Blog / Şirketler Hukuku
Limited Şirkette Kâr Dağıtımı Nasıl Yapılır? Şartlar, Nisap ve Ortağın Hakları
· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku
Limited şirkette kâr payının doğumu, yedek akçe ayrılması, genel kurul kararı, kâr payı avansı, haksız alınan kârın iadesi ve kâr dağıtmama kararına karşı ortağın yolları.
Kâr payı, ortağın şirkete koyduğu sermayenin karşılığını almasını sağlayan temel malvarlıksal haktır. Buna karşılık limited şirkette kâr payı, şirketin kâr etmesiyle kendiliğinden doğmaz. Ortağın somut bir alacak hakkına sahip olabilmesi için finansal tabloların onaylanması, kanuni ayırımların yapılması ve genel kurulun dağıtım kararı alması gerekir.
Uygulamada en sık görülen uyuşmazlık, yönetimde bulunan çoğunluk ortağın yıllarca kâr dağıtmaması, buna karşılık şirket kaynaklarını ücret, huzur hakkı, kira veya ilişkili taraf işlemleri yoluyla kendisine aktarmasıdır. Azınlık ortağın bu tabloya karşı kullanabileceği hukuki araçlar sınırlı ancak etkilidir.
i. Kâr Payı Hangi Kaynaktan Dağıtılır?
TTK m. 608 uyarınca kâr payı, yalnız net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Bu kural, sermayenin korunması ilkesinin bir görünümüdür.
Bunun anlamı şudur:
- Geçmiş yıl zararları kapatılmadan kâr dağıtılamaz.
- Sermaye hesabından, kanuni yedek akçelerden veya sermaye düzeltmesi olumlu farklarından kâr payı ödenemez.
- Şirketin nakit durumu iyi olsa dahi, dağıtılabilir kâr yoksa dağıtım yapılamaz.
- Dağıtılabilir kârın hesabı, onaylanmış finansal tablolara dayanmalıdır.
Ayrıca kâr payı dağıtımına karar verilebilmesi için, kanunda ve şirket sözleşmesinde öngörülen yedek akçelerin ayrılmış olması gerekir.
ii. Yedek Akçeler
TTK m. 519 uyarınca yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçe olarak ayrılır. Bu sınıra ulaşıldıktan sonra da, kâr payı olarak dağıtılması öngörülen tutarın belirli bir kısmı üzerinden ilave ayırım yapılması gerekir.
Yedek akçe türleri şunlardır:
- Genel kanuni yedek akçe: Kanunen ayrılması zorunludur.
- Şirket sözleşmesinde öngörülen yedek akçe: Şirket sözleşmesi ilave yedek akçe ayrılmasını öngörebilir.
- Genel kurul kararıyla ayrılan yedek akçe: Genel kurul, şirketin sürekli gelişimi ve istikrarlı kâr dağıtımı amacıyla ilave yedek akçe ayrılmasına karar verebilir.
Genel kurulun ilave yedek akçe ayırma yetkisi sınırsız değildir. Bu yetkinin, kâr dağıtımını fiilen sonsuza kadar engellemek amacıyla kullanılması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur ve kararın iptali sebebini doğurabilir.
iii. Kâr Dağıtım Kararı Nasıl Alınır?
TTK m. 616 uyarınca kâr payı hakkında karar vermek genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. Müdürler kâr dağıtımına tek başına karar veremez.
Kâr dağıtımı için izlenmesi gereken sıra şudur:
- Hesap dönemi sonunda finansal tablolar ve yıllık faaliyet raporu hazırlanır.
- Genel kurul, hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde toplanır.
- Finansal tablolar onaylanır.
- Kanuni ve sözleşmesel yedek akçeler ayrılır.
- Dağıtılabilir kâr belirlenir ve dağıtım kararı alınır.
- Kâr payı, ortaklara esas sermaye payları oranında ödenir. Şirket sözleşmesi farklı bir dağıtım anahtarı veya imtiyaz öngörmüşse buna göre hareket edilir.
Genel kurul dağıtım kararı almadıkça ortağın şirketten talep edebileceği somut bir kâr payı alacağı doğmaz. Karar alındıktan sonra ise kâr payı, ortağın şirketten olan olağan bir para alacağına dönüşür ve dava ile icra takibine konu olabilir.
iv. Kâr Payı Avansı
Şirketler, hesap dönemi tamamlanmadan ara dönem finansal tablolarına dayanarak kâr payı avansı dağıtabilir. Bunun için şirket sözleşmesinde hüküm bulunması ve genel kurul kararı alınması gerekir. Ayrıca ilgili mevzuatta öngörülen oran sınırları ve ara dönem tablolarına ilişkin şartlar gözetilir.
Kâr payı avansında dikkat edilmesi gerekenler:
- Yıl sonunda oluşan kâr, dağıtılan avansı karşılamazsa fark ortaklardan geri istenir.
- Avans dağıtımı, sermayenin korunması ilkesine aykırı olamaz.
- Şartları oluşmadan yapılan avans dağıtımı müdürlerin sorumluluğunu doğurur.
v. Haksız Alınan Kâr Payının İadesi
Kanun uyarınca haksız yere ve kötüniyetle kâr payı alan ortakların bunu geri vermekle yükümlü olduğu kabul edilir. Geri verme borcu, şirketin ve şirketin iflâsı hâlinde alacaklıların talebine konu olabilir.
İade yükümlülüğünün doğduğu tipik hâller:
- Dağıtılabilir kâr bulunmadığı hâlde kâr dağıtılması,
- Yedek akçeler ayrılmadan dağıtım yapılması,
- Geçersiz veya iptal edilmiş bir genel kurul kararına dayanılarak ödeme yapılması,
- Kâr payı avansının yıl sonunda karşılıksız kalması.
