri vermek zorundadır. Senedin çalınması halinde ayrıca ceza soruşturması yürütülür.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Senet kaybolduğunda yalnız borçluya sözlü bildirim yapıp mahkemeye başvurmamak,
  • ödeme yasağı istemeden doğrudan iptal talebiyle yetinmek,
  • senedin fotokopisini veya kayıtlarını saklamamak,
  • çalınan senet için kolluğa başvurmamak,
  • çekte cayma bildirimini iptal yolu sanmak,
  • iptal kararının alacağı ispatladığını düşünmek,
  • iptal kararıyla kambiyo takibi başlatmaya çalışmak,
  • zamanaşımı sürelerini takip etmemek.

x. Hukuki Değerlendirme

Senedin kaybı, alacağı kendiliğinden sona erdirmez; ancak alacağın kullanılmasını fiilen imkânsız hale getirir. Bu nedenle atılacak ilk adım hızla ödeme yasağı kararı almak, ikinci adım ise iptal sürecini başlatmaktır.

Sürecin başarısı, senedin varlığının ve içeriğinin ispatına dayanır. Bu nedenle işletmelerin senetleri teslim alırken fotokopisini almaları, seri numarası, tutar ve vade bilgilerini kayıt altına almaları en etkili önlemdir. Kaybolan veya çalınan senedinizle ilgili izlenecek yol için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Fotokopi, senedin aslının yerini tutmaz. Alacağın senede dayanarak ileri sürülebilmesi için iptal kararı gerekir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 757 · TTK m. 778 · TTK m. 818 · TTK m. 4 · TTK m. 5