Blog / Şirketler Hukuku
Limited Şirket Ortağının Kişisel Alacaklıları Payı Haczettirebilir mi?
· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku
Ortağın kişisel borcu nedeniyle limited şirketteki esas sermaye payının ve kâr payının haczi, satış usulü, şirketin ve diğer ortakların hakları ile şirketin feshinin istenmesi.
Limited şirket ortağının kişisel borçları ile şirketin borçları birbirinden ayrıdır. Şirketin borcu için ortağın kişisel malvarlığına, ortağın borcu için de şirketin malvarlığına kural olarak başvurulamaz. Ancak ortağın malvarlığında yer alan esas sermaye payı, ekonomik değeri olan bir haktır ve alacaklıların takibine konu olabilir.
Uygulamada bu konu iki yönden önem taşır: alacaklı, borçlusunun şirketteki payına nasıl ulaşacağını bilmek ister; şirket ve diğer ortaklar ise istenmeyen bir kişinin ortak olmasını nasıl engelleyeceklerini araştırır. Kanun her iki menfaati de gözeten bir denge kurmuştur.
i. Ortağın Kişisel Alacaklısı Neyi Haczettirebilir?
TTK m. 133 uyarınca sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından alabilecekleri gibi, borçlularına ait olan ve senede bağlanmamış payların haczedilmesini de isteyebilirler. Buna göre iki ayrı haciz konusu vardır:
1. Kâr payının ve tasfiye payının haczi
Ortağın şirketten alacağı kâr payı, alacaklı tarafından haczettirilebilir. Bu haciz, İİK m. 89 çerçevesinde üçüncü kişi konumundaki şirkete haciz ihbarnamesi gönderilerek uygulanır.
Kâr payı haczinin pratik sınırı şudur: kâr payı ancak genel kurul dağıtım kararı aldığında doğar. Genel kurul kâr dağıtmama yönünde karar alırsa haczin karşılığı olmaz. Ortaklar arasında husumet varsa, çoğunluk bilinçli olarak kâr dağıtmayarak haczi etkisiz bırakmaya çalışabilir. Böyle hâllerde kâr dağıtmama kararının dürüstlük kuralına aykırılığı ayrıca tartışılabilir.
Tasfiye payı ise şirketin tasfiyesi hâlinde ortağa düşecek tutardır. Haczi mümkün olmakla birlikte, gerçekleşmesi şirketin tasfiyesine bağlı olduğundan uzun vadelidir.
2. Esas sermaye payının haczi
Alacaklı, borçlu ortağın esas sermaye payının haczini isteyebilir. Haciz, İİK m. 94 çerçevesinde icra dairesince uygulanır ve şirkete bildirilir. Haciz keyfiyetinin pay defterine işlenmesi ve ticaret siciline bildirilmesi gerekir.
Haczin sonuçları şunlardır:
- Ortak, haczedilen pay üzerinde tasarrufta bulunamaz; devredemez, rehnedemez.
- Ortaklık hakları kural olarak ortakta kalmaya devam eder; oy hakkını haciz alacaklısı kullanamaz.
- Payın satışına kadar şirketin işleyişi devam eder.
- Haciz, kâr payı üzerinde de etkisini gösterir.
ii. Haczedilen Pay Nasıl Satılır?
Esas sermaye payının paraya çevrilmesi, taşınır satışı usulüne göre yapılır. Ancak burada limited şirketin kişisel unsuru devreye girer: satışta payı alan kişi kendiliğinden ortak sıfatı kazanmaz.
TTK m. 596 uyarınca esas sermaye payı cebrî icra yoluyla iktisap edilirse, bu paya bağlı haklar ve borçlar devralana geçer. Buna karşılık şirket, iktisabı öğrenmesinden itibaren üç ay içinde onay vermeyi reddedebilir. Ancak ret için şirketin, payı gerçek değeri üzerinden devralmayı önermesi gerekir. Öneri; şirketin kendisi, diğer ortaklar veya şirketin göstereceği üçüncü kişi hesabına yapılabilir.
Bu düzenlemenin sonuçları şunlardır:
- Şirket üç ay içinde ret bildirmezse onay verilmiş sayılır ve alıcı ortak olur.
- Şirket reddederse, payı gerçek değeri üzerinden satın almak zorundadır; alacaklı bedelden tatmin olur.
- Gerçek değer üzerinde anlaşma sağlanamazsa değer mahkemece belirlenir.
- Böylece hem alacaklının paraya kavuşması hem de şirketin istemediği kişiyi ortak olarak kabul etmemesi sağlanır.
Değerleme, payın itibarî değerine göre değil, şirketin gerçek malvarlığı ve kazanç durumu dikkate alınarak yapılır. Bilirkişi incelemesi kaçınılmazdır.
iii. Alacaklı Şirketin Feshini İsteyebilir mi?
Kollektif ve komandit şirketlerde ortağın kişisel alacaklısına, belirli şartlarla şirketin feshini isteme hakkı tanınmıştır. Limited şirkette ise ortağın kişisel alacaklısı için doğrudan böyle genel bir fesih hakkı öngörülmemiştir; alacaklının başvuracağı yol, kâr payı ve esas sermaye payının haczi ile satışıdır.
Buna karşılık:
- Ortağın kendisi, TTK m. 636/3 uyarınca haklı sebeplerin varlığında şirketin feshini dava edebilir. Haciz altındaki ortağın bu davayı açması hâlinde alacaklı yararına sonuç doğabilir.
- Şirketin kanunen zorunlu organlarından birinin bulunmaması veya genel kurulun toplanamaması gibi hâllerde ortakların ve şirket alacaklılarının fesih istemi gündeme gelebilir.
