İçeriğe geç

Blog / Ceza Hukuku

Kasten Yaralama Suçu Nedir? Basit Tıbbi Müdahale, Ceza ve Uzlaştırma

· ≈6 dk okuma · Ceza Hukuku

TCK m. 86 kasten yaralama suçunun unsurları, basit tıbbi müdahale kavramı, nitelikli hâller, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, uzlaştırma ve şikâyet süresi.

Kasten yaralama, ceza mahkemelerinin en çok karşılaştığı suç tiplerinden biridir. Trafikte çıkan tartışmalar, komşuluk uyuşmazlıkları, aile içi olaylar ve iş yeri anlaşmazlıkları çoğu zaman bu suçun konusunu oluşturur.

Dosyanın sonucunu belirleyen en önemli belge, adli raporda yer alan tek bir cümledir: yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı. Bu tespit hem cezayı hem şikâyet zorunluluğunu hem de uzlaştırma imkânını doğrudan etkiler.

i. Kasten Yaralama Suçu Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86/1'e göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Görüldüğü gibi suçun oluşması için mutlaka kanama, kırık ya da görünür bir yara gerekmez. Vücuda acı verilmesi ya da sağlığın bozulması yeterlidir. Bu nedenle iz bırakmayan bir tokat da suçu oluşturabilir.

ii. Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilir Yaralanma

TCK m. 86/2 uyarınca yaralamanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Bu değerlendirme hekim tarafından, Adli Tıp Kurumu'nun ölçütlerine göre düzenlenen adli raporla yapılır. Raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmadığı, hayati tehlike bulunup bulunmadığı, kemik kırığı veya çıkığı olup olmadığı ve varsa iyileşme süresi belirtilir.

Bu nedenle olaydan sonra vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması ve darp raporu alınması büyük önem taşır. Geç alınan rapor, yaralanma ile olay arasındaki bağın ispatını zorlaştırır.

iii. Cezayı Artıran Nitelikli Hâller

TCK m. 86/3 uyarınca kasten yaralama suçunun aşağıdaki hâllerde işlenmesi durumunda şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır:

  • üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi,
  • beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi,
  • kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi,
  • silahla işlenmesi,
  • canavarca hisle işlenmesi.

Canavarca hisle işlenen yaralamada artırım oranı daha yüksektir. Silah kavramı geniş yorumlanır; ateşli silahların yanı sıra saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü alet ile niteliği itibarıyla yaralamaya elverişli sayılan araçlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Nitelikli hâller uygulandığında suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar; mağdur şikâyetinden vazgeçse bile yargılama sürer.

iv. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama

TCK m. 87, yaralamanın mağdurda belirli ağır sonuçlara yol açması hâlinde cezanın artırılacağını düzenler. Bu sonuçlar arasında;

  • duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması,
  • konuşmada sürekli zorluk,
  • yüzde sabit iz,
  • yaşamı tehlikeye sokan bir durum,
  • gebe kadına karşı işlenip erken doğuma neden olunması

sayılabilir. Daha ağır sonuçlar bakımından, örneğin bir organın işlevinin tamamen yitirilmesi, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girilmesi, yüzün sürekli değişikliğine ya da çocuk düşürmeye neden olunması hâlinde ceza daha da artar. Kemik kırılması veya çıkığı hâlinde ise kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre ayrı bir artırım uygulanır.

Yaralamanın ölümle sonuçlanması hâlinde ise kasten yaralama sonucu ölüme neden olma hükümleri uygulanır.

TCK m. 88 ise yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlini düzenler ve bu hâlde cezanın indirileceğini öngörür.

v. Haksız Tahrik ve Meşru Savunma

Kasten yaralama dosyalarında en sık ileri sürülen savunmalar haksız tahrik ve meşru savunmadır.

Haksız tahrik, failin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket etmesidir; kabul edilirse cezada önemli indirim yapılır. Meşru savunma ise gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla hareket edilmesidir; koşulları varsa faile ceza verilmez.

