İçeriğe geç

Blog / Şirketler Hukuku

Limited Şirkette Müdür Nasıl Azledilir? Yetkinin Sınırlandırılması ve Mahkeme Yolu

· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku

Limited şirkette müdürün genel kurul kararıyla görevden alınması, haklı sebeple mahkemeden yetki kaldırılması istemi, istifa, tescil ve azlin sözleşmesel sonuçları.

Limited şirkette yönetim ve temsil müdürlere aittir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisi bozulduğunda ya da müdür görevini kötüye kullandığında, ortakların ilk başvurduğu araç azil talebidir. Ancak azil, çoğu zaman sanıldığı kadar basit değildir; özellikle müdür aynı zamanda çoğunluk ortaksa genel kurul kararıyla sonuç almak mümkün olmaz.

Kanun bu ihtimali öngörmüş ve iki ayrı yol tanımıştır: genel kurul kararıyla görevden alma ve haklı sebeplerin varlığında mahkemeye başvurma. Bu iki yolun şartları, tarafları ve sonuçları birbirinden farklıdır.

i. Müdürün Görevden Alınması Kimin Yetkisindedir?

TTK m. 616 uyarınca müdürlerin atanması ve görevden alınması genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. TTK m. 630 uyarınca genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir; yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.

Bu yetkinin temel özellikleri şunlardır:

  • Haklı sebep aranmaz. Genel kurul, müdürü sebep göstermeksizin görevden alabilir. Güven ilişkisinin sürdürülememesi tek başına yeterlidir.
  • Karar nisabı: Şirket sözleşmesinde ağırlaştırılmış bir nisap öngörülmemişse, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu yeterlidir.
  • Gündem şartı: Müdürlerin görevden alınması ve yerlerine yenilerinin seçilmesi, gündemde madde bulunmasa dahi görüşülebilecek konular arasında sayılır. Bununla birlikte gündemde açıkça yer verilmesi uygulamada güvenli yoldur.
  • Oydan yoksunluk: Müdür aynı zamanda ortaksa, kendi azline ilişkin oylamada oy kullanıp kullanamayacağı, kararın kişisel nitelikli bir işe ilişkin olup olmadığına göre değerlendirilir. İbra kararında müdür ortakların oy kullanamayacağı ise açıktır.

Azil kararı alındıktan sonra, TTK m. 631 uyarınca durum ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Tescil edilmedikçe, azledilen müdürün üçüncü kişilerle yaptığı işlemler bakımından sicile güvenen iyiniyetli kişiler korunur.

ii. Şirket Sözleşmesiyle Atanan Müdür Azledilebilir mi?

Müdürün şirket sözleşmesinde gösterilmiş olması, azlini imkânsız kılmaz. Şirket sözleşmesinde müdür olarak belirlenen kişi de genel kurul kararıyla görevden alınabilir. Ancak bu durumda şirket sözleşmesindeki ilgili hükmün değiştirilmesi gerekeceğinden, sözleşme değişikliği nisapları da gözetilmelidir.

Şirket sözleşmesi, belirli bir ortağa müdür seçilme veya müdür belirleme hakkı tanımış olabilir. Böyle bir imtiyaz, azli tamamen engellemez; ancak azil kararının şirket sözleşmesine aykırılık nedeniyle iptali gündeme gelebilir. Bu nedenle şirket sözleşmesindeki yönetim hükümlerinin azil öncesinde dikkatle okunması gerekir.

Ayrıca TTK m. 623 uyarınca ortaklardan en az birinin şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması zorunludur. Tüm ortak müdürlerin azledilip yalnız dışarıdan müdür bırakılması, bu kurala aykırılık oluşturur.

iii. Haklı Sebeple Mahkemeye Başvurma

Azil kararı için gereken çoğunluğa sahip olmayan ortaklar çaresiz değildir. TTK m. 630 uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

Bu davanın özellikleri:

  • Her ortak açabilir. Asgari pay oranı aranmaz. Tek bir ortağın dava hakkı vardır.
  • Haklı sebep aranır. Sebebin somut olarak ortaya konması gerekir.
  • Hasım şirkettir. Dava şirkete karşı açılır; ilgili müdürün de davada yer alması uygulamada tercih edilir.
  • Mahkeme takdir yetkisine sahiptir. Yetkinin tamamen kaldırılmasına karar verebileceği gibi, belirli işlemlerle sınırlandırılmasına da karar verebilir.

Haklı sebep sayılan başlıca hâller

  • Şirket kaynaklarının kişisel amaçla kullanılması,
  • Muhasebe ve belge düzeninin kurulmaması, defterlerin usulsüz tutulması,
  • Genel kurulun toplantıya çağrılmaması,
  • Ortakların bilgi alma ve inceleme haklarının sürekli engellenmesi,
  • Rekabet yasağının ihlâli, şirketle rekabet eden faaliyet yürütülmesi,
  • İlişkili kişilerle şirket aleyhine işlemler yapılması,
  • Vergi ve prim borçlarının ödenmemesi, şirketin takip baskısı altına sokulması,
  • Şirketin finansal durumunun bozulmasına rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması,
  • Ortaklar arasında ayrım yapılması, eşit işlem ilkesinin ihlâli,
  • Ağır ve sürekli özensizlik.