İyiniyetli ortağın iade yükümlülüğü tartışmalıdır; ancak müdürlerin bu ödemeler nedeniyle şirkete karşı sorumluluğu, ortağın iyiniyetinden bağımsız olarak devam eder.
vi. Kâr Dağıtılmıyorsa Ortak Ne Yapabilir?
Yıllarca kâr dağıtmayan şirketlerde azınlık ortağın kullanabileceği araçlar şunlardır:
- Bilgi alma ve inceleme hakkı: Şirketin gerçek kârlılığını ve kaynakların nereye aktarıldığını ortaya koymak için ilk adımdır.
- Genel kurul kararının iptali davası: Kâr dağıtmama veya aşırı yedek akçe ayırma kararı, şirketin gerçek ihtiyacına dayanmıyorsa dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptal edilebilir. Dava, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. İptal davası açabilmek için toplantıda olumsuz oy kullanıp muhalefeti tutanağa geçirmek gerekir.
- Özel denetim istemi: İlişkili taraf işlemlerinin ve örtülü kâr aktarımının tespiti için başvurulabilir.
- Müdürlere karşı sorumluluk davası: Şirket kaynaklarının ölçüsüz ücret, kira veya ilişkili şirket işlemleriyle aktarıldığı ispatlanırsa açılabilir.
- Haklı sebeple çıkma davası: Kâr dağıtımının sürekli engellenmesi, diğer baskı uygulamalarıyla birlikte haklı sebep oluşturabilir.
- Haklı sebeple fesih davası: TTK m. 636/3 uyarınca açılan bu davada mahkeme, fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına da karar verebilir.
Bu araçların etkinliği, muhalefet şerhinin usulüne uygun düşülmesine ve delillerin toplanmış olmasına bağlıdır.
vii. Kâr Payının Vergilendirilmesi
Kâr dağıtımı, kurumlar vergisi sonrası kârdan yapılır. Gerçek kişi ortaklara yapılan kâr payı ödemelerinde stopaj uygulanır ve belirli tutarı aşan kâr paylarının ortak tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekebilir. Tam mükellef kurum ortaklara yapılan dağıtımlarda ise farklı kurallar geçerlidir.
Oranlar ve beyan sınırları mevzuat değişiklikleriyle ve yeniden değerlemeyle güncellendiğinden, dağıtım kararı öncesinde güncel durumun mali müşavirle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kâr dağıtımı yerine ortağa borç verilmesi veya ortaklar cari hesabının sürekli borçlu çalıştırılması, örtülü kazanç dağıtımı ve transfer fiyatlandırması yönünden eleştiri konusu olabilir.
viii. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kâr payı alacağının tahsili ve kâr dağıtım kararlarına ilişkin uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir; asliye ticaret mahkemesinde görülür. HMK m. 14/2 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Kâr payı alacağının tahsiline yönelik davalar konusu bir miktar paranın ödenmesi olduğundan TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabidir. Genel kurul kararının iptali davası ise arabuluculuk kapsamında değildir ve üç aylık hak düşürücü süreye tabidir.
ix. Sık Yapılan Hatalar
- Genel kurul kararı olmadan kâr payı ödenmesi,
- Geçmiş yıl zararları kapatılmadan dağıtım yapılması,
- Kanuni yedek akçelerin hiç ayrılmaması,
- Finansal tabloları onaylamadan kâr dağıtımı kararı alınması,
- Kâr dağıtmama kararına karşı muhalefet şerhi düşülmemesi,
- Üç aylık iptal davası süresinin kaçırılması,
- Kâr payı yerine ortaklar cari hesabından sürekli para çekilmesi,
- Kâr payı avansı için şirket sözleşmesinde hüküm bulunmaması,
- Ortaklara farklı oranlarda ödeme yaparak eşit işlem ilkesinin ihlâli,
- Kâr dağıtımının vergisel sonuçlarının önceden hesaplanmaması.
x. Hukuki Değerlendirme
Limited şirkette kâr dağıtımı, teknik bir muhasebe işlemi olmanın ötesinde ortaklar arasındaki güç dengesinin en görünür alanıdır. Çoğunluk ortağın kâr dağıtmama yetkisi mutlak değildir; bu yetki, şirketin gerçek ihtiyacına dayanmadığında ve azınlığı sıkıştırma amacı taşıdığında hukuki denetime tabidir.
Azınlıkta kalan ortağın etkili olabilmesi için genel kurulda muhalefetini tutanağa geçirmesi, bilgi alma ve inceleme hakkını yazılı olarak kullanması ve üç aylık iptal davası süresini takip etmesi gerekir. Kâr dağıtımı sürecinizin planlanması veya kâr dağıtmama kararına karşı yolların değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Genel kurul dağıtım kararı almadıkça somut bir kâr payı alacağı doğmaz. Karar alınmadan açılan tahsil davası reddedilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TTK m. 608 · TTK m. 616 · TTK m. 519 · TTK m. 636
Bu yazı Şirketler Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Şirketler Hukuku — İlgili Yazılar
- Limited Şirkette Ortaklar Genel Kurulu Nasıl Toplanır? Çağrı, Nisap ve Karar Usulü
- Limited Şirket Ortağının Kişisel Alacaklıları Payı Haczettirebilir mi?
- Limited Şirkette Ortağın Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nasıl Kullanılır?
- Limited Şirkette Müdür Nasıl Azledilir? Yetkinin Sınırlandırılması ve Mahkeme Yolu
- Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi Davası Nedir? Şartları ve Alternatif Çözümler
- Şirketlerde Tür Değiştirme Nedir? Limitedden Anonime Geçiş Nasıl Yapılır?