Karşılıklı yaralama olaylarında her iki tarafın da eylemi ayrı ayrı değerlendirilir. Kimin saldırıyı başlattığı, orantı ve tahrik tartışmaları dosyanın seyrini belirler.

vi. Şikâyet ve Süre

TCK m. 86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama şikâyete bağlıdır. Bu hâlde TCK m. 73 uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir.

Buna karşılık TCK m. 86/1 kapsamındaki yaralama ile m. 86/3'teki nitelikli hâller ve m. 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama şikâyete bağlı değildir.

vii. Uzlaştırma

Kasten yaralama, CMK m. 253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlardandır. Ancak kanun, TCK m. 86'nın üçüncü fıkrasındaki nitelikli hâlleri uzlaştırma kapsamı dışında bırakmıştır. TCK m. 88'deki ihmali davranışla yaralama ise kapsam içindedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama bakımından uzlaştırma yoluna gidilemez.

Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; kovuşturma aşamasında uzlaşma sağlanırsa dava düşer. Uzlaşma belgesindeki edim yerine getirilmezse belge ilam niteliğinde sayılır ve icraya konulabilir.

Ayrıca uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, kapsam dışındaki bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.

viii. Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Yargılama Usulü

Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın ağır sonuçlar doğurduğu ve cezanın on yılı aştığı hâllerde ağır ceza mahkemesi görevli olabilir.

Cezanın üst sınırının iki yılı aşmadığı hâllerde CMK m. 251 kapsamında basit yargılama usulü uygulanabilir. Dava zamanaşımı TCK m. 66'ya göre belirlenir; temel hâlde sekiz yıllık süre söz konusudur.

ix. Deliller ve İspat

Bu dosyalarda öne çıkan deliller şunlardır:

  • adli muayene raporu ve hastane kayıtları,
  • olay yeri ve yaralanmaya ilişkin fotoğraflar,
  • güvenlik kamerası görüntüleri,
  • kolluk tutanakları,
  • tanık beyanları,
  • olay öncesi ve sonrasına ilişkin mesajlaşma kayıtları,
  • varsa 112 çağrı kayıtları,
  • ek rapor veya Adli Tıp Kurumu görüşü.

Yaralanmanın derecesine ilişkin ilk rapor eksik veya çelişkili ise ek rapor alınması talep edilmelidir. Yüzde sabit iz gibi tespitler çoğu zaman belirli bir iyileşme süresi geçtikten sonra yapılır.

x. Sık Yapılan Hatalar

  • Hastaneye gitmeden veya rapor almadan şikâyette bulunmak.
  • Şikâyete bağlı hâlde altı aylık süreyi kaçırmak.
  • Uzlaştırma teklifini içeriğini anlamadan reddetmek.
  • Yaralanmanın derecesine ilişkin rapora itiraz etmemek.
  • Karşılıklı olaylarda kendi eylemi bakımından savunma hazırlamamak.
  • Tanıkların isim ve iletişim bilgilerini not etmemek.
  • Manevi tazminat talebini ceza dosyasında bekleyip hukuk yolunu ihmal etmek.

xi. Hukuki Değerlendirme

Kasten yaralama dosyalarında sonuç, büyük ölçüde adli raporun içeriğine ve olayın hangi nitelikli hâl kapsamında değerlendirildiğine bağlıdır. Aynı olay, raporun derecesine göre şikâyete bağlı bir suç ile re'sen soruşturulan bir suç arasında gidip gelebilir.

Mağdur açısından erken rapor almak, delilleri toplamak ve uzlaşma sürecini bilinçli yönetmek gerekir. Şüpheli açısından ise haksız tahrik, meşru savunma ve orantı tartışmalarının ilk ifadeden itibaren doğru kurulması belirleyicidir. Somut olayınız için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Vücuda acı veren her hareket kasten yaralamayı oluşturabilir. İz bırakmaması, suçun oluşmadığı anlamına gelmez; yalnız yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir sayılmasına ve dolayısıyla şikâyete bağlı hâle gelmesine yol açar.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

İlgili mevzuat

TCK m. 86 · TCK m. 87 · TCK m. 88 · TCK m. 73 · CMK m. 253