Tek başına görüş ayrılığı veya işletme kararlarının başarısız olması, kural olarak haklı sebep sayılmaz. Ticari risk, yönetimin doğal parçasıdır.

iv. İhtiyati Tedbir Talebi

Haklı sebeple açılan davada, yargılama süresince şirketin zarara uğramasını önlemek için HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir istenebilir. Uygulamada talep edilen tedbirler şunlardır:

  • Müdürün temsil yetkisinin dava sonuna kadar durdurulması,
  • Belirli tutarın üzerindeki işlemler için mahkeme veya kayyım onayı aranması,
  • Şirket banka hesapları üzerinde çift imza şartı getirilmesi,
  • Şirkete kayyım atanması,
  • Taşınmaz ve araç kayıtlarına devir yasağı şerhi konulması.

Kayyım atanması ağır bir tedbirdir ve şirketin işleyişini doğrudan etkiler. Mahkemeler bu tedbire, şirketin ciddi ve yakın zarar tehlikesi altında olduğu hâllerde başvurur. Yaklaşık ispat için belge sunulması gerekir; soyut iddialar yeterli görülmez.

v. Müdürün İstifası

Müdür, görevinden her zaman istifa edebilir. İstifanın geçerliliği için genel kurulun kabulü aranmaz; ancak istifanın sonuç doğurması için şirkete ulaşması gerekir.

İstifa sürecinde atlanmaması gerekenler:

  1. İstifa dilekçesinin şirkete ispatlanabilir biçimde ulaştırılması,
  2. Genel kurulun toplanarak istifanın kayda geçirilmesi ve yeni müdür atanması,
  3. Kararın ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesi,
  4. Vergi dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu nezdindeki yetkili kayıtlarının güncellenmesi,
  5. Banka imza sirkülerinin ve yetkilerin iptali,
  6. Devir tutanağı, mizan ve kasa sayımı yapılması.

Tescil edilmemiş istifa, kamu alacaklarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk bakımından ciddi risk yaratır. Sicilde müdür olarak görünmeye devam eden kişi, fiilen ayrılmış olsa dahi ağır bir ispat yüküyle karşılaşır. Zamansız istifa, şirketi zarara uğratırsa tazminat sorumluluğu doğurabilir.

vi. Azlin Sözleşmesel Sonuçları

Müdürlük sıfatı ile müdür ile şirket arasındaki hizmet veya vekâlet ilişkisi birbirinden ayrıdır. Azil kararı müdürlük sıfatını sona erdirir; ancak taraflar arasındaki iş sözleşmesinin akıbeti ayrıca değerlendirilir.

  • Müdür aynı zamanda şirketin işçisi konumundaysa, azil tek başına iş sözleşmesini sona erdirmez. İş sözleşmesinin feshi için 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve kıdem ile ihbar tazminatı gündeme gelebilir.
  • Müdür ortak ise, azil ortaklık sıfatını etkilemez. Ortak, payını korumaya ve ortaklık haklarını kullanmaya devam eder.
  • Sözleşmede kararlaştırılmış ücret, prim veya tazminat kayıtları varsa bunların geçerliliği ayrıca incelenir.

Azledilen müdür, azil kararının kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararının iptalini isteyebilir. Dava, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Ancak azlin haklı sebebe dayanma zorunluluğu bulunmadığından, iptal davasında başarı şansı sınırlıdır; asıl tartışma çoğu zaman nisap ve usul üzerinden yürür.

vii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Müdürün azli, yetkisinin sınırlandırılması ve genel kurul kararının iptali davaları ticari dava niteliğindedir; asliye ticaret mahkemesinde görülür. HMK m. 14/2 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Bu davalar konusu bir miktar paranın ödenmesi olmadığından TTK m. 5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Buna karşılık azledilen müdürün ücret, tazminat veya alacak talepleri para alacağı niteliğindedir; iş ilişkisi varsa 7036 sayılı Kanun m. 3, ticari nitelikteyse TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır.

viii. Sık Yapılan Hatalar

  • Azil kararını genel kurul yerine müdürler kurulu kararıyla almaya çalışmak,
  • Azil kararını ticaret siciline tescil ettirmemek,
  • Banka imza yetkilerini ve vekâletnameleri iptal etmemek,
  • Şirket sözleşmesindeki yönetim imtiyazlarını incelememek,
  • Tüm ortak müdürleri azledip kanunun aradığı ortak müdür şartını ihlâl etmek,
  • Haklı sebeple açılan davada ihtiyati tedbir talebini hiç ileri sürmemek,
  • İhtiyati tedbir talebini belge sunmadan yalnız iddiaya dayandırmak,
  • İstifayı sözlü bildirip belgelendirmemek,
  • Azil ile iş sözleşmesinin feshini birbirine karıştırmak,
  • Devir tutanağı ve mali durum tespiti yapmadan görevi bırakmak.

ix. Hukuki Değerlendirme

Limited şirkette müdürün azli, yalnız bir genel kurul kararından ibaret değildir. Kararın nisabı, gündemi, tescili ve azil sonrası yetki iptalleri birlikte planlanmadığında, azledilen müdür üçüncü kişiler nezdinde şirketi temsil etmeye devam edebilir ve şirketi bağlayıcı işlemler yapabilir.

Çoğunluğa sahip olmayan ortaklar bakımından ise asıl araç, haklı sebeple mahkemeye başvurmak ve eş zamanlı ihtiyati tedbir talep etmektir. Bu davada başarı, iddiaların belgeye dayandırılmasına bağlıdır; bu nedenle dava öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, gerekiyorsa delil tespiti istenmesi önem taşır. Sürecin planlanması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Genel kurul kararıyla azilde haklı sebep aranmaz. Mahkemeye başvurularak yetkinin kaldırılması isteniyorsa haklı sebep gösterilmelidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TTK m. 630 · TTK m. 616 · TTK m. 623 · TTK m. 631