- Payın satışından sonra ortak sıfatını kazanan alıcı, kendi adına haklı sebeple fesih davası açabilir.
iv. Ortağın Şirketten Olan Diğer Alacakları
Ortağın şirketten olan alacakları da haczedilebilir. Uygulamada sık karşılaşılanlar şunlardır:
- Ortaklar cari hesabında şirketten alacak bakiyesi,
- Ödenmiş ek ödemelerin geri alınmasından doğan alacak,
- Yan edim karşılığı doğan bedel alacağı,
- Müdür sıfatıyla hak edilen ücret ve huzur hakkı,
- Ortaklıktan ayrılma hâlinde doğan ayrılma akçesi.
Bu alacaklar İİK m. 89 haciz ihbarnamesiyle haczedilir. Şirket, ihbarnameye süresinde itiraz etmezse borcu zimmetinde saymış olur; bu da şirket bakımından ciddi bir risk oluşturur. Müdürlerin haciz ihbarnamelerini takip etmemesi, sorumluluk davasına konu olabilir.
v. Şirket ve Diğer Ortaklar Nasıl Korunur?
Şirketin ve diğer ortakların kullanabileceği başlıca araçlar şunlardır:
- Şirket sözleşmesindeki önalım ve alım hakları: Şirket sözleşmesine, payın cebrî icra yoluyla el değiştirmesi hâlinde diğer ortaklara alım hakkı tanıyan hükümler konulabilir.
- TTK m. 596 uyarınca onay vermeyi reddetme: Şirket, gerçek değer üzerinden alım önerisiyle birlikte onayı reddedebilir.
- Şirketin kendi payını iktisabı: Kanunun öngördüğü sınırlar içinde şirket, payı kendisi devralabilir.
- Ortaklar sözleşmesindeki düzenlemeler: Ortaklar arasında yapılan sözleşmeler, borçlanma ve teminat verme konusunda sınırlar öngörebilir. Ancak bu sözleşmeler üçüncü kişi alacaklıya karşı ileri sürülemez.
Buna karşılık payın haczini engellemek amacıyla yapılan muvazaalı devirler, İİK m. 277 ve devamı uyarınca tasarrufun iptali davasına konu olabilir. Haciz tehdidi altında yapılan yakın akrabaya pay devirleri, bu davalarda en sık iptal edilen işlemler arasındadır.
vi. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Haciz işlemine ve icra dairesinin işlemlerine ilişkin şikâyetler icra mahkemesinde incelenir. Payın gerçek değerinin belirlenmesi, ortaklık sıfatının tespiti ve şirkete yönelik talepler ise ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. HMK m. 14/2 uyarınca ortaklık ilişkisinden doğan davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Tasarrufun iptali davaları genel hükümlere göre, borçlu ve üçüncü kişi aleyhine açılır; görev, tarafların sıfatına ve işin niteliğine göre belirlenir.
vii. Sık Yapılan Hatalar
- Yalnız kâr payını haczettirip esas sermaye payının haczini istememek,
- Haczin pay defterine işlenmesini ve sicile bildirilmesini takip etmemek,
- Şirketin üç aylık ret süresini ve gerçek değer üzerinden alım önerisi zorunluluğunu bilmemek,
- Payın satışında değerlemeyi itibarî değer üzerinden yaptırmaya çalışmak,
- Şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemek,
- Haciz öncesinde yapılan muvazaalı pay devirlerine karşı tasarrufun iptali davası açmayı ihmal etmek,
- Ortağın şirketten olan cari hesap alacağını hiç araştırmamak,
- Şirket sözleşmesindeki devir sınırlamalarını incelemeden satış talep etmek.
viii. Hukuki Değerlendirme
Limited şirket payının haczi, alacaklı bakımından güçlü ama teknik bir yoldur. Sadece kâr payı haczi ile yetinmek çoğu zaman sonuçsuz kalır; asıl sonuç doğuran işlem esas sermaye payının haczi ve satışıdır. Satış aşamasında şirketin üç aylık ret hakkı ve gerçek değer üzerinden alım yükümlülüğü, alacaklının tahsilatını hızlandırabilecek bir mekanizmadır.
Şirket ve diğer ortaklar açısından ise kritik nokta, sürecin başında harekete geçilmesidir. Üç aylık süre kaçırıldığında istenmeyen bir kişi ortak sıfatını kazanır ve genel kurulda söz sahibi olur. Haciz süreçlerinin ve payın değerlemesinin yönetilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Şirket ayrı bir tüzel kişiliktir. Ortağın kişisel borcu için şirketin malvarlığına haciz konulamaz. Ancak şirketin ortağa olan borcu haczedilebilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
- Anonim Şirket
- Tasarrufun İptali Davası
- İcra Taahhüdü (Taksitle Ödeme)
İlgili mevzuat
TTK m. 133 · İİK m. 94 · TTK m. 596 · TTK m. 636
Bu yazı Şirketler Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Şirketler Hukuku — İlgili Yazılar
- Limited Şirket Ortağı Vergi ve SGK Borcundan Sorumlu mu?
- Limited Şirket Nasıl Kurulur? Kuruluş Şartları, Adımları ve Belgeleri
- Limited Şirkette Ek Ödeme ve Yan Edim Yükümlülüğü Nedir?
- Limited Şirkette Ortağın Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nasıl Kullanılır?
- Limited Şirkette Pay Devri Nasıl Yapılır? Şekil Şartları ve Genel Kurul Onayı
- Limited Şirkette Kâr Dağıtımı Nasıl Yapılır? Şartlar, Nisap ve Ortağın Hakları