Blog / Şirketler Hukuku
Limited Şirket Ortağı Vergi ve SGK Borcundan Sorumlu mu?
· ≈6 dk okuma · Şirketler Hukuku
Limited şirket ortağının kamu borçlarından sermaye payı oranındaki sorumluluğu, kanuni temsilci sorumluluğundan farkı, pay devrinin etkisi, ödeme emrine itiraz ve rücu hakkı.
Limited şirketin en çok bilinen özelliği, ortakların şirket borçlarından sorumlu olmamasıdır. TTK m. 602 uyarınca şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla yalnızca kendi malvarlığıyla sorumludur. TTK m. 573 uyarınca ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülmüşse ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu kural, özel hukuk alacakları bakımından güçlü bir koruma sağlar. Buna karşılık kamu alacakları bakımından önemli bir istisna vardır: vergi, sigorta primi ve benzeri amme alacaklarında ortağın kişisel malvarlığına başvurulması mümkündür. Uygulamada şirket ortaklarının en sık karşılaştığı sürpriz, kendilerine tebliğ edilen ödeme emridir.
i. Ortak Hangi Borçtan Sorumlu Olur?
İki farklı sorumluluk düzeni birbirine karıştırılmamalıdır.
1. Ortak sıfatıyla sorumluluk
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 35 uyarınca limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur ve bu Kanun hükümlerine göre takibe tabi tutulur.
Bu sorumluluğun özellikleri şunlardır:
- Sorumluluk, ortağın sermaye payı oranıyla sınırlıdır. Örneğin sermayenin dörtte birine sahip bir ortak, tahsil edilemeyen kamu alacağının dörtte birinden sorumludur.
- Ortağın müdür olması gerekmez; hiç yönetime karışmamış ortak da bu kapsamdadır.
- Şirket hakkında takip yapılmış ve alacağın şirketten tahsil edilemeyeceği ortaya konulmuş olmalıdır.
- Sorumluluk, ortağın taahhüt ettiği sermayeyi ödemiş olmasına rağmen devam eder; bu, sermaye borcundan farklı bir sorumluluktur.
2. Kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluk
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 10 ve 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 uyarınca şirketin kanuni temsilcileri, yani müdürler, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından kişisel malvarlıklarıyla sorumludur.
Bu sorumluluk, ortak sıfatıyla sorumluluktan şu noktalarda ayrılır:
- Sermaye payı oranıyla sınırlı değildir; alacağın tamamına yönelir.
- Ortak olmayan müdür de sorumludur.
- Görev süresi ile borcun vade tarihi arasındaki ilişki belirleyicidir.
- Ödeme yapan müdür, asıl borçlu şirkete rücu edebilir.
Müdür sıfatını taşıyan ortak, her iki sorumluluk türüne birlikte tabi olabilir. İdare uygulamada önce kanuni temsilciye, ardından ortaklara yönelmeyi tercih eder; ancak sıralamaya ilişkin uygulama ve içtihat tartışmaları vardır.
ii. SGK Prim Borçlarında Durum
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 88 uyarınca Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları süresinde ödenmezse, tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkilileriyle kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Aynı hüküm, kamu alacaklarının tahsili bakımından 6183 sayılı Kanuna yollama yaptığından, limited şirket ortaklarının sermaye payı oranındaki sorumluluğu prim borçları için de gündeme gelir.
Prim borçlarında ayrıca dikkat edilmesi gereken noktalar:
- İdari para cezaları, gecikme cezası ve gecikme zammı da takip kapsamına girer.
- Yapılandırma başvuruları ve taksitlendirme, takibi durdurabilir; ancak taksitlerin aksaması hakkı düşürür.
- Kurumun alacaklarında zamanaşımı süreleri ile vergi alacaklarındaki süreler farklı olabilir; her borç kendi mevzuatına göre değerlendirilir.
iii. Pay Devri Sorumluluğu Sona Erdirir mi?
Hayır. 6183 sayılı Kanun m. 35 uyarınca ortağın payını devretmesi hâlinde, payı devreden ve devralan kişiler devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birlikte sorumlu tutulur. Ayrıca amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde, bu kişiler alacağın ödenmesinden müteselsilen sorumludur.
Bunun pratik sonuçları şunlardır:
- Payını devreden ortak, devirden önceki döneme ait kamu borçlarından kurtulmaz.
- Payı devralan kişi, kendi ortak olmadığı döneme ait borçlarla karşılaşabilir.
- Devir sözleşmesine konulan "devir öncesi borçlar devredene aittir" kaydı, idareye karşı ileri sürülemez; yalnız taraflar arasında rücu ilişkisi doğurur.
Bu nedenle pay devri öncesinde vergi dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumundan borç durumu sorgulanmalı, devir bedelinin bir kısmının belirli süre teminat olarak tutulması kararlaştırılmalıdır.
iv. Takibin Aşamaları
Ortağa yönelen takip genellikle şu sırayı izler:
- Şirket adına tarhiyat veya prim tahakkuku yapılır ve ödeme emri tebliğ edilir.
- Şirketin malvarlığı üzerinde haciz uygulanır; banka hesapları, araç ve taşınmazlar sorgulanır.
- Alacağın şirketten tahsil edilemediği veya edilemeyeceği tespit edilir. Bu tespit, mal varlığı araştırmasının yapılmış olmasını gerektirir.
- Kanuni temsilcilere ve ortaklara ödeme emri tebliğ edilir.
- Ödeme emrine karşı dava açılmaz veya dava reddedilirse, ortağın kişisel malvarlığı üzerinde haciz işlemleri başlar.
v. Ödeme Emrine Karşı Ne Yapılabilir?
Ortağa tebliğ edilen ödeme emrine karşı, tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. Süre kaçırıldığında borç kesinleşir ve esasa ilişkin itirazlar dinlenmez.
Dava dilekçesinde ileri sürülebilecek başlıca savunmalar şunlardır:
- Ortaklık sıfatının bulunmaması: İlgili dönemde ortak olunmadığı, payın daha önce devredildiği veya hiç ortak olunmadığı.
- Sermaye payı oranının hatalı hesaplanması: Takip tutarının payla orantısız olması.
- Şirketten tahsil imkânının tüketilmemiş olması: Şirketin malvarlığı araştırmasının hiç veya yeterince yapılmamış olması.
- Borcun bulunmaması, ödenmiş veya zamanaşımına uğramış olması.
- Tebligat usulsüzlüğü: Ödeme emrinin veya asıl tarhiyatın usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması.
- Yapılandırma veya taksitlendirme bulunması.
Kanuni temsilci sıfatıyla takip edilen kişi ayrıca görev süresine ilişkin savunmalar ileri sürebilir: borcun vade tarihinde müdür olmadığı, istifasının tescil edildiği veya temsil yetkisinin kapsamı dışında kaldığı gibi.
vi. Ödeyen Ortağın Rücu Hakkı
Kamu borcunu ödeyen ortak, asıl borçlu olan şirkete rücu edebilir. Şirketin ödeme gücü kalmamışsa bu hak pratikte sonuçsuz kalır. Buna karşılık:
- Borcun doğmasına kusurlarıyla sebep olan müdürlere karşı sorumluluk davası açılabilir,
- Diğer ortaklara karşı, kendi payını aşan ödemeler bakımından talepte bulunulabilir,
- Pay devri sözleşmesindeki garanti kayıtlarına dayanılarak devreden veya devralana rücu edilebilir.
Rücu talepleri özel hukuk alanına girdiğinden asliye ticaret mahkemesinde ve konusu para alacağı olduğundan dava şartı arabuluculuk sonrasında açılır.
vii. Sermaye Borcu ile Kamu Borcu Sorumluluğunun Farkı
Ortağın şirkete karşı ödenmemiş sermaye taahhüdü borcu ile kamu alacağından sorumluluğu farklı kurumlardır:
| Konu | Sermaye taahhüdü borcu | Kamu alacağından sorumluluk |
|---|---|---|
| Alacaklı | Şirketin kendisi | Vergi dairesi veya Kurum |
| Sınır | Taahhüt edilen tutar | Sermaye payı oranındaki tutar |
| Ödeme ile sona erme | Ödemeyle biter | Ödense de yeni dönem borçları için devam eder |
| Takip yolu | Şirketin talebi, iflâsta iflâs idaresi | Amme alacağı takibi |
Ortağın "sermayemi tamamen ödedim" savunması, kamu alacağından doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
viii. Sık Yapılan Hatalar
- Ödeme emrine karşı kısa dava süresini kaçırmak,
- Pay devri sözleşmesindeki kaydın idareye karşı ileri sürülebileceğini sanmak,
- Devir öncesi vergi ve prim borcu sorgusu yaptırmamak,
- Müdürlükten ayrılışı tescil ettirmemek,
- Şirket adresini güncellemeyip tebligatlardan haberdar olmamak,
- Şirketin malvarlığı araştırmasının yapılıp yapılmadığını dava dilekçesinde tartışmamak,
- Ortaklık payı oranının sicildeki güncel duruma göre hesaplanıp hesaplanmadığını denetlememek,
- Şirketi fiilen tasfiye etmeden faaliyetten çekilip sicilde ortak olarak kalmak,
- Rücu haklarını zamanaşımına uğratmak.
ix. Hukuki Değerlendirme
Limited şirketteki sınırlı sorumluluk, kamu alacakları söz konusu olduğunda sanıldığı kadar güçlü bir kalkan değildir. Ortak, sermaye payı oranında; müdür ise borcun tamamı bakımından kişisel malvarlığıyla karşı karşıya kalabilir. Üstelik pay devri, geçmiş dönem borçları bakımından sorumluluğu sona erdirmez.
Bu nedenle limited şirkete ortak olurken veya ortaklıktan ayrılırken yapılacak mali inceleme, devir bedelinden çok daha önemlidir. Tebliğ edilmiş bir ödeme emri varsa dava süresi çok kısadır ve kaçırıldığında esasa ilişkin savunmalar tamamen kapanır. Ödeme emrinin incelenmesi ve savunma stratejisinin belirlenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Evet. Ortak sıfatıyla sorumluluk yönetime katılmaya bağlı değildir; sermaye payı oranıyla sınırlı olarak doğar.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Konular
Birlikte değerlendirilmesi gereken konular
İlgili mevzuat
TTK m. 602 · TTK m. 573 · VUK m. 10
Bu yazı Şirketler Hukuku çalışma alanımız kapsamındadır.
Şirketler Hukuku — İlgili Yazılar
- Limited Şirket Nasıl Kurulur? Kuruluş Şartları, Adımları ve Belgeleri
- Limited Şirket Ortağının Kişisel Alacaklıları Payı Haczettirebilir mi?
- Limited Şirkette Ek Ödeme ve Yan Edim Yükümlülüğü Nedir?
- Limited Şirkette Ortağın Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nasıl Kullanılır?
- Kanuni Temsilcinin Şirketin Vergi Borcundan Sorumluluğu Nedir?
- Şirketlerde Tür Değiştirme Nedir? Limitedden Anonime Geçiş Nasıl Yapılır?