Blog / Ceza Hukuku
Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Trafik Kazalarında Şikâyet ve Bilinçli Taksir
· ≈5 dk okuma · Ceza Hukuku
TCK m. 89 taksirle yaralama suçunun unsurları, bilinçli taksir ayrımı, trafik kazalarında şikâyet süresi, uzlaştırma, kusur oranı ve tazminat yolu.
Taksirle yaralama, uygulamada en çok trafik kazaları nedeniyle gündeme gelen suçtur. Bunun yanında iş kazaları, inşaat alanlarındaki olaylar, tıbbi uygulama hataları, spor faaliyetleri ve site içi güvenlik eksiklikleri de bu suçun konusunu oluşturabilir.
Suçun temelinde kasıt değil, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık vardır. Bu nedenle sorumluluğun belirlenmesinde kusur oranı, öngörülebilirlik ve nedensellik bağı öne çıkar.
i. Taksir Nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22'ye göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın, suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Taksirle işlenen fiiller yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır.
Kanun ayrıca bilinçli taksiri düzenler: kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir söz konusudur ve ceza artırılır.
Bu ayrım pratik olarak şudur: sürücünün hızlı gitmesi sonucu kaza yapması basit taksir; kırmızı ışıkta geçilmesi ya da ağır alkollü araç kullanılması gibi neticeyi öngörmesine rağmen kendi becerisine güvenerek hareket edilmesi ise çoğu zaman bilinçli taksir olarak değerlendirilir.
TCK m. 22'nin son fıkrası önemli bir hüküm içerir: taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez. Bilinçli taksir hâlinde ise ceza belirli oranda indirilebilir. Bu hüküm, örneğin kendi çocuğunu yaralayan sürücü bakımından uygulanabilir.
ii. Taksirle Yaralamanın Cezası
TCK m. 89/1 uyarınca taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Fiilin mağdurun vücudunda belirli ağır sonuçlar doğurması hâlinde ceza artar. Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, kemik kırılması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan bir durum ile organ işlevinin yitirilmesi, iyileşme olanağı bulunmayan hastalık, yüzün sürekli değişikliği gibi sonuçlar bakımından farklı artırım oranları uygulanır.
Fiil sonucunda birden fazla kişinin yaralanması hâlinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
iii. Şikâyete Bağlı mıdır?
TCK m. 89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: birinci fıkra kapsamına giren, yani basit nitelikteki yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.
Şikâyet süresi TCK m. 73 uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Trafik kazalarında bu süre çoğu zaman kaza tarihinden işlemeye başlar. Uygulamada en sık yapılan hata, tedavi sürecinin veya sigorta işlemlerinin beklenmesi nedeniyle sürenin geçirilmesidir.
Kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olması, şikâyetin yerine geçmez. Mağdurun ayrıca şikâyette bulunması gerekir.
iv. Uzlaştırma
Taksirle yaralama, CMK m. 253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlardandır. Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar uzlaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; kovuşturma aşamasında uzlaşma sağlanırsa dava düşer.
Uzlaşma bu suç tipinde sık kullanılır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, uzlaşma metninin tazminat konusunu da kapsayıp kapsamadığıdır. Metinde maddi ve manevi zararın karşılandığı yazılıyorsa, sonradan aynı zarar için talepte bulunmak güçleşir. Tedavi henüz tamamlanmamışken ve kalıcı sonuçlar belli değilken imzalanan uzlaşma metinleri ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
v. Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
Trafik kazalarında kusur, olay yeri verileri, kaza tespit tutanağı, araç hasar durumu, fren izleri, kamera kayıtları ve varsa takograf ile araç içi kayıt sistemleri esas alınarak bilirkişi tarafından belirlenir.
Kusur oranı hem ceza yargılamasını hem de tazminat hesabını etkiler. Ceza yargılamasında failin kusurunun bulunması aranır; mağdurun kusuru varsa ceza tayininde ve tazminatta indirim sebebi olur. Tam kusursuzluk hâlinde suç oluşmaz.
İş kazalarında ise işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı, eğitim ve ekipman sağlanıp sağlanmadığı incelenir. Bu dosyalarda işveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve saha yöneticileri bakımından ayrı ayrı kusur değerlendirmesi yapılır.
vi. Tazminat Yolu
Ceza yargılaması, mağdurun zararını kendiliğinden karşılamaz. Trafik kazalarında maddi ve manevi zararların tahsili için;
- zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tedavi giderleri ve sürekli sakatlık tazminatı için sigortacıya başvurulması,
- sigortacının cevabı olumsuzsa veya süresinde cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu'na ya da mahkemeye başvurulması,
- sigorta kapsamı dışında kalan zararlar ile manevi tazminat için sorumlulara karşı dava açılması
gerekir. Manevi tazminat, zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır.
Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'ndaki zamanaşımı süreleri geçerlidir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da uygulanır.
vii. Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Cezanın üst sınırının iki yılı aşmadığı hâllerde CMK m. 251 kapsamında basit yargılama usulü uygulanabilir.
Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Dava zamanaşımı TCK m. 66'ya göre belirlenir; temel hâlde sekiz yıllık süre uygulanır.
viii. Deliller ve İspat
Bu dosyalarda öne çıkan deliller şunlardır:
- kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisi,
- adli muayene raporu, hastane kayıtları ve epikriz,
- alkol ve uyuşturucu madde ölçüm tutanakları,
- kamera ve araç içi kayıt görüntüleri,
- tanık beyanları,
- araç muayene ve bakım kayıtları,
- iş kazalarında risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları ve iş güvenliği belgeleri,
- kusur ve maluliyet bakımından bilirkişi raporları.
Maluliyet oranı, tedavi tamamlandıktan sonra düzenlenen sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Bu rapor hem ceza hem tazminat sürecinde belirleyicidir.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Altı aylık şikâyet süresini tedavi sürecini beklerken kaçırmak.
- Kaza tespit tutanağının şikâyet yerine geçtiğini sanmak.
- Tedavi bitmeden ve maluliyet belli olmadan uzlaşma metnini imzalamak.
- Uzlaşma metninde tazminattan feragat edildiğini fark etmemek.
- Kusur raporuna itiraz etmemek.
- Sigortaya başvurmadan doğrudan dava açmak ve dava şartı eksikliğiyle karşılaşmak.
- Bilinçli taksir tartışmasını hiç yapmamak.
x. Hukuki Değerlendirme
Taksirle yaralama dosyalarında iki ayrı süreç birlikte yürür: ceza soruşturması ve zararın tazmini. Ceza dosyası kısa şikâyet süresine tabidir; tazminat süreci ise maluliyetin belirlenmesini gerektirdiği için daha uzun sürer.
Bu nedenle mağdurun, şikâyet süresini kaçırmadan başvurması, tedavi ve maluliyet süreci tamamlanmadan uzlaşma metnini imzalamaması ve sigorta başvurusunu usulüne uygun yapması gerekir. Şüpheli açısından ise kusur oranının ve bilinçli taksir iddiasının teknik verilerle tartışılması belirleyicidir. Somut olayınız için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Basit nitelikteki yaralamada şikâyet aranır; şikâyet yoksa soruşturma yapılmaz. Ancak yaralama bilinçli taksirle gerçekleşmişse ve birinci fıkra kapsamının dışındaysa şikâyet aranmaksızın soruşturma yürütülür.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
İlgili mevzuat
TCK m. 22 · TCK m. 89 · TCK m. 73 · CMK m. 253 · TCK m. 66
Bu yazı Ceza Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Ceza Hukuku — İlgili Yazılar
- Kasten Yaralama Suçu Nedir? Basit Tıbbi Müdahale, Ceza ve Uzlaştırma
- Mala Zarar Verme Suçu Nedir? Şikâyet Süresi, Cezası ve Tazminat Yolu
- Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir? Zilyetliğin Devri, Cezası ve Şikâyet
- Dolandırıcılık Suçu Nedir? Hile Unsuru, Cezası ve Şikâyet Yolu
- Şikâyetten Vazgeçme Nedir? Sonuçları ve Geri Alınabilir mi?
- Nitelikli Dolandırıcılık Nedir? TCK m. 158 Hâlleri ve Ağır Ceza Yargılaması