İçeriğe geç

Blog / Aile Hukuku

Nişanın Bozulması: Maddi ve Manevi Tazminat ile Hediyelerin İadesi

· ≈4 dk okuma · Aile Hukuku

Nişanlanmanın hukuki niteliği, nişanın bozulmasında maddi ve manevi tazminat şartları, hediyelerin ve takıların iadesi, görevli mahkeme ve bir yıllık zamanaşımı anlatılmıştır.

Nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan bir aile hukuku ilişkisidir. Tarafların evlenme konusundaki karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla meydana gelir; ayrıca resmî bir şekil şartına bağlı değildir.

Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Nişanın en önemli hukuki özelliği ise şudur: Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

i. Nişan Bozulunca Evlenmeye Zorlanabilir mi?

Hayır. Kimse nişanlandığı gerekçesiyle evlenmeye zorlanamaz. Evlenmekten kaçınma hâli için sözleşmeyle kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza koşulu da dava edilemez.

Buna karşılık kanun, bu yönde bir ödeme daha önce yapılmışsa geri istenemeyeceğini öngörmüştür. Yani nişanın bozulması hâlinde talep edilebilecek olan, cayma cezası değil; kanunun öngördüğü tazminat kalemleridir.

ii. Maddi Tazminat Hangi Şartlarda İstenebilir?

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozarsa ya da nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulursa, kusuru olan taraf diğerine uygun bir maddi tazminat ödemekle yükümlüdür.

Bu tazminatın kapsamı sınırlıdır. Talep edilebilecek olan;

  • evlenme amacıyla yapılan harcamalar,
  • evlenme amacıyla katlanılan maddi fedakârlıklardır.

Uygulamada sık karşılaşılan kalemler şunlardır:

  • düğün salonu, davetiye, organizasyon ve fotoğraf giderleri,
  • gelinlik ve damatlık masrafları,
  • ortak konut için alınan eşyalar ve yapılan tadilat giderleri,
  • taşınma ve kiralama giderleri,
  • evlenme amacıyla işten ayrılma nedeniyle uğranılan kayıplar.

Tazminat, dürüstlük kuralları çerçevesinde ve uygun bir miktarda belirlenir. Harcamaların gerçekten yapıldığının ve evlenme amacıyla yapıldığının ispatı gerekir.

Ayrıca tazminat isteme hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilir.

iii. Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Evet. Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

Manevi tazminat için yalnız nişanın bozulmuş olması yeterli değildir. Ayrıca kişilik hakkına yönelik bir saldırının bulunması aranır. Uygulamada;

  • nişanın düğün gününe çok yakın bir tarihte bozulması,
  • çevreye karşı küçük düşürücü açıklamalar yapılması,
  • cinsel ilişki sonrası terk edilme gibi ağır durumlar,
  • sadakatsizlik iddialarının aleni biçimde yayılması

değerlendirmede dikkate alınır. Tazminat miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile olayın özellikleri gözetilerek belirlenir.

iv. Hediyeler ve Takılar Geri İstenebilir mi?

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Bu düzenlemede iki nokta önemlidir:

  1. Alışılmış hediyeler geri istenemez. Günlük yaşamda kolayca tüketilen veya kullanılan, ekonomik değeri düşük hediyeler bu kapsamdadır.
  2. Alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Ziynet eşyası, önemli değerdeki takılar, taşınmaz veya araç gibi yüksek değerli hediyeler bu gruba girer.

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Bu nedenle bozdurulmuş veya harcanmış takılarda, iade yerine değerinin talep edilmesi gündeme gelir.

Hediyelerin iadesinde kusur aranmaz. Yani nişanı kimin bozduğundan bağımsız olarak, alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi istenebilir. Buna karşılık maddi ve manevi tazminatta kusur şarttır.

v. Takıların Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?

Nişan ve düğün takılarında en sık yaşanan uyuşmazlık, takının kime ait olduğudur. Değerlendirmede;

  • takının kime takıldığı,
  • kimin tarafından verildiği,
  • yöresel örf ve âdet,
  • takının niteliği ve değeri

birlikte dikkate alınır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kadına özgü ziynet eşyaları kural olarak kadına ait sayılır; aksinin ispatı, iddia edene düşer.

İspat bakımından fotoğraf ve video kayıtları, tanık beyanları, kuyumcu faturaları ve banka kayıtları önem taşır.

vi. Zamanaşımı Süresi

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu süre;

  • maddi tazminat,
  • manevi tazminat,
  • hediyelerin geri verilmesi

taleplerinin tamamı için geçerlidir. Süre, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle nişanın bozulduğu tarihin ve buna ilişkin yazışmaların belgelenmesi büyük önem taşır.

vii. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nişanlanmadan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetkide genel kural uygulanır; dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Aile hukukundan doğan bu uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Taraflar dava açmadan önce ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.

viii. Nişanlılığın Diğer Hukuki Sonuçları

Nişanlılık, evlilik gibi kapsamlı sonuçlar doğurmaz. Özellikle:

  • Nişanlılar arasında mal rejimi doğmaz.
  • Nişanlılar birbirinin yasal mirasçısı olmaz.
  • Nişanlılık, birlikte yaşamayı veya bakım yükümlülüğünü doğurmaz.
  • Nişanlılık süresince edinilen malvarlığı, kural olarak kimin adına kazanılmışsa ona aittir.

Buna karşılık nişanlılık, bazı usul hükümleri bakımından tanıklıktan çekinme gibi sonuçlar doğurabilir.

ix. Sık Yapılan Hatalar

  • Bir yıllık zamanaşımı süresini kaçırmak,
  • düğün ve nişan harcamalarına ilişkin belge ve fatura saklamamak,
  • takıların takıldığı anın görüntü kaydını temin etmemek,
  • nişanı bozan tarafın her hâlde tazminat ödeyeceğini varsaymak,
  • alışılmış hediyelerin de iadesini talep ederek davayı zayıflatmak,
  • manevi tazminat talebini kişilik hakkı ihlaline dayandırmadan ileri sürmek,
  • ana babanın kendi harcamaları için ayrı talepte bulunabileceğini bilmemek,
  • cayma tazminatı kararlaştırıp bunun dava edilebileceğini sanmak.

x. Hukuki Değerlendirme

Nişanın bozulmasından doğan uyuşmazlıklarda sonucu belirleyen unsur, çoğu zaman hukuki nitelendirme değil ispattır. Harcamaların belgelenmemesi, takıların kime ait olduğunun gösterilememesi ve bir yıllık sürenin kaçırılması en sık karşılaşılan hak kaybı sebepleridir.

Bu nedenle nişan bozulduğunda; sona erme tarihinin belgelenmesi, harcama kayıtlarının bir araya getirilmesi ve takılara ilişkin görüntü ile tanık delillerinin derlenmesi gerekir. Nişanın bozulması nedeniyle tazminat ve hediyelerin iadesi taleplerinizde Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Hediyelerin iadesinde kusur aranmaz. Alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi, nişanı kimin bozduğundan bağımsız olarak istenebilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Konular

Birlikte değerlendirilmesi gereken konular

İlgili mevzuat

TMK m. 118 · TMK m. 119 · TMK m. 120 · TMK m. 122 · TMK m